İstanbul’da ‘Barışa Adım At’ yürüyüşü sonrası gençlerin gözaltına alınması ve ifadeye çağrılmasına tepki gösteren DEM Parti Gençlik Meclisi, gençler üzerinde çoklu baskı mekanizmalarının kurulmasına müsaade etmeyeceklerini belirtti
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi, “Barış için adım at” yürüyüşü sonrası gözaltına alınan ve ifadeye çağrılan kişilere dair Beyoğlu’nda bulunan DEM Parti İstanbul İl binası önünde basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasını DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Saime Sema Çali okudu.
‘Süreç karşıtı mısınız?’
Burada ilk önce konuşan DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar, süreçte devletin somut adım atmamasına tepki göstererek, “Bu topraklarda barış inşa edilecekse, bu topraklarda Kürt halkının ve halkların yasal statüsü tanınacaksa Sayın Öcalan’a yasal statünün verilmesi gerekiyor” dedi.
Devamında konuşan DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, Kürt halkının taleplerine dönük saldırıları “tecrit politikaları” olarak nitelendirdi.
Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a Meclis’e çağrı yaptığını hatırlatan Cengiz Çiçek, şunları belirtti:
“Sizler Apo sloganından neden korkuyorsunuz? Siyaset kurumu en üst düzeyde risk alırken, en üst düzeyde çağrı yaparken, Sayın Öcalan’ın bu süreç içerisindeki tarihsel rolüne vurgu yaparken sizler genç yoldaşlarımızın Sayın Öcalan’la ilgili sloganlarından neden korkuyorsunuz? O zaman bu soru şudur: Yoksa siz süreç karşıtı mısınız? Süreçten rahatsızlık mı duyuyorsunuz?
Sürecin önünde Kürtler engel değil. O sloganı atan gençler size tarihsel ve güncel bir hakikatin yolunu gösteriyor. Ve diyor ki, ‘Çözüm aklı, çözüm iradesi, çözüm zemini buradadır.’”
‘Öcalan’ın sözünü de sesini de taşıyıp çoğaltacağız’
Ardından basın metnini okuyan Saime Sema Çali, “Egemen aklın korkularının sonucu olan politikalar, son olarak 16 Mayıs’ta Kadıköy’de gerçekleştirilen ‘Barışa Adım At’ yürüyüşünün ardından kendini göstermiştir. Yürüyüşe katılan 30 genç hakkında ifadeye çağırma yönünde işlem başlatılmıştır. Bununla yetinmeyen akıl, tamamı erişkin olan bu 30 kişinin ailelerini de aramak suretiyle gençler üzerinde çoklu baskı mekanizmaları kurmayı tasarlamaktadır. Bir süredir birçok kentte yaşanan bu durumun sıradanlaşmasına asla müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni anımsatan Saime Sema Çali, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürecin baş müzakerecisi ve halklar önderi Öcalan’ın resmini de sözünü de sesini de taşıyıp çoğaltmak en meşru ve demokratik talep ve faaliyettir. ‘Barışa Adım At’ çağrısının yapıldığı mitingte, sürecin tıkatılmaya çalışıldığı nokta olan halklar önderi Öcalan’ın statüsünün sağlanması için tüm genç yoldaşlarımız iradeleriyle ve tercihleriyle halklar önderi Öcalan’ın posterinin önünde, yanında ve arkasında cesaretle yürümüştür. Halklar önderi Öcalan’ın Marmara Denizi’nin bir kıyısında İmralı’da baş müzakereci ilan edilip diğer kıyısı Kadıköy Rıhtım’da posterinin yasaklanmasının, devletin halklar önderi Öcalan’ın fikirlerinin toplumsallaşması korkusundan dolayı olduğunu biliyoruz. Özel savaş politikalarının ulaştığı bu kontrolsüzlük haline en iyi cevabın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaştırılması olduğunu vurguluyor, tüm genç yoldaşlarımızı örgütlü mücadeleye katılarak yaratılan dönem fırsatlarını değerlendirmeye ve özgür gençlik kimliğine ulaşmaya çağırıyoruz.”
Eylem, sık sık atılan “Bîji berxwedana ciwanan”, “Bîji Serok Apo”, “Bê Serok Jîyan Nabe” sloganlarının ardından son buldu.
İSTANBUL
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































