Kategori: 15 Temmuz

Serbest Görüş 15 Temmuz 2016’daki ‘darbe girişimi’ altinda gerçekleşen tarihi kumpasın ve bu sürecin etkilerine dair kapsamlı analizler ve güncel haberler sunmaktadır. Sözde darbe girişiminin arka planı, sonrasındaki gelişmeler ve toplumsal etkileri hakkında derinlemesine incelemeler sunarak, okuyucularımıza olayın çeşitli yönlerini anlamada yardımcı olur. Türkiye’nin tarihindeki bu kritik olayla ilgili en güncel bilgi ve yorumlar burada.

  • Babası tutuklu kanser hastası Selman’ın durumu kritik

    Babası tutuklu kanser hastası Selman’ın durumu kritik

    Bir yıldır beyin kanseriyle mücadele eden Selman Çalışkan’ın durumu iyi değil. Bu sabah kan kusan Selman’ın annesi yetkililere seslenerek eşinin oğlunu son bir kez görmesine izin vermelerini istedi.

    Babası 39 aydır Manisa E Tipi Cezaevinde tutuklu olan beyin kanseri Selman Çalışkan’ın durumu kritikleşti. Bu sabah oğlunun kusma seslerine uyanan anne Emine Çalışkan, Selman’ın o ana dair videosunu çekip sosyal medya hesabından paylaştı.

    “DAHA NEYİ BEKLİYORSUNUZ”

    Selman’ın kan kustuğunu söyleyen Emine Çalışkan, “Selmanım babasını istiyor. Artık zamanı kalmadı. Daha neyi bekliyorsunuz. Son bir kez babasına sarılmasın mı” dedi. Bold Medya’ya konuşan Çalışkan, eşinin oğlunu görebilmek için 15 gün önce tekrar dilekçe verdiği ama hala bir cevap alamadıklarını belirtti.

    TEDAVİ GEÇEN AY KESİLDİ

    Bir yıldır beyin kanseriyle mücadele eden 6 yaşındaki Selman Çalışkan’ın geçen ay çekilen son MR’ları kötü çıktı. Küba’dan getirilen ilaçlarla tedavi edilen Çalışkan kemoterapiye cevap vermedi. Selman’ın raporlarını son kez değerlendiren Ege Üniversitesi Konseyi Emine Çalışkan’a “Kemoterapiyi kesiyoruz. Artık yapılacak bir şey kalmadı.” demişti. Tedaviyi yarım bıraktıklarını belirten anne Çalışkan, artık evde Selman’a tek başına bakıyordu.

    BABA DEFALARCA DİLEKÇE YAZDI

    Manisa Erkek İmam Hatip Lisesi görev yapan, 17 yıllık edebiyat öğretmeni Rasim Çalışkan 672 sayılı KHK ile ihraç edildi ve Cemaat soruşturmaları kapsamında 17 Mayıs 2017’de tutuklandı. 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Çalışkan’ın dosyası Yargıtay tarafından da onaylandı. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na iki kez mektup yazarak oğlunun durumunu anlatan ve sesini duyurmak uğraşan Rasim Çalışkan, daha önce de defalarca Manisa 3. ve 4. Ağır Ceza Mahkemesine dilekçe yazmıştı. 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 20. maddesine göre 1. derecede yakını hasta olan tutukluların cezası bir yıl ertelenebilir. Fakat bu kanun Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklananlara uygulanmıyor.

  • Gasp edilen Zaman Gazetesi binası, Bakırköy Adliyesi oldu; tabela asıldı!

    Gasp edilen Zaman Gazetesi binası, Bakırköy Adliyesi oldu; tabela asıldı!

    2016 yılında önce hukuksuz bir şekilde kayyım atanan ve 15 Temmuz sonrası da kapatılan Zaman Gazetesi’nin Yenibosna’daki merkez binası, İstanbul Bakırköy Adliyesi’ne çevrildi.

    Gazetenin merkez binasının çatısına ‘Bakırköy Adliyesi Ek Bina‘ tabelası asıldı.

    Daha önce personeline SMS atan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, “Sayın Bakırköy Adliyesi Mensupları, Bahçelievler/Yenibosna ilçesinde bulunan eski Zaman Gazetesi binası Bakırköy Adliyesine Ek Hizmet Binası kullanımı için geçici olarak tahsis edilmiştir. Bina ile ilgili teslim alma ve dönüştürme çalışmalarına başlanmıştır. Bilgilerinize sunulur. BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI B043” ifadelerini kullanmıştı.

    Gasp edilen bina için dava açılmıştı

    Belçika merkezli Cascade Investment NV adlı şirkete ait olan bina için Dünya Bankası’na bağlı Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözüm Merkezi’nde (ICSID) dava açılmıştı.

    ICSID’ın resmi sitesinde yer alan bilgiye göre, Cascade isimli Belçikalı şirket, Zaman Gazetesi binasının sahibi olan Cihan Medya Dağıtım AŞ’nin hissedarı olduğunu ve bu şirkete Türkiye’nin el koyduğunu ileri sürmüştü. Belçikalı Cascade Investment, 2015 yılı başlarında Zaman Gazetesi’nin binaları ve matbaalarının sahibi olan Cihan Medya Dağıtım AŞ’nin hisselerini satın almıştı.

  • Serkan Kurtuluş: Rahip Brunson’a suikast emrini bana AKP Genel Başkan Yardımcısı verdi!

    Serkan Kurtuluş: Rahip Brunson’a suikast emrini bana AKP Genel Başkan Yardımcısı verdi!

    Arjantin’de İnterpol tarafından tutuklanan tetikçi Serkan Kurtuluş, Buenos Aires’te kaldığı hapishaneden ankesörlü telefonla Media Diem’den Said Sefa’nın programına katıldı. Kurtuluş, hakkındaki iddialara cevap verdi.

    Bir dönem AKP adına Suriye’de savaşan Serkan Kurtuluş, İzmir’de “Fetö” Borsası olarak adlandırılan organizasyonun merkezinde görev alan isimlerden birisiydi.

    Programda, tutuklandıktan sonra Türkiye ile ABD arasında krize neden olan Rahip Andrew Craig Brunson hakkında 2015, 2016 yıllarında bir suikaste kararı verildiğini söyleyen Kurtuluş, bunun için İzmir’de planlamalar yapıldığını ve bir ev tutulup içine Hizmet Hareketi ile ilgili kitapların konulduğunu söyledi. Kurtuluş, bundaki amacın da Cemaat’in hem ABD hem dünya nazarında terör örgütü ilan edilmesi olduğunu vurguladı.

    ‘Talimatı Nükhet Hotar ve Ahmet Kurtuluş verdi’

    Rahip Brunson’a suikast talimatını dönemin AKP Genel Başkan Yardımcı Nükhet Hotar ile AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş’un verdiğini iddia eden Serkan Kurtuluş şunları söyledi:

    “Önce Mustafa Ali Eren’in seçiyorlar. Brunson 1 Nisan 2011’de bir saldırıya uğradı. Brunson’a kurusıkı tabancayla ateş eden Eren, o sırada “El Kaide bunun hesabını soracak” diye bağırdı. Onu El-Kaide’den içeri atıyorlar ama Eren’in alakası yok.”

    Nükhet Hotar 

    “Daha sonra aynı ekip bunu başkasına yaptırmam için 2015, 2016 yıllarında benimle irtibata geçti. Ev tutmamı istedi. Bunlar Nükhet Hotar ve Ahmet Kurtuluş’tu. Bir ev tutuldu, içine Cemaat ile ilgili kitaplar konuldu. Eylemi yapacak çocuğun bu evde kalması istendi. Parmak izi için. Ben bunu kabul etmedim. Çünkü Amerikalı bir rahibin öldürülmesi çok ağır bir şey. Hayır da diyemedim ve oyaladım. Suikast sonrası onu yapan kişiyi öldüreceklerdi. Aynı Rus Büyükelçisi suikastı gibi. Bunu da Cematin, ‘fetö’nün üzerine yıkacaklardı. Bu süreçte Nükhet Hotar ile Ahmet Kurtuluş’un ofisinin de görüştük. Daha sonra ben Fetö Borsası’ olayı da çıkınca yurtdışına kaçtım.”

    İşte o program;

    Ahmet Kurtuluş evinde öldürülmüştü

    İzmir’de ‘organize suç örgütü’ davasının 69 sanığı arasında bulunan AKP eski İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş(41), elektronik kelepçeyle ev hapsinde tutulduğu Narlıdere ilçesindeki bir sitede bulunan dairesine, Mayıs 2019’da polis yeleği giyerek gelen bir kişi tarafından 5 yaşındaki oğlunun gözleri önünde tabancayla vurularak, öldürülmüştü.

  • ”Arjantin’e sığınan tetikçi Serkan Kurtuluş’a, Avrupa’da AKP’ye yakın dernekler yardım etti”

    ”Arjantin’e sığınan tetikçi Serkan Kurtuluş’a, Avrupa’da AKP’ye yakın dernekler yardım etti”

    AKP-DİTİB-Serkan Kurtuluş A.Ş. | ArtıEksi

    ArtıEksi’de, ‘Rahip Brunson’u öldürmemi ve suçu cemaate atmamı istediler’ itirafıyla gündeme gelen Serkan Kurtuluş’la ilgili önemli detaylar paylaşıldı.

    Ulaştığı bilgileri anlatan Adem Yavuz Arslan, şunları söyledi:

    ”Arjantin’e sığınan tetikçi Serkan Kurtuluş, Gürcistan’dan Arjantin’e geçmeden önce Avrupa’ya geldi.

    Kurtuluş’a, Avrupa operasyonunda AKP’ye yakın dernekler ve Diyanet’in Avrupa Teşkilatı DİTİB’e yakın isimler yardım etti.

    Belçika’da Cemaat’e yakın olduğu iddia edilen isimlere de çökmeye kalkan çete üyeleri polisin takibine yakalandıklarını anlayınca Almanya’ya geçti.

    Almanya’da da tutunamayan Kurtuluş, bu ülkeyi de terk etmek zorunda kaldı.”

    Programda, Semih Terzi olayına ilişkin yeni bilgiler konu edildi

    ABD’de Trump’ın korona ile imtihanı etraflıca konuşuldu…

  • Cezaevindeki Melek Çetinkaya’ya gardiyanlardan keyfi uygulama: ‘İnşallah buradan çıkmazsın’

    Cezaevindeki Melek Çetinkaya’ya gardiyanlardan keyfi uygulama: ‘İnşallah buradan çıkmazsın’

    Akit TV’de katıldığı bir programda söyledikleri bahane edilerek gözaltına alınan ve geçtiğimiz 17 Temmuz tarihinde tutuklanan Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya’ya cezaevinde gardiya zulmü yaşatılıyor.

    Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde tutuklu anne Melek Çetinkaya’nın telefon hakkı ihlâl edildi. Gardiyanlardan biri hakkını arayan Çetinkaya’ya, “İnşallah buradan çıkmazsın.” dedi.

    Haftalık telefon görüşmesi için gardiyan ve annesi arasında çıkan tartışmayı sosyal medya hesabından duyuran Rüveyda Çetinkaya şahsi Twitter hesabında, “Saat 4’te hatırlatıyor gardiyanlara. Biz işimizi biliyoruz diyor. Saat 5 oluyor. Bir kez daha söyleyince niye erken söylemedin geçti hakkın, konuşamazsın diyor. Tartışıyorlar. İnşallah çıkamazsın buradan diyor. Siz kimsiniz, ne hakla!”

    Annesinin ilaç kullandığını ve ilacının verilmediğini belirten Çetinkaya, “Annem ilaç kullanır, ilk hafta içemiyor, etkisiyle başı dönüyor, sonra ilacı doktor yazıyor, her gün düzenli içerken bugün muadili denerek çok daha büyük bilmediği bir ilaç veriyorlar, içmek istemiyor, zorla içiriyorlar ve şu anda midesi bulanıyor.” ifadelerini kullandı.

    “ABİMİN MEKTUBU ULAŞMADI”

    Melek Çetinkaya’nın İstanbul Silivri Kapalı Cezaevi’nde tutuklu olan oğlu Hava Harp Okulu 1’inci sınıf öğrencisi Taha Furkan Çetinkaya’nın annesine yazdığı mektup 15 gün geçmesine rağmen hala Rüveyda Çetinkaya, “Abim ilk gün mektup atıyor anneme. Daha sonra gönderenlerin mektubu gittiği halde abimin mektubu hâlâ ulaşmamış.” diye konuştu.

  • Hulusi Akar’ı yalanlayan belgeler: Akıncılar’a ‘Komutanı kurtardık’ anonsu geçilmiş; VIP karşılama istenmiş

    Hulusi Akar’ı yalanlayan belgeler: Akıncılar’a ‘Komutanı kurtardık’ anonsu geçilmiş; VIP karşılama istenmiş

    15 Temmuz’da gecesi üzerine tüfeklerin doğrultularak helikoptere bindirildiğini iddia eden dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la ilgili yeni görüntüler ve tanık ifadeleri ortaya çıktı. Akar’ı, Akıncılar’a götüren askerlerin ‘Komutanı kurtardık’ diye anons geçtiğini ve VIP karşılama istediği belirlendi.

    Nordic Monitor sitesinin ulaştığı yeni belgelere göre, 15 Temmuz’da Akar’ın güvenliğini sağlamak amacıyla görevde olduğunu sanan Özel Kuvvetler’de görevli Adnan Arıkan ve Akar’ı Akıncılara götüren helikopterin pilotu Halil Gül’ün ifadeleri zorla kaçırılma iddialarını yalanlıyor.

    Özel Kuvvetler’de görevli Adnan Arıkan, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi tutanaklarındaki ifadelerinde şunlar söylüyor:

    ‘O gece emirler vermeye devam etti’

    “Komutan ifadelerinde derdest edildiğini ifade ediyor, manzaranın onun bu ifadeleri ile hiçbir alakası yoktu. Genelkurmay 1A kapısından çıkarken bile herkes onu takip ediyor, o yavaşlayınca herkes yavaşlıyor, o durunca herkes duruyor ve devam
    edince herkes devam ediyor”

    “Emirler vermeye devam ediyor. Sözde derdest haldeki Komutan üniformanın kepini istiyor. Koruma görevlisi koştura koştura telaş içerisinde emrin gereğini yapıyor. Kepi teslim ediliyor. Can derdindeki bir insan böyle bir hareket yapar mı kep olsa ne olur olmasa ne olur?”

    “Üstüne üstelik çantasını istiyor gibi hareketler yaptığı kamera görüntülerinde de var. Emir vermek ve emrin yerine getirilmesi Genelkurmay Başkanı olarak emir komutasının devam ettiğinin en belirgin göstergesidir.”

    “Komutan silahların kendisine dönük olarak tutulduğunu söylüyor,gerçekle alakası yok. Helikoptere binildiği zaman tüfekler her zaman yeri gösterir çünkü kazara patladığı zaman helikopterin düşmesine sebebiyet vermesin diye. Siz tutmasanız bile
    oradaki teknisyeni ikaz eder”

    Binbaşı Adnan Arıkan darbe duruşmalarında 15 Temmuz’u sahte darbe girişimi olarak nitelendirmiş, silah arkadaşlarının masum olduğunu iddia edince mahkeme başkanı tarafından uyarılmıştı. Hükümet kontrolündeki medya Arıkan’ı hedef göstermişti.

    Hulusi Akar’ı Akıncılara götüren helikopterin pilotu Yarbay Halil Gül ise ifade tunaklarında şunları söylüyor:

    Komutan’ı kurtardık’ anonsu çekilmiş; Akar için VIP karşılama talep edilmiş

    “Akar helikoptere elleri ve gözleri açık yürüyerek geldi. Helikopterin içinde bir bağrışma ya da sıkıntı yoktu. Sadece benimle konuşabileceği telsiz yanında duruyordu. İsterse açıp konuşabilirdi.

    Gül’ün kullandığı helikopterin kalktığı Güvercinlik Hava Meydanı ve iniş yaptığı Akıncılar Üs kuleleri ile yaptığı konuşmaların ses kayıtları da mahkemede dinlenildi. Gül’ün kuleye ‘Komutan’ı kurtardık’ şeklinde anons geçmesi ve VIP karşılama talep etmesi dikkat çekiyor.

    Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar daha sonra değiştirdiği ifadesinde 15 Temmuz gecesi ile ilgili birçok çelişkiye imza atmıştı. Akar son ifadesinde helikopterde askerlerin namlusunun kendisine dönük olduğunu söylemişti.

    Haberin İngilizce orjinali ve belgeler için tıklayın

  • Aydınlı Grup’a atanan kayyım kız kardeşini zengin etmiş: ‘Fotoğrafa 1 milyon ödenmiş’

    Aydınlı Grup’a atanan kayyım kız kardeşini zengin etmiş: ‘Fotoğrafa 1 milyon ödenmiş’

    Cemaat soruşturması kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) mallarına el koyduğu Mustafa Şevki Kavurmacı’nın Aydınlı Grup isimli şirketine atanan kayyımın kız kardeşini zengin ettiği ortaya çıktı.

    TMSF tarafından atanan CEO Ertunç Laçinel’in kız kardeşine ait Medya Teknoloji isimli şirkete de 1 milyon 50 bin TL ödeme yaptığı belgelendi.

    2017 yılında üç farklı tarihte kesilen faturalarda fotoğraf çekimi için ödeme yapıldığının yazması dikkat çekti. Bu ödemeden kısa bir süre sonra da hem kayyım heyetinde bulunan hem de Aydınlı Grup da CEO olarak görev yapan Ertunç Laçinel açıklanmayan bir nedenle görevden alındı. Yerine başka bir isim atandı. Atanan yeni CEO da geçtiğimiz günlerde görevden alındı.

    Ertunç Laçinel, reklam adı altında o dönem TFF 1. Lig’de mücadele eden MKE Ankaragücü Spor Kulübüne 4 milyon 72 bin TL, Spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’e ait Dilmen Sportif A.Ş’ye de 4 milyon 80 bin TL artı KDV ödeme yaptığı da ortaya çıkmıştı.

    20 gün önce kurulan şirkete 7 milyon TL’lik konser ödemesi

    Aynı kayyımın 50 bin TL sermaye ile 20 gün önce kurulan Ankara Ticaret Odasına bağlı Saras Organizasyon Danışmanlık Tanıtım Bilişim Reklam A.Ş’ye eylül ve ekim ayları için 7 milyon TL’lik konser ödemesi yaptığı da öğrenildi.

    Konserde ise Sibel Can, MFÖ, Edis, Funda Arar, Teoman gibi isimler yer aldı. Konser afişinde yer alan Ferhat Göçer’in yerine de Haluk Levent sahne aldı. 50 bin TL sermayeyle 11 Ocak 2019 tarihinde kurulup Şubat ayında açık hava konseri sponsorluğu adı altında kayyımın yönettiği şirketten 7 milyon 21 TL ödeme alan şirketin kayyımın bu şirketi tercih etmesinin sebebi merak konusu oldu.

    45 milyon TL’lik vergi borcunu ödememesi nedeniyle Kavurmacı’nın avukatları konuyu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşımış şirketin zarara uğratıldığını belirtmişti.

  • Melek Çetinkaya’nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

    Melek Çetinkaya’nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

    Akit TV’de katıldığı bir programda söyledikleri bahane edilerek gözaltına alınan ve geçtiğimiz 17 Temmuz tarihinde tutuklanan Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya’nın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi.

    Melek Çetinkaya ile ilgili son durumu kızı Rüveyda Çetinkaya, sosyal medya hesabından açıkladı. Çetinkaya’nın kızı, “Tutukluluğa itiraz reddedildi.” dedi.

    İşte o paylaşım;

    Rüveyda Çetinkaya ayrıca şunları söyledi:

    “Her bayram günü yaklaşırken inşallah abimlerde gelmiş olur derdik.Bu bayram bir de annem eklendi iyi mi. Bir dahaki bayram için bir şey diyemiyorum artık.”

  • “Tutuklu öğretmenin oğlu Ankara’da bir hastane köşesinde sessizce öldü”

    “Tutuklu öğretmenin oğlu Ankara’da bir hastane köşesinde sessizce öldü”

    Babası tutuklu olan hasta bir çocuk bugün hayatını kaybetti. Kolundaki kist nedeniyle ameliyat edilen 6 yaşındaki Mehmet Erdoğan narkozun etkisinden çıkamadı.

    KHK’lı öğretmen Rasih Erdoğan’ın oğlu Mehmet Erdoğan, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybetti. 2,5 yıldır Kahramanmaraş’ta tutuklu olan Rasih Erdoğan, ameliyattan sonra yoğun bakıma kaldırılan oğlunu son kez görmedi. Acı olayı HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu sosyal medya hesabından duyurdu.

    Basit bir ameliyat sonrası Mehmet Erdoğan’ın uyandırılamadığını söyleyen Gergerlioğlu, “Yoğun bakımdaydı. Çocuk biraz önce babasını son kez göremeden öldü. Babasına izin verilmedi. Öğretmen bir teröristin (!) çocuğu sessizce Ankara’da bir hastane köşesinde öldü” dedi.

    KHK ile kapatılan okullarda öğretmenlik yaptığı için tutuklanıp Kahramanmaraş Aksu Cezaevine gönderilen Rasih Erdoğan 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

    [a

  • Cihat Yaycı’nın ‘soru çaldı’ dediği subaylar cezaevinde 100 tam puan aldı

    Cihat Yaycı’nın ‘soru çaldı’ dediği subaylar cezaevinde 100 tam puan aldı

    Merkeze alınınca istifa eden ve ‘fetömetre’ adıyla uyguladığı hukuksuz sistemle binlerce askerin Deniz Kuvvetleri’nden atılmasına sebep olan Tümamiral Cihat Yaycı Habertürk televizyonunda bir programa katıldı.

    Burada birçok iddia gündeme getiren Yaycı’ya, DKK ihraç edilen Albay Halis Tunç tek tek cevap verdi. Tunç, Yaycı’nın programdaki soru çaldılar’ iddiasına ise “Soru çaldı denilen subaylar cezaevinde 100 tam puan aldı” diyerek belgeli cevap verdi.

    Programda, “Libya Anlaşma metninin İngilizce, Arapça ve Türkçe olarak ben hazırladım” diyen Yaycı’nın iddiası için Tunç, “Kendisi Arapça bilmez. Dz.K.lerinde arapça anlaşma metni hazırlayacak kimse yok. Yalan.” ifadesini kullandı.

    ‘Yalan söyleyerek Denizci subayları aşağılıyor’ 

    Halis Tunç, Yaycı’nın Türkiye ile Libya arasında MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) ilanın kendi sayesinde oldu iddiasına da şöyle cevap verdi:

    “Libya’nın Mayıs 2009’da MEB ilan ettiği doğrudur. Ama bunun Türk Dz. Kuvvetlerinin Libya ile ortak MEB imzalanma projesinin başlangıcıyla alakası yok. Cihat Yaycı o yıl Deniz Kuvvetlerine tayin olarak konuya müdahil olmuştur.”

    “Güney Kıbrıs 2003 yılında Mısır ile MEB anlaşması imzalamasıyla birlikte Deniz Kuvvetlerinde Dz.K.K. Özden Örnek’in emriyle yoğun çalışmalar başlamıştır.”

    Ben Kadir Sağdıç döneminde 2005-2007’de Akademi’de okurken, bu konuda kurmay subay adayları eğitilmiştir. 2007-2009 arasında bizzat Libya ile anlaşma konusunda yapılan çalışmaya kısa süreli dahil olmuş biriyim. Yalan söyleyerek diğer Denizci subayları aşağılıyor.”

    Tunç, Cihat Yaycı’nın ‘Bu anlaşmanın alt yapısı, hesaplaması, haritası herşeyi benimdir. Onda şüphe yok” açıklamasına ise şu cevapları verdi:

    ‘Kurmay Başkanlığı makamını babanın malı gördüğün belli’

    “Değil ama diyelim ki sen bir fikir ortaya koydun. Kardeşim belirlenecek prensibe göre detaylı çizimi yapan Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Daire Başkanlığı (SHOD)’dır. SHOD ayrıca ürettiği detaylı seyir haritaları üzerinde uzman personel ve sistemlerle detaylı koordinatları haritaya işler.

    “Sen ne hakla devlet malını şahsında bulunduruyorsun. Hem sen kimsin ki, bireysel olarak Dışişlerine Deniz Kuvvetlerinin malını şahsi malınmış gibi veriyorsun?Dışişleri seni neden muhatap alsın?”

    “Kurmay Başkanlığı makamını babanın malı gördüğün belli. Deniz Kuvvetlerinin kurumsal çalışmalarını malın bellemişsin. Derhal Devletin arşivinde olması gereken bilgi, belge ve çalışmaları Deniz Kuvvetlerine teslim et!”

    Yaycı’ya böyle cevap verdi: Soru çaldı denilen subaylar cezaevinde 100 tam puan aldı

    Yaycı programda ayrıca “Sınavları çaldım, diyor. Nasıl çalındı? Nasıl tespit edilecek bu? Hepimiz şunu düşünürdük, ya adam iki kelime İngilizce konuşamaz ama notu 95-100. Ya ben Marmara Üniversitesi İngilizce’de İnsan Kaynakları’nda dört sene master yaptım, üç sene Amerika’da okudum, sınavdan ben bunlar gibi alamıyorum. Benim arkadaşlarım da alamıyor. Konuşurken konuşamıyor, yazarken yazamıyorlar. Soruyorsun, bilmem ne dersanesine gittim de oradan aldım.” iddiaları karşısında ise Tunç, cezaevinde YDS sınavından yüksek puan alan subayları örnek gösterdi.

    Tunç, “Sizce Türkiye’de YDS sınavından tam not 100 alan kaç kişi var? YDS Dersi verenler dahi alamıyor. 2012 yılında KPDS’den 97,5; 2014 yılında YDS’den ise 93 aldığı için soruları çaldı diye lanse edilen subaylardan bir örnek vereyim. 2019 yılı YDS’den tam puan 100 aldı.”