ENSAR NUR | TR724 STRAZBURG
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) hakim seçimi usulünde önemli değişiklikler içeren karar tasarısını kabul etti. Bu hafta Strazburg’da yapılan oturumda onaylanan karar tasarısı, seçim sürecini daha adil ve şeffaf hale getirmeyi, üye devletlerin aday gösterme prosedürlerini sıkılaştırmayı ve mahkemenin otoritesini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Giriş kısmında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin daha önce görülmemiş zorluklarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekilen kararda, “hakimlerin en üst düzeyde yeterliliğe, bağımsızlığa ve tarafsızlığa sahip olmasını sağlamanın her zamankinden daha önemli olduğu” vurgulandı.
Kararın en dikkat çekici yeniliklerinden biri, hükümetlerin aday listeleri üzerindeki keyfiyetini kısıtlamak adına getirilen kriterler oldu. Buna göre, bir üye devlet AİHM hakimliği için üç adaydan oluşan listesini AKPM’ye sunduktan ve belirlenen son teslim tarihi geçtikten sonra bu listeyi geri çekemeyecek veya değiştiremeyecek.
Ayrıca, AKPM bünyesindeki ilgili Komite’nin listeyi Genel Kurul’a sevk etmeden önce adaylardan birinin çekilmesi halinde seçim süreci durdurulacak ve ilgili hükümetten eksik adayı tamamlaması istenecek. Liste yayımlandıktan sonra ise aday çekilmesine kesinlikle izin verilmeyecek.
Hakim adaylarının belirlenmesinde ülkelere yeni kriterler
AKPM, ülkelerin kendi içlerindeki seçim süreçlerindeki eksikliklere de mercek tuttu. Bazı hükümetlerin, özellikle yürütme organının ağırlıklı olduğu, yeterince şeffaf olmayan veya yüksek nitelikli başvuru sahiplerini dışlayan seçim prosedürleri uyguladığına dikkat çekildi. Bu da tarafsız olması gereken AİHM hakimlerinin iktidara yakın hukukçulardan seçilmesine ve devamında da Strazburg Mahkemesi kararlarının güvenilirliğinin ve tarafsızlığının sorgulanmasına yol açıyor.
Özellikle, AKP’ye yakın bir isim olan Saadet Yüksel’in 2019’da AİHM’e seçilmesinden bu yana gösterdiği hükümet yanlısı duruş eleştirilerin hedefi olmuştu. Yüksel, çok bariz insan hakları ihlalleri içeren yüzlerce başvuruda hükümet lehine oy kullanarak dikkat çekmişti. Saadet Yüksel’in verdiği kararlar ve karşı oylar uluslararası akademik bir makaleye konu olmuştu.
AKPM bu sorunların önüne geçmek için kararda üye devletlere yönelik kriterler yayımladı. Öne çıkan bazı kriterler şöyle:
- Başvuruların sunulması için en az bir ay süre tanınır;
- Yürütme organı, ulusal seçim kurulu kompozisyonuna hakim olmaz; üyelerinin çoğunluğu hükümet yapısı dışından, örneğin yargı, ombudsmanlık, barolar ve akademi gibi kurumlardan gelir;
- Ulusal seçim kurulunun listesi önceden açıklanır ve kamuya duyurulur;
- Ulusal seçim kurulunun kompozisyonu ve prosedüre ilişkin ayrıntılar ilgili düzenlemede (kanun veya hükümet kararnamesi) belirtilir ve ilgili bakanın takdirine bırakılmaz;
- AKPM’nin daha önce tavsiye ettiği gibi, ulusal seçim kurullarının mümkün olduğunca cinsiyet dengesine sahip olmasını sağlamak için tedbirler alınır;
- Sivil toplum, hukuk meslek temsilcileri ve bağımsız kurumlar, mülakatlar sırasında gözlemci olarak hazır bulunma hakkına sahip olur;
- Ulusal seçim kurulu, ilgili ülke bakımından Mahkeme’nin eski hakimlerinden tavsiye alır;
- Adayların dil becerileri, mülakatlar sırasında yazılı ve sözlü olarak test edilir.
Tecrübeli ve kalifiye hakim adaylarının önerilmesi istendi
AKPM ayrıca, son zamanlarda bazı hükümetlerin daha genç ve az deneyimli adaylar gösterme eğiliminin ciddi anlamda artmasına karşı uyarıda bulundu. Daha tecrübeli ve kalifiye hukukçuları AİHM hakimliği görevine çekmek için bazı değişiklikler yapılması istendi. Görev süresi biten hakimlerin ulusal emeklilik sistemlerine entegrasyonu ve mesleki yeniden entegrasyonlarının kolaylaştırılması yoluyla bunun sağlanabileceği belirtildi.
Kararda, AİHM’deki cinsiyet dengesizliğine de vurgu yapılarak, kadın hakim oranının yüzde 40’ın altında olmasından duyulan üzüntü dile getirildi. AKPM, yeterince temsil edilmeyen cinsiyetten en az bir aday bulundurma şartına “istisnai durumlar” dışında taviz verilmeyeceğini yineledi; bazı ülkelerin tamamı kadın adaylardan oluşan listeler sunmasını ise olumlu karşıladı.
Hakimlerin görev süresini uzatan fiili gecikmelere fren: 9+1 formülü önerildi
Bir diğer kritik başlık ise hakim atamalarındaki gecikmeler oldu. Bazı üye ülkelerin süresi içinde aday listesi sunmaması nedeniyle mevcut hakimlerin görev süresinin fiilen uzadığına dikkat çeken AKPM, bu durumun 9 yıllık yenilenemez görev süresinin ruhuna aykırı olduğunu belirtti. Bu sorunu çözmek için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde değişikliğe gidilerek, bir hakimin görev süresini en fazla bir yıl aşabileceğine dair bir sınırlama getirilmesi önerisi karara eklendi.
Karar, AİHM’e hakim seçimlerinde AKPM’nin denetimi güçlendirirken, sürecin demokratik meşruiyetini artırmayı ve mahkemenin uluslararası yargı organları arasındaki saygın konumunu korumayı hedefliyor. Kabul edilen bu değişiklikler, AKPM İçtüzüğü’nde gerekli düzenlemelerin yapılmasının ardından yürürlüğe girecek.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































