32 yıldır cezaevinde bulunan ağır hasta tutsak Hüseyin Bilecan, yaptığı son telefon görüşmesinde, mide kanaması geçirdiğini söyledi. Hüseyin Bilecan, cezaevi idaresinin kendisine, ‘Ölmeden seni bırakmayacağız’ denildiğini aktardı
Ankara Sincan 2 Nolu S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 32 yıllık ağır hasta tutsak Hüseyin Bilecan’ın tahliyesi İdare Gözlem Kurulu (İGK) kararlarıyla engelleniyor. 1994 yılında gözaltına alınarak tutuklanan ve kapatılan Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından müebbet hapis cezasına çarptırılan Hüseyin Bilecan’ın, normal koşullarda infaz süresini doldurmasına rağmen tahliyesi somut bir gerekçe gösterilmeksizin 3 ile 6 aylık periyotlarla erteleniyor. 1 Ağustos’ta ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden dayısı Hüseyin Bilecan’la telefon görüşmesi yapan Hatungül Kaşıkçı, dayısının sağlık durumuna dair konuştu.

Dayısının infaz süresini uzun zaman önce tamamladığını belirten Hatungül Kaşıkçı, uzatma kararlarının keyfiliğine dikkat çekti. Hatungül Kaşıkçı, “Dayım 32 senedir zindanda. Normal şartlarda 30 yıllık süresi doldu, ancak 2 yıldır keyfi gerekçelerle infazını uzatıyorlar. 2 ay, 3 ay, 4 ay, 6 ay derken sürekli bir uzatma süreciyle karşı karşıyayız. Bize ya da avukatlarına hiçbir hukuki somut gerekçe sunmuyorlar. Hiçbir açıklamaları yok, tamamen belirsizlik üzerine kurulu bir süreç yürütülüyor” diye konuştu.
Mide kanaması geçirdi
Hüseyin Bilecan’ın durumunun her geçen gün ağırlaştığına dikkat çeken Hatungül Kaşıkçı, yapılan son telefon görüşmesinde dayısının sağlık durumuna ilişkin endişe verici detaylar paylaştığını aktardı. Bilecan’ın cezaevinde mide kanaması geçirdiğini ifade eden Hatungül Kaşıkçı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aileden kendisiyle düzenli görüşebilen, avukat süreçlerini ve takibini yapan tek kişi benim. Dün telefon görüş günümüzdü; bize çok ağır rahatsızlıklar geçirdiğini, son olarak mide kanaması geçirdiğini söyledi. Artık dayanacak gücü kalmadı. Dayım bize açıkça, ‘Beni burada bırakmıyorlar, ‘Burada ölmeden seni bırakmayacağız’ diyorlar’ diyerek yaşanan durumu özetledi.”
‘Ne gerekiyorsa yapacağız’
Ankara’daki S Tipi cezaevi koşullarının ve mesafenin getirdiği zorluklara dikkat çeken Hatungül Kaşıkçı, “Maddiyat bir yana, yolun uzaklığı ve hukuki mücadele süreçleri bizi de aile olarak çok zorluyor. Ancak dayım için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğim. Sadece cezaevindeki süreç değil, dışarıda da dayımdan dolayı sürekli soruşturmalar, aramalar ve sorularla karşı karşıya kalıyoruz. Hayatımızın her alanında karşımıza çıkarılıyor” dedi.
‘Sürecin daha fazla uzatılmasını istemiyoruz’
İnfaz erteleme kararlarına son verilmesi ve hasta tutsak Hüseyin Bilecan’ın derhal serbest bırakılması isteyen Hatungül Kaşıkçı, “Bu sürecin daha fazla uzatılmasını istemiyoruz. Zaten çekmesi gereken cezanın fazlasını çekti. Şu an tek talebimiz, hastalığı göz önünde bulundurularak bırakılmasıdır. Yaşayacağı birkaç senesi varsa da bizimle, ailesiyle birlikte geçirsin” diye konuştu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***


































