• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    Süleymanlılar operasyonu; Alihan Kuriş dahil 32 kişi tutuklandı 

    Biz bunu yaşadık, umarım siz yaşamazsınız!

    Biz bunu yaşadık, umarım siz yaşamazsınız!

    Sabahın ilk ışıkları ile başlıyor: Bu yıl belenen verimi karşılamadı

    Sabahın ilk ışıkları ile başlıyor: Bu yıl belenen verimi karşılamadı

    İran'dan Trump'ı Çıldırtacak Sözler: Yemek Kamyonunda Saklanmak Zorunda Kalabilir

    İran’dan Trump’ı Çıldırtacak Sözler: Yemek Kamyonunda Saklanmak Zorunda Kalabilir

    İstanbullular Dikkat! Bu Yollar Trafiğe Kapatıldı; Arlarında FSM Köprüsü' de Var

    İstanbullular Dikkat! Bu Yollar Trafiğe Kapatıldı; Arlarında FSM Köprüsü’ de Var

    Acı haberi kameralar karşısında öğrenmişti: Devrim Özkan’dan duygulandıran veda

    Acı haberi kameralar karşısında öğrenmişti: Devrim Özkan’dan duygulandıran veda

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    TİHV Başkanı: Müzakere sürecinde Öcalan’ın önderliği kritik önemde

    TİHV Başkanı: Müzakere sürecinde Öcalan’ın önderliği kritik önemde

    Yönetmen Emin Alper: Yasanın uygulanması mücadeleye bağlı

    Yönetmen Emin Alper: Yasanın uygulanması mücadeleye bağlı

    Amed’de hayatını kaybeden 7 kişi defnedildi

    Amed’de hayatını kaybeden 7 kişi defnedildi

    Amedpsor, Erzurumspor maçı için ek bilet satışı

    Amedpsor, Erzurumspor maçı için ek bilet satışı

    Adalet Peşinde Aileleri Platformu Semsûr Temsilciliği: 4 yıldır adalet sağlanmadı

    Adalet Peşinde Aileleri Platformu Semsûr Temsilciliği: 4 yıldır adalet sağlanmadı

    Ayla Akat Ata: Kanun sonuç değil başlangıçtır

    Ayla Akat Ata: Kanun sonuç değil başlangıçtır

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Turbo modda çocukluk!

    Turbo modda çocukluk!

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Kuleşov Etkisi!(2)

    Kuleşov Etkisi!(2)

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    Süleymanlılar operasyonu; Alihan Kuriş dahil 32 kişi tutuklandı 

    Biz bunu yaşadık, umarım siz yaşamazsınız!

    Biz bunu yaşadık, umarım siz yaşamazsınız!

    Sabahın ilk ışıkları ile başlıyor: Bu yıl belenen verimi karşılamadı

    Sabahın ilk ışıkları ile başlıyor: Bu yıl belenen verimi karşılamadı

    İran'dan Trump'ı Çıldırtacak Sözler: Yemek Kamyonunda Saklanmak Zorunda Kalabilir

    İran’dan Trump’ı Çıldırtacak Sözler: Yemek Kamyonunda Saklanmak Zorunda Kalabilir

    İstanbullular Dikkat! Bu Yollar Trafiğe Kapatıldı; Arlarında FSM Köprüsü' de Var

    İstanbullular Dikkat! Bu Yollar Trafiğe Kapatıldı; Arlarında FSM Köprüsü’ de Var

    Acı haberi kameralar karşısında öğrenmişti: Devrim Özkan’dan duygulandıran veda

    Acı haberi kameralar karşısında öğrenmişti: Devrim Özkan’dan duygulandıran veda

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    TİHV Başkanı: Müzakere sürecinde Öcalan’ın önderliği kritik önemde

    TİHV Başkanı: Müzakere sürecinde Öcalan’ın önderliği kritik önemde

    Yönetmen Emin Alper: Yasanın uygulanması mücadeleye bağlı

    Yönetmen Emin Alper: Yasanın uygulanması mücadeleye bağlı

    Amed’de hayatını kaybeden 7 kişi defnedildi

    Amed’de hayatını kaybeden 7 kişi defnedildi

    Amedpsor, Erzurumspor maçı için ek bilet satışı

    Amedpsor, Erzurumspor maçı için ek bilet satışı

    Adalet Peşinde Aileleri Platformu Semsûr Temsilciliği: 4 yıldır adalet sağlanmadı

    Adalet Peşinde Aileleri Platformu Semsûr Temsilciliği: 4 yıldır adalet sağlanmadı

    Ayla Akat Ata: Kanun sonuç değil başlangıçtır

    Ayla Akat Ata: Kanun sonuç değil başlangıçtır

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Turbo modda çocukluk!

    Turbo modda çocukluk!

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Kuleşov Etkisi!(2)

    Kuleşov Etkisi!(2)

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Güncel

Biz bunu yaşadık, umarım siz yaşamazsınız!

SG by SG
16 Ağustos 2026
in Güncel, Politika
0
Biz bunu yaşadık, umarım siz yaşamazsınız!


Süleymanlılar’a yönelik operasyonlar, Hizmet Hareketi’ne uygulanan yöntemlerin yeni bir hedefe yöneldiğini gösteriyor. Yargının bağımsız olmadığı bir yerde “Her şeyimiz yasal!” demek bir savunma değil, sadece bir teselli. Bu süreçlerde suç kişisel olmaktan çıkıyor, aidiyet suçun yerine geçiyor; en olağan faaliyetler bile suç delili olarak sunuluyor. İfade sürecinden AİHM’ye, medya yargısından mal varlıklarına kadar her aşamada hazırlıklı olmak gerekiyor. Haklı olmak yetmiyor; haklılığı yüksek sesle anlatmak, belgelemek ve hukuku işletmek gerekiyor.

AV. NURULLAH ALBAYRAK | YORUM 

Süleymancılar olarak bilinen camiaya yönelik operasyon haberlerini okuyunca, yıllar öncesine döndüm. Gözaltı kararları, şirketlere kayyım atanması, medyada kullanılan dil, soruşturma dosyasının içeriği bilinmeden yapılan kesin yorumlar, “mali suç”, “yapılanma”, “örgüt”, “finans ağı” gibi kavramların peş peşe sıralanması…

Bunların hiçbiri bana yabancı değil.

Mağduriyetleri görmedim, yaşadım. Dosyaları inceledim. İtirazları yaptım. İfade tutanaklarını okudum. Duruşmalara girdim. Cezaevlerine gittim. Aileleri dinledim. Anayasa Mahkemesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurular yaptım.

Bu yazıyı akıl vermek için yazmıyorum. Bu sürecin içinden geçmiş, bedel ödemiş bir hukukçu olarak, tecrübelerimi paylaşmak istediğim için yazıyorum. Çünkü bugün sizin camianızda kurulması muhtemel birçok cümleyi biz yıllar önce kurduk: “Bizim her şeyimiz yasal. Ortada suç yok. Hukuken haklıyız, bir şey olmaz. Bu kadarını yapamazlar. Somut delil yok; mahkeme bunu kabul etmez. Anayasa var, kanun var, hukuk var.”

Bunları söylerken haklıydık. Ancak inanmak istemediğimiz bir gerçek vardı: Yargı bağımsız ve hâkimler de tarafsız değildi. Aslında bunu biliyorduk ama sonuçlarını hesaplamak istemedik. Çünkü bir ülkede yargı bağımsız değilse ve hâkimler tarafsız değilse, mesele sadece kanunun ne yazdığı değildir. Mesele, o kanunun kime, ne zaman, hangi amaçla ve nasıl uygulandığıdır.

Bu gerçeği bilin ve yaşayarak öğrenme yanlışına düşmeyin.

Hukuku bir ölçü sandık

Her gelişmeyi hukuki karşılığına göre değerlendiriyorduk. “Bu tedbirin şartları yok. Bu delil hukuka aykırı. Bu yapılan yargıdan döner. Böyle suç olmaz. MASAK raporu hüküm bildirmiyor sadece rakamsal tespit yapıyor.” diyorduk.

Oysa karşımızdaki yapı, hukuku araçsallaştırmıştı. Gözaltı, tutuklama, el koyma, kayyım, malvarlığı tedbiri, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin beyanı, gizli tanık, medya haberi, iddianame ve mahkeme kararı; hepsi birlikte bir tasfiye mekanizmasının parçası hâline getirilebiliyordu ve getirildi.

“Bu kadar açık hukuksuzluk olmaz. Yapamazlar.” dedik. Yaptılar. O yüzden “Yasalar bizim yanımızda!” demek doğru bir strateji değildir.

Hukuk sizi ancak hukukun gerçekten işlediği yerde korur. Hukukun işlemediği yerde yapılması gereken şey, yalnızca haklı olmak değil; haklılığınızı yüksek sesle anlatabilmek, her aşamada belgelemek, kayda geçirmek ve denetlenebilir hâle getirmektir.

Hukuksuzluğun boyutlarını hesaplayamadık

Toplu gözaltı ihtimallerine, kitlesel soruşturmalara, binlerce insanın aynı anda hedef alınabileceğine inanmak istemedik. Adliyelerin kapasitesini düşündük. Cezaevlerinin doluluğunu düşündük. Hakimlerin bu kadar hukuksuzluk yapamayacağına inandık.  “Bu kadar insan hakkında dosya açamazlar. Bu kadar kişiyi tutuklayamazlar.” dedik.

Oysa nereye kadar gideceği siyasi irade meselesiymiş. Bugün sizin camianızda da muhtemelen benzer cümleler kuruluyordur: “Birkaç şirkete kayyım atarlar ama bütün yapıya dokunamazlar. Birkaç kişiyi gözaltına alırlar ama bütün camiayı hedef alamazlar. Bu kadar öğrenciyi, aileyi, çalışanı mağdur edemezler.”

Biz de böyle diyorduk. Yanıldık….

“Bu kadarını yapamazlar!” cümlesinin bir savunma değil, insanın kendi kendini teselli etmesi olduğunu bilin.

Her şeyimiz yasaldı; ama yetmedi

“Her şeyimiz yasal.”

Bir okul yasal olabilir. Bir dernek yasal olabilir. Bir sendika yasal olabilir. Bir banka yasal olabilir. Bir gazete yasal olabilir. Bir sohbet ortamı yasal olabilir. Bir bağış faaliyeti yasal olabilir.

Fakat hedef alınan bir yapıda, en olağan faaliyetlerin bile başka bir anlatının içine suç olarak yerleştirilebildiğini gördük. Bizde bu, bankada hesap sahibi olmak oldu. Gazeteye abone olmak oldu. Sendikaya üye olmak oldu. Çocuğunu okula göndermek oldu. Bir derneğe bağış yapmak oldu. Sohbete katılmak oldu. Telefonunda bir uygulama bulunduğu iddiası oldu.

Bunların hiçbiri suç değildi. Ama dosyalarda suç delili olarak kullanıldı. Gözaltının, tutuklamanın, mahkûmiyetin gerekçesi yapıldı.

Aidiyet suçun yerine geçecektir

Bir soruşturma gerçekten suçla mücadele amacı taşıyorsa, hukuk devletinde şu soruların sorulması gerekir: Kim ne yaptı? Hangi delille yaptı? Fiil kişiye nasıl bağlanıyor? Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmuş mu? Fiil yasada suç olarak tanımlanıyor mu?

Ama yargı bir tasfiye aracına dönüştüğünde bu sorular değişiyor. Artık “Ne yaptın?” diye sorulmuyor. “Hangi camiadansın? Hangi yurtta kaldın? Kime bağış yaptın? Hangi sohbet ortamına gittin? Hangi şirkette çalıştın?” soruları soruluyor.

Bunun çok tehlikeli bir kırılma olduğunu yaşayarak öğrendik. Çünkü bu noktadan sonra suç kişisel olmaktan çıktı ve aidiyet, suçun yerine geçti.

Biz bunu yaşadık.

İnsanlar tek tek ne yaptıklarıyla değil, hangi çevreye ait sayıldıklarıyla yargılandı. Suçun şahsiliği ilkesi kâğıt üzerinde kaldı. Kişinin kendi fiili değil, ilişkilendirildiği yapı üzerinden anlam üretildi.

Dosyayı bilmiyoruz; kimse de bilmiyor. Ama aleni olan şu: Soruşturma bir kişi ve şirketleri üzerinden kurulmuş görünse de otuza yakın şirkete aynı anda kayyım atanması bütün bir camianın kendini şüpheli hissetmesine yol açtı. Bizim tecrübemizde bu his, gerçeğin habercisi oldu.

Şunu da söylemem gerekiyor: Bu süreçlerde hiçbir kararın parçası olmamış insanlar da hukuksuzluğun hedefi olur ve mağdur edilir. 19 yaşındaki belletmen, yurdun aşçısı, muhasebeci, öğretmen, bursla okuyan talebe, otuz yıldır talebeyle ekmeğini paylaşan esnaf.

İfade sürecini hafife almayın

İnsanlar emniyete veya savcılığa gittiklerinde çoğu zaman şöyle düşünüyor: “Ben doğruyu anlatırım, çıkarım. Yaptığımızda hiçbir yanlış yok.” 

Ama maalesef ifade süreci bu kadar naif değil. Dosyanın genişletildiği, olağan fiillerin suç diliyle yeniden yazıldığı ve yeni isimlerin üretildiği bir alana dönüşecek. Emniyette ifadeniz alınırken size çoğu zaman somut delil gösterilmeyecek. Bunun yerine, ucu açık sorularla sizin kendi cevabınızdan delil üretilmeye çalışılacaktır.

Delil olarak gösterilen şeyin ne olduğunu görmeden, mahiyetini anlamadan, size ne isnat edildiğini bilmeden açıklama yapmayın. 1 dolar absürtlüğünü düşünün. Bir dönem insanların üzerinde çıkan 1 dolarlar, hiçbir hukuki anlamı olmayan bu iddia, örgütsel anlam yüklenerek delil gibi sunuldu.

Aynı yöntem sizin dosyalarınızda başka nesneler, belgeler, kayıtlar, para hareketleri, listeler, notlar, telefon görüşmeleri, yurt kayıtları veya bağış makbuzları üzerinden kurulabilir. Kolluğun varsayımına, yorumuna veya hayal gücüne göre cevap vermeye zorlanabilirsiniz.

Bu nedenle görmediğiniz delili açıklamaya çalışmayın. Mahiyetini bilmediğiniz belgeye anlam yüklemeyin. Size ait olmayan yorumu kabul etmeyin. Kolluğun kurduğu anlatının boşluklarını kendi cümlelerinizle doldurmayın.

Elbette bunu sizin adınıza avukatınız yapacaktır; daha doğrusu yapmalıdır. Avukatınız, sorunun dayanağını sormalı, gösterilmeyen belge veya kayıt üzerinden yönlendirici soru sorulmasına itiraz etmeli ve bu itirazları tutanağa geçirtmelidir.

Tutanağa geçen her kelimeyi okuyun. Size ait olmayan cümleyi kabul etmeyin. Sizin kullanmadığınız kavramların tutanağa girmesine izin vermeyin. Olağan bir faaliyetin “örgütsel görev”, “talimat”, “hiyerarşi”, “finans ağı”, “yapılanma” gibi kavramlarla kayda geçirilmesine itiraz edin.

“Bir öğrenciye burs verdim!” başka bir şeydir. “Örgüte finans sağladım!” başka bir şeydir. “Dini sohbetlere katıldım!” başka bir şeydir. “Örgütsel toplantılara katıldım!” başka bir şeydir. “Bir yurtta kaldım!” başka bir şeydir. “Yapının talimatıyla görev aldım!” başka bir şeydir.

Kelime seçiminin önemli olduğu gerçeğini unutmayın.

Bir insanın baskı altında, yorgunlukla, korkuyla veya tahliye umuduyla kendi olağan hayatını suç diliyle anlatması sadece kendisine zarar vermez; başkalarının dosyasını da büyütür gerçeğini göz ardı etmeyin.

Bir kişinin ifadesi başka kişilerin dosyasına girdi. O kişilerden alınan ifadeler üçüncü kişilerin dosyasını büyüttü. Sonra bu beyanlar birbirini doğrulayan deliller gibi sunuldu.

Bu çarkın oluşturduğu etkiyi hafife almayın.

Kendinizi kurtarmak için başkalarını suçlayıcı, abartılı, gerçeği aşan beyanlar vermeyin. O beyanlar önce başkalarının hayatını yakar, sonra dönüp sizin dosyanızı büyütür.

Susma hakkı bir haktır. Avukat hakkı bir haktır. Tutanağa itiraz etme hakkı bir haktır. Bu hakları kullanmanın suçluluk göstergesi olmadığını bilin.

Masumiyetinize inanmayan avukatla çalışmayın

Avukat seçiminin hayatî önemde olduğunu bilin. Çok açık söyleyeyim: Masum olduğunuza inanmayan avukatla çalışmayın.

Bir avukat içten içe “Bunlar bir şey yapmıştır!” diye düşünüyorsa, medya haberlerinden etkilendiyse o dosyada gerçek savunma yapmaz. Sadece usuli işlemleri yapar.

Dilekçe verir. Duruşmaya girer. İtiraz eder.

Ama isnadın hukuksuzluğuna karşı gerekli mücadeleyi vermez. Suç olmayan fiilin suç gibi gösterilmesine itiraz etmez. Aidiyetin delil yapılmasına direnmez. Dosyayı Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi perspektifiyle kurmaz.

Böyle bir avukat dosyada görünür; tutanağa “müdafii hazır” yazılır. Sonra da size karşı “Savunma hakkı kısıtlanmadı, avukatı vardı” denir.

Bu nedenle avukatınızı seçerken sadece ismine, şöhretine veya ofisinin büyüklüğüne bakmayın.

Sizin faaliyetlerinizin suç olmadığını gerçekten düşünüyor mu? Dosyayı sadece ceza indirimi için mi takip ediyor, yoksa suçlamanın hukuka aykırılığıyla mı mücadele ediyor? Aidiyetin delil yapılmasına itiraz edecek mi? İfade sürecini baştan sona denetleyecek mi? Her dilekçeyi ileride Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi okuyacakmış gibi yazacak mı?

Bunlara muhakkak bakın.

Bir uyarı daha: Sizi etkin pişmanlığa teşvik etmeye çalışan avukatla yol yürümeyin. Etkin pişmanlığın kendinizi suçlu ilan etmek olduğunu bilin. Önemli olan avukatın meşhur birisi olması değil, süreci gerçekten takip edecek birisi olmasıdır. Bu gerçeği göz ardı etmeyin.

İlk günden AİHM hazırlığı yapın

İlk gözaltı kararından itibaren dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidebileceğini düşünerek hareket edin. Bu, “Türkiye’de hukuk yok, o yüzden hiçbir şey yapmayalım!” demek değildir. Tam tersine, her şeyi usulüne uygun yapmak demektir.

Arama kararına, gözaltına kararına itiraz edin. Tutuklama varsa itiraz edin. El koyma varsa itiraz edin. Kayyım varsa itiraz edin. Malvarlığı tedbiri varsa itiraz edin. Bundan birşey çıkmaz demeden hakkınızda tesis edilen işlemlere konu tüm kararlara süresinde itiraz edin.

Hukuka aykırı delil varsa yazın. Masumiyet karinesi ihlal ediliyorsa yazın. Suçun şahsiliği ihlal ediliyorsa yazın. Aidiyet suç delili yapılıyorsa yazın. Kanunsuz suç ve ceza ilkesi ihlal ediliyorsa yazın. Örgütlenme özgürlüğü, mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ihlal ediliyorsa yazın.

“Nasıl olsa reddedilir!” diyerek hiçbir itirazı atlamayın.

AİHM’ye gidebilmek için ihlal iddialarının iç hukukta özü itibarıyla ileri sürülmüş olması gerekir. Sonradan “biz aslında bunu da kastetmiştik” demek çoğu zaman yetmez. Bu yüzden ilk dilekçeden itibaren dosyayı doğru kurun.

Süreleri kaçırmayın. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru süresi otuz gün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru süresi dört aydır ve bu süreler affetmez. Tahliye olunca dosyayı bırakmayın. Dosyayı da sadece kendi dosyanız olarak görmeyin.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yıllar sonra da olsa, bir aidiyet göstergesinin bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapılmadan örgüt üyeliğinin delili sayılamayacağını tespit etti. Geç geldi. Çok geç geldi. Ama geldiğinde, suçlamaların mesnetsiz olduğunu gösterdi. Siz de süreci mümkün olduğu kadar kısaltmak için çaba gösterin.

Muhakkak günlük tutun

Bu tavsiyeyi basit bir tavsiye olarak görmeyin. Yaşadığınız şeylerin çok önemli olduğunu düşünürsünüz. “Bunu ömrüm boyunca unutmam!” dersiniz. Unutursunuz. Hangi gün kim aradı, hangi saatte kapı çalındı, kim ne söyledi, hangi belge istendi, hangi soru soruldu, kim ne cevap verdi, hangi memur ne dedi — bunların hepsi altı ay sonra birbirine karışır. İki yıl sonra tarihini bile hatırlayamazsınız.

Bundan daha tehlikeli olan ikinci bir şey var. Yaşadıklarınız rutine bindiğinde çoğu şeyi normal görmeye başlarsınız.

İlk gözaltı haberi sizi sarsar. Onuncusunda alışırsınız. İlk kez bir avukatın dosyaya alınmadığını duyduğunuzda ayağa kalkarsınız; üçüncü kez duyduğunuzda “her zamanki gibi” dersiniz. İlk haksız tutuklamada günlerce uyuyamazsınız, bir yıl sonra aynı haberi öğle yemeğinde konuşursunuz. Bu bir duyarsızlık değil, insanın kendini koruma biçimidir. Ama bir bedeli vardır: olağanüstü olan, sizin gözünüzde olağanlaşır. Ve olağan gördüğünüz şeyi kimseye anlatamazsınız — çünkü artık siz de anlatmaya değer bulmazsınız.

Günlük tutmak bunu engeller. Yazdığınız gün o şeyin ne kadar anormal olduğunu bilirsiniz; yıllar sonra kendi notunuzu okuduğunuzda onu size yeniden hatırlatan da o olur. Onun için her gün ne olduğunu yazın. Ya kendiniz tutun ya da güvendiğiniz birinin tutmasını sağlayın. Süslemeyin, yorumlamayın, hüküm vermeyin — sadece ne olduğunu ne zaman olduğunu ve kimin ne dediğini yazın.

Ve şunu da bilin: Bu defter yalnızca sizin dosyanız için değil, bir gün bu dönemin nasıl yaşandığını anlatacak olanlar için de tutulur.

Mallarınıza, binalarınıza ve emeğinize saldırı olacağını bilin

Sizin yıllarca samimi duygularla yaptığınız binalar, yurtlar, şirketler, vakıflar, dernekler ve maddi birikimler artık sadece hukuki soruşturmanın değil, başka hesapların da radarına girdiğini bilin.

Bir yapı hedef hâline geldiğinde, mesele sadece iktidarın operasyonlarıyla sınırlı kalmaz. O yapının mallarına, binalarına, şirketlerine, arsalarına, hesaplarına ve ekonomik değerlerine göz diken başkaları da ortaya çıkar.

Sadece sizi hedef alan bir mekanizmayla değil, fırsatı ganimet bilen çevrelerle de karşılaşacaksınız. En acı tarafı budur: Emek verdiğiniz okul, yurt, bina, şirket veya vakıf malı, başkalarının iştahını kabartan bir ganimet gibi görülecek. Bu yüzden malvarlığı meselesini sadece “Bizim belgelerimiz tam!” rahatlığıyla ele almayın. Mallarınızın ve emeğinizin sessizce el değiştirmesine izin vermeyin.

Kayyım kararlarına, el koyma tedbirlerine, tapu işlemlerine, şirket yönetimindeki değişikliklere, usulsüz devirlere ve üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı hukuki yolları zamanında kullanın. Çünkü bu süreçlerde sadece insanlar değil, yılların emeği de hedef alınır.

Medya yargılamasına kayıtsız kalmayın

Yargılamanın sadece mahkemede yapılacağını düşünmeyin. Mahkemenin önce medyada kurulacağını bilin.

Önce manşetler atılır. Sonra televizyonlarda yorum yapılır. Sonra sosyal medyada etiket oluşturulur. Sonra insanlar daha hâkim karşısına çıkmadan kamuoyunda mahkûm edilir. Şimdiden yapılmaya çalışıldığını biz görüyoruz siz de görün.

Bu medya dili, savcıya ve hâkime de baskı üretir. Topluma da mesaj verir. Aileleri yalnızlaştırır. İnsanların çevresiyle ilişkisini koparır. İşini, itibarını ve sosyal hayatını yıkar.

Medyayı nasıl kullandıklarını biliyorsunuz. En masum davranışlarınızı kendi medya düzenleri aracılığıyla suç delili gibi göstereceklerdir. Bir bağışı “finans ağı”, bir yurt faaliyetini “örgütlenme”, bir sohbeti “hiyerarşik toplantı”, bir şirket ilişkisini “kara para düzeni” gibi anlatmaya çalışacaklardır.

Bunu sadece mahkemeye değil, kamuoyuna da anlatacaklardır. Amaç yalnızca dosya oluşturmak değildir; aynı zamanda kamuoyunu ikna etmek, sizi yalnızlaştırmak ve savunulamaz hâle getirmektir. Bu yüzden medya haberlerini ciddiye almamazlık yapmayın.

Yalan haberlerle ilgili düzeltme ve cevap hakkınızı kullanın. İnternet haberleri için içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi yollarını işletin. İftiralar için hukuki yola başvurun. Masumiyet karinesini ihlal eden haberlerle ilgili şikâyetlerinizi yapın. Siyasilerin yaptığı masumiyet ihlalleri için de gerekli başvuruları yapın.

Kamuoyuna makul, hukuki ve soğukkanlı açıklamalar yapın. “Kamuoyu zaten biliyor.” demeyin.

O alanı boş bırakırsanız, kamuoyunun duyduğu tek hikâye onların anlattığı hikâye olur. Siz anlatmazsanız, sizin yerinize onlar anlatır. Ve onlar sizin hikâyenizi, sizin yaşadığınız gibi değil, kendi kurdukları suç diliyle anlatır.

Haklı olmanızın yetmediğini ve haklılığınızı doğru dille anlatmanız gerektiğini unutmayın.

Son söz… 

Size, “Hiçbir şey olmaz, endişe etmeyin!” diyemiyorum. Size “Hukuk hemen işler!” de diyemiyorum. Ama şunu söylüyorum: Haklılığınızı ve yapılan hukuksuzluğu her mecrada anlatarak kamuoyunu siz ikna etmeye çalışın. Mahkemelerin hukuka uygun kararlar vermesi için tüm hukuk yollarını ve imkânları kullanın. Yaşadığınız her şeyi yazın ve muhafaza edin.

Hukukun işlemediğini belgelemenin de hukuki mücadelenin bir parçası olduğunu bilin. Suç olmayan faaliyetlerinizin suç diliyle anlatılmasına müsaade etmeyin.

Umarım siz bunların hiçbirini yaşamak zorunda kalmazsınız. Umarım sadece siz değil hiç kimse, sadece aidiyeti, inancı, çevresi veya yasal faaliyetleri nedeniyle böyle bir hukuksuzluğa maruz bırakılmaz.

Umarım hiç kimse, suç işlemediği hâlde hayatını suçsuzluğunu ispatlamaya çalışarak geçirmek zorunda kalmaz.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: süleymancılara operasyon
ShareTweet
Previous Post

Yönetmen Emin Alper: Yasanın uygulanması mücadeleye bağlı

Next Post

TİHV Başkanı: Müzakere sürecinde Öcalan’ın önderliği kritik önemde

Related Posts

TR724 HABER
Güncel

Süleymanlılar operasyonu; Alihan Kuriş dahil 32 kişi tutuklandı 

16 Ağustos 2026
'Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne Operasyonda Flaş Gelişme: Alihan Kuriş Dahil 32 Tutuklama
Güncel

‘Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne Operasyonda Flaş Gelişme: Alihan Kuriş Dahil 32 Tutuklama

16 Ağustos 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Çok Sayıda Atama Kararı
Güncel

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çok Sayıda Atama Kararı

16 Ağustos 2026
Fenerbahçe-Gençlerbirliği Maçı Sonrası Gözaltı Kararı: Görüntüler Büyük Tepki Toplamıştı
Güncel

Fenerbahçe-Gençlerbirliği Maçı Sonrası Gözaltı Kararı: Görüntüler Büyük Tepki Toplamıştı

16 Ağustos 2026
Organize Suç Örgütü Elebaşı Serkan Kurtuluş Tutuklandı
Güncel

Organize Suç Örgütü Elebaşı Serkan Kurtuluş Tutuklandı

16 Ağustos 2026
Siyasette 'Transfer' Hareketliliği: 'CHP'li Başkan AK Parti’ye Geçecek' İddiası
Politika

Siyasette ‘Transfer’ Hareketliliği: ‘CHP’li Başkan AK Parti’ye Geçecek’ İddiası

15 Ağustos 2026
Next Post
TİHV Başkanı: Müzakere sürecinde Öcalan’ın önderliği kritik önemde

TİHV Başkanı: Müzakere sürecinde Öcalan’ın önderliği kritik önemde

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter