• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    19 Mayıs’ta hastaneler ve sağlık ocakları açık mı? 19 Mayıs 2026 Salı hastaneler çalışıyor mu?

    19 Mayıs’ta hastaneler ve sağlık ocakları açık mı? 19 Mayıs 2026 Salı hastaneler çalışıyor mu?

    Türkiye Karta Çalıştı: Nisan Ayında 2,6 Trilyon Liralık Rekor Harcama!

    Türkiye Karta Çalıştı: Nisan Ayında 2,6 Trilyon Liralık Rekor Harcama!

    Jose Mourinho 13 Yıl Sonra Yeniden Real Madrid'de

    Jose Mourinho 13 Yıl Sonra Yeniden Real Madrid’de

    TR724 HABER

    İBB DAVASI | Murat Kapki: “Tamamı yönlendirmeyle verilmiş, uydurulmuş ifadelerdi”

    Netanyahu'ya Yine 'Güvenlik' Kalkanı: Duruşması Son Anda İptal Edildi

    Netanyahu’ya Yine ‘Güvenlik’ Kalkanı: Duruşması Son Anda İptal Edildi

    Duman’ın ilk canlı stüdyo serisi başlıyor

    Duman’ın ilk canlı stüdyo serisi başlıyor

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Dêrsim’deki saldırıda yine ‘akıl sağlığı’ kılıfı!

    Dêrsim’deki saldırıda yine ‘akıl sağlığı’ kılıfı!

    ‘Barışın sürdürülebilir olması için güven ortamı yaratılmalı’

    ‘Barışın sürdürülebilir olması için güven ortamı yaratılmalı’

    ‘Yanlış’ baskında kolu kırık çocuk darp edilmişti: Polisler hakkında suç duyurusu

    ‘Yanlış’ baskında kolu kırık çocuk darp edilmişti: Polisler hakkında suç duyurusu

    Akademisyen Yasemin Gülsüm Acar: İnsanlar kendini eşit seviyede görmek ve hissetmek istiyor

    Akademisyen Yasemin Gülsüm Acar: İnsanlar kendini eşit seviyede görmek ve hissetmek istiyor

    ‘Barış için adım at’ yürüyüşlerinden ortak ses: Öcalan ve siyasi tutsaklara özgürlük

    ‘Barış için adım at’ yürüyüşlerinden ortak ses: Öcalan ve siyasi tutsaklara özgürlük

     İBB’ye yeni operasyon: 57 kişi gözaltına alındı

     İBB’ye yeni operasyon: 57 kişi gözaltına alındı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Necip F. Bahadır

    AKP Türkiyesi’nden ibretlik manzaralar!

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    19 Mayıs’ta hastaneler ve sağlık ocakları açık mı? 19 Mayıs 2026 Salı hastaneler çalışıyor mu?

    19 Mayıs’ta hastaneler ve sağlık ocakları açık mı? 19 Mayıs 2026 Salı hastaneler çalışıyor mu?

    Türkiye Karta Çalıştı: Nisan Ayında 2,6 Trilyon Liralık Rekor Harcama!

    Türkiye Karta Çalıştı: Nisan Ayında 2,6 Trilyon Liralık Rekor Harcama!

    Jose Mourinho 13 Yıl Sonra Yeniden Real Madrid'de

    Jose Mourinho 13 Yıl Sonra Yeniden Real Madrid’de

    TR724 HABER

    İBB DAVASI | Murat Kapki: “Tamamı yönlendirmeyle verilmiş, uydurulmuş ifadelerdi”

    Netanyahu'ya Yine 'Güvenlik' Kalkanı: Duruşması Son Anda İptal Edildi

    Netanyahu’ya Yine ‘Güvenlik’ Kalkanı: Duruşması Son Anda İptal Edildi

    Duman’ın ilk canlı stüdyo serisi başlıyor

    Duman’ın ilk canlı stüdyo serisi başlıyor

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Dêrsim’deki saldırıda yine ‘akıl sağlığı’ kılıfı!

    Dêrsim’deki saldırıda yine ‘akıl sağlığı’ kılıfı!

    ‘Barışın sürdürülebilir olması için güven ortamı yaratılmalı’

    ‘Barışın sürdürülebilir olması için güven ortamı yaratılmalı’

    ‘Yanlış’ baskında kolu kırık çocuk darp edilmişti: Polisler hakkında suç duyurusu

    ‘Yanlış’ baskında kolu kırık çocuk darp edilmişti: Polisler hakkında suç duyurusu

    Akademisyen Yasemin Gülsüm Acar: İnsanlar kendini eşit seviyede görmek ve hissetmek istiyor

    Akademisyen Yasemin Gülsüm Acar: İnsanlar kendini eşit seviyede görmek ve hissetmek istiyor

    ‘Barış için adım at’ yürüyüşlerinden ortak ses: Öcalan ve siyasi tutsaklara özgürlük

    ‘Barış için adım at’ yürüyüşlerinden ortak ses: Öcalan ve siyasi tutsaklara özgürlük

     İBB’ye yeni operasyon: 57 kişi gözaltına alındı

     İBB’ye yeni operasyon: 57 kişi gözaltına alındı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Zencani ‘sahalara’ döndü, ‘yeni Zarrab’ kim?

    Necip F. Bahadır

    AKP Türkiyesi’nden ibretlik manzaralar!

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Kadir İnanır: Kaybetmenin asaleti

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Zilhicce’nin ilk on gününde ibadet etmek, Allah yolunda cihat gibi faziletlidir

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Şampiyonsun, şampiyon kal!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

    Kaldığım ev çok renkliydi II; Yatağanlı Şevket!

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Haberler Kültür - Sanat

Afili Erkek Edebiyatı

SG by SG
3 Aralık 2022
in Kültür - Sanat
0
Afili Erkek Edebiyatı


Sibel ÖZ


Artı Garçek – Güncel anti-kahraman hikâyelerinin 2000’lerden itibaren artış gösterdiğini belirtmek yanlış olmaz. Bu durumun toplumsal nedenleri olduğunu görmek zor olmasa gerek. Biraz geriye gidersek, 1980 darbesiyle demokratik değişim için mücadele eden muhalefetin susturulması ve ezilmesinin ardından, 80 sonları ve 90’lı yıllarda toplumsal muhalefet, üzerindeki ölü toprağını silkelemeye başlamış ve toplumsal mücadele işçi grevleri, memur sendikalaşması, akademik-demokratik öğrenci hareketi gibi dinamiklerle yeniden canlanmaya başlamıştır. Bu dönem edebiyatı da toplumsal dinamiklerin özgürlük talebiyle nefes almış, adeta sokağa çıkmıştır. Güçlü eserler okurla buluşmuş, gerçeklik duygusunu okurun dünyasında yeniden kurmuşlardır.

2000 sonrasının gerçekliği ise daha farklıdır. 2002’de tek başına iktidara gelen AKP, özellikle ilk yıllarda toplumun önemli bir kesimini demokratik değişime inandırmış, 2010’larda ‘yetmez ama evet’ tutumuna çekilen, ‘kötünün iyisi’ne ‘yanlışlarına rağmen evet’ diyen bu kesimlerin, zaman içinde hayal kırıklığına uğradıkları gözlenmiştir. Sözü edilen süreçte edebiyatın da yeniden kendine kapandığı, toprağına küstüğü ya da bunaldığı belirtilebilir. Rafları kaplayan pek çok yeni eserde edebiyatın da toplum gibi zorlukla nefes alabildiği, ancak nefes alamayan toplumu tanımlamaktan da uzak durduğu görülür. Toplum büyük oranda “dışarıda” kalmış, içi boş, adeta aforizmalarla konuşan birey yeniden keşfedilmiştir.

SLOGANLAR, DUVAR YAZILARI ÇAĞIMIZDA AFORİZMALARA MI DÖNÜŞÜYOR?

Aforizmalar, edebi yazınlarda okur açısından neden bu kadar etkili? Sloganlar, duvar yazıları çağımızda aforizmalara mı dönüşüyor? İnsanların ciltlerce iktisat, tarih, siyaset, felsefe, psikoloji, hatta edebiyat okuyacak zamanı, mecali, sabrı ya da yeterli donanımı yok. Sıradan birey yaşamında karşılaştığı sorunlara, açmazlara, meselelere bir cümlelik ya da paragraflık çözümler arıyor. Aslında değişen bir şey yok; sıradan insan ‘bilgi’ çağında da hazır reçete arıyor. Aforizmaların, duygu dünyasında da sağaltıcı bir yeri var. Somut soruna soyut ve duygusal bir karşılık vererek an’lık bir rahatlama yaratarak, anlaşılma ihtiyacını tatmin ediyorlar. Yüzeysel olduğu için hatırda tutması zor olmayan aforizmalar kestirmeden ve dolaysızca söz söyleme yeteneğini edebi kata yükseltme gayretiyle dili sağa sola eğip büküyor. Aforizmalar kâh şiirin kâh sloganın yerine geçip, dijital ortamda etkileyiciliğiyle doğru orantılı olarak sınırsızca çoğalırken insanlar için adeta yaşam koçluğu yapıyorlar. Dikkat edilirse yazar da artık edebiyatçı değil, yaşam koçu, psikolog, stand up’çı, sosyal medya fenomeni gibi kimliklere bürünerek kendini var ediyor.

Okurun bu furyayı coşkuyla karşıladığı önemli kavşakları düşündüğümüzde, akla ilk olarak Afili Filintalar grubu gelmektedir. Afili Filintalar, 2010 yılında Murat Menteş, Onur Ünlü ve Alper Canıgüz’ün yazılarının yer aldığı bir blog olarak hayata geçer. Bloğun adı, Murat Menteş’in Dublörün Dilemması adlı romanında yer alan liseli çeteden gelmekte, kitapta Afili Filintalar, okulda öğretmenlere başkaldıran bir grup öğrenciden oluşmaktadır. Blog kısa sürede büyük ilgi çeker ve yeni yazarların katılımıyla yazar sayısı kırkları bulur. Özellikle genç kuşağı hızla yakalayan ve aralarında yazarların yanında çizerler, senaristler, yönetmenler ve oyuncuların da bulunduğu grup, pek çok sevilen televizyon dizisine, filme, romana ve şiire de imza atar. Afili Filintalar’a katılan isimler dünya görüşleri ya da ideolojileri açısından da homojen değildir, aralarında sosyalistinden İslamcısına kadar değişik ideolojik eğilimleri barındırırlar. Belki, bu da günün trendidir. Ekibin ilerleyen zamanlarda ‘hazla ve hızla okunan dergi’ hedefiyle önce Öküz, daha sonra Hayvan dergisini ve 2013 yılında da ‘maksat yeşillik olsun’ sloganıyla hatırlarda kalan Ot dergisini çıkardığını görürüz.

“BU DİL, EDEBİYATIN BİR DİL İŞÇİLİĞİ OLDUĞU GERÇEĞİNİ GÖLGELEMİŞTİR”

Afili Filintalar’ın, edebiyatımızda 2000 sonrası dijital ortamın ve dijital okurun taleplerine karşılık verecek şekilde konumlandığını belirtmek yanlış olmaz. Hatta daha da ileriye giderek, Afili Filintalar’ın, edebiyatımızda tam da 2000 sonrası eğilimleri ve yukarıda sözü edilen furyayı pek çok açıdan temsil ettiğini belirtmek mümkündür. Kuşkusuz bu noktada yazarların hepsini aynı kefeye koymak ya da tümünü bağlayıcı genellemeler yapmaktan kaçınmak gerekir. Ancak edebiyatımıza –adına ne denirse densin- bir akım, ekol, damar olarak damgasını vuran bu eğilimi kişilerden bağımsız olarak çözümlemek ve anlama çabası içine girmek de zorunludur.

Ergen erkeklik dünyasını, baba-oğul ilişkisini, erkekliğin türlü hallerini didikleyen, genellikle aforizmalarla, afili cümlelerle konuşan, altı boş olsa da okuru ‘derin’ adamların dünyasına buyur eden bu metinler, uyumsuzluğu ya da reddi bir tavır olarak değil, bir imaj olarak giyinmiş durumdadırlar. Kaybedenler Kulübü ya da Issız Adam havasındaki bu erkeklerin imkânsız aşkları, egosal patlamaları, polisiye tadındaki maceralı yaşamları, şiddete yatkınlıkları ya da hiç olmayı kutsayan ancak hiç olmanın dayanılmaz ağırlığıyla sağa sola saldıran müzmin hatta keş muhaliflikleri üzerine hikâyeler yazılıp filmler çekilerek, 2000 sonrası edebiyatımızda kalburüstü arabesk kahramanlar yaratılmıştır. Sosyal medya çağının sınırsız, kuralsız, dünü ve yarını olmaksızın an’ı yaşayan insanı, bu yolla öfkesini kusma, her şeye -alayına- isyan etme, kendi ‘edebiyat’ını ve kahramanlarını yaratma olanağı bulmuştur. Söz konusu metinlerde revaçta olan sokak Türkçesi, ilk yıllarda olumlu karşılansa da dildeki bu dejenerasyon etkisini uzun yıllar hissettirmiştir. Bu dil sokağın dili, doğal, samimi, dolaysız, duru bir dil olarak pompalanmış, edebiyatın aynı zamanda bir dil işçiliği olduğu gerçeğini gölgelemiştir. Meselesi sadece kendisi olan, sorunları aforizmalar düzeyinde ele alan, bir ucundan isyana diğer ucundansa arabesk bir dünyaya kolayca savrulan bu ekol, edebiyatın kendi ‘derin’ adamlarını yaratmıştır. Geçmişten farklı olarak, sosyal medya ortamında küfredebilen, kitaplarında da küfretmiş ve çağın ‘özgürlükçü’ atmosferi gereği bunun böyle olması gerektiği savunulmuştur.

BİR YANDAN BAŞININ OKŞANMASINA İHTİYAÇ DUYAN DİĞER YANDAN DÖVÜP KÜFÜR EDEBİLEN ‘AFİLİ’ ERKEK KAHRAMAN

Her açıdan kadını nesneleştiren, itibarsızlaştıran bu tutunamayan/kaybeden erkek edebiyatının, deşifre olmasına karşın henüz miadını doldurmadığı da belirtilebilir. Konunun, geleneksel rolü ve konumundan çok şey yitirmekle karşı karşıya olan erkeğin patolojik sarsılmasına ve bunalımına uzanan bir boyutu olsa da, bir yandan başının okşanmasına ihtiyaç duyan diğer yandan dövüp küfür edebilen ‘afili’ erkek kahramanın yukarıda anılan özellikleriyle bir anti-kahraman olarak sunumunun, edebiyatın arabeskleşmesine ve içinin boşaltılmasına hizmet ettiği açıktır.

Toplumsal mücadelenin geri çekiliş yıllarında güven sarsılır; bu dönemler bilginin hayattaki karşılığının sorgulandığı, her türlü entelektüel üretimle birlikte deneyimin ve birikimin de küçümsendiği dönemlerdir. Bu özel dönemin sorunlarına, Endüstri 4.0 teknolojisinin yarattığı olanaklar ve sorunlar da eklenmiştir. Sanal ortamda kimlik inşası, sosyal medya ağlarındaki etkileşimin sosyal-toplumsal ilişkilerin önüne geçmesi, internet ortamındaki kuralsızlık, etik yoksunluğu ve gerçeklik duygusunun sarsılması gibi sorunlar, edebiyatın da 2000 sonrasında farklı mecralara açılmasında ve değişiminde etkili olmuştur. Okurun artık okumaması, kitapla bağını yitirmesi, okumak yerine metni bilgisayar tabanlı taraması, yüzergezer, bağlamsız, aforizmaya dayalı üretimlerin önünü açmış, edebiyat belki de tarihinde hiç olmadığı kadar piyasa ilişkilerine bağımlı hale gelmiştir. 2013 yılında Gezi eylemleriyle ortaya çıkan ‘genç’ ve taze enerjinin, birikimsizliği ve toyluğuyla doğal olarak taşıdığı kırılganlık, hareketin sert bir şekilde ezilmesiyle birlikte içe kapanmaya yol açmıştır. Gezi’deki duvar yazılarından, sloganlardan bildiğimiz ironi, mizah ve neşe, yanı başında umut eksik olunca, acılı bir tona bürünerek, nihilist bir havayla toplumsal politik eleştirinin sularından uzaklaşmıştır. Hal böyle olunca geriye eleştirel, mücadeleci niteliğini yitirmiş, olan biten her şeyle dalga geçen, dalga geçerken uzlaşan, adeta hiçbir şeyin, bu memleketin, halkın, dünyanın değişemeyeceği üzerinden mizah malzemesi üreten, aforizmalarla konuşan, edebi olarak da racon kesebilen entelektüel bir ‘erkek’ ağzı kalmıştır.

BU ÇİZGİ, TÜKETİM KÜLTÜRÜNÜN EDEBİYAT ALANINDAKİ ATEŞLEYİCİSİ OLMUŞTUR

Bu furyanın ya da dalganın cemaatleri, mekânları, dergileri, kitapları, filmleri, dizileri ortaya çıkmıştır. Kendince duyarlı, kesinlikle kırılgan ve duygusal, kaybetmiş ama gururlu bu erkek tipolojisi, Gezi’nin adeta içini boşaltma işlevini yerine getiren üretimlerde bulunmuştur, bulunuyor. Sınıfsal ufukları ve solukları toplumsal mücadelenin uzun maratonuna yetmediği noktada, ‘Niye ölmüyoruz?’ sorusundan, her şeyi kendine hak sayan bir ‘Sınırsızca yaşa’ düzlemine hızla savrulan bu çizgi, tüketim kültürünün edebiyat alanındaki ateşleyicisi olmuştur.

Tüketim kültüründen beslenen, umutsuz, çıkışsız, boş vermiş, “cool” karakterler sadece televizyonda değil, edebi yazında da “anti-kahraman” olarak sunulmakta ve post-modern edebiyatın yeni trendi bu şekilde belirmektedir. “Bizim” afili erkek anti-kahramanlarımız 2000 sonrası çoğunlukla bir itiraz içermeyen itirazlarıyla, duvar yazılarını çağrıştıran beylik sözleriyle, dramatik hayatlarıyla, “Tanrısal” yalnızlıklarıyla, hepimize küs oluşları, travmaları ve ümitsizlikleriyle, bir durumu/gerçeği tokat gibi yüzümüze çarpmamakta, ilk kavşakta, ilk kırılma anında bir Müslüm Baba filminin, bir Sezen Aksu şarkısının, sulandırılmış bir duvar yazısının gölgesinde soluklanmaktadırlar. Belki de bu yüzden içimizde bir şey yapma ya da aynaya bakma isteği değil, sadece acıma duygusu uyandırmaktadırlar.

Anti-kahramanlar, bir eleştiri ve derinlik kaygısı bulunan modern kentli temsil örnekleri olarak edebiyat tarihinde yer edinmişlerdir, oysa arabesk, bu tür derinlikten uzak bir tür uzlaşma biçimi olarak kendini var eder. Dolayısıyla arabeskleşmiş kahramanın anti’liği de yalnızca bir imajdır. (KÜLTR SANAT)

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

İsveç’in iade ettiği Mahmut Tat tutuklandı

Next Post

MEB’in öğretmenleri Ensar Vakfı’nın binasına çağırmasına tepki

Related Posts

Duman’ın ilk canlı stüdyo serisi başlıyor
Kültür - Sanat

Duman’ın ilk canlı stüdyo serisi başlıyor

18 Mayıs 2026
Angelina Jolie’nin başrolde oynadığı psikolojik dram ‘Moda’ gösterime girdi
Kültür - Sanat

Angelina Jolie’nin başrolde oynadığı psikolojik dram ‘Moda’ gösterime girdi

18 Mayıs 2026
Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’
Kültür - Sanat

Aşık Mahzuni Şerif oyunu yasaklandı: Gerekçe ‘Oyunda 68 kuşağına yer verilmesi…’

18 Mayıs 2026
79.Cannes Film Festivali’nden notlar: Bireysel tercihler toplumsal gerçekler
Kültür - Sanat

79.Cannes Film Festivali’nden notlar: Bireysel tercihler toplumsal gerçekler

17 Mayıs 2026
Zeynep Oral yazdı : Müzik ve Vicdan
Kültür - Sanat

Zeynep Oral yazdı : Müzik ve Vicdan

17 Mayıs 2026
Buz Devri Sid ve Jim Carrey’nin sesiydi… Yekta Kopan’dan seslendirme sektöründeki sömürüye sert tepki!
Kültür - Sanat

Buz Devri Sid ve Jim Carrey’nin sesiydi… Yekta Kopan’dan seslendirme sektöründeki sömürüye sert tepki!

16 Mayıs 2026
Next Post
MEB’in öğretmenleri Ensar Vakfı’nın binasına çağırmasına tepki

MEB’in öğretmenleri Ensar Vakfı’nın binasına çağırmasına tepki

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter