MHP lideri Devlet Bahçeli, haftalardır süren “il teşkilatı” fesihlerine ilişkin konuştu. Bahçeli, “Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarla sınanmaz, içeride büyüyen tereddütlerle de sınanır.” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen haftalarda MHP İstanbul İl Başkanlığının feshedildiği açıklanmış, yeni kadrolar duyurulmuştu. Ardından Kütahya, Kars, Eskişehir, Bilecik, Çanakkale Muğla, Ardahan il teşkilatları da feshedildi. Son olarak, MHP Dalaman İlçe Başkanı Fatih Avcı görevinden istifa etti. MHP Muğla İl Başkanlığı, istifanın ardından Dalaman İlçe Yönetim Kurulu’nun feshedildiğini açıkladı.
Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
- Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçmektedir. Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır.
- İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız. Yalnız hadiseleri sıralamakla yetinemeyiz. O hadiselerin hangi devlet aklı içinde anlam kazandığını, hangi millet vicdanında yer ettiğini, hangi tarihi yürüyüşün parçası olduğunu da izah etmek mecburiyetindeyiz.
- Milletle ve devletle buluşmayan bir iddia tarihte kök salamaz. Bu sebepledir ki Türk milliyetçiliği bir nizam arayışıdır. Bir devlet tasavvurudur. Bir medeniyet iddiasıdır. Bugün aynı ülkeye gönül vermiş kimi dava arkadaşlarımızın farklı mecralara savrulmuş olması, davanın yükünün ne kadar ağır olduğunu göstermektedir. Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarla sınanmaz, içeride büyüyen tereddütlerle de sınanır. Ancak bilinmelidir ki milliyetçilik aynı ülküye, aynı istikamete, aynı kader duygusuna tutunarak güç kazanır.
- Önümüzde şimdi bir cephe daha vardır. Avrupa’nın Türkiye’ye bakarken içine düştüğü zihni ve siyasi yanlışlık yapılan açıklamalarda gün yüzüne çıkmaktadır. Bu söz sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. AB’nin en üst siyasi makamından çıkan bu söz, dilin kazası olarak görülemez. Kibrin ve çifte standardın dışa vurumudur. Bu küstah dilin çifte standartlı bulunduğu kendi çevrelerince dile getirilmiştir. Bu tavır güven iklimi inşa edemez. Mesele Türkiye’nin nerede durduğu değil Avrupa’nın nereye savrulduğudur.
- Ursula Hanım’ın şahsında tüm Avrupa’ya sesleniyorum. Türkiye gel dediğinde gel git denildiğinde giden bir unsur gibi görülemez. Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir. Bu devletin kriz hafızası derindir. Türkiye hafife alanlar, vakarını edilgenlik sanmış, sabrının sınamaya kalkışmış ardından tarih karşısında mahcup olmuştur.
- Avrupa Türkiye’siz yapamaz, güvelikte, enerjide, göç yönetiminde yapamaz. Türkiye Avrupa’sız tarihtir, devlettir, coğrafyadır, merkezi bir hakikattir. Avrupa bu hadsizliklerle yüzleşsin, muhasebesini yapsın. Bu çağ birbirini küçük gören çağı değildir. Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Bize had bildirmeye çalışanlara cevap verecek irademiz ziyadesiyle mevcuttur.
ÖNCEKİ YAZI1 Mayıs öncesi ev baskınları: 39 gözaltıSONRAKİ YAZIKayseri’de KHK’lılara ev baskını: Dört öğretmen, iki asker ve bir polis tutuklandı
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































