Kent Konseyi Kültürel Miras Çalışma Grubu, Kemer İdyros antik kentinin bulunduğu bölge ile ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Rapor otel için tahsis edilen milli park sınırlarındaki araziyle ilgili.
Uzmanlarca hazırlanan ve kamuoyuyla paylaşılan kapsamlı yeni raporun önemli yanı, otel yapılmak istenen alan içinde Antalya Müze Müdürlüğü tarafından en son yapılan sondaj kazılarında ortaya çıkan arkeolojik buluntuların detaylarına da yer verilmesi.
Raporda, müzenin tahsisli alanda yaptığı sondaj kazılarının detayları, karasal alanda bulunan kültürel miras örnekleri ve sualtında bulunan yapı ve mendirek kalıntılarına ait bilgiler yer alıyor. Ayrıca raporda yer alan sualtına yapılan dalışlarla görüntülenen kalıntıların fotoğrafları dikkat çekici.

Raporda, otel alanında Antalya Müzesi denetiminde yapılan 190’ın üzerinde arkeolojik sondaj kazısında bulunan antik döneme ait bir hamam kompleksi, tarihi köprü kalıntısı, mimari yapılar, sarnıçlar ve çok sayıda seramik buluntusu gibi arkeolojik açıdan önemli pek çok taşınır kültür varlığının ayrıntıları belirtiliyor.
Kent konseyinin raporunda, otele tahsis edilen araziyi de kapsayan alanda önceliğin imar planına değil, bilimsel çalışmalara verilmesi gerektiği de vurgulanıyor.
BÜLENT TÜRKMEN…
Arkeologlar Derneği, raporun hazırlanmasına büyük katkıda bulundu. Arkeologlar Derneği Genel Başkanı Bülent Türkmen konuyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu.
“Idyros antik kentinin yağmalanmasının durdurulması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı sorumluluğunun gereğini yapmaya davet ediyoruz” diyen Türkmen, “Idyros antik kenti ile ilgili çok az kazı, bilimsel araştırma ve yayın yapıldı. Bu sınırlı bilgiler ışığında dahi antik kentin ve civarında tespit edilen buluntuların Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemi boyunca yerleşim gördüğünü kanıtlıyor.

Çalış Tepe’den liman bölgesine yayılan eğimli arazide tespit edilen mimari kalıntılar Idyros’un taraçalar şeklinde sahile doğru planlandığını gösteriyor. Kent bu özelliği ile Lykia bölgesi için özgün bir yapıya sahip. Bu bağlamda bilimsel kazı ve araştırmalar için alanın sit derecelerinin bütüncül olarak değerlendirilip yeniden güncellenmesi, gelecekte yapılacak telafisi mümkün olmayan tahribatın önüne geçecektir.
Akropolde başlayarak doğuda ve batıda Yüzbaşı Ertuğrul Aker tarihi sit alanı ve Ayışığı plajı aksına üçgen şeklinde genişleyen sahanın koruma altına alınarak en kısa sürede bilimsel çalışmalara başlanması gerekli” diyor.
900 YATAKLI OTEL…
Idyros antik kenti hinterlandı hakkında yapılması gerekenleri söyleyen Türkmen, “1969 yılından kalma turizm tahsisi kiralama sözleşmesini yenileyerek ‘Koruma Amaçlı imar planı’ hazırlamak değil ‘koruma amaçlı kazı ve bilimsel araştırmalar’ yapmak ve bunu yapmak için gerekli çalışmaları ivedilikle başlatmak olmalı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ivedilikle Idyros antik kentinin yer aldığı 293 bin 500 metrekarelik sit ve orman arazisinin bütüncül bir yaklaşımla sit statüsünü 1. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescilini gerçekleştirip bu alanı kamunun çıkarları doğrultusunda koruma altına alması ve her türlü inşaat faaliyetlerini durdurması zorunludur.
900 yataklı otel ve çevresinin inşa faaliyetlerinin, korunması gereken bu alana telafisi mümkün olmayan daha fazla zarar vermemesi, sit alanlarının bütünlüğünü parçalamaması ve kamu zararına yol açmaması için acilen durdurulmalı” diyor. Ülkemizin 1967 yılında Venedik Tüzüğü’nü, 1983 yılında Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Sözleşmesi’ni, 2006 yılında Somut Olmayan Kültürel Mirası Koruma Sözleşmesi gibi imza attığı uluslararası sözleşmeleri hatırlatan Türkmen, “Idyros antik kentinin bulunduğu alanın sermayenin talanına açılmasının önüne geçilerek korunması ve gerekli bilimsel çalışmaların yapılmasının sağlanması hususunda Kültür ve Turizm Bakanlığı geç kalmadan sorumluluğunu yerine getirmelidir” diyor.
‘OTEL YAPILMAK İSTENEN ALAN ANTİK KENTİN DEVAMI’
NEZİH BAŞGELEN
(Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı arkeolog-editör)
Raporda yer alan veriler, otel yapılmak istenen alanın İdyros antik kentinin devamı niteliğinde olduğuna işaret ediyor. Bu da bize kültürel peyzaj açısından ilgili alanın parça parça sit ilan edilerek değil, bütüncül olarak korunması gerektiğini bir kez daha göstermekte.
Öte yandan bu kapsamlı raporda İdyros antik kenti ve burada yapılmak istenen otel alanına ilişkin açılan sit ve imar davalarında bilirkişi keşiflerinin geçtiğimiz ay yapıldığı; şu aşamada bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarının beklendiği vurgulanmakta. Bu açıdan yargı süreci sonuçlanıncaya kadar bu alanla ilgili herhangi bir fiziki müdahalenin yapılmaması gerektiğinin altı çiziliyor.
Bu kararlar beklenmeden geçtiğimiz hafta iş makineleri ve kamyonlarla yapılmak istenen otel alanında çalışma yapıldığının kamuoyuna yansıması her açıdan kaygı verici. Bölgedeki sivil toplum örgütleri ve yöre halkı, süren davalar ve bilimsel değerlendirmeler tamamlanana kadar tüm inşaat ve altyapı faaliyetlerinin acilen durdurulmasını talep etmekte. İlgili kurumlarımızın da koruma etiği açısından bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyoruz.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

































