Toplam 37 yıl cezaevinde olan Mehmet Durak Karak ‘pişmanlık’ dayatması yüzünden tahliye edilmiyor
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) verilerine göre Türkiye cezaevlerinde İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) kararıyla şimdiye kadar 8 bin 500 kişinin tahliyesi ertelendi. Bu tutsaklardan biri de Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesine bağlı kırsal Qûbika Çareba Mahallesinden tutsak Mehmet Durak Karak (73).
Mehmet Durak Karak, ilk olarak 12 Eylül Darbesi ardından askerler tarafından köylerine yapılan baskında babası ve 6 kardeşiyle birlikte gözaltına alındı. Bu süreçte tutuklanan ve 4 yıl cezaevinde kalan Mehmet Durak Karak, 1986 yılında tekrar tutuklanarak 8 ay hapis yattı. 1989 yılında da 1 buçuk yıl tutuklu kalan Mehmet Durak Karak, en son 1995 yılında tutuklandı. Dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yargılanan Mehmet Durak Karak, “devletin birliğini bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezası aldı. Haziran 2025’te 30 yıllık hapis cezası tamamlanan ve tahliye edilmesi gereken Mehmet Durak Karak, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından infazı yakılarak tahliyesi 6 yıl daha uzatıldı.
‘2025’te kardeşimin cezası bitti fakat tahliye edilmedi’
7 çocuk babası Mehmet Durak Karak’ın ağabeyi Müslüm Karak, kardeşinin maruz kaldığı gözaltı, tutuklama ve baskıları anlattı. Müslüm Karak, “Haziran 2025’te kardeşimin cezası bitti fakat tahliye edilmedi. Çeşitli tarihlerde verilen disiplin cezaları bahane edilerek infazı yakıldı. Kardeşim Mereş, Elbistan, Sêwreg (Siverek), Curnê Reş (Hilvan) cezaevlerine sürgün edildi. Cezasının bitmesine bir yıl kala onu Erzincan’a sürgün ettiler. Şimdi Erzincan cezaevinde kalıyor” dedi.
Kardeşine bunca yıl cezaevinde kaldıktan sonra “pişmanlık” dayatması yapıldığını söyleyen ağabey Müslüm Karak, “Kardeşim Kürt olduğu için tutuklandı. Kürtlük mücadelesi verdiği için bunca yıldır cezaevinde. Şimdi pişmanlık dayatmasını kabul edilebilir mi? Pişman olsaydı, zaten hiç cezaevine girmezdi” diye konuştu.
‘Ne Önderimizi bıraktılar, ne hasta tutsakları bıraktılar’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Müslüm Karak, “Önderimize ve halkımıza güvenimiz tamdır. Önderimizin dediği sözün arkasından yürürüz. Hükümet Önderliğin yanına gitti ve barış istediler. Barış için bazı görüşmeler oldu, fakat bugün süreç tıkanmış. Kaç zamandır Önderlikle görüşmeler yapılmıyor. Meclise gelen komisyonun raporunu işletmiyorlar. O rapora göre en azından şimdiye kadar hasta tutsakların bırakılması gerekiyordu. AİHM, Önderlik için umut hakkı kararı vermiş, onun uygulanması gerekiyordu ama şimdiye kadar ne Önderimizi bıraktılar, ne hasta tutsakları bıraktılar, ne de herhangi bir adım atmadılar” ifadelerini kullandı.
“Bu barış eninde sonunda olacak ama Türkiye hükümetine inancımız yok” diyen Müslüm Karak, “Biz dilimizi, kimliğimizi istiyoruz. Eşit yurttaşlık istiyoruz. Türkiye’deki insanların ne hakkı varsa bizde o hakları istiyoruz” şeklinde konuştu.
Ailenin birçok bireyi tutsak
Müslüm Karak, kardeşi Mehmet Durak’ın yanı sıra ailesine dair şu bilgileri de verdi: “Oğlum 12 yıldır İsmet Karak Ankara Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde kalıyor. 14 defa ‘Ağırlaştırılmış müebbet hapis’ cezası verilmiş, şu an tekli hücrede tutuluyor. Yeğenim Şükrü Karak Kırşehir 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde. 9 yıldır cezaevinde. Tekli hücrede tutulan yeğenime 23 yıl hapis cezası verilmiş.”
Haber: Ömer Akın \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































