• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    KULİS | AKP’de 2027 Kasım hazırlığı: Erdoğan düğmeye bastı

    2. Ayşe Kulin Öykü Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

    2. Ayşe Kulin Öykü Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

    TR724 HABER

    1 Mayıs öncesi ev baskınları: 39 gözaltı

    Trump’tan İran’a Kapıları Kapatan Karar: Hürmüz Düğümü Çözülmüyor

    Trump’tan İran’a Kapıları Kapatan Karar: Hürmüz Düğümü Çözülmüyor

    Necip F. Bahadır

    Kod adı; 2027 Kasım!

    İslam Memiş Duyurdu! Piyasaların Kaderi Çarşamba Günü Belli Olacak: Herkes Kendini Ayarlasın

    İslam Memiş Duyurdu! Piyasaların Kaderi Çarşamba Günü Belli Olacak: Herkes Kendini Ayarlasın

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    1 Mayıs öncesi birçok yere polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    1 Mayıs öncesi birçok yere polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    Gülistan dosyası avukatı: 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı?

    Gülistan dosyası avukatı: 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı?

    Cizîr’de tarihi mekanlarda Kürtçe yok: Anadil görmezden geliniyor

    Cizîr’de tarihi mekanlarda Kürtçe yok: Anadil görmezden geliniyor

    Dünyada milliyetçilik ve faşizm yükseliyor: Farklı direniş biçimlerini düşünmek gerekiyor

    Dünyada milliyetçilik ve faşizm yükseliyor: Farklı direniş biçimlerini düşünmek gerekiyor

    Xelfetî eski kayyımı ‘yolsuzluktan’ tutuklandı

    Xelfetî eski kayyımı ‘yolsuzluktan’ tutuklandı

    Tepkiler büyüyor: Colemêrg-Wan yolu için hashtag kampanyası başlatıldı

    Tepkiler büyüyor: Colemêrg-Wan yolu için hashtag kampanyası başlatıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

    Fenerbahçe’nin çıkmazı; Teknik direktörler gitti, sorun kaldı

    Fenerbahçe’nin çıkmazı; Teknik direktörler gitti, sorun kaldı

    Akın Gürlek’in yeni oyuncağı!

    Akın Gürlek’in yeni oyuncağı!

    Galatasaray’dan şampiyonluk ilanı gibi derbi zaferi

    Galatasaray’dan şampiyonluk ilanı gibi derbi zaferi

    Gerçekten düşünüyor muyuz?

    Gerçekten düşünüyor muyuz?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    KULİS | AKP’de 2027 Kasım hazırlığı: Erdoğan düğmeye bastı

    2. Ayşe Kulin Öykü Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

    2. Ayşe Kulin Öykü Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

    TR724 HABER

    1 Mayıs öncesi ev baskınları: 39 gözaltı

    Trump’tan İran’a Kapıları Kapatan Karar: Hürmüz Düğümü Çözülmüyor

    Trump’tan İran’a Kapıları Kapatan Karar: Hürmüz Düğümü Çözülmüyor

    Necip F. Bahadır

    Kod adı; 2027 Kasım!

    İslam Memiş Duyurdu! Piyasaların Kaderi Çarşamba Günü Belli Olacak: Herkes Kendini Ayarlasın

    İslam Memiş Duyurdu! Piyasaların Kaderi Çarşamba Günü Belli Olacak: Herkes Kendini Ayarlasın

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    1 Mayıs öncesi birçok yere polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    1 Mayıs öncesi birçok yere polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    Gülistan dosyası avukatı: 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı?

    Gülistan dosyası avukatı: 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı?

    Cizîr’de tarihi mekanlarda Kürtçe yok: Anadil görmezden geliniyor

    Cizîr’de tarihi mekanlarda Kürtçe yok: Anadil görmezden geliniyor

    Dünyada milliyetçilik ve faşizm yükseliyor: Farklı direniş biçimlerini düşünmek gerekiyor

    Dünyada milliyetçilik ve faşizm yükseliyor: Farklı direniş biçimlerini düşünmek gerekiyor

    Xelfetî eski kayyımı ‘yolsuzluktan’ tutuklandı

    Xelfetî eski kayyımı ‘yolsuzluktan’ tutuklandı

    Tepkiler büyüyor: Colemêrg-Wan yolu için hashtag kampanyası başlatıldı

    Tepkiler büyüyor: Colemêrg-Wan yolu için hashtag kampanyası başlatıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

    Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

    Fenerbahçe’nin çıkmazı; Teknik direktörler gitti, sorun kaldı

    Fenerbahçe’nin çıkmazı; Teknik direktörler gitti, sorun kaldı

    Akın Gürlek’in yeni oyuncağı!

    Akın Gürlek’in yeni oyuncağı!

    Galatasaray’dan şampiyonluk ilanı gibi derbi zaferi

    Galatasaray’dan şampiyonluk ilanı gibi derbi zaferi

    Gerçekten düşünüyor muyuz?

    Gerçekten düşünüyor muyuz?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)

SG by SG
28 Nisan 2026
in Görüş & Analiz
0
Hocaefendi’nin ön alma çabaları (6)


YÜKSEL ÇAYIROĞLU | YORUM

Hocaefendi’nin perspektifinden AKP–Hizmet ilişkileri… 

Zulüm süreci başlamadan önce de Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Erdoğan’a tam anlamıyla güvenmediğini, AKP hakkında bazı şüphe ve endişeler taşıdığını, ancak hüsnüzannın gereği olarak veya mevcut şartlar içinde ehven-i şer gördüğü için muhalif bir tavır sergilemediğini daha önce ifade etmiştik. Bilindiği üzere 2013 yılında gerçekleşen yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarından sonra AKP hükümeti Hocaefendi’ye ve Hizmet gönüllülerine yönelik çok ağır itham ve suçlamalarda bulunmuş ve taraflar arasındaki bütün bağlar kopmuştur.

Bu noktada şu sorular önem kazanmaktadır: Erdoğan’ın ve yakın çevresinin art niyetlerinin farkında olan ve belli bir dönemden sonra onların yıkıcı faaliyetlerinden haberdar olan Hocaefendi, acaba Hizmet’e yönelik planlanan saldırıların hayata geçirilmemesi için ne tür gayretler ortaya koymuştur? 

Hizmet’e yönelmesi muhtemel saldırılar karşısında Hizmet gönüllülerini çatışmayı önleyici adımlar atmaları konusunda önceden uyarmış mıdır?

Hükümetin yanlış gördüğü uygulamaları karşısında nasıl bir tavır takınmış, eleştiri ve tavsiyelerini yöneticilere iletmiş midir?

Daha sonraki yıllarda Hizmet hareketini zora sokacak şekilde AKP’den herhangi bir talep veya beklentisi olmuş mudur; farklı bir ifadeyle yöneticilerin eline koz vermiş midir?

2004 MGK Kararı

Bugünden geriye bakarak hem AKP’nin hukuka aykırı ve insanlık dışı saldırılarına şahit olan hem de Hizmet hareketinin maruz kaldığı büyük kayıpları ve ağır mağduriyetleri göz önünde bulunduran bir kimse bu saatten sonra ön alma çabalarını konuşmanın anlamsız olduğunu, çatışmayı önleyici adımların işe yaramadığını düşünebilir. Ne var ki mesele öyle değildir.

Bilindiği üzere AKP hükümetinin 2004 yılında yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Hizmet hareketinin faaliyetlerinin takip edilmesi ve engellenmesine yönelik bir karar alındığı daha sonra basına yansımıştır. AKP milletvekili Şamil Tayyar da sonraki yıllarda yaptığı açıklamalarda bu kararı doğrulamıştır. Bu durum, hükümet içinde Hizmet Hareketi’ne karşı olumsuz bir yaklaşımın oldukça erken bir dönemde oluştuğunu göstermektedir.

Demek ki Hocaefendi’nin attığı adımlar zulüm dalgasının gelmesini bütünüyle önlemese bile geciktirmiştir. Dolayısıyla meseleye şu açıdan bakmak daha anlamlı olacaktır: Eğer hükümet 2004 yılında Hizmet’i tasfiye etmeye yönelik bir karar aldıysa, bu planın fiilen devreye sokulabilmesi neden yaklaşık on iki yıl sonra, yani 2016 yılında mümkün olabilmiştir? Farklı bir ifadeyle Hocaefendi, varlığından haberdar olduğu düşmanlık ve hazımsızlıkların fiilî bir zulme dönüşmesini ertelemek için nasıl bir strateji izlemiştir?

Sonuç olarak, 2004’te alınan kararların, Hizmet aleyhindeki niyet ve hedeflerin uzun yıllar boyunca realize edilememesinde Hocaefendi’nin temkinli, diyalog odaklı ve gerilimi düşürmeye yönelik yaklaşımının etkisi büyüktür.

Yaklaşan Krizlere Dair Endişe ve Uyarıları

Hocaefendi’yi yakından tanımasa bile, yalnızca yazı ve konuşmalarını takip eden bir kimse dahi onun ülkesine ne kadar büyük bir değer verdiğini kolaylıkla fark eder. O, hayatı boyunca problem üretmekten uzak durmuş; aksine mevcut problemleri ortadan kaldırabilmek için sürekli çaba göstermiştir. Ülkenin karşı karşıya kaldığı veya kalması muhtemel krizler karşısında ise derin bir ızdırap duymuş ve bu endişelerini farklı vesilelerle dile getirmiştir.

Hizmet hareketine karşı birikmiş olan haset ve düşmanlıkların farkında olan Hocaefendi, sohbetlerinde sık sık yaklaşan tehlikelere dikkat çekmiş; bunu bazen “kar ve dolu” metaforuyla ifade etmiştir. Bu benzetmeyle, ileride ortaya çıkabilecek baskı ve zulüm dalgalarına işaret etmiş; âdeta yaklaşmakta olan fırtınayı önceden sezmiş gibi sık sık endişelerini dile getirmiştir. Bu konuşmalarında zaman zaman derin bir acı ve ızdırap yaşadığını da açıkça ifade etmiştir.

Hocaefendi’yi kaygılandıran sadece Hizmet hareketinin maruz kalabileceği baskı ve zulümler değildi. O aynı zamanda Türkiye’nin genel gidişatı konusunda da ciddi endişeler taşımıştır. Nitekim özellikle 2010’lu yıllardan itibaren Türkiye’nin giderek “gaileler sarmalı” içine sürüklendiğini, ancak ülkeyi yönetenlerin bunun farkına varamadığını sık sık dile getirmiştir.

Bu bağlamda Erdoğan’ı, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ni riskli bir maceraya sürükleyen Enver Paşa’ya benzettiği de olmuştur. 11 Eylül 2013 tarihinde yaptığı bir sohbetinde, Türkiye’de ve dünyada ortaya çıkma ihtimali bulunan krizlerden söz ettikten sonra sevenlerine şu çağrıda bulunmuştur: “Belki çok tekrar edip canınızı sıkıyorum ama Türkiye ve dünya için çok dua edin.”

Başka bir sohbetinde ise içinde bulunduğu ruh hâlini şu ifadelerle dile getirmiştir:

“Kafamın içi çok karışık. Düşünmeden edemiyorum. Düşünce mekiğim dünyanın farklı ülkelerinde dolaşıyor ve kendi gemimizin de sarsıldığını hisseder gibi oluyorum. Bu tablo karşısında, “Allah’ım elli defa canımı al ama korktuğum şeyleri gösterme!” diyorum. Hayatını yüce bir mefkûreye bağlamış bir insan için bu mesele ırzdan da namustan da çok önemlidir. Kâbe yıkılmış olsaydı, yaşanan hadiseler karşısında duyduğum üzüntüyü duymazdım. ‘Nasıl olsa bir İbrahim çıkar ve onu tamir eder.’ derdim.” (14 Eylül 2013)

Bu ifadeler, Hocaefendi’nin hem Hizmet hareketinin geleceği hem de Türkiye’nin istikameti konusunda duyduğu derin endişeleri açıkça ortaya koymaktadır.

İstiğna İlkesine Bağlı Kalması

Hocaefendi, AKP ile ilişkilerin daha iyi olduğu dönemlerde bile istiğna ilkesinden hiçbir zaman taviz vermemiş ve herhangi bir beklenti içine girmemiştir.

Nitekim Erdoğan’ın bir konuşmasında söylediği, “Ne istediler de vermedik.” sözlerine şu şekilde karşılık vermiştir:  “Ne istediler de vermedim dedi. Kimse onlardan bir şey istemedi. O da kimseye bir şey vermedi.” 

Başka bir röportajında ise aynı ilkeyi şu sözlerle vurgulamıştır: “Kimseyle hiçbir menfaat birlikteliğimiz olmadı. Hep müstağni kaldık. Zira Kur’an ve sünnetten aldığımız ders öyle iktiza ediyordu. Makama talip olmayı, kendi değerlerimize ihanet gibi gördüm hep. Biz hiçbir zaman ne genel müdürlük, ne kaymakamlık, ne valilik, ne bakanlık talep ettik. Öyle bir talebi olan çıktıysa -ki ben öyle bir şey hatırlamıyorum- bizimle alakası yoktur. Var idiyse de kalmamıştır.”

Hocaefendi bu ifadelerinin ardından şu önemli notu da eklemiştir: “Bu hissiyatımı bilvesile devlet erkânına iletmiştim.” (Zaman Gazetesi, 21 Mart 2014)

Hocaefendi, AKP’nin iktidara geldiği ilk yıllardan itibaren yakın çevresini de devlet yöneticilerinden haksız taleplerde bulunulmaması, herhangi bir şekilde minnet altına girilmemesi ve Hizmet’in bağımsız karakterinin korunması gerektiği konusunda sık sık uyarmıştır.

Niyetlerinden emin olamadığı için bizzat Erdoğan tarafından yapılan Türkiye’ye dönme çağrısına da olumlu cevap vermemiştir. AKP ile aşırı derecede yakın ilişkiler kurulmasından kaçınmış, siyasi hedeflerinin olmadığını defalarca ifade etmiş ve Hizmet gönüllülerini de siyasete mesafeli durmaları konusunda uyarmıştır.

Bununla birlikte bu hassas dengelerin her zaman ve herkes tarafından aynı ölçüde korunduğunu söyleyemeyiz.

İyiliğin Stratejik Etkisi

Hocaefendi muhataplarının kendisi ve Hizmet Hareketi hakkında olumsuz duygu ve düşünceler taşıdıklarını bilse de onlara karşı dostane tavrını sürdürmüş, elinden geldiğince iyilik etmeye devam etmiştir.

Zaman zaman yakın çevresinden bazı kişiler, kapalı kapılar ardında Hizmet aleyhinde çevrilen entrikaları kendisine haber vermiştir. Buna rağmen o, çoğu zaman bu meseleleri büyütmemiş, “perdeyi yırtmamak” gerektiğini düşünerek sabır ve metanet göstermiştir.

AKP’li bakan ve milletvekilleri ziyaretine geldiklerinde de mülayemet ve mürüvveti elden bırakmamış, onlara karşı daima sıcak ve nazik bir tavır sergilemiştir.

Hocaefendi’nin bu yaklaşımını sadece bir strateji olarak değerlendirmek doğru değildir. O, bu tavrı esasen inandığı ahlâkî ve dinî değerlerin bir gereği olarak benimsemiştir.

İnsanın kendisinden sürekli iyilik gördüğü kimselere karşı düşmanlık beslemesi ve onları hedef alması kolay değildir. Nitekim Erdoğan’ın uzun süre en yakın çalışma arkadaşlarını bile, ülkeye önemli katkılar sağlamış bir eğitim hareketine karşı sert tedbirler almaya ikna etmekte zorlandığı bilinmektedir.

Örneğin dershanelerin kapatılması sürecinde, Erdoğan’ın bizzat kendi ifadesine göre bu konuda istediği adımları atmayan üç farklı bakan görevden alınmıştır. Benzer şekilde, Hizmet’in faaliyetlerini kısıtlamaya yanaşmayan bazı yöneticilerin de görevlerinden uzaklaştırıldığı bilinmektedir.

Ellerine Bahane Vermedi

AKP yönetiminin Hizmet Hareketi’ne karşı planladığı adımları hayata geçirebilmesi için  kamuoyunu ve kendi tabanını ikna edebileceği bazı somut gerekçelere ihtiyacı vardı.

Bu sebeple Hocaefendi, Hizmet gönüllülerini sık sık dikkatli olmaları ve aleyhlerinde planlar hazırlayan kimselerin eline koz vermemeleri hususunda sık sık uyarmıştır. Mesela Eylül 2013 yılında iş dünyasında faaliyet gösteren bazı Hizmet mensuplarına, devlet ricaliyle iyi ilişkiler kurmalarını, problem çıkarmamaya özen göstermelerini ve mümkün olduğunca mülayim davranmalarını tavsiye etmiştir.

Bu bakımdan Erdoğan aradığı bahaneyi (kendi ifadesiyle Allah’ın lütfunu) uzun süre bulamamış, karanlık emellerine ulaşabilmek için sonunda 15 Temmuz kumpasını tertiplemek zorunda kalmıştır.

Haset Duygularını Tahrik Etmedi

Hocaefendi yaklaşan tehlikeyi sezdiği için, yapılan faaliyetlerin başkalarında kıskançlık veya haset duygusu uyandırmamasına da özel önem vermiştir. Açılan kurumların, gerçekleştirilen projelerin ve elde edilen başarıların abartılı biçimde anlatılmamasını tavsiye etmiştir.

Bu bağlamda sık sık şu prensibi hatırlatmıştır: “Yalanlar gürültülü, doğrular ise gürültüsüz olur.” 

Bu sözle, yapılan hizmetlerin mümkün olduğunca mütevazı ve sessiz bir şekilde yürütülmesinin daha doğru olacağını vurgulamıştır. Ancak bu konuda da zaman zaman bazı ihmal ve kusurların yaşandığını göz ardı etmemek gerekir.

2013 yılında dershanelerin kapatılması gündeme geldiğinde, dönemin başbakan ve cumhurbaşkanına mesaj göndererek bu kurumların kapatılmaması gerektiğini ifade etmiştir. Eğitime önemli katkılar sağlayan bu kurumların korunmasını istemiş, hatta gerekirse çalışanlarının devlet tarafından belirlenebileceğini söylemiştir. Ancak bu teklif hükümet tarafından kabul görmemiştir.

Tedbir, Teyakkuz ve Alternatif Planlar

Bütün bunların yanında Hocaefendi, özellikle son yıllarda, daha önce hiç olmadığı kadar güzergâh emniyetinin sağlanması üzerinde durmuş; sık sık temkin ve teyakkuzun önemini vurgulamıştır. Olası krizlere karşı alternatif planların hazırlanması gerektiğini söylemiş ve bazı kurumlar için ne tür alternatiflerin geliştirilebileceğine dair örnekler vermiştir.

Ayrıca her zaman en kötü ihtimallerin hesaba katılması gerektiğini hatırlatmış, uygun şartlar varken mesainin katlanmasını ve hizmet faaliyetlerinin artırılmasını tavsiye etmiş ve bazı Hizmet gönüllülerini yurt dışına açılmaya, yani bir anlamda hicret etmeye teşvik etmiştir.

Toplumsal Birliği Koruma Çabaları

Hizmet hareketine karşı bazı çevrelerde oluşan haset ve hazımsızlıkların farkında olan Hocaefendi, ülkede birlik ve beraberlik ruhunun korunmasına büyük önem vermiştir. Bu sebeple gerek diğer cemaat ve tarikatlarla gerekse siyasetçilerle iyi ilişkiler kurmanın yollarını aramış, mümkün olduğunca gerginlikten uzak durmaya çalışmıştır.

Hizmet gönüllülerine de sürekli olarak birleştirici olmalarını, ayrıştırıcı her türlü söylem ve eylemden kaçınmalarını tavsiye etmiştir. Onun şu sözleri, vifak ve ittifakı korumayı ne derece önemli gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır:  “Eğer oturmak suretiyle insanlar arasında vifak ve ittifakı sağlayabiliyorsanız, oturmanız, onu bozacak şekilde ayakta durmanızdan daha hayırlıdır. Birlik ruhunu temin edecekse yatmanız, bu birliği bozacak şekilde oturmaktan daha hayırlıdır.” (Gülen, İmtihanlar Kuşağı, s. 32)

Bu ifadeler, onun nazarında toplumsal barışın ve birlik ruhunun, birçok başka meselenin önünde geldiğini göstermektedir.

Hocaefendi birlik ruhunun korunabilmesi için bazı pratik prensipler de ortaya koymuştur. Bu çerçevede Hizmet gönüllülerine şu hatırlatmalarda bulunmuştur:

  • Mümkün mertebe başkalarının hizmet alanlarına müdahil olunmaması,
  • Yapılan hizmet faaliyetlerine farklı çevrelerden insanların da dâhil edilmesi,
  • Başkalarının gerçekleştirdiği faaliyetlerin desteklenmesi,
  • Farklı mezhep ve meşreplere mensup insanların yanında belirli şahısların aşırı şekilde öne çıkarılmaması.

Bunun yanında, herkesin yaptığı güzel işlerin saygıyla karşılanmasını ve hak yolunda gayret gösteren herkesin takdir edilmesini önemsemiştir. Ona göre geniş kitlelerin desteğiyle ortaya çıkan hizmetlerin yalnızca belirli kişi veya gruplara mâl edilmesi doğru değildir. (Bkz. Gülen, Fütüvvetin Nurlu Yolu, s. 172; Işık karanlığı Boğarken, s. 130; İmtihanlar Kuşağı, s. 205)

Hocaefendi’nin bu konudaki yaklaşımını gösteren şu sözleri fevkalâde önemlidir: “Farklı meşrepten birisi bana gelip, “Hocam, Allah sizden razı olsun! Açtığınız okullarla, yaptığınız faaliyetlerle, kurduğunuz hoşgörü ve diyalog platformlarıyla çok güzel hizmetler yapıyorsunuz.” dediğinde, her seferinde cevabım şu olmuştur: “Estağfirullah! Siz Allah’ın inayet ve keremiyle ülkedeki genel havayı yumuşattınız, olumlu bir atmosfer oluşturdunuz. Sizin sayenizde karlar, dolular rahmet yağmurlarına dönüştü. Biz de oluşan bu olumlu atmosferi değerlendirmeye çalıştık.”

Aynı yaklaşımı devlet yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde de sürdürdüğünü ifade etmektedir: “Devlet erkânından birileri yapılan hizmetleri takdir ettiğinde de mukabelem bundan farklı olmamıştır. Her defasında, onlara teşekkür etmeyi, duayla mukabelede bulunmayı ve onların ortaya koydukları güzellikleri nazara vermeyi kendime bir vazife bildim. Bunların mümkün olmadığı durumlarda da meseleyi Anadolu halkına mâl etmeye çalıştım. Topyekûn bir milletin sahip çıktığı hizmetleri belirli şahıslara mâl etmenin mahzurlarını anlattım. Bütün bunlar hakikatin ifadesi olmakla birlikte, hortlaması mümkün olan bir kısım negatif duyguları bastırma, insanların gıpta damarlarını tahrik etmeme adına da ayrıca önemlidir.” (Gülen, Işık karanlığı Boğarken, s. 132)

Sonuç

Buraya kadar yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Hocaefendi, hükümete karşı herhangi bir kavga başlatmadığı gibi fitne ve fesadın önünü alabilmek için de büyük çaba göstermiştir. Ancak bütün bu gayretler kin ve öfke ile hareket eden çevrelerin düşmanlığını engellemeye yetmemiştir.

Elbette bu süreçte Hizmet gönüllülerinin de bazı hataları olmuştur. Hocaefendi’nin tavsiyelerine herkesin aynı ölçüde riayet ettiği söylenemez. Buna rağmen Hizmet hareketi hiçbir zaman AKP’ye karşı organize bir cephe oluşturma yoluna gitmemiş ve kimseyi düşman ilan etmemiştir.

Esasen sivil bir karaktere sahip olan böyle bir hareketin siyasi bir mücadele yürütme kapasitesi de bulunmamaktadır. Bazı çevreler tarafından “düşmanlık” olarak yorumlanan faaliyetlerin önemli bir kısmı, gerçekte Hizmet mensuplarının hak arama, meşru zeminde kendilerini savunma ve ülke menfaatlerini koruma çabalarından ibarettir.

Buna rağmen ilerleyen süreçte yaşanan gelişmeler, bütün bu uzlaştırıcı tavır ve ihtiyatlı yaklaşımın, siyasî iktidarla Hizmet hareketi arasında büyüyen gerilimi tamamen önlemeye yetmediğini gösterecektir.

Bir sonraki yazıda Hocaefendi’nin zulüm ve baskılar karşısında nasıl bir duruş sergilediğini ele alacağız.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: fethullah gülen hocaefendiHizmet Hareketi
ShareTweet
Previous Post

Cizîr’de tarihi mekanlarda Kürtçe yok: Anadil görmezden geliniyor

Next Post

Gülistan dosyası avukatı: 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı?

Related Posts

Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!
Görüş & Analiz

Betontaş Lisesi, Hizmet Hareketi ve eğitimde gelinen nokta!

28 Nisan 2026
Fenerbahçe’nin çıkmazı; Teknik direktörler gitti, sorun kaldı
Görüş & Analiz

Fenerbahçe’nin çıkmazı; Teknik direktörler gitti, sorun kaldı

28 Nisan 2026
Akın Gürlek’in yeni oyuncağı!
Görüş & Analiz

Akın Gürlek’in yeni oyuncağı!

27 Nisan 2026
Galatasaray’dan şampiyonluk ilanı gibi derbi zaferi
Görüş & Analiz

Galatasaray’dan şampiyonluk ilanı gibi derbi zaferi

26 Nisan 2026
Gerçekten düşünüyor muyuz?
Görüş & Analiz

Gerçekten düşünüyor muyuz?

24 Nisan 2026
Coventry: Ahırdan Premier Lig’e
Görüş & Analiz

Coventry: Ahırdan Premier Lig’e

23 Nisan 2026
Next Post
Gülistan dosyası avukatı: 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı?

Gülistan dosyası avukatı: 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı?

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter