DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yeni sürece ilişkin konuştu. “Burada altını çizmek istediğimiz nokta şu: Silah bırakma ve yasal zemin ‘önce biri sonra diğeri’ mantığı üzerinden değil, eşgüdümle, birlikte yol alarak ilerlemeli.” diyen Bakırhan, “Raporlar çekmecelerde değil, yasalarda anlam kazanır. O raporu şimdi somut bir takvime bağlamak, yasal adımları hayata geçirmek zorundayız.” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Cumhur İttifakı’nın “Terörsüz Türkiye” kendilerinin ise “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ismini verdiği sürece ilişkin Cumhuriyet’e konuştu. Bir süredir sürecin temposunda bir yavaşlama yaşandığını söyledi. Çatışma ve barış deneyimlerinde dünyada neredeyse hiç görülmemiş bir şey olduğunu söyleyen Bakırhan, “Piramit terse çevrildi. Sürecin daha ilk evrelerinde PKK kendini feshetti. Silahlar yalnızca susturmadı; yakıldı. Bu, ‘bir gün silahlar tekrar çıkar’ kapısını kapatan bir karardı. Silahı bıraktılar, demokratik siyaseti seçtiler. ‘Dağdan ovaya gelmek istediklerini’ söylediler. Bu mesaj verildi; net, somut ve geri dönüşü olmayan bir mesaj. Meclis de bu tarihi çağrıya kayıtsız kalmadı. Türkiye tarihinde ilk kez, Kürt meselesinin çözümü ve barış için bu denli geniş bir siyasal konsensüs oluştu; bir komisyon kuruldu. Bunlar küçük gelişmeler değil. Bunlar, onlarca yılın acısını, kaybını ve yorgunluğunu aşmaya talip olan bir iradenin somut ifadeleri.” dedi.
Tuncer Bakırhan
Hukuki zemin en büyük eksiklik
Yasal düzenlemelerde gecikmelerin biriktiğini anlatan Bakırhan, şöyle devam etti: “Tarihin hızına yetişemeyen bir hukuk zemini, bu sürecin en zayıf halkası haline geldi. Sürecin hukukunun oluşmaması en büyük eksiklik. Burada altını çizmek istediğimiz nokta şu: Silah bırakma ve yasal zemin ‘önce biri sonra diğeri’ mantığı üzerinden değil, eşgüdümle, birlikte yol alarak ilerlemeli. Şimdi bazı olumlu işaretler var. 23 Nisan’daki Meclis konuşmaları, ardından gelen resepsiyon, bizim önerdiğimiz ‘Barış İzleme ve Takip Kurulu’, Sayın Bahçeli’nin gündeme taşıdığı ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ mekanizması ve son olarak Sayın Cumhurbaşkanının ‘Bu süreçten geriye dönüş yok mesajı’ … Tüm bunların ardından ‘artık adım atılmalı’ tartışmaları hem genişledi hem derinleşti. Bunu önemli ve olumlu buluyoruz.” diye konuştu.
Bu süreçte ciddiyet şart
Komisyon raporunun, artık beklemeyi kaldırmadığını ifade eden Bakırhan, “Raporlar çekmecelerde değil, yasalarda anlam kazanır. O raporu şimdi somut bir takvime bağlamak, yasal adımları hayata geçirmek zorundayız. Biz bu sürece stratejik bakıyoruz. Günübirlik hesapların, anlık kazanım kaygılarının değil; tüm Türkiye’nin geleceğini güvence altına alacak kalıcı bir barışın peşindeyiz. Bu süreçte ciddiyet şart, suhuletle hareket etmek şart; ama en az bunlar kadar cesaret ve kararlılık da şart. Stratejik aklın bu sürece sahip çıkması için başka bir seçenek yok” dedi.
Tuncer Bakırhan, CHP’nin sürece yaklaşımını ise şöyle değerlendirdi: “Barış sürecine dönük çok önemli destek ve katkılar gerçekleştirdiler. CHP’nin sürecin bugünlere gelmesinde önemli katkısı vardır. Bu konuda tek bir şüpheye yer yoktur. CHP’nin de içinde olduğu Kürt meselesinin çözümü daha sağlam bir zeminde olur. Bu sebeple, CHP’nin ve tüm muhalefetin demokratik ve hukuki bir güvence içerisinde faaliyetlerini sürdürebilmesi gerekiyor.”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































