Özgür Basın emekçisi Bayram Balcı’yı anlatan çalışma arkadaşı Zekine Türkeri, ‘Gazetecilik onurlu ve haysiyetli insanın işidir, diyordu’ dedi
Özgür Basın emekçilerinden Bayram Balcı, 23 Haziran’da Belçika’da kanser tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Bayram Balcı, baskı ve zulmün kendisini en çok hissettirdiği 1990’lı yıllarda Özgür Basın’da mesleğe başladı. Kürdistan’da başladığı meslek yaşamını İstanbul ve Belçika’da sürdürdü.

Gazeteci Zekine Türkeri, 90’lı yıllarda birlikte çalıştığı ve hayatına dair kapsamlı bir söyleşi yaptığı Bayram Balcı’yı anlattı. 90’lı yılların iyi olmayan yaşanmışlıkları çağrıştırdığına dikkati çeken Zekine Türkeri, “Çünkü her birimiz normal olmayan pek çok şey yaşadık. Ben Bayram’ı ilk ne zaman gördüm hatırlamıyorum bile. Acaba Amed’de mi İstanbul’da mı tanıştım diye düşündüm ancak hatırlamadım. Ama aynı yıllarda çalıştık. O hepimizden çok çalıştı. Bayram, Özgür Gündem gazetesinin ardıllarının demirbaşıydı. Onun kadar uzun çalışanı yoktu. Bayram ile Amed’de karşılaştığımızı hatırlıyorum ama kaçak göçek olduğumuz için yerini hatırlamıyorum. Ancak İstanbul’da birlikte çok vakit geçirdik ve çalıştık. Bayram’ın çalışmadığı gazete bürosu kalmadı” diye konuştu.
‘En iyi kalemlerden biriydi’
Zekine Türkeri, Balcı’nın “Özgür Gündem geleneğinden gelen ilk ve son emekli kişi olduğunu” belirterek, “Herkes o zorlu koşullarda birkaç yıl çalıştı. Sürgüne ve dağa giden, katledilen arkadaşlarımız oldu. Bu nedenle onun yaşaması ve 35 yıl boyunca bu kurumlarda çalışması bir mucizeydi. Bayram’ın kendisi bir mucizeydi. Bayram sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda en iyi kalemlerden biriydi. Mêrdîn, Wan, Urfa ve Adana bürolarında çalıştı. Gitmediği yer kalmadı” dedi.
Bayram Balcı’nın büyük bir Kürt dostu olduğunu söyleyen Zekine Türkeri, “Kürtlerle yürümekten onur duyan bir gazeteciydi. Bayram ile tanışmış ve yanında kalan her Kürt de onunla birlikte yol yürümekten onur duydu. On parmağında on hüner olan bir adamdı. Büyük bir şairdi. En az 3 tane şiir kitabı vardı. Senaristti, belgesel çekti ve yönetmenliğini yaptı. Bu hayatta pek çok şey yaptı” ifadelerini kullandı.
‘Özgür Gündemi yazıyordu’
Bir süre önce Belçika’da Balcı ile görüştüğünü aktaran Zekine Türkeri, “Bayram duygusal biriydi, daha da duygusallaşmıştı. Kemoterapi aldığı için rahatsız etmek istemedik ama bize ‘gitmeyin’ dedi. Özgür Gündem günlerini yazıyordu. Bu nedenle benden o günleri ve anıları anlatmamı istedi. Umarım kitabını bitirebilmiştir. Çünkü Özgür Gündem’i yazmadan gitmek istemiyordu. Bayram şair adamdı, duygusal adamdı. Zaten her zaman duygusal bir tarafı vardı ama artık gideceğini bence biliyordu. Öyle bir duygusallıktı. O gece boyunca 90’lardan konuştuk. Yazacağı kitapla ilgili anılarımı dinledi. ‘Benim en iyi yıllarım 90’lar Özgür Gündem günleriydi’ dedi. Bayram’ın o yıllarda görmediği ve yaşamadığı şey kalmamıştı. Bayram, Riha Büro’da Nazım’a (Babaoğlu) abilik yaptı, Ferhat’ın (Tepe), Hüseyin Deniz’in ve Hafız’ın (Akdemir) ölümünü gördü. Kendisi tehlikeler atlattı. Mardin’de JİTEM’in saldırısına uğradı. Bayram bugüne kadar yaşamıyor olabilirdi” şeklinde konuştu.
‘Gazetecilik onun için mücadele biçimiydi’
Bayram Balcı’nın mesleğine büyük değer verdiğini ve 90’lı yıllarda hakikati halka ulaştırmada büyük bir katkısının olduğunu belirten Zekine Türkeri, şunları söyledi:
“Aralıksız bir şekilde çalışmış olmak bir mucize. Medya Haber’de hala çalışıyordu. Kemoterapi almasına rağmen evinden kültür sanat haberleri yapıyordu. Her zaman üretken bir arkadaşımızdı. Anılarına çok bağlıydı. Mesela bana Altındağ’ı (Ankara) ve orada geçen çocukluğunu anlattı. Altındağ’ın belgeselini de yaptı. Bayram, kaybettiklerimize kavuştu. Öyle düşünmek istiyoruz. Bayram morali ve neşesi hiç eksik olmayan bir arkadaşımızdı. Nereden geliyordu bilmiyorum; Şairliğinden mi yoksa başka bir şeyden mi? Son güne kadar çalışması bile bunu gösteriyordu. O ağır hastalıkla mücadele ederken çalışmak kolay bir şey değil.”
‘Gazetecilik onurlu ve haysiyetli insanın işidir, diyordu’
Gazetede atılan “Memleket hıyar mı ki bölelim?” manşetini hatırlatan Zekine Türkeri, “Kim bunu yaptı?’ diye sormuştum. Onlar da ‘Bayram’ın işi’ demişlerdi. Ama güzel manşetti. Onun yanı sıra Riha ve tarihini yazıyordu. Oranın hikayelerini yazardı. Büyük bir söz ustasıydı. Sözüyle mücadele eden ve var olan biriydi. Gazetecilik onun için bir mücadele biçimiydi. ‘İnanan insanlar bu işi yapmalı. Gazetecilik onurlu ve haysiyetli insanın işidir’ diyordu. Bayram da sonuna kadar haysiyetiyle bu işi yaptı. Onu, anılarının önünde eğilip özlemle yad edebiliriz” diye kaydetti.
Balcı ile geçmiş dönemlerde bir program yaptıklarını hatırlatan Zekine Türkeri, şöyle devam etti:
“Emeklilik için konuşmuştuk. Orada da ‘Ben hep çalışırım, benim babam da öyleydi’ demişti. Bu işe mücadele gözüyle baktığı için ‘Mücadele eden emekli olmaz. Ancak ölünce emekli olurum’ demişti. Biz, Bayram’ı şimdi emekli olmuş kabul edelim. Onu sözleriyle, şiirleriyle analım. Güzel bir insan ve arkadaştı. Güzel bir gazeteciydi. Onu kendi sözüyle de uğurlayalım. ‘Bir gün gideceğiz hepimiz. Ot mu oluruz, böcek mi oluruz bilemiyoruz. Arkamızdan devri daim olsun derler’ diyordu. Sivas’ın Alevisi, Türk’ü, 35 yıl Kürtlerle yürüyen büyük yoldaşı… Büyük arkadaşımızın devri daim olsun.”
Haber: Roza Arpa \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































