Etiket: Yolsuzluk

  • Çekya Başbakanı Babis, AB Yolsuzlukla Mücadele Başsavcılığı’nın merceği altında

    Çekya Başbakanı Babis, AB Yolsuzlukla Mücadele Başsavcılığı’nın merceği altında


    Avrupa Birliği’nin Yolsuzlukla Mücadele Başsavcılığı Çekya Başbakanı Andrej Babis ile ilgili iddiaları soruşturacak. Bu Avrupa Birliği’nin Yolsuzlukla Mücadele Başsavcılığının soruşturma başlatacağı ilk dosya olacak.

    Romanya’nın eski yolsuzlukla mücadele savcısı Laura Koevesi’nin yönetiminde 1 Haziran’da göreve başlayan Avrupa Başsavcılığı, Avrupa fonlarının kullanıldığı önemli davaları araştırmakla sorumlu olacak.

    Başlatılacak soruşturma, Avrupa Birliği’nden alınan bazı sübvansiyonlar konusunda Başbakan hakkında Çekya’da açılmış bir soruşturmaya paralel olarak yürütülecek.

    Görevini kötüye kullanarak çıkar sağladığı yönündeki iddiaları reddeden politikacı, soruşturmanın odağındaki şirketi Agrofert’i vakıf fonlarına taşıyarak tüm yasal gereklilikleri yerine getirdiğini söyledi.

    Başbakan, davanın siyasi çıkar elde edilmek için açıldığını ileri sürdü.

    Agrofert firması Çekya’da 2018 ve 2019’da Avrupa Birliği Ortak Tarım Politkası’nın (PAC) fonlarından en fazla faydalanan şirket oldu. Avrupa Birliği’nden her sene hektar ya da hayvan başına alınan ödemelerin miktarının 29 milyon euroyu aştığı tahmin ediliyor.

    Babis’in firmaları ayrıca, normalde ulusal makamlar tarafından onaylanan ve daha sonra Brüksel’den geri ödeme talep edilen AB destekli proje finansmanından kalkınma sübvansiyonları da alıyordu.

    Fakat Avrupa Komisyonu’nun nisan ayında yayınladığı bir araştırmada, başvuranın “çıkar çatışması içinde olduğu” ve fonları “almaması gerektiği” sonucuna varılmıştı. Bu değerlendirmenin ardından, inceleme altındaki milyonlarca euro değerindeki fonların AB bütçesinden geri ödenmesi askıya alınmıştı.

  • İBB Sözcüsü Ongun’dan Fatih’te İçişleri Bakanlığınca el konulan arsayla ilgili yolsuzluk iddiası

    İBB Sözcüsü Ongun’dan Fatih’te İçişleri Bakanlığınca el konulan arsayla ilgili yolsuzluk iddiası


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun, İçişleri Bakanlığı tarafından Fatih’te el konulan bir arsayla ilgili önceki dönem belediye yönetimi üzerinden yolsuzluk yapıldığını iddia etti.

    Sosyal medya hesabından yaptığı bir dizi paylaşımda arsanın soruşturma dosyasının detaylarını aktaracağını belirten Ongun,”İBB kasasındaki 106,5 milyon dolar buharlaştı” ifadelerini kullandı.

    “Bir şirketin 25 milyon liraya aldığı araziye İBB 430 milyon lira ödüyor”

    İBB Sözcüsü paylaşımlarına şu cümlelerle devam etti;

    “2011 yılında Fatih’te Vatan Caddesi’nde yeşil alan olan bir arsa özel bir şirket tarafından 25 milyon liraya satın alınıyor. Daha sonra, yeşil alan olan bu arsa için İBB’den imar izni çıkarılıyor. Bu yöntemle, İstanbul’un göbeğindeki bu alan inanılmaz derecede değerleniyor.”

    “İBB, 25 milyon liralık arsaya imar izni vererek değerini katlıyor ve arsayı 2017 yılında imarlı haliyle 430 milyon liraya o şirketten satın alıyor. Şirket 25 milyona aldığı arsayı İBB’ye 430 milyona satmış oluyor. İBB 430 milyona aldığı arsayı ne yapıyor dersiniz? Tekrar imar değişikliği ile eski haline -yeşil alana- çeviriyor. Yani kendi malını değersizleştiriyor”

    İçişleri Bakanlığı henüz iddialarla ilgili bir açıklama yapmadı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da geçtiğimiz günlerde Başakşehir’deki bir arazi alımında yolsuzluk yapıldığını öne sürdü.

    İmamoğlu, belediye iştiraki KİPTAŞ’ın alım kararı verdiği bir arazinin bir gün sonra bir kişi tarafından 11 milyon dolara satın alındığını ve aynı yerin daha sonra kuruma 47 milyon dolara satıldığını söyledi.

  • İmamoğlu’ndan Başakşehir’de arazi alımında 36 milyon dolarlık yolsuzluk iddiası

    İmamoğlu’ndan Başakşehir’de arazi alımında 36 milyon dolarlık yolsuzluk iddiası


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Başakşehir’deki bir arazi alımında yolsuzluk yapıldığını öne sürdü. İmamoğlu, belediye iştiraki KİPTAŞ’ın alım kararı verdiği bir arazinin bir gün sonra bir kişi tarafından 11 milyon dolara satın alındığını ve aynı yerin daha sonra kuruma 47 milyon dolara satıldığını söyledi.

    KİPTAŞ Tuzla Maden Evleri’nin açılış töreninde konuşan İmamoğlu, o dönem KİPTAŞ’ın Başakşehir’deki bir arsa alımını anlattı. İmamoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “Pazartesi günü, KİPTAŞ yönetim kurulu kararı alıyor. Diyor ki; ‘Ben, Başakşehir’deki şu arsayı satın alacağım.’ Bir gün sonra bu arsayı, ne hikmetse bir uyanık vatandaş alıyor 11 milyon dolara… Cuma günü de KİPTAŞ’a 47 milyon dolara satıyor. 36 milyon dolar arada fark. Pazartesi günü, ‘Burayı ben alacağım’ diye yönetim kurul kararı var.”

    İmamoğlu, ‘uyanık’ olarak nitelediği KİPTAŞ’a asayı satan ve kurul kararı alanların da kendilerinde kaydının dolduğunu söyledi.

  • ABD, yolsuzluk yapmakla suçladığı Arnavutluk eski cumhurbaşkanına ülkeye giriş yasağı getirdi

    ABD, yolsuzluk yapmakla suçladığı Arnavutluk eski cumhurbaşkanına ülkeye giriş yasağı getirdi


    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, hakkındaki “yolsuzluk ve yetki suistimali” suçlamaları nedeniyle Arnavutluk’un eski cumhurbaşkanı ve başbakanı Sali Berişa ile ailesinin ABD’ye girişine yasak getirildiğini açıkladı.

    Bilinken yaptığı açıklamada, Berişha’nın, “siyasi gücünü kendi çıkarları için kullandığı, siyasi müttefikleri ve aile üyelerini zenginleştirmek de dahil olmak üzere, kamu fonlarının kötüye kullanılması ve kamu süreçlerine müdahale gibi yolsuzluk eylemlerine karıştığı” suçlamasında bulundu.

    Blinken, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Berişha’nın Arnavutluk’ta demokrasiye zarar verdiği görüşünü dile getirerek, Berişha ve ailesinin, ABD’ye girişini yasak getirdiğini duyurdu.

    Berişha hakkında şu anda ülkesinde bir soruşturma bulunmuyor.

    Berişha, ülkesinde 1992 ile 1997 yılları arasında cumhurbaşkanı, 2005 ile 2013 yılları arasında başbakan olarak görev yapmıştı. Arnavutluk, 2014 yılında AB’ye tam üyeliğine aday ülke olmuştu.

  • Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-İmadi, ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla gözaltına alındı

    Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-İmadi, ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla gözaltına alındı


    Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-İmadi, ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla gözaltına alındı.

    İmadi’ye “kamu malına zarar verilmesi ve görevin kötüye kullanılması” gibi suçlamaların yöneltildiği belirtildi.

    Katar’da 2013’ten bu yana Maliye Bakanı olan İmadi, aynı zamanda Katar Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı ve Katar Ulusal Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev yapıyordu.

    Katar’daki yolsuzluk vakalarında daha önce üst düzey tutuklamalar olsa da, resmi kaynaklar İmadi’nin Emir Şeyh Tamim bin Hamad Al-Tani’nin mevcut yönetimi altında bu tür iddialarla karşılaşan en yüksek profilli kişi olduğunu söylüyor.

    AFP’ye konuşan Katar merkezli bir diplomat, “gözaltının beklenmedik olduğunu” belirterek, yönetimin yolsuzluk ve gücün kötüye kullanılmasını engellemesini görmek her zaman iyidir” dedi.

    Doha merkezli bir başka diplomat da: “Bu gerçekten harika, Katar’ın yolsuzluğu ciddiye aldığını gösteriyor. Bu, hukukun üstünlüğü imajını oluşturmaya yardımcı oluyor” diye konuştu.

    Gaz zengini Katar, çoğu yabancı olan 2,8 milyon nüfusuyla en küçük Arap ülkelerinden biri.

  • AİHM’den oybirliği ile karar: 17-25 Aralık soruşturmalarına yayın yasağı getirilemez

    AİHM’den oybirliği ile karar: 17-25 Aralık soruşturmalarına yayın yasağı getirilemez


    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’yi ifade özgürlüğü konusunda mahkum etti.

    Bu kez dava 17 ve 25 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul polisi tarafından düzenlenen operasyonun ardından dört eski bakana (Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar, Muammer Güler ve Zafer Çağlayan) karşı yolsuzluk iddiaları konusunda parlamento soruşturmasına ilişkin bilgilerin herhangi bir ortamda yayınlanmasına karşı mahkeme tarafından alınan ihtiyati tedbir kararı hakkında açılmıştı.

    Bu konuda Bilgi Üniversitesi Hukuk Profesörü Yaman Akdeniz, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Hukuk Profesörü Asistanı Kerem Altıparmak ve Gazeteci Fatma Banu Güven konuyu önce Anayasa Mahkemesi’ne taşıdılar ancak sonuç alamadılar.

    Anayasa Mahkemesi davacıların konun direk muhatabı ve zarar gören tarafı olmadığını ileri sürdü. Bunun üzerine AİHM’de dava açıldı.

    Mahkeme oy birliği ile Güven’i haklı buldu

    4 Mayıs Salı günü açıklanan kararda AİHM mahkemesi oy birliği ile işi bu konuları haber yapmak ve kamuoyuna duyurmak olan gazeteci Banu Güven’in haklarını ihlal edildiğine karar verdi.

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ifade hürriyetine ilişkin 10. maddesi temel gösterilerek açılan davada çıkarılan ihtiyati tedbirin bilgi ve fikri ifade özgürlüğünün haksız ihlali olduğuna da yine oy birliği ile karar verildi.

    Kararda şu ifadeler yer aldı:

    “Nitekim, ihtilaf konusu olan ihtiyati tedbir, gelecekteki herhangi bir yayımı veya yayını yasaklamayı amaçlayan önleyici bir tedbir teşkil etmiştir. Bu sebeple, bilgiye ulaşmak ve düşüncesini ifade etmek isteyen davacının hakları gerektiği gibi yeterli düzeyde korunmamış ve özgürlük hakkını kullanmasına engel teşkil etmiştir. Böyle bir müdahalenin, demokratik bir toplumda ve 10.Madde kapsamında ‘yasal bir dayanağı’ yoktur.”

    Akademisyenlerin başvuruları kabul edilmedi

    Ancak AİHM Akdeniz ve Altıparmak’ın Güven ile aynı statüde olmadığını bu nedenle bireysel olarak haklarının ihlal edilmemiş olduğunu belirterek çoğunluk kararı ile onların başvurularını reddetti.

  • İngiltere, Başbakan Johnson’ın çocuk bakıcısı ve tadilat masraflarını kimin ödediğini tartışıyor

    İngiltere, Başbakan Johnson’ın çocuk bakıcısı ve tadilat masraflarını kimin ödediğini tartışıyor


    İngiltere Başbakanı Boris Johnson hakkında, konutunda yapılan tadilatla bir çocuğunun bakıcı masraflarını nasıl karşıladığına ilişkin yeni iddialar ortaya atıldı.

    İngiliz The Sunday Times gazetesi, Başbakanlık Konutunun dekorasyonu için 200 bin sterlin tutarındaki faturanın, Johnson’ın lideri olduğu Muhafazar Parti’ye bağış yapan biri tarafından ödendiğini öne sürdü. Gazete ayrıca bir parti üyesinden, başbakanın bir yaşındaki oğlu Wilfred’ın bakıcı masraflarını karşılamasını istendiğini de yazdı.

    Haberde, adı açıklanmayan bağışçının “Broşürlerin ücretini ödemek sorun değil ama başbakanın bebeğinin altını değiştirme masraflarını ödememi istemeleri çok aşalayıcı” dediği de yer aldı.

    İngiliz yasalarına göre partilere yapılan ayni yardımlar vergiye tabi olduğundan beyanının yapılması gerekiyor. İddiaların ilk ortaya atılmasının ardından İngiltere Seçim Komisyonu, tadilat ücretinin nasıl ödendiğine ilişkin soruşturma başlatmıştı. Skandalla ilgili soruları yanıtlamaktan kaçınan Johnson paranın kendi cebinden çıktığını söylemekle yetiniyor.

    Bakıcı masraflarına dair iddialarla ilgiliyse Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, “Çocuk bakımı ile ilgili tüm giderler Başbakan tarafından karşılanmıştır” denildi.

    Muhafazakar iktidar skandallarla gündemde

    Ülkenin Avrupa Birliği’nden ayrılması anlamına gelen Brexit’in sıkı savunucularından Johnson, hem Brexit sürecinde hem de salgının başında uyguladığı politikaları nedeniyle sıkça eleştirilmişti.

    Başbakanın başını derde sokan iddialardan önce Muhafazakar hükümetin pandemi sürecinde ihale kanunu askıya alıp, sağlık malzemelerinin tedariki için partiye yakın iş insanlarıyla anlaştığının ortaya çıkması iktidarı sarsan son skandal olmuştu.

    Geçtiğimiz haftalarda, Johnson’ın bir toplantıda “Bir daha tam kapanma emri vermektense cesetlerin sokaklarda yığıldığını görmeyi yeğlerim” dediği de ortaya atılmış, bu söylentilerde ülke gündemine oturmuştu.

    Avrupa ülkeleri arasında İngiltere’nin nüfusunun en hızlı aşılayan ülke olması ise iktidarın takdir edildiği hususlardan biri.