• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    MHP’de kongre takvimi açıklandı: Kurultay 7 Mart 2027’de

    Dış ticaret açığı Haziran’da 8,2 milyar dolara çıktı; 6 aylık açık 51,4 milyar dolar

    Dış ticarette denge bozuldu; martta açık 11,2 milyar dolar

    Sürekli aynı tartışmaları yaşıyorsanız sebebi bu olabilir

    Sürekli aynı tartışmaları yaşıyorsanız sebebi bu olabilir

    Trump'a Suikast Girişiminde Yeni Görüntüler Ortaya Çıktı: Güvenlik Noktasından Böyle Geçmiş

    Trump’a Suikast Girişiminde Yeni Görüntüler Ortaya Çıktı: Güvenlik Noktasından Böyle Geçmiş

    3 milyon 472 bin kişi aldığı sosyal yardımlarla karnını doyurdu

    Eurostat verilerine göre Türkiye yoksullukta Avrupa’nın zirvesinde

    1 Mayıs tutuklularından 11 kişiye tahliye edildi

    İstanbul’a 1 Mayıs ablukası: İstanbul Valiliği 4 ilçede tüm eylem ve etkinlikleri yasakladı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    93 gündür açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay 46 kilonun altına düştü

    93 gündür açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay 46 kilonun altına düştü

    Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’ açıklaması var ama dosyaya yansıyan bir şey yok

    Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’ açıklaması var ama dosyaya yansıyan bir şey yok

    AKP yine aynı: Gizli ‘İŞKUR’ toplantısı, işe alım listeleri ve seçim usulsüzlükleri

    AKP yine aynı: Gizli ‘İŞKUR’ toplantısı, işe alım listeleri ve seçim usulsüzlükleri

    ‘Süphan Dağı’ şarkısıyla tanınan Taş: Demokratik siyasette yerimizi alacağız

    ‘Süphan Dağı’ şarkısıyla tanınan Taş: Demokratik siyasette yerimizi alacağız

     IHRNGO: 44 kişiye daha İdam cezası verildi, yüzlerce kişi risk altında

     IHRNGO: 44 kişiye daha İdam cezası verildi, yüzlerce kişi risk altında

    Dilek İmamoğlu: Dosyada tek bir somut delil yok, tahliyeler derhal olmalı

    Dilek İmamoğlu: Dosyada tek bir somut delil yok, tahliyeler derhal olmalı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

    Kahramanmaraş’ta neler oldu? (8): Ne Yapmalıyız?

    Kahramanmaraş’ta neler oldu? (8): Ne Yapmalıyız?

    Necip F. Bahadır

    Bak şu konuşana!

    Okulda katliam (7): Mafya dizileri ve şiddetin normalleşmesi

    Okulda katliam (7): Mafya dizileri ve şiddetin normalleşmesi

    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    MHP’de kongre takvimi açıklandı: Kurultay 7 Mart 2027’de

    Dış ticaret açığı Haziran’da 8,2 milyar dolara çıktı; 6 aylık açık 51,4 milyar dolar

    Dış ticarette denge bozuldu; martta açık 11,2 milyar dolar

    Sürekli aynı tartışmaları yaşıyorsanız sebebi bu olabilir

    Sürekli aynı tartışmaları yaşıyorsanız sebebi bu olabilir

    Trump'a Suikast Girişiminde Yeni Görüntüler Ortaya Çıktı: Güvenlik Noktasından Böyle Geçmiş

    Trump’a Suikast Girişiminde Yeni Görüntüler Ortaya Çıktı: Güvenlik Noktasından Böyle Geçmiş

    3 milyon 472 bin kişi aldığı sosyal yardımlarla karnını doyurdu

    Eurostat verilerine göre Türkiye yoksullukta Avrupa’nın zirvesinde

    1 Mayıs tutuklularından 11 kişiye tahliye edildi

    İstanbul’a 1 Mayıs ablukası: İstanbul Valiliği 4 ilçede tüm eylem ve etkinlikleri yasakladı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    93 gündür açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay 46 kilonun altına düştü

    93 gündür açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay 46 kilonun altına düştü

    Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’ açıklaması var ama dosyaya yansıyan bir şey yok

    Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’ açıklaması var ama dosyaya yansıyan bir şey yok

    AKP yine aynı: Gizli ‘İŞKUR’ toplantısı, işe alım listeleri ve seçim usulsüzlükleri

    AKP yine aynı: Gizli ‘İŞKUR’ toplantısı, işe alım listeleri ve seçim usulsüzlükleri

    ‘Süphan Dağı’ şarkısıyla tanınan Taş: Demokratik siyasette yerimizi alacağız

    ‘Süphan Dağı’ şarkısıyla tanınan Taş: Demokratik siyasette yerimizi alacağız

     IHRNGO: 44 kişiye daha İdam cezası verildi, yüzlerce kişi risk altında

     IHRNGO: 44 kişiye daha İdam cezası verildi, yüzlerce kişi risk altında

    Dilek İmamoğlu: Dosyada tek bir somut delil yok, tahliyeler derhal olmalı

    Dilek İmamoğlu: Dosyada tek bir somut delil yok, tahliyeler derhal olmalı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

    Futbolda yeni dönem: Lig maçları sınırları aşabilir mi?

    Kahramanmaraş’ta neler oldu? (8): Ne Yapmalıyız?

    Kahramanmaraş’ta neler oldu? (8): Ne Yapmalıyız?

    Necip F. Bahadır

    Bak şu konuşana!

    Okulda katliam (7): Mafya dizileri ve şiddetin normalleşmesi

    Okulda katliam (7): Mafya dizileri ve şiddetin normalleşmesi

    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

‘Süphan Dağı’ şarkısıyla tanınan Taş: Demokratik siyasette yerimizi alacağız

SG by SG
1 Mayıs 2026
in Kürt Meselesi
0
‘Süphan Dağı’ şarkısıyla tanınan Taş: Demokratik siyasette yerimizi alacağız


Cezaevinde seslendirdiği ‘Süphan Dağı’ şarkısıyla tanınan Süheyla Taş, tahliye olduktan sonra ilk olarak Abdullah Öcalan’ın görüntülü çağrısını izlediğini belirterek, ‘Mücadele sürüyor. Demokratik siyasette yerimizi alacağız’ dedi

Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde 2017 yılından bu yana tutsak bulunan Süheyla Taş, 10 yıla yakın süren tutsaklığın ardından 24 Nisan’da tahliye oldu. Cezaevi çıkışında büyük bir sevinçle karşılanan Süheyla Taş,  Özgür Kadın Hareketi’nin (Tevgera Jinên Azad-TJA) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kendisine gönderdiği ancak cezaevi idaresi tarafından kabul edilmeyen saç örgülü şalı ile kendisini bekleyenlerle buluştu.

Süheyla Taş, Kürt siyasetçi Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eylemlerinin 83’üncü gününde annesi ile yaptığı telefon görüşü sırasında söylediği “Süphan Dağı” şarkısıyla hafızalara kazındı. Süheyla Taş, cezaevlerinde süren tahliye engellerini, “pişmanlık” dayatmalarını ve keyfi kurul kararları ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair değerlendirmelerde bulundu.

Gökyüzü özlemi  

Çıktığı an kendisini karşılayan ilk şeyin gökyüzü olduğunu söyleyen Süheyla Taş, “Gökyüzüne bir süre baktım çünkü zindan gerçekliğinde bir dilim gökyüzü görebiliyoruz. Baktım devasa bir gökyüzü beni karşıladı. İlk kapıdan çıktığımda aslında toprağa dokunmak istedim ama orası da betondu. Toprağa basabileceğimiz bir yer yoktu. Zindanda istisnasız herkesin en çok özlediği şeye vereceği cevap ‘toprağa ayak basmak’ olurdu. Mitolojide Antaeus diye bir tanrı vardır. Yenilmez olduğu söyleniyor, sadece toprakla bağı kesildiği zaman yeniliyormuş. Zeus onu yok etmek istediğinde onun ayağını topraktan çekip öyle yok ediyormuş. Belki bize yapılan da oydu. Tabi topraktan ayağını kesiyor ama buradan (kalbini göstererek) kesemiyor. Ertesi gün bir parka gidip ayağımı toprağa değdirdim, çiçekleri kokladım. Ağaçları sevdim. Yoldaşlarım için de yaptım yani konuşurken zaten ‘Size yoldaşların selamlar getirdim’ dedim. Yeniden toprakla doğayla buluşmak güzel bir histi. Bir doğayla buluştum ama bir doğaya özlem duyuyorum şimdi, arkadaşlarım içeride kaldı. Onun burukluğunu yaşıyorum ama onlar için de toprağa basıyorum ve çok daha sağlam basmaya kararlıyım. Ayağımı bir daha topraktan kesemeyecekler” dedi.

İlk olarak videolu mesajı izledi 

Süheyla Taş, cezaevinden çıktıktan sonra ilk olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 9 Temmuz’da yayınlanan videolu mesajını izlediğini söyleyerek, “Orada mekan zamanı zaten aşıyorsun ya belki de zindan gerçekliği tam da budur. O mekanı da aşıyor, zamanın da ötesine geçiyorsun. Sürekli bir akış halindesin. Onu Önderlikte (Abdullah Öcalan) fark etmek çok anlamlı olmuştu. Çünkü bizim için gül bayramıydı bence 9 Temmuz. Ben de onu hemen görmek istedim. Televizyon kanallarında sadece önderliğin fotoğrafını vermişlerdi, görüntüyü vermediler” diye belirtti.

Süheyla Taş, daha önce Abdullah Öcalan’ın 9 Temmuz çağrısını izleme talebi ile cezaevine başvuruda bulunduğunu da belirterek, “Sonuçta Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanmasına izin verilmiş bir videoydu. Ve sonuçta ben de bu özgürlük hareketinde mücadele eden bir insanım. Onun için ben de başvuruda bulundum. Madem ki önderliğim böyle bir video çekmiş ve bir çağrıda bulunmuş, bu çağrı bana yapılan bir çağrı. Bana yapılan bir çağrıysa benim bu çağrıyı dinlemem gerekiyor, görmem gerekiyor. Bunu bana ya metin olarak vermeleri gerekiyordu ya da beni bilgisayar bulunan bir odaya çıkarırlardı. Çünkü çağrı bana yapılmış bir çağrı. Ben de ona göre mücadelemi yürüteceğim. Ama hiçbir dönüş yapmadılar. İkinci kez başvurdum, yine cevap gelmedi. Bir kez daha yeniden aynı içerikte bir dilekçe yazdım. Bu defa kurum idaresi tarafından izin verilirse tüm evraklar incelendikten sonra verilebileceği söylendi. Ona istinaden tekrar başvuruda bulundum ama bu sefer savcı tarafından reddedildi. Maalesef o yüzden görememiştim. Televizyonda sadece küçük bir fotoğraf vermişlerdi. Orada da durdurup inceleyemiyorsun. O yüzden çıkar çıkmaz önderliği çağrısını izledim. Zaten o an ben toprağa basmıştım aslında. Güller çoktan büyümeye başlamışlardı” diye konuştu.

‘Süphan Dağı’nın  hikayesi

Süheyla Taş, Leyla Güven’in 2019’da başlattığı açlık grevi eylemlerinin 83’üncü gününde annesi ile yaptığı telefon görüşü sırasında seslendirdiği “Süphan Dağı” şarkısının hikayesine değindi. Süheyla Taş, şunları söyledi: “Direnişin atmosferi ve verdiği güçten olsa gerek, özgürlük mücadelesinde şehit düşen yoldaşlarım rüyalarıma geliyordu. Hatta çok ilginçti Kemal Pir yoldaşı bile görmüştüm. O süreç çok güzeldi benim için, her zaman da öyle kalacak. Gelhat Gever diye bir arkadaş vardı, Nusaybin’de katledildi. O arkadaşı rüyamda gördüm. Bağlama çalardı arkadaş, çok güzel de ‘Süphan Dağı’ söylerdi. Rüyamda bağlama çalıp bana bunu söyleyince telefonda annemle konuşurken ‘Ben de onun için bu şarkıyı söyleyeceğim’ dedim. Madem o rüyamda bana bu şarkıyı söyledi o zaman benim de bunu dışarıya taşırmam gerekiyor. Sadece orada ‘Ben yârimden ayrı düştüm’ kısmını benim yârim özgür dağlar olduğu için ‘Ben dağımdan ayrı düştüm’ diye ekledim. Yoldaşın çalıp söylemeyi sevdiği bir şarkıydı o yüzden bunu söyledim.”

‘Faşizan bir yaklaşım ile yüz yüzeydik’ 

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde 2021’den beri büyük bir hukuksuzlukla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Süheyla Taş, “Sincan Kadın Cezaevi’ndeki yoldaşlarla ilgili sürekli bir erteleme kararı veriliyordu. Bu ertelemelere karşı büyük direnişler ve eylemler de yapıldı. Faşizan bir yaklaşım ile yüz yüzeydik. Yaklaşımları tamamen pişmanlık dayatma üzerine olduğu için bunu reddettik. Bir şeye karşı iki şekilde mücadele edebilirsin; ya tamamıyla reddedersin ya da onun istediği yerde bu mücadeleyi verirsin. Bu defa ikinci seçeneği de denemek istedik. Orada gerekli cevapları vermeye karar verdik. Ama gittikten sonra da bu sefere tamamen pişmanlık, tamamen onursuz bir duruş dayatıldı. Her yoldaşımız da çok güçlü bir duruş sergiledi. 2021’den beri onların deyimiyle hiç ‘şartlı tahliye’ olmadı. Elif Çetinbaş ile birlikte ilk defa kurul kararı ile bırakılmış olduk. Sanırım o da Sincan’da özel bir politika yürütüldüğü açığa çıktığı içindi” dedi.

‘Birlikte tahliye olmalıydık’

Kendisiyle aynı gün kurula çıkarılan Fatma Aslan’ın tahliyesinin 9 ay ertelendiğini belirten Süheyla Taş, “Arkadaşın benimle birlikte tahliye olması gerekiyordu. Fatma Aslan, 14 yaşında Nusaybin direnişinde gözaltına alınmıştı. Çok büyük işkenceler görmüştü. Yüreğin kaldırmayacağı işkenceler görmüştü. Aslında bugün bu sandalyede onun oturmasını daha çok isterdim. O’na yine pişmanlık dayatıldı, Nusaybin Özyönetim direnişine dönük bir yaklaşımdı. O direnişten pişman olup olmadığını sordular. Arkadaş da doğal olarak o direnişten asla pişman olmadığını söyledi. Orada o gün direndiği için, hiç pişman olmadığını söylediği için bırakılmadı. Tamamıyla faşizan bir yaklaşımla yeniden yüz yüze geldi. Yani bundan yıllar önce yaşadığı şeyleri yeniden yaşadı. Fatma Aslan’ın tahliye edilmeyişi başlı başına süreç açısından bir provokasyondur. Keşke benim yerime arkadaş tahliye olsaydı” ifadelerini kullandı.

‘Keyfi dayatamalar’ 

Süheyla Taş, verilen tahliye erteleme kararlarının hukuki bir dayanağı olmadığını ifade ederek “Eğer İdare ve Gözlem Kurullarının yaklaşımlarında hukuki bir durum söz konusu olsaydı, buna dönük biz de hukuki bir mücadele yürütebilirdik. Tamamıyla keyfi olarak ya da tamamıyla faşizan bir dayatmayla, fikrimizi kabul etmeyen bir reddediş var. Doğrudan kimliğimize yönelik bir reddediş var. Doğrudan pişmanlığı dayatıyor. Barış ve özgürlük içerisinde yaşamak isteyen bir insan neden pişman olsun ki? Zaten mücadele ediyor, direniyor” diye konuştu.

‘Özel savaş uygulamaları gündemdeydi’  

Baskıya rağmen cezaevi yönetimiyle müzakerede ısrar ettiklerine dikkat çeken Süheyla Taş, “27 Şubat çağrısından sonra biz de mücadele yöntemimizi değiştirdik. Önder Apo, sürekli bir müzakere ilişkisinin olması gerektiğini, yaşamda da diyaloğun önemli olduğunu vurguluyor. Bunun üzerine yeni bir süreç geliştiği için biz de elimizden geldiğince bazı durumları önce diyalogla aşmaya çalışıyoruz. Çok başarılı olduğumuzu söyleyemem; ancak bunu bizim başarısızlığımız değil, karşı tarafın başarısızlığı olarak değerlendirebilirim. Bizde darp yoktu ama tamamen özel savaş uygulamaları vardı. Yoğun tecrit devam ediyordu. Tahliye olmadan önce başka bir koğuşta kalıyordum. Gecenin bir yarısı bulunduğum koğuşu bastılar, ‘Bu koğuşu kapatıyoruz’ dediler. Şimdi buna karşı önce diyalogla çözüm arıyorsun; ama olmadığında tüm arkadaşların desteğiyle buna karşı bir tutum sergilemek durumunda kalıyorsun. Kendinle birlikte onları da dönüştürmeye çalışıyorsun elbette” dedi.

‘İğneden soruşturma açıldı’  

Süheyla Taş, “Benim kurul sürecim yaklaştığı için odada bir şey bulmaya çalıştılar. Sonunda küçük bir iğne buldular. Tığ şeklinde yamulduğu için ona el koyup bana soruşturma açtılar ve hücre cezası verdiler. Onların deyimiyle ‘iyi halli’ olmam gerekiyor; bu tür işlemlerle hukuki çerçeveyi doldurmaya çalışıyorlar. Üstelik iğne bana ait olmadığı halde soruşturma açıldı ve konu farklı bir dosyaya dönüştürülmek istendi” dedi.

‘Halkımız mücadeleye başlamalı’  

Biri 34 yıl olmak üzere 30 yıldan fazla süredir tutuklu bulunan 4 kadın tutsağın da çeşitli gerekçelerle tahliyelerinin engellendiğine dikkat çeken Süheyla Taş, “Sürekli ‘örgütle bağlantıları devam ediyor, örgüt yönetiminde yer alıyor’ diyerek tahliyelerini engelliyorlar. Halbuki hepsi afaki şeyler olduğu bilindiği halde, hiçbir hukuki dayanağı olmadan arkadaşlar bırakılmıyor. Onlar bırakılmazsa gerçekten çok büyük bir mücadele gerekecek. Çünkü bu çok büyük bir provokasyon olacak. Çünkü 30 yıldır zaten bu arkadaşlar içeride. Umarım bu son kurulları olacak artık. Bunda da bırakılmazsa halkımızın bunun karşısında çok büyük bir mücadele başlatması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘Önderliğin durumlarını düşününce..’ 

Cezaevinin karanlığına karşı örülen yaşama katılarak mücadelelerini burada da devam ettirdiklerini söyleyen Süheyla Taş, şunları kaydetti: “Hele ki şimdi Önderliğin bulunduğu koşulları düşününce, onun bulunduğu koşullarda bu kadar büyük bir mücadele yürütülüyorsa o zaman benim de burada aynı mücadeleyi yürütmem gerekiyor diyorsun. Artık sadece senin yürümen gerekiyor. Yol zaten var. Daha öncesinde yıllara dayanan büyük direnişlerle döşenmiş bir yol var. Senin sadece o yolda adım atman gerekiyor. Öyle olunca da artık yaşam canlanmaya başlıyor. Mesela kar yağdığında en arkadaki koğuştan bir sonraki koğuşlara haber veriliyor; ‘Hevalno, ilk kar düştü, ilk kar düştü’ diye. Onu hiç unutmam. Gece çok geç saat bile olsa ilk kar düştüğünde tüm yoldaşlar birbirlerine koğuşlardan haber verirlerdi, ilk karı karşılamak için. Ya da bir görüşte annem, eline küçük bir çiçek saklayıp getirmişti. 8 Mart Kadınlar Günü’ydü. Bize ellerinde bahçeden koparılmış çiçek getirmişlerdi. Biz de odaya gider gitmez görüşçüsü gelmeyip çıkmayan arkadaşlarla paylaştık o çiçekleri. Hemen küçük bir çay bardağında suya koyduk. Sanırım iki gün sonra açmaya başladı. Etrafından yapraklar çıktı. İnanılmaz bir şeydi. Bu defa onu alıp bütün sohbetlere götürmüştük. Bu defa sohbette tüm arkadaşlara göstermiştik.”

Elmadan sirkeye ceza

Kendileri cezaevinde çiçek büyütmeye çalışırken, avlu içerisinde yeşeren çiçeklerin cezaevi yönetimi tarafından söküldüğünü söyleyen Süheyla Taş, bu duruma karşı da mücadelelerini şöyle anlattı: “Herhâlde Sincan bataklık üzerine kurulmuş bir zindan olduğundan dolayı sürekli bir yerlerden mutlaka küçük bir bitki ya da bir çiçek çıkıyor. Mutlaka her koğuşun duvarında böyle çıkıyordu. Her aramada gelip onları koparıyorlardı. Biz kopmuş halini yerde görelim diye bilerek de yere atıyorlardı. Basıyorlardı ve öyle geçiyorlardı. Onun için her aramada mutlaka büyük bir kavga edilirdi. Ya da yeşillenen soğanlar oluyor ya hani kuru soğan onları suya koyardık yeşillenmeye başlardı. Gardianlar, ‘büyüdü bunlar’ derdi ve alırlardı.”

Cezaevinde mide hastalıkları ve temizlik amacıyla yaptıkları sirke nedeniyle 1 buçuk yıl ceza verildiğini de belirten Süheyla Taş, “Normalde cezaevlerinde sirkenin satılması lazım ama benim bulunduğum zindanda maalesef sirke satılmıyordu. 30 yılını çoktan tamamlamış yoldaşlar vardı ve artık sağlık problemleri vardı. Onun için sirke yapıyorduk. Doğal olarak verilen elmalardan, elma sirkesi yapıyorduk. Ama aramalarda elma sirkelerini aldıklarında bize soruşturma açıyorlardı. Yetmiyordu bir de adli dava açıyorlardı” ifadelerini kullandı.

Zindanda 8 Mart’lar  

Cezaevinde Newroz ve 8 Mart gibi özel günleri soruşturma ve engellemelere rağmen kutlamaktan da geri durmadıklarını ifade eden Süheyla Taş, “8 Mart’ta tüm kadın arkadaşlar, en güzel kıyafetlerimizi giyeriz. Direnişimizin sembolü saçlarımızı ya öreriz ya da böyle çok güzel şeyler yaparız. Süsleniriz. Mutlaka yöresel şallarımız varsa onları boynumuza takarız. Şarkımızı söyleriz. ‘Jin, jiyan, azadî’ diye haykırırız. Herkes birbirine sesini ulaştıracak saatleri seçer ki herkes birbirini dinleyebilsin. O şekilde büyük bir kutlama yaparız, zılgıtlarımızı çekeriz. Sonrasında soruşturma gelir. Bir ay iletişimsiz kalırız ama olsun. Yine de güzel, çok güzel direniriz 8 Mart’larda. Zindanda da güzel direniriz. Kürtçe şarkı söylediğimiz ve Newroz’da ateş yaktığımız için soruşturmaya tabi tutuluruz ama bu bizi hiçbir zaman engellemedi” dedi.

‘Her an dinç olmalıyız’

Kadınların bulunduğu her yerde mücadele ve direnişin olduğunu söyleyen Süheyla Taş, bunun cezaevini yansımasını ise şöyle anlattı: “Kadın varlık olarak akışkan olduğu için belki de zindanda birbiri ile kaldıklarında da bir mücadele ve direniş ortamı devam ediyor. ‘Direnen güzelleşir’ diyor ya.; Belki de onun etkisiyle her yüz aynı gibi gelirdi. Sanki gülüş aynı gibiydi. Belki renkleri, belki sesleri farklıydı ama bir kuş cıvıltısı gibiydi. Belki her birinin kendine özgü bir kahkaha sesi vardı ama özde hepsi aynıydı. Bir de sanki kapitalizm gerçekten ne kadar vahşi ise sen içinde mücadele ediyor olsan da o keşmekeş muhtemelen seni yoruyor. Mücadele ederken ama orada ondan arındırılmış daha yoğun bir direniş durumu var ve sen her an kendini dinç tutmak zorundasın. Zindan gerçekliğinde bunu yapmak zorundasın.”

Adli tutuklular 

Süheyla Taş, Sincan’da artan adli tutuklu sayısı nedeniyle kendileriyle aynı odada kalmaya başladıklarını belirterek, adli tutuklulara cezaevinde yaşadıkları sorunları kendilerine ileterek çözmeye çalıştığını kaydetti. Süheyla Taş, “Devletin kurduğu sistem iyice çürüyor; çürüdükçe de doğal olarak insanları da birey olarak bitiriyor, tüketiyor. Tam bir tüketme durumu söz konusu. Bu tükenişin sonucu olarak ne yazık ki adli tutuklular artıyor. Normalde cezaevi üç kısımdan oluşuyordu. Bizim bulunduğumuz kısım sadece PKK’li tutsakların kaldığı bölümdü ama son süreçte adli tutuklu sayısı o kadar yoğundu ki bizim sayımız azaldıkça odalarımızı küçültüp bizi yan yana getiriyorlardı. Normalde bizi bir kişi, iki kişi, üç kişi tutuyorlardı.  Daha yoğun tecrit uyguluyorlardı ama düşünün o tecrit politikasından bile ödün vermek zorunda kaldılar. Bizim beş kişilik kaldığımız odalarda adliler şu anda 40 kişi kalıyorlar. Koğuşta kaldığı kişi tarafından şiddete uğruyor, haber veriyor, ‘Benim koğuşumu değiştirin’ diyor. Değiştirmiyorlar, ‘Kendimi keserim’ dediklerinde de ‘tamam kes’ diye önlerine bıçak atıyorlar” diye konuştu.

Barış ve Demokratik Toplum  Süreci

Süheyla Taş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni de değerlendirerek, sürecin bir “al ver süreci” değil bir “varlık süreci” olduğunu belirtti. Süheyla Taş, “Devlet Bahçeli’nin açıklamasıyla bir anda değişen bir durum söz konusu oldu ve sonrasında önderliğin büyük bir çabasıyla bu sürece kadar geldik. Bir ‘al ver süreci’ olarak asla bakmıyorum zaten öyle bir süreç değil. Biraz daha bir varlık durumu söz konusu. Elbette o da tamamlandı. Ben Colemêrgliyim mesela Colemêrg’te çocuk olmak savaşın içine doğmak demek. Dilin kabul edilmiyor, kültürün kabul edilmiyor. Yok sayılıyorsun, zaten eşit değilsin. Şimdi öyle bir süreçte değiliz. Hiç unutmam biz okula giderken sınıftan içeriye girmeden önce öğretmen bizim ağzımızın içine bakardı, ‘Dişinizin arasında Kürtçe harf kalmış’ derdi. Elimize cetvelle vururdu. Halâ tırnağımda acısı tazedir. Hiçbir zaman unutmam o acıyı. O acıyı unutmadığım için zaten mücadeleye katıldım. Şimdi o, büyük bir varlık mücadelesine neden oldu ve varlık artık tamamlandı, kabul edildi. Şimdi Kürtçe konuştuğun için sana bir şey demeye kalksa da ona karşı büyük bir tutum sergileyen bir halk gerçekliği doğurdu. PKK aslında onun ruhunu çok iyi oluşturdu” dedi.

Süheyla Taş, dünya genelinde savunma ve savaş harcamalarının artırıldığı bir dönemde, PKK’nin silah yakma eylemiyle barış yönünde adım attığını söyledi. Süheyla Taş, “Böylesi bir fark var yani. Bu barışı, özgürlüğü isteyen ruhun aslında bir yansımasıydı. O yüzden Önder Öcalan’ın başlatmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Süreci, yepyeni bir sayfadır. Önderliğin çağrısından sonra PKK, 2 ay 7 gün içerisinde ne gerekiyorsa yaptı. Atması gereken hangi adım varsa… Bunu elbette değerlendirecek olan da ya da doğru adımı attı mı atmadı mı, bunu değerlendirecek bir kişi vardır; o da Önder Öcalan’dır. Bunun değerlendirmesini zaten o yapar; gerçekten uyuldu mu, uyulmadı mı diye”  ifadelerini kullandı.

“Olabilecek şeyler yapıldı ama bu karşılık olmadı” diye devam eden Süheyla Taş, şöyle devam etti: “Mesela bir kuş tek kanatla uçamaz, yani ona iki kanat gerekir ki gökyüzünde özgürce uçabilsin. En basit örneği, benimle beraber Fatma Aslan’ın bırakılması gerekiyordu ama Fatma Aslan bırakılmadı. O zaman süreç nerede, hukuki adımlar nerede? Bize karşı hala saldırgan bir dil kullanılıyor. Kürtçe şarkı söylediğimiz için bir soruşturma açılabiliyor. Halbuki halkların Newroz’u her yerde kutlanabiliyor. Kalıcı bir barış gerçekten isteniyor mu, yoksa istenmiyor mu? Bunlar gerçekten sorulması gereken sorulardır diye düşünüyorum. Tabii mücadele devam ediyor. Demokratik siyaset önümüzde olduğu için, elden geldiğince demokratik siyasette yerimizi almaya çalışacağız. Bu mücadelede tabii hukuk da çok önemli olacak ama mevcut hukukla bu ne kadar olacak ya da var olan hukukla biz demokratik mücadelemizi nereye kadar sürdüreceğiz. Cevabı verilmesi gereken bir şeydir. Yoldaşlar kalkıp silahlarını yakıyorlar. Peki demokratik siyaset yapamadıktan sonra nerede mücadelelerini yürütecek? Onun zemininin hazırlanması gerekiyor.”

Haber: Sema Bingöl / MA

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Mahmut Arıkan, ‘cumhurbaşkanı’ adaylarının ismini açıklamadı: “Tutuklansın istemiyoruz!”

Next Post

Dolar Kaç TL Oldu, Euro ne Kadar? İşte 1 Mayıs Cuma Güncel Döviz Kurları

Related Posts

93 gündür açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay 46 kilonun altına düştü
Kürt Meselesi

93 gündür açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay 46 kilonun altına düştü

1 Mayıs 2026
Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’ açıklaması var ama dosyaya yansıyan bir şey yok
Kürt Meselesi

Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’ açıklaması var ama dosyaya yansıyan bir şey yok

1 Mayıs 2026
AKP yine aynı: Gizli ‘İŞKUR’ toplantısı, işe alım listeleri ve seçim usulsüzlükleri
Kürt Meselesi

AKP yine aynı: Gizli ‘İŞKUR’ toplantısı, işe alım listeleri ve seçim usulsüzlükleri

1 Mayıs 2026
 IHRNGO: 44 kişiye daha İdam cezası verildi, yüzlerce kişi risk altında
Kürt Meselesi

 IHRNGO: 44 kişiye daha İdam cezası verildi, yüzlerce kişi risk altında

1 Mayıs 2026
Dilek İmamoğlu: Dosyada tek bir somut delil yok, tahliyeler derhal olmalı
Kürt Meselesi

Dilek İmamoğlu: Dosyada tek bir somut delil yok, tahliyeler derhal olmalı

1 Mayıs 2026
Oluç’tan süreç açıklaması: Mayıs’ta adımlar atılacağına dair bizde kanaat oluştu
Kürt Meselesi

Oluç’tan süreç açıklaması: Mayıs’ta adımlar atılacağına dair bizde kanaat oluştu

1 Mayıs 2026
Next Post
Dolar Kaç TL Oldu, Euro ne Kadar? İşte 1 Mayıs Cuma Güncel Döviz Kurları

Dolar Kaç TL Oldu, Euro ne Kadar? İşte 1 Mayıs Cuma Güncel Döviz Kurları

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter