HASAN CÜCÜK | HABER İNCELEME
Afrika, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda grup aşamasının ardından en dikkat çekici performansı sergileyen kıta oldu. Turnuvaya katılan 10 Afrika temsilcisinden 9’u son 16 turuna yükselerek yüzde 90’lık başarı oranına ulaştı. Bu oran hem Avrupa hem de Güney Amerika’nın önünde yer aldı ve FIFA’nın genişleyen turnuva formatıyla Afrika’ya ayırdığı ek kontenjanın ilk aşamada karşılığını verdiğini gösterdi.
48 takımlı yeni format en çok Afrika’ya yaradı. Kontenjan sayısının artmasıyla birlikte kıta, sadece daha fazla temsil edilmekle kalmadı, bu temsil hakkını sportif başarıya da dönüştürdü. Geçmişte Dünya Kupası’na yalnızca beş takımla katılan Afrika’nın bugün on temsilcisinden dokuzunu eleme turlarına taşıması, kıta futbolunun son yıllarda geçirdiği dönüşümün önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ancak grup aşamasındaki tablo, tek başına Afrika futbolunun dünya futbolundaki yerini yeniden tanımlamak için yeterli değil. Asıl değerlendirme, eleme turlarındaki performansın ardından yapılacak.
Son 32 turunda Hollanda’yı eleyen Fas adını son 16 turuna yazdırdı.
Veriler Afrika’yı öne çıkarıyor
Grup aşamasını geçen Afrika temsilcileri Cezayir, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Mısır, Fildişi Sahili, Gana, Yeşil Burun Adaları, Fas, Senegal ve Güney Afrika oldu. Turnuvaya grup aşamasında veda eden tek Afrika ülkesi Tunus’tu.
Son 16 turunda ise Güney Afrika’nın Kanada’ya elenmesiyle Afrika’nın temsilci sayısı azaldı. Buna karşın Fas, Hollanda’yı penaltı atışları sonucunda eleyerek yoluna devam etti ve kıtanın en güçlü adaylarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi.
Karşılaştırmalı tablo da Afrika’nın başarısını ortaya koyuyor. Avrupa’dan turnuvaya katılan 16 takımın 13’ü, Güney Amerika’dan ise altı takımın beşi grup aşamasını geçti. Yüzde 90’lık başarı oranıyla Afrika, bu iki futbol devini ilk etapta geride bıraktı.
Ancak turnuvanın favorileri hâlâ büyük ölçüde Avrupa ve Güney Amerika’dan çıkıyor. Bu nedenle Afrika’nın gerçek başarısı, çeyrek final ve sonrasında kaç takımının yer alacağıyla ölçülecek.
Değişimin arkasında ne var?
Afrika futbolundaki yükseliş tesadüf değil. Son yıllarda birçok federasyon teknik yapılanmasını yeniledi, altyapı yatırımlarını artırdı ve uzun vadeli planlamaya yöneldi. Bunun yanında Avrupa’da yetişen diaspora kökenli oyuncuların milli takımlara kazandırılması da kadro kalitesini önemli ölçüde yükseltti.
Özellikle Fas’ın son yıllarda uyguladığı model, birçok ülke tarafından örnek gösteriliyor. Altyapıya yapılan yatırımlar, modern tesisleşme ve yaş grupları arasında oluşturulan oyun devamlılığı, elde edilen sonuçların arkasındaki temel unsurlar arasında yer alıyor.
Eski Nijerya kaptanı William Troost-Ekong da bu modele dikkat çekiyor: “Fas sadece para yatırmadı. Nasıl ilerleyeceğine dair net bir plan oluşturdu ve buna zaman ile emek harcadı. Sahip oldukları tesisler ve tüm yaş gruplarında yakaladıkları istikrar, takip edilebilecek en doğru model.”
Grup başarısı kalıcı mı?
Bununla birlikte, grup aşamasındaki yüksek başarı oranının ne kadarının yeni turnuva formatından kaynaklandığı sorusu da gündemde.
Eğer Afrika temsilcilerinin tamamı son 16 veya çeyrek final aşamasında elenirse, grup aşamasındaki başarının bir bölümünün genişleyen kontenjanlardan kaynaklandığı yönündeki değerlendirmeler güç kazanabilir. Buna karşılık yarı final ve sonrasında da temsilci çıkarılması halinde, kıta futbolundaki gelişimin geçici değil, yapısal olduğu yönündeki görüşler daha fazla destek bulacak.
Bu nedenle Afrika için asıl sınav şimdi başlıyor.
Asya ise beklentilerin uzağında kaldı
Turnuvanın grup aşaması sonunda en büyük hayal kırıklığını yaşayan konfederasyonlardan biri Asya oldu. Avustralya’nın da dahil olduğu Asya Futbol Konfederasyonu’ndan turnuvaya katılan dokuz takımın yalnızca ikisi eleme turlarına yükseldi.
Japonya, son 32 turunda Brezilya karşısında uzatma dakikalarında yediği golle elenmesine rağmen ortaya koyduğu oyunla olumlu bir izlenim bıraktı. Buna karşın Güney Kore grup aşamasında elenirken, turnuva sonrasında federasyon yönetimi ile teknik heyet arasında yaşanan kriz ülke futbolundaki sorunları yeniden gündeme taşıdı.
Turnuvaya son 32 turunda veda eden Japonya, Asya adına öne çıkan ülke oldu.
Katar beklentilerin oldukça altında kalırken, Irak ve Özbekistan grup aşamasını sırasıyla eksi 11 ve eksi 9 averajla tamamladı.
Özbekistan Teknik Direktörü Fabio Cannavaro’nun değerlendirmesi de tabloyu özetliyor: “Japonya, Avustralya ve belki İran dışında tüm takımların kendilerini geliştirmesi gerekiyor.”
Mevcut tablo, Afrika ile Asya arasındaki gelişim hızının farklılaştığını gösteriyor. Afrika kıtası, altyapı, teknik yapılanma ve uzun vadeli planlama sayesinde yükselişini sürdürürken, Asya’nın yeniden rekabetçi bir konuma gelebilmesi için benzer bir dönüşüme ihtiyaç duyduğu görülüyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































