• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Okan Buruk'tan Çarpıcı İtiraf: 'Çok Karamsar Bir Hava Var'

    Okan Buruk’tan Çarpıcı İtiraf: ‘Çok Karamsar Bir Hava Var’

    Cahit Sıtkı’nın Burhaniye’deki hatırası müze oluyor

    Cahit Sıtkı’nın Burhaniye’deki hatırası müze oluyor

    Evrenin derinliklerinde tarihi keşif: Yıldızlararası uzayda ilk kez şeker molekülü tespit edildi – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Evrenin derinliklerinde tarihi keşif: Yıldızlararası uzayda ilk kez şeker molekülü tespit edildi – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Haber Merkezi TR724

    Avrupa’daki güneş tutulması için doktorlardan uyarı: Çıplak gözle bakmayın, geri dönüşü olmayabilir

    Galatasaray'a Çorum Şoku! 10 Kişiyle Puanı Kaptı

    Galatasaray’a Çorum Şoku! 10 Kişiyle Puanı Kaptı

    Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20’nci yıl turnesini tamamladı

    Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20’nci yıl turnesini tamamladı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Hunera Azad’dan 15 Ağustosa vesilesiyle yeni eser

    Hunera Azad’dan 15 Ağustosa vesilesiyle yeni eser

    Üç milletvekili AKP’ye geçti

    Üç milletvekili AKP’ye geçti

    Başımız dik bir şekilde geri dönmeliyiz

    Başımız dik bir şekilde geri dönmeliyiz

    Lavrov: ABD’nin arabuluculuk girişimlerine kapımız açık

    Lavrov: ABD’nin arabuluculuk girişimlerine kapımız açık

    Madencilerin gözaltına alınmasına tepki: Gözaltılar derhal serbest bırakılsın

    Madencilerin gözaltına alınmasına tepki: Gözaltılar derhal serbest bırakılsın

    Amed Emek ve Demokrasi Platformu: Çerçeve yasa demokratikleşmenin güvencesi değil, ilk adım

    Amed Emek ve Demokrasi Platformu: Çerçeve yasa demokratikleşmenin güvencesi değil, ilk adım

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Turbo modda çocukluk!

    Turbo modda çocukluk!

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Kuleşov Etkisi!(2)

    Kuleşov Etkisi!(2)

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Okan Buruk'tan Çarpıcı İtiraf: 'Çok Karamsar Bir Hava Var'

    Okan Buruk’tan Çarpıcı İtiraf: ‘Çok Karamsar Bir Hava Var’

    Cahit Sıtkı’nın Burhaniye’deki hatırası müze oluyor

    Cahit Sıtkı’nın Burhaniye’deki hatırası müze oluyor

    Evrenin derinliklerinde tarihi keşif: Yıldızlararası uzayda ilk kez şeker molekülü tespit edildi – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Evrenin derinliklerinde tarihi keşif: Yıldızlararası uzayda ilk kez şeker molekülü tespit edildi – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Haber Merkezi TR724

    Avrupa’daki güneş tutulması için doktorlardan uyarı: Çıplak gözle bakmayın, geri dönüşü olmayabilir

    Galatasaray'a Çorum Şoku! 10 Kişiyle Puanı Kaptı

    Galatasaray’a Çorum Şoku! 10 Kişiyle Puanı Kaptı

    Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20’nci yıl turnesini tamamladı

    Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20’nci yıl turnesini tamamladı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Hunera Azad’dan 15 Ağustosa vesilesiyle yeni eser

    Hunera Azad’dan 15 Ağustosa vesilesiyle yeni eser

    Üç milletvekili AKP’ye geçti

    Üç milletvekili AKP’ye geçti

    Başımız dik bir şekilde geri dönmeliyiz

    Başımız dik bir şekilde geri dönmeliyiz

    Lavrov: ABD’nin arabuluculuk girişimlerine kapımız açık

    Lavrov: ABD’nin arabuluculuk girişimlerine kapımız açık

    Madencilerin gözaltına alınmasına tepki: Gözaltılar derhal serbest bırakılsın

    Madencilerin gözaltına alınmasına tepki: Gözaltılar derhal serbest bırakılsın

    Amed Emek ve Demokrasi Platformu: Çerçeve yasa demokratikleşmenin güvencesi değil, ilk adım

    Amed Emek ve Demokrasi Platformu: Çerçeve yasa demokratikleşmenin güvencesi değil, ilk adım

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    25 yılın hikâyesi: Ne dedi, ne yaptı?

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Rekor çocuk Vlahovic’in Beşiktaş’a uzanan gol yolculuğu

    Turbo modda çocukluk!

    Turbo modda çocukluk!

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Romelu Lukaku; yoksulluktan zirveye, zirveden yeniden doğuşa

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Boşanmış insanları yalnızlığa mahkum etmek!

    Kuleşov Etkisi!(2)

    Kuleşov Etkisi!(2)

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Güncel

Trump, Epstein ve şiddet: Bir suikast girişiminin anatomisi

SG by SG
28 Nisan 2026
in Güncel, Politika
0
Trump, Epstein ve şiddet: Bir suikast girişiminin anatomisi


AYDOĞAN VATANDAŞ | YORUM

Geçtiğimiz Cumartesi Beyaz Saray Muhabirleri Akşam Yemeği sırasında meydana gelen silahlı saldırı, bu tür eylemleri gerçekleştiren bireylerin zihinsel dünyasını anlamanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Saldırganın kaleme aldığı metin, bir “veda/manifesto” niteliğinde ve hem kendisiyle hem de dünya ile kurduğu ilişkiye dair güçlü ipuçları sunuyor.

Metnin ilk dikkat çeken yönü, güçlü bir ahlaki mutlaklık ve yazarın kendisine atfettiği “kurtarıcı” rolü. Yazar kendisini ahlaki bir kriz karşısında harekete geçmek zorunda olan bir özne olarak konumlandırmış. “Ben yapmazsam kim yapacak?” düşüncesi metnin alt katmanında açıkça hissediliyor. “Kimse müdahale etmiyorsa, ben müdahale etmeliyim. Kimse hesap sormuyorsa, hesap soran ben olmalıyım!”

Dünya, saldırganın zihninde keskin bir şekilde ikiye ayrılmış: Tamamen kötü olanlar ve onlara karşı harekete geçmeyen ama dolaylı olarak suç ortağı sayılanlar. Bu tür siyah-beyaz düşünme biçimi, radikalleşme süreçlerinde sıkça görülen bir zihinsel kalıptır.

 “Gerekirse hedeflere ulaşmak için buradaki çoğu insanın üzerinden de geçebilirim (çünkü çoğu kişi bir pedofilin, tecavüzcünün ve hainin konuşmasına katılmayı seçti ve bu nedenle suç ortağıdır), ama umarım buna gerek kalmaz.”

‘Arınma’ ihtiyacı!

Metinde toplu suçluluk duygusu da göze çarpıyor. “Temsilcilerimin yaptıkları beni de yansıtır.” ifadesi, bireysel sorumluluğun ötesine geçen genişletilmiş bir etik anlayışı yansıtıyor. Saldırgan, devletin ya da yöneticilerin eylemlerinden kendisini de sorumlu hissediyor. Bu tür bir düşünce yapısı, bazı durumlarda bireyin kendisini “arınma” amacıyla radikal eylemlere yönlendirmesine yol açabiliyor.

 “Bunu neden yaptığıma gelince: ‘Ben Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıyım. Temsilcilerimin yaptıkları beni de yansıtır. Ve artık bir pedofilin, tecavüzcünün ve hainin ellerimi kendi suçlarıyla kirletmesine izin vermeyeceğim.’”

Metinde güçlü bir fedakârlık ve şehitlik söylemi de dikkat çekiyor. Son bölümde yer alan teşekkür ve vedalaşma dili, bunun bir “son mektup” olarak kurgulandığını gösteriyor. Yazar kendisini bir suçlu olarak değil, bedel ödeyen ve bir davaya hizmet eden biri olarak konumlandırıyor. Bu çerçeve, eylemin kendi gözünde anlamını büyütüyor ve onu tarihsel bir bağlama oturtuyor.

Metinde dinî referansların yeniden yorumlanması gözden kaçmıyor. Hristiyanlığın “şiddet gördüğünde, şiddetle karşılık verme”, “Diğer yanağını çevir” öğretisi klasik anlamından koparılarak yeniden çerçevelenir ve yalnızca bireysel mağduriyet durumlarıyla sınırlı bir ilke olarak sunulur. Kişi önce kararını verir, ardından bu kararı destekleyecek dinî ve ahlaki argümanları yeniden üretir.

Bir Hristiyan olarak şiddetin ve bir başkasının hayatını almanın meşru olmadığını bilmesine rağmen, saldırganın bunu kendi zihinsel çerçevesi içinde gerekçelendirme ihtiyacı hissettiği görülmektedir. Bu noktada ortaya çıkan şey, güçlü bir ahlaki yeniden çerçeveleme sürecidir.

Zalimin suçlarına ortak olmayacağım!

“Bir Hristiyan olarak diğer yanağını çevirmen gerekir. Cevap: Diğer yanağı çevirmek, kişinin kendisi zulme uğradığında geçerlidir. Ben gözaltı kampında tecavüze uğrayan kişi değilim. Yargısız infaz edilen balıkçı değilim. Bombalanan bir okul çocuğu, açlıktan ölen bir çocuk ya da bu yönetimde istismara uğrayan bir genç kız değilim. Başkası zulüm görürken diğer yanağını çevirmek Hristiyanlık değildir; zalimin suçlarına ortak olmaktır.”

Metinde güçlü bir yalnızlık ve temsil boşluğu hissi vardır. “Kimse bir şey yapmıyor.” düşüncesi, saldırganın kendisini sistem dışı ve yalnız bir aktör olarak gördüğünü gösterir. Bu algı, kurumsal mekanizmalara olan güvenin kaybolduğu durumlarda ortaya çıkar. Bu noktada birey, hukuki ve siyasi yolları etkisiz görerek bireysel eylemi tek seçenek olarak değerlendirmeye başlayabilir.

Metnin yapısal olarak rasyonel görünmesine rağmen içeriğinin yoğun duygusal yük taşıdığı görülüyor. Ancak altta yatan öfke, adalet arzusu ve umutsuzluğu gizleyemiyor.

Metinden şunu anlıyoruz: Saldırgan kendisini sıradan bir birey olarak değil, dünyanın yanlış bir yöne gittiğine inanan ve bu nedenle harekete geçmek zorunda olan bir aktör olarak görmektedir. Bu bakış açısı, eylemi kaçınılmaz bir görev hâline getirir. Bu da metnin hem psikolojik hem de ideolojik temelini oluşturan en kritik noktadır.

Metinde geçen “inanç topluluğumdaki ailem” ifadesi, saldırganın kendisini belirli bir dinî cemaatin parçası olarak gördüğünü açıkça ortaya koyuyor. Bu tür bir aidiyet vurgusu, ABD’de son yıllarda giderek derinleşen dinî ve kimlik temelli ayrışmaların bireylerin zihinsel dünyasına nasıl yansıdığını anlamak açısından kritik bir ipucu sunuyor. Nitekim ülkedeki siyasi gerilimler, dinî kimliklerin farklı yorumlanmasından da besleniyor.

Manifestoda Trump’ın adı doğrudan geçmese de “pedofil”, “tecavüzcü” ve “hain” ifadeleri, Amerikan kamuoyunda son yıllarda giderek büyüyen Epstein dosyası tartışmalarına açık bir gönderme olarak okunabilir. Nitekim 60 Minutes’ta manifestodan bu bölüm okunduğunda Trump’ın bunu kendi üzerine alarak cevap vermesi de metnin ima alanını daha görünür hâle getirmiştir. Epstein dosyalarının yayımlanma süreci, Adalet Bakanlığı’nın redaksiyonları ve mağdurların şikâyetleri etrafında hâlâ tartışılmaktadır. Bu nedenle saldırganın metni, “Sistem güçlü suçlulardan hesap sormuyor!” düşüncesiyle beslenen bir radikalleşme metni olarak değerlendirilebilir.

Medya görmüyor, toplum seyirci!

Bu noktada saldırganın zihninde oluşan temel kırılma şudur: Hukuk çalışmıyor, devlet kurumları hesap sormuyor, medya gerçeği örtüyor ve toplum seyirci kalıyor. Böyle bir algı içinde birey, kendisini adaletin meşru kurumlarının yerine koymaya başlar. Bu, siyasal şiddetin en tehlikeli eşiğidir. Çünkü kişi artık kendisini suçlulara karşı geç kalmış bir “ahlaki müdahale” gerçekleştiren aktör olarak görür. Manifestodaki özür dili ile şiddeti meşrulaştıran dilin yan yana bulunması da tam olarak bu iç çatışmayı gösterir.

Epstein meselesi özellikle bazı muhafazakâr, Katolik çevrelerde küresel elitlerin ahlaki çürümesi, çocuk istismarı, ritüel kötülük ve hatta satanizm imgeleriyle birlikte okunmaktadır. Burada önemli olan, bu iddiaların tek tek doğruluğundan ziyade, nasıl bir sembolik evren ürettiğidir. Epstein artık “dokunulmaz elitler”, “ahlaki çürüme”, “çocukların kurban edilmesi” ve “şeytani iktidar ağı” gibi imgeleri taşıyan bir politik mit hâline gelmiştir.

Bu sembolik evren, Trump yönetiminin dinî-siyasal söylemiyle birleştiğinde daha da tehlikeli bir zemine oturur. İran’la savaşın bazı evanjelik ve Hristiyan Siyonist çevrelerde kıyametçi, yani eskatolojik bir çerçevede yorumlanması, siyaseti sıradan çıkar çatışması olmaktan çıkarıp kozmik bir savaş diline taşır. Bu bakışta İran “kötülüğün ekseni”; İsrail kutsal tarihin merkezî aktörü; savaş ise Tanrısal planın parçası gibi görülür. Böyle bir dil, siyaseti müzakere alanından çıkarıp kutsal savaş atmosferine sokar. Üstelik Trump bir X paylaşımında kendisini Mesih İsa olarak gösteren bir görsel paylaşmıştır.

Katolik çevrelerin önemli bir kısmı ise bu yaklaşımı sert biçimde eleştirmektedir. Papa’nın göçmenler, savaş, yoksulluk ve insan onuru konularındaki evrenselci dili, Trump çizgisinin milliyetçi, güvenlikçi ve çoğu zaman militarist diliyle çatışmaktadır. Pentagon’daki Good Friday tartışması da bu gerilimin kurumsal düzeydeki sembollerinden biri hâline gelmiştir. Good Friday gibi Katolikler için son derece merkezi bir günde Katolik personelin dışlanması, ABD’de Hristiyanlık içi ayrışmanın da derinleştiğini göstermektedir.

“Sistem suçluları koruyor!” algısı

Burada daha derin mesele, Amerikan Hristiyanlığının kendi içinde bölünmesidir. Bir tarafta Trump’ı Tanrı’nın Amerika’yı kurtarmak için seçtiği siyasi figür olarak gören evanjelik-Hristiyan Siyonist bir damar; diğer tarafta Trumpizmi putlaştırılmış iktidar, milliyetçilik, şiddet ve merhametsizlik olarak gören Katolik ve ana akım Hristiyan eleştirisi vardır. Bazı Katolik ve Hristiyan yorumcuların Trump’ı “anti-Christ/Deccal” ile ilişkilendirmesi, bu kırılmanın ne kadar teolojikleştiğini gösterir. Böylece siyaset, Mesih ile Deccal, Tanrı ile şeytan, kurtuluş ile felaket arasındaki sembolik savaşa dönüşür.

İşte saldırganın manifestosu bu gerilim hattının içinden okunmalıdır. Metnin yazarı, kendisini bir inanç topluluğuna ait görüyor; fakat aynı zamanda mevcut siyasal düzeni ahlaken gayrimeşru ilan ediyor. Ona göre sistem artık suçluları cezalandırmıyor, aksine onları koruyor. Bu noktada birey, cemaatin sabır, dua, hukuk ve vicdan çağrısından koparak kendi kişisel şiddetini “ahlaki zorunluluk” gibi görmeye başlıyor. Bu, dinî aidiyetin kurumsal denetimden kopup bireysel mesihçiliğe dönüşmesidir.

Bu yüzden manifestoda karşımıza çıkan şey Amerikan toplumunda biriken üç büyük fay hattının kesişimidir: Epstein dosyası üzerinden şekillenen elit suçları ve dokunulmazlık algısı; Trump yönetimi etrafında sertleşen dinî-siyasal kutuplaşma; İran savaşı ve Hristiyan Siyonist eskatolojiyle büyüyen kıyametçi atmosfer. Bu üç hat birleştiğinde, bireyin zihninde şiddet artık bir suç değil, gecikmiş bir hesap sorma biçimi olarak görünmeye başlar.

En tehlikeli sonuç da buradadır. Eğer siyasal liderler birbirlerini “şeytani”, “hain”, “pedofil”, “anti-Christ” (Deccal) olarak kodlamaya devam ederse, bu dil zaman içinde yeni yalnız aktörler üretir. Bu kişiler kendilerini tarihin kırılma anında göreve çağrılmış münferit ahlaki savaşçılar olarak görebilir. Bu nedenle benzer saldırıların ortaya çıkma ihtimali, Amerikan siyasetinin giderek apokaliptik ve demonolojik bir dile teslim olmasıyla ilgilidir.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Manisa’nın ‘Betty’si traktörden inmiyor: Sahibiyle tarlaya gidiyor! – Son Dakika Yaşam Haberleri

Next Post

Xelfetî eski kayyımı ‘yolsuzluktan’ tutuklandı

Related Posts

Vize Randevusu Çetesine Ağır Darbe: 37 Şüpheli Tutuklandı
Güncel

Vize Randevusu Çetesine Ağır Darbe: 37 Şüpheli Tutuklandı

15 Ağustos 2026
Vize Randevusu Çetesine Ağır Darbe: 37 Şüpheli Tutuklandı
Güncel

Vize Randevusu Çetesine Ağır Darbe: 37 Şüpheli Tutuklandı

15 Ağustos 2026
Çok Sayıda Vekil ve Belediye Başkanı AK Parti'ye Katıldı: İşte O İsimler
Güncel

Çok Sayıda Vekil ve Belediye Başkanı AK Parti’ye Katıldı: İşte O İsimler

14 Ağustos 2026
TR724 HABER
Güncel

İYİ Partili Ömer Karakaş istifa etti; vekil sayısı 27’ye düştü

14 Ağustos 2026
Diyarbakır'da 'Kuduz' Alarmı: Kedinin Isırdığı Çocuk Entübe Edildi
Güncel

Diyarbakır’da ‘Kuduz’ Alarmı: Kedinin Isırdığı Çocuk Entübe Edildi

14 Ağustos 2026
TR724 HABER
Güncel

‘Cinsel tacizle’ suçlanan CHP’li vekil: “Bana ilaç verildiğini düşünüyorum, mağdurum”

14 Ağustos 2026
Next Post
Xelfetî eski kayyımı ‘yolsuzluktan’ tutuklandı

Xelfetî eski kayyımı ‘yolsuzluktan’ tutuklandı

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter