• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Instagram’a paylaşılan hikayeleri düzenleme imkanı geliyor

    Instagram’a paylaşılan hikayeleri düzenleme imkanı geliyor

    Eurovision 2026 birincisi kim oldu? Eurovision şampiyonu hangi ülke oldu?

    Eurovision 2026 birincisi kim oldu? Eurovision şampiyonu hangi ülke oldu?

    Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

    Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

    WhatsApp’a mesaj okunduktan sonra silinecek şekilde ayarlama geliyor

    WhatsApp’a mesaj okunduktan sonra silinecek şekilde ayarlama geliyor

    Yarın okullar tatil mi? 18 Mayıs Pazartesi okullar yarım gün mü?

    Yarın okullar tatil mi? 18 Mayıs Pazartesi okullar yarım gün mü?

    Gmail, bazı hesaplarına sadece 5 GB ücretsiz depolama alanı sunmaya başladı

    Gmail, bazı hesaplarına sadece 5 GB ücretsiz depolama alanı sunmaya başladı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Tekirdağ’da silahlı kavga: İki polis yaşamını yitirdi

    Tekirdağ’da silahlı kavga: İki polis yaşamını yitirdi

    Aksaray’da kuyuya giren 3 işçi hayatını kaybetti

    Aksaray’da kuyuya giren 3 işçi hayatını kaybetti

    Kırmızı gül buz içinde

    Kırmızı gül buz içinde

    Yasayı Kandil mi çıkaracak?

    Yasayı Kandil mi çıkaracak?

    Bakırhan Uşak’ta konuştu: Barış süreci tüm halkların meselesi

    Bakırhan Uşak’ta konuştu: Barış süreci tüm halkların meselesi

    Silahla vurulmuştu: Aydın Çavuşoğlu yaşamını yitirdi

    Silahla vurulmuştu: Aydın Çavuşoğlu yaşamını yitirdi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Necip F. Bahadır

    AKP Türkiyesi’nden ibretlik manzaralar!

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Instagram’a paylaşılan hikayeleri düzenleme imkanı geliyor

    Instagram’a paylaşılan hikayeleri düzenleme imkanı geliyor

    Eurovision 2026 birincisi kim oldu? Eurovision şampiyonu hangi ülke oldu?

    Eurovision 2026 birincisi kim oldu? Eurovision şampiyonu hangi ülke oldu?

    Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

    Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

    WhatsApp’a mesaj okunduktan sonra silinecek şekilde ayarlama geliyor

    WhatsApp’a mesaj okunduktan sonra silinecek şekilde ayarlama geliyor

    Yarın okullar tatil mi? 18 Mayıs Pazartesi okullar yarım gün mü?

    Yarın okullar tatil mi? 18 Mayıs Pazartesi okullar yarım gün mü?

    Gmail, bazı hesaplarına sadece 5 GB ücretsiz depolama alanı sunmaya başladı

    Gmail, bazı hesaplarına sadece 5 GB ücretsiz depolama alanı sunmaya başladı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Tekirdağ’da silahlı kavga: İki polis yaşamını yitirdi

    Tekirdağ’da silahlı kavga: İki polis yaşamını yitirdi

    Aksaray’da kuyuya giren 3 işçi hayatını kaybetti

    Aksaray’da kuyuya giren 3 işçi hayatını kaybetti

    Kırmızı gül buz içinde

    Kırmızı gül buz içinde

    Yasayı Kandil mi çıkaracak?

    Yasayı Kandil mi çıkaracak?

    Bakırhan Uşak’ta konuştu: Barış süreci tüm halkların meselesi

    Bakırhan Uşak’ta konuştu: Barış süreci tüm halkların meselesi

    Silahla vurulmuştu: Aydın Çavuşoğlu yaşamını yitirdi

    Silahla vurulmuştu: Aydın Çavuşoğlu yaşamını yitirdi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Necip F. Bahadır

    AKP Türkiyesi’nden ibretlik manzaralar!

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

Kırmızı gül buz içinde

SG by SG
18 Mayıs 2026
in Kürt Meselesi
0
Kırmızı gül buz içinde


53. yılında İbrahim Kaypakkaya’yı Ragıp Zarakolu, İbrahim Ünal ve Aras Aladağ ile konuştuk:

  • Ragıp Zarakolu: Türkiye solu içindeki Kemalist yansımalardan kesin kopuşu gerçekleştirmekte öncülük yaptı. Bir başka tabu ise Kürt ve Kürdistan olgusuydu. Kaypakkaya bu konuda net tavır sergiledi
  • İbrahim Ünal: Hücresinden alınarak kurşuna dizilmiştir. Katil Yaşar Değerli devletin gerekçesini şöyle açıklamıştır: ‘Kaypakkaya’nın görüşleri toplumda güç kazanırsa Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği tehlikeye girecektir
  • Aras Aladağ: Kaypakkaya, devrimciliğin somut olarak örgütlenmesi konusunda, Lenin ve Mao’nun izinden giderek tarihsel ilerlemeci yorumları ve burjuva ideolojilerine payanda olmayı reddetti diyebiliriz

Duygu Kıt

“Oğlumun cenazesini aldım. Taşıması için bir hamal tuttum, ücreti 5 liraydı.

Hamal sordu; ‘Bu nedir amca?’

‘Oğlum’ dedim, ‘Solcu, öğrenci. İşkencede öldürüldü.’

Hamal ağladı, parayı da almadı.

‘Kalsın amca’ dedi,

‘Kalsın’”

Ali Kaypakkaya

Türkiye sol hareketinin 68 Kuşağı önderlerinden, Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist’in kurucusu İbrahim Kaypakkaya’nın, Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde 18 Mayıs 1973’te işkencede öldürülmesinin üzerinden 53 yıl geçti. Oğlunu görmek için gelen babasına cenazesi verilen Kaypakkaya, ‘71 devrimci çıkışıyla Kemalizm ve milli meselede kopuşu temsil etti. Kürt varlığının telaffuz edilmediği, adına ‘Doğu Sorunu’ denildiği dönemde, Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı’nı ‘Kürt Sorunu’ bağlamında tereddütsüz ifade etti. 53. yılında ‘Kaypakkaya’yı özgün kılan neydi’ sorusu etrafında, Kaypakkaya’nın, mirasını, ideolojik politik farkını yazar-çevirmen, insan hakları savunucusu Ragıp Zarakolu, Kaypakkaya’nın yol arkadaşı yazar İbrahim Ünal ve Patika Kitap Kolektifi’nden Aras Aladağ ile konuştuk.

Ragıp Zarakolu
  • Kaypakkaya’yı sahiplenme belli kesimlerde neden mümkün olmadı?

Ragıp Zarakolu: Kaypakkaya da Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan gibi ülkenin direniş tarihinde, silinmeyecek izler bırakmış durumda. Resmi ideoloji ile bağını tam olarak koparmayı becerememiş hareketlerin onu dışlaması doğal. Kemalizm, Çin’deki Kumindang gibi modern, ya da Arap ülkelerindeki Baas/Nasırcılık hareketleri gibi ulusal devletin kuruluşunda rol oynamış ideolojilerden biri. Bunların sosyalist hareketlere sızması, destek araması bir anlamda doğaldı. Ama buna ‘Dur!’ denilmesi gerekiyordu. Kaypakkaya bunu yaptı. İskender’in düğümünü kesiverdi. Elbette o da bir geçiş süreci yaşadı. Kaypakkaya Türkiye solu içindeki bu tür Kemalist yansımalardan kesin kopuşu gerçekleştirmekte öncülük yaptı. Elbette bunu gerçekleştiren aydınlar da vardı. Önemli olan bunu siyasal bir hareket olarak gündeme getirmekti. Bir başka tabu ise kendi kaderini tayin hakkını, özelde Kürt ve Kürdistan olgusunu kabul etmede şekilleniyordu. Kaypakkaya bu konuda net tavrını açıkça sergiledi.

Ve Türkiye’de bir başka tabuya konu olan Ermeni Soykırımı’nı ilk dile getirenlerden biri oldu. İnanç özgürlüğü konusunda Alevi gerçekliğini de es geçmedi. Bu nedenle başlattığı hareketin içinde bu farklı kimliklere sahip gençler gönüllü olarak yan yana yer alabildi. Hrant Dink “Fırat” kod adıyla bu harekete katıldı örneğin. Ya da Kaypakkaya gibi yaşamını Mayıs ayında (1980) dövüşerek yitiren Orhan (Armenak Bakırcıyan) gibi… Bu gerçek bir enternasyonalizmin yansımasından başka bir şey değil de ne? O kadar çok ortak anı var ki. Çapa Öğretmen Okulu’ndan atılışları, onları FKF lokalinde ağırlayışımız. Cebindeki Papirüs, Yeni Dergi, Soyut… Aydınlık, Türk Solu dergisinde yazıları, ofislerinde kalma. Trakya toprak işgallerine katılım… MDD’cilerin kafasına tabure indirmesi. Onu Teknik Üniversite Anfisi’nden dışarı çıkarışım… Kaypakkaya mavi gözlü, kumral saçlı Orta Anadolu’lu bir gençti. Bu toprakların has insanı… Bir ressam onu ilk çağların azizlerine benzetmişti bir sohbetimizde. Kaypakkaya’nın bakışı yılları aşıp hitap ediyor bize. Savaşın da bir hukuku vardır. Bu devlet asla uymadı buna. Yaralı, sağ olarak ele geçirildi. Ve Diyarbakır Cezaevi’ndeki hücresinde hunharca katledildi. 53 yıl geçmiş aradan onu bedenen yitireli. Türkiye’de solun tarihi aynı zamanda bir kıyımlar tarihidir. Mustafa Suphi’lerden başlayarak. Saymaya gerek yok. Ama O’nu ölümsüz kıldılar. Hiç istemeseler de.

  • Kemalizmin liberal eleştirileri ile Kaypakkaya’nın eleştirileri arasındaki fark neydi? Kemalizmi eleştirenlerin liberal olmakla yaftalandığı bir kesitte, Kaypakkaya’nın eleştirisini nereye koymak gerekir?
İbrahim Ünal

İbrahim Ünal: Kemalizmin libarel eleştirileri ile Kaypakkaya’nın eleştirileri arasındaki fark birçok değerlendirmede önemsiz gibi gösterildi. Bu yaklaşım kurumların ya temel siyasi tezini/tezlerini korumak amaçlıydı veya sorunun özü gerçekten kavranamamıştı. Kaypakkaya’nın Kemalizm tezini değerlendirirken öncelikle sorunun ideolojik bir yaklaşım olduğunu görmek gerekir. Her toplumu/ulusu ayakta tutan üst yapı kurumları ve ideolojik kolonları vardır. T.C.’nin üzerinde oturduğu iki temel kolondan birisi Kemalizmdir. Egemen sınıf iktidarlarının tebaa toplumundan ulus yaratma çabalarının ne kadar başarılı olduğu tartışılır bir durumdur: Böyle bir değişim sosyolojik açıdan yüzyılları alır. Egemen bir Türk ulusu yaratmak için Türk olmayan etnik gruplar üzerinde uygulanan alan temizlikleri, katliamlar, yasaklar vs. gibi kanlı politikaların beslenme kaynağı da Kemalizmdir. Bir siyasal yapının/partinin eğer gerçek anlamda bir iktidar hedefi varsa egemen gücün/iktidarın üzerinde oturduğu ideolojik kolonlar yıkılmadan düzenin temelden değişmeyeceği, gerçek anlamda sosyalist bir iktidarın kurulamayacağı gerçeğini teslim etmek gerekir. Sistemi/düzeni değiştirmenin (diğer siyasal tezlerini ayrı tutarak) yaklaşımını Türkiye koşullarında teorize eden Kaypakkaya sistemin en “güçlü” iki ideolojik kolonuna (diğeri ulusal/ Kürt sorunu) dinamit atarak sistemin sarsılmasına neden olmuştur. Bunu doğru anlamak ve yorumlamak gerekir; dolayısıyla Kaypakkaya’nın bu yaklaşımı nereye oturur?

Kaypakkaya yaygın olarak söylenen/bilinenin tersine işkencede “parça parça” edilerek öldürülmemiştir. Aylarca ağır işkencelere tabi tutulmuş ama o, düşüncelerinden taviz vermeden, ağır şartlar içinde bile ideolojik siyasi mücadelesine devam etmiştir. Kaypakkaya’nın direnişini buradan okumak gerekir. Tutuklanıp cezaevinde hücreye konduktan sonra (Bilinen mektubu ve savunma taslağını burada yazmıştır.) bir gece hücresinden alınarak kurşuna dizilmiştir. Katil Yaşar Değerli devletin (MİT’in) gerekçesini şöyle açıklamıştır: “Kaypakkaya’nın bu görüşleri toplumda güç kazanırsa Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceği ağır bir tehlikeye girecektir.”

  •  Kaypakkaya’nın ardıllarının onun ölümü sonrasında mirasını taşıma konusunda zorlandığı eleştirisine katılıyor musunuz?

İbrahim Ünal: Bu sorunun gerçek cevabı evet çok zorlandık. İşin en dramatik yanı ise 1973’den sonraki toparlanmada Kaypakkaya’nın görüşlerini adeta değiştirilemez “ayetler” gibi değerlendirip iman gücüyle işe başladık. Bu anlayışımızın süreçte ağır bedelleri oldu. Bu süreci 12 Eylül’e kadar anlatmak birkaç sayfaya sığmaz; “Tarihe Not” adlı kitabımda bu sürecin ilişkilerini, çelişkilerini, çatışmalarını ayrıntılı olarak anlattım. Orada yazdıklarım bir yanıyla (12 Eylül’e kadar) yaşananların yüzleşmesidir. 12 Mart döneminde dışarıda kalan birkaç kadro ile az sayıda sempatizan ile 74 affıyla dışarı çıkanların başlattığı çalışma ülke çapına yayılarak başlamış oluyor. Örgütlenmede propagandanın esasını Kaypakkaya’nın siyasi görüşleri ve sorgudaki direnişi oluşturuyordu.

1976 başlarında örgütü yöneten Koordinasyon Komitesi bir genelge yayınlayarak Kaypakkaya’nın birçok görüşünü hatalı bulduğunu ilan etti. Ancak Kaypakkaya’nın görüşlerini doğru bularak saflara katılan büyük bir kitle bu genelgeye karşı ayağa kalktı. Bunun sonucunda (1976 yaz başlarında) parti bölündü. Merkezi olarak yönetimsiz kalan muhalifler kendi bölgelerinde özerk yönetimler oluşturdu. Böylece Kaypakkaya’nın tezlerini savunan, partiyi kabul eden ama özerk çalışan beş farklı bölge ortaya çıktı.

Sancılı bir sürecin sonunda, 1978 Şubat’ında bütün bölgelerde demokratik seçimlerle belirlenen delegelerin katıldığı bir konferansla bölgeler birleştirilerek tüm partinin iradesini temsil eden bir Merkez Komitesi seçilerek ve parti tüzüğü kabul edilerek bölgesel döneme son verildi. Konferansta 12 Mart yenilgisiyle ilgili kısmi bir özeleştiri yapılsa da Kaypakkaya’nın tezlerinin esası kabul edildi. Tersi düşünülemezdi zaten, konferans delegeleri de ideolojik olarak dogmatizmden beslenmişlerdi.

Daha sonraki yıllarda da büyük sıkıntılar yaşadık. Dogmatizmin ve kendiliğindenciliğin sarmalından bir türlü kurtulamadık. Kaypakkaya’nın ardılları olarak onun tezlerini, mücadelesini, direnişini yeniden üretemedik. Kaypakkaya varlığımızı belirleyen bir tabuydu; gölgesi çok ağırdı; O’na en büyük kötülüğü de gölgesinden çıkamamakla yaptığımızı düşünüyorum.

  •  İbrahim Kaypakkaya’nın Maoizmle ilişkisini nasıl değerlendirmek gerekir?
Aras Aladağ

Aras Aladağ: Bu topraklarda Maoizm konusunda teorik-pratik tutarlılık Kaypakkaya’da somutlanmıştır. Buna dair Beyaz Aydınlık-Kırmızı Aydınlık (Proleter Devrimci Aydınlık) ayrılığından sonra, Kaypakkaya’nın PDA’ya dönük polemikleri bize bolca argüman sunuyor. “Şafak Revizyonistleri” dediği bu hareketin merkezindeki ekibe karşı yazdığı yazılar her ne kadar TİİKP ile ayrıştıkları noktaların altını çizse de esasta tarihin ele alınışına ve devingen bir teori olarak Marksizmin somut koşullara uygulanmasına dair (Belli’den Avcıoğlu’na, Aybar’dan Boran’a) derin bir ayrışmaya işaret ediyor. O ayrışma ki Türkiye solunun yaklaşık elli yıl boyunca ayağına dolanan meseleleri Kaypakkaya’nın teorik-pratik müdahalesiyle daha anlaşılır hale getirmiştir.

Sadece Aydınlık çevresinin değil, egemenlerin ve modernist solun tamamının huzurunu kaçıran bu yazıların Kemalizm ve ulusal sorun gibi çokça anılan başlıkları var. Ama esasında bu tartışma başlıklarından çok, Kaypakkaya’nın yönteminin ayrıştırıcı yanına bakmak gerekir. Bu şu nedenle önemlidir; ülkemizde o dönem itibarıyla Mao Zedong Düşüncesi denilen ve günümüzde de Maoizm olarak ifade edilen ideolojik tutumun sol cenahta yanlış bir şekilde Perinçek/Aydınlık çizgisiyle birlikte anılması, Kaypakkaya’da özgün olanın da üzerini örtüyor. Oysa ki Kaypakkaya’yı diğerlerinden ayıran en önemli şeylerden biri, Mao’nun ve Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ürünü olan komünist devrimciliğin temsilcisi olmasıdır. Üstelik bu sadece teorik bir tutum değildir, söz konusu olan teorik-pratik bir bütünlüktür.

Kaypakkaya, devrimciliğin somut olarak örgütlenmesi konusunda, Lenin ve Mao’nun izinden giderek tarihsel ilerlemeci yorumları ve burjuva ideolojilerine payanda olmayı reddetti diyebiliriz. “İkinci Kurtuluş Savaşçısı” değildi, hükümeti “anayasayı uygulamamakla” da suçlamıyordu. Burjuva devrimlerinin ve aydınlanmacılığının “mirasçısı” olma, onu “ilerletme”, burjuvaziyi demokrasi konusunda “cesaretlendirme” gibi hedefleri de yoktu. Devrimci hareketi burjuvazinin yedek gücü yapmaya hevesli yaklaşımlara karşı kararlıca işçi-köylü ittifakını savundu ve çeşitli ulusal-sınıfsal çelişkilerden faydalanarak, hasımlarına karşı devrimin olanaklarını aradı. Bugün solda yeniden popüler hale getirilen sınıfsal niteliklerinden soyutlanmış bir “cumhuriyetçilik” tartışması, onun “mirasını sahiplenme”, ona “yaslanma” gibi tartışmalar doğaldır ki Kaypakkaya’da yoktu. Tüm bu tartışmadaki olgular tarihseldi ve Kaypakkaya’nın yaklaşımında hasımları sadece sınıfsal dayanaklarıyla ve politik anlamlarıyla var oldu.

Birçoğunun ideolojik/politik olarak görünmez kıldığı ve “ileri” bulduğu egemenleri “baş düşman” olarak tarif etmesinin sol kesimlerde skandal olarak karşılanması da bu nedenle çok normaldi. Çünkü solda egemen hale gelen görüş, “asker-sivil-aydın zümre”, “zinde kuvvetler”, “millici kuvvetler” gibi Marksizm dışı kavramlarla tarif ettikleri güçlerin kapitalist olmayan kalkınma yolundan ilerleyebileceği şeklindeydi. Bunun dışındaki yorumlarda ise hakim sınıflardan kah birinin kah diğerinin peşine takılmaya, onlara yedeklenmeye sebep olacak yorumlar vardı ki bu yorumlar ya çok partili hayata geçişi karşı-devrim olarak görüyordu ya da parlamentoya sahip olmadığı anlamlar yüklüyordu. Oysa ki Kaypakkaya’ya göre monarşik meşrutiyetten beri parlamento “kaba ve uydurma”ydı ve faşizmin yüzünü örten “demokratik” bir maskeden ibaretti. Özetle, 1950’de çok partili hayata geçiş ne “faşizmden demokrasiye geçiş”ti, ne de “gerici parlamento”, “karşı-devrimin pekiştirilmesi”ydi.

  •  Kaypakkaya’nın kısa ama yoğun mücadele pratiğinde öne çıkan şey nedir?

Aras Aladağ: Kaypakkaya Marksizm dışı tüm burjuva yorumlar üzerine inşa edilen kağıttan kuleleri yıktı (İroniktir ki bugün aynı kulelerin farklı kavramlarla yeniden inşa edilmesine tanık oluyoruz). Bu aynı zamanda burjuvazinin bütün tarih, kültür, ideoloji ve yönteminin reddi anlamına da geliyordu. Yaptığı şey aslında Marksizmin modernleşmeci-aydınlanmacı ve ekonomist yorumlarıyla arasına ideolojik bir set çekmek ve ileri/geri gibi ikilikler üzerinden tarihi yorumlayanlarla ayrışmaktı (Şeyh Sait Ayaklanması’na dair değerlendirme böyle bir ayrışmanın izini taşır).

Kaypakkaya kısa mücadele pratiğinde ne yaptı dersek, özetle; “Marksizmi tekil bir ilerleme şablonuna, kendilindenciliğe, evrimciliğe ve mekanik materyalizme sıkıştıran yorumlara karşı, Lenin’in açtığı ve Mao’nun sistemleştirdiği çizgiyi yaşadığı coğrafyanın özgül çelişkilerine yaslanarak teorize etti” diyebiliriz. Bu bir anlamda parti, kitle çizgisi, ulusal sorun, parlamentarizm, burjuva devrimi gibi alanlarda bütünsel bir Maoist kavrayışa işaret ediyordu.

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Yasayı Kandil mi çıkaracak?

Next Post

Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

Related Posts

Tekirdağ’da silahlı kavga: İki polis yaşamını yitirdi
Kürt Meselesi

Tekirdağ’da silahlı kavga: İki polis yaşamını yitirdi

18 Mayıs 2026
Aksaray’da kuyuya giren 3 işçi hayatını kaybetti
Kürt Meselesi

Aksaray’da kuyuya giren 3 işçi hayatını kaybetti

18 Mayıs 2026
Yasayı Kandil mi çıkaracak?
Kürt Meselesi

Yasayı Kandil mi çıkaracak?

18 Mayıs 2026
Bakırhan Uşak’ta konuştu: Barış süreci tüm halkların meselesi
Kürt Meselesi

Bakırhan Uşak’ta konuştu: Barış süreci tüm halkların meselesi

17 Mayıs 2026
Silahla vurulmuştu: Aydın Çavuşoğlu yaşamını yitirdi
Kürt Meselesi

Silahla vurulmuştu: Aydın Çavuşoğlu yaşamını yitirdi

17 Mayıs 2026
‘Hawar’ oyunu Mîr Celadet’in memleketi Cizîr’de sahnelendi
Kürt Meselesi

‘Hawar’ oyunu Mîr Celadet’in memleketi Cizîr’de sahnelendi

17 Mayıs 2026
Next Post
Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter