PROF. DR. EFE ÇAMAN | YORUM
CHP’de genel başkanı kim belirliyor?
Bu an itibariyle Türkiye siyasi hayatının en önemli sorularından biridir. Esasında tek başına bu sorunun soruluyor olması mecburiyeti dahi, o sorunun sorulduğu ülkede demokrasinin ve hukukun durumu adına vahimdir. Bakınız dikkat edin, bir siyasal partinin seçimleri kazanıp iktidara devir teslim yoluyla – normal prosedürle – gelmesini geçtik, partinin genel başkanının belirlenmesindeki anomaliye odaklanıyoruz. Partiye oy verenleri temsil eden delegeler tarafından değil, başka bir odak veya odaklarca belirlenen bir genel başkan varsa gerisini konuşmaya çalışmak sadece beyhude değil, abesle iştigaldir. Bu diktatörlüktür. Bu otoriter rejimdir.
Bir fıkra anlatarak durumu izah etmeye çalışayım; bir taraftan gerginliğiniz azalır, diğer taraftan olayın groteskliği ortaya çıkar.
Dördüncü Murat devrinde ayyaşlığıyla bilinen Bekri Mustafa diye bir adam vardır. Günün birinde fıkra bu ya, camiye gideceği tutar. O da kalkıp Ayasofya’ya gider. O sırada cenaze varmış, cemaat cenaze namazına duracak ama ortada imam yok. Bekri Mustafa’nın cübbesini gören cemaat-i Müslimin onu imam zanneder. “E haydi Hoca, namazı kıldır!” derler. O da madem öyle bismillah der, sevabına çıkar cemaate namazı kıldırır.
Namazın ardından tabutun başına geçer. Hafif kaldırır, çaktırmadan içeri doğru bir şeyler fısıldar. Bu cemaatin gözünden kaçmaz, insanlar merakla sorarlar: “Hoca, merhuma ne dedin?” Bekri Mustafa şöyle cevap verir: “Ona dedim ki, şimdi ahrete gidiyorsun. Melekler sana dünyanın ahvalini soracak olurlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya’ya imam oldu dersin, onlar durumu anlar!”
CHP’deki durum aynen budur. Türkiye siyasetine dair merak duyanlara rejim mahkemesi kararıyla, mutlak butlan abrakadabrasıyla, seçilmiş Özel’i devirip, yerine seçilmemiş Kılıçdaroğlu’nu atadılar dersiniz, onlar durumu anlar.
Türkiye’de çok partili hayat sona erdi. Geçmiş olsun. Allah rahmet eylesin! Gömün gitsin! Bunu kim söylüyor? Kılıçdaroğlu’nun eski danışmanı İbrahim Uslu! Uslu diyor ki: “Genel başkanın kim olduğuna devlet karar veriyorsa, çok partili hayat bitmiştir!”
Türkiye uzmanı ve karşılaştırmalı siyaset bilimci Steven Cook dün bunu teyit etti ve artık Türkiye’nin bir seçimli otokrasi değil, onun da altında olan tam otoriter bir ülke olduğunu beyan etti. Bu ciddiye alınmalı!
Bu satırların yazarı da uzunca bir süredir bunu dile getiriyor. Demokrasicilik oynayarak yelkenlerine rüzgar devşiren Erdoğan rejimi, rejimin muhalefeti olmayı kabul eden veya seçmiş olan CHP’den bile razı olmadı, bu bile rejimi rahatsız etti.
Yahu CHP zaten ne yaptı ki? 15 Temmuz’u mu sorguladı? “FETÖ” nedir, Gülen hareketinin terör örgütü olduğuna nasıl kanaat getirdiniz mi dedi? KHK’ları mı eleştirdi? Anayasanın rafa kalkmış olmasını mı büyüteç altına aldı? Yurtdışındaki muhataplarına, mesela Sosyalist Enternasyonal’e insan hakları ihlalleriyle alakalı rapor mu verdi?
Avrupalı parlamenter meslektaşlarına çöken Türkiye hukuk sistemini mi anlattı? Yahu, Allah adına, CHP ne yaptı da Erdoğan ve güç paydaşlarının bu muamelesini hak etti? Demem o ki, bu CHP bile rejimi rahatsız etmeye yetti. Yani rejimin karar alıcıları kategorik olarak muhalefete, farklı partilere, parlamenter eleştiriye falan kapalılar. Köprünün altından çok sular geçmiş azizim! Bunlar gemi iyice azıya almışlar.
Bekri Mustafa Ayasofya’ya imam olmuş anlayacağınız!
Bu arada ona buna, sana bana, daha kime, hepimize “Fetö’cü” diyen Özgür Özel’in “Fetö’cü” olduğunu öğrendik. Yıllar önce kadim dostum, değerli meslektaşım İletişim Bilimleri profesörü Vedat Demir hocaya “Fetö’cü” demişti Özel. Bakın işte derler ya, Allah’ın sopası yok!
“Birgün herkes “Fetö’cü” olacak, bu cadı avını bitirin. “Cadı değilim!” demekle sorun çözülmez, “Cadı diye bir şey yok” diyeceksiniz!” demiştik, ama dinletememiştik. Şimdi Özel ve CHP’li taifesi, başkalarına yapıştırdıkları etiketi kendi enselerinde hissediyor.
Peki ders alacaklar mı? Komik olmayın! Cehennem donabilir, ama bunlar asla demokratlaşamazlar. Yok, canım, rakı masasında mangalda kül bırakmayan demokrattır paso ezici çoğunlukları! Ama ne zaman ki ince yaldız tabakasını tırnağınızla hafifçe kazırsınız, altından neo İttihatçı, Türk üstünlükçü, Maocu, Stalinist, fabrika ayarcı, Altı Ok’çu, 27 Mayıs’çı, 28 Şubat’çı ve sair bilimum kafa çıkar.
Tümünün ortak noktası kendilerine demokrat olmaları, çoğulculuğa ve liberal rekabetçili demokrasi modeline karşı olmalarıdır. Laiklikleri de din karşıtlığı, anti din özgürlüğüdür. Devletin herkese eşit mesafede olmasına da en az eşit vatandaşlık ilkesine karşı oldukları kadar karşıdırlar. Velhasıl, bunlar cidden öteki addettikleri herkese ‘maraba’ muamelesini rüsva görürler. Bu bakımdan İslamcılardan zırnık farklılıkları yoktur. İstisnalar müstesnadır.
Bu nedenle otoritere iman ediyorlar, karşıymış gibi görünüp kutsal devletlerinin başındaki reisin elini öpüyorlar. Ona karşıyken bile onun meşruiyetine hizmet edip, onun rejimini konsolide ediyorlar.
CHP, bu rejimin başına geçmeyi hayal ediyor.
Size vaat ettiği bir rejim değişikliği var mı? Dürüst olun kendinize. Kendinizi kandırmayın! CHP asla bu rejime karşı değil. Derinlerin Kılıçdaroğlu’nu tercihi de onun Özel’den daha kullanışlı olması. Özel bir halk kahramanı veya bir tür demokrasi savaşçısı falan değil. Bu, onun başına geleni tasvip etmek gerekir anlamına gelmiyor. Onun uğradığı hukuk mağduriyetinde dayanışma içinde olalım ama onu abartmayalım, Polyanna’cılık yapmayalım. Kılıçdaroğlu’nu enstrümanlaştıran patolojinin kurumsallığını ön planda tutalım, olayı sığ bir “Kılıçdaroğlu biyografisi” üzerinden okuma yanlışına düşmeyelim. Kullanışlılığın kişisel kötülükle veya kişiliksizlikle değil, partisel-kurumsal ideolojik patolojiyle açıklanması, hakiki bir sol ve hakiki bir muhalefet için kaçınılmaz koşullardır.
CHP genel başkanını kim belirledi?
Bunun öneminden ziyade, Bekri Mustafa’nın CHP’ye genel başkan olmasını hazırlayan koşulları dikkate almak, mizahın da ruhumuzu korurken arındırmasını ummak sanki daha doğru olur gibime geliyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































