Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsaklar üzerindeki hak ihlallerinin arttığı, ailelerle iletişimin kısıtlandığı ve hastaneye sevklerin kelepçeli şekilde yapıldığını belirten İHD yöneticisi Kemal Tibelik, ‘Yürüyen bir süreç var ancak söylem bazında olumlu gelişmeler olsa da maalesef pratikte bir karşılığı yok’ dedi
Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutsaklara yönelik hak ihlalleri her geçen gün artıyor. Özellikle hasta tutsaklar ile kadın ve çocukların kaldığı koğuşlarda koşulların giderek ağırlaştığı belirtildi. Tutsakların aileleriyle iletişiminin ve yemek miktarının azaltıldığı, hastaneye sevkler sırasında sıklıkla çıplak aramaya maruz bırakıldıkları, muayenelerin ise kelepçeli yapıldığı öğrenildi. Bu uygulamaların hem sağlık hakkını hem de insan onurunu ihlal ettiği vurgulandı. İnsan Hakları Derneği (İHD) yönetiminde yer alan Avukat Kemal Tibelik, cezaevinde yaşanan ihlallerin devam ettiğini ve tutsakların toplumdan uzaklaştırıldığını söyledi.
‘Onur kırıcı uygulamalara son verilmeli’
Tutsakların haklarının kısıtlandığını belirten Kemal Tibelik, “Beslenme, yaşama hakkı, kişi güvenliğini koruma ve geliştirme hakkı temel haklardır. Bunlar maddi ve manevi sağlığa erişim haklarıdır. İnsan hakları baki kalmasına rağmen, ne yazık ki cezaevi uygulamaları yasaların aksi yönünde işlemektedir. Mahpuslar topluma kazandırılacakları yerde, toplumdan uzaklaştırılmaktadır. Tutsaklar, yetersiz yemek, sağlık hakkına erişim engeli ve onur kırıcı uygulamalara son verilmesini talep ediyor. Özellikle çocuk mahpusların aç kaldığı ve yemeklerin yeterli besin değerine sahip olmadığı yönünde şikâyetler alıyoruz. Sağlık konusunda ise revire geç çıkarıldıkları, çıkarıldıklarında uzman hekim tarafından tedavi edilmedikleri ve taleplerinin geciktirildiği, bu sebeple sağlık sorunlarının ilerlediği yönünde bize şikayetler ulaşıyor” dedi.
‘Dilekçelerin akıbeti takip edilemiyor’
Cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dair dilekçe veren tutsakların başvurularına yanıt alamadığını ifade eden Kemal Tibelik, “Gerek cezaevi idaresine gerekse bakanlıklara ve mahkemelere verilen dilekçelerin ya işleme alınmadığı ya da kaybedildiği yönünde şikâyetler tarafımıza ulaşıyor. Burada ciddi bir eksiklik var. Dilekçelerin bir evrak kayıt numarası olmasına rağmen bu numaralar mahpuslara verilmiyor. Bu sebeple dilekçenin akıbetini takip etmek mümkün olmuyor” şeklinde konuştu.
‘Aileler ile görüşme sağlanamıyor’
Cezaevlerindeki keyfi baskılardan birinin de aile iletişiminin engellenmesi olduğunu belirten Kemal Tibelik, şunları söyledi:
“Bir kişinin mahpus olması, onun hayattan soyutlanacağı anlamına gelmez. Cezaevlerinde sosyal haklar ciddi anlamda kısıtlanıyor. Aileyle telefon görüşmesi, kitaba, bilgiye veya gazeteye ulaşma hakları kanunla düzenlenmiş olsa da uygulamada büyük sıkıntılar yaşanıyor. Kitap ve dergilerin verilmediği, aile görüşlerinin kısıtlandığı ve keyfi disiplin cezalarıyla telefon yasaklarının getirildiği yönünde başvurular alıyoruz.”
‘Tutsaklar keyfi bir şekilde sürgün ediliyor’
Tutsakların keyfi sürgünlerine de değinen Kemal Tibelik, “İdari Gözlem Kurulu oldukça keyfi kararlar vermektedir. Özellikle siyasi tutsaklar disiplin cezalarına maruz bırakılmakta, infazları yakılarak tahliyeleri engellenmektedir. Bir diğer husus ise mahpusların keyfi şekilde sürgün edilmesidir. Mahpusun ailesine yakın bir yerde cezasını çekmesi gerekirken, uzak cezaevlerine gönderilmesi aileyi hem ekonomik hem de psikolojik olarak yıpratmaktadır. Kişinin cezasıyla birlikte ailesini de cezalandırmak doğru değildir. Bizler bu konuda cezaevlerini ziyaret ediyor, mahpuslarla görüşüp raporlar düzenliyoruz. Herkesin bu sese ortak olması gerekiyor” dedi.
‘Süreç cezaevlerini etkilemedi’
Siyasal süreçle beraber cezaevlerinde olumlu bir iyileşme yaşanmadığını belirten Kemal Tibelik, “Yürüyen bir süreç var ancak söylemdeki olumlu gelişmelerin cezaevlerine yansımasını göremiyoruz. Tüm kesimlerin cezaevlerindeki sorunları dile getirmesi gerekiyor. Devletin kendiliğinden adım atmasını beklemek sonuç vermeyebilir. Aslında mevcut yasaların uygulanması bile birçok sorunu ortadan kaldıracaktır. Yasaların uygulanması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır” diye konuştu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































