Etiket: Yolsuzluk

  • Fransa’da satılan baharatların önemli kısmı ‘kusurlu’; en fazla sahtecilik safranda

    Fransa’da satılan baharatların önemli kısmı ‘kusurlu’; en fazla sahtecilik safranda


    Fransa’da gıda denetimi konusunda çalışan resmi bir kurumun yaptığı araştırma, ülkede mağazalarda ve internet üzerinde satılan baharatların önemli bir kısmının “kusurlu” olduğunu ortaya koydu. En pahalı baharatlardan ve marketlerde satılan safranın sadece yüzde 15’inin normlara uygun olduğu saptandı.

    Rekabet, Tüketici İşleri ve Dolandırıcılık Kontrolü Genel Müdürlüğü (DGCCRF), ülkede satılan ve mutfakların vazgeçilmez ürünleri olan safran, kekik, kimyon, kırmızı biber gibi baharatların muhtevasıyla ilgili yaptığı araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

    Buna göre, satılan bazı ürünlerin etiketi ile içindekiler arasında ciddi farklılıklar olduğu ortaya çıktı.

    DGCCRF uzmanları ülke genelinde baharat üreten ve satan 219 işyerine teftiş yaparak burada satılan kara biber, kırmızı biber, kimyon, zerdeçal, safran ve kekik gibi ürünlerden laboratuvarlarda ayrıntılı bir şekilde incelenmek üzere numuneler topladı.

    Ziyaret yapılan yerlerin dörtte birinde satışa sunulan ürünlerde anormallik var

    Uzmanlar, ziyaret yapılan yerlerin dörtte birinde satışa sunulan ürünlerde anormallik tespit etti.

    AB içinde her yıl 100 bin tona yakın baharat ve aromatik ot üretiliyor. Bu dünyada toplam üretimin yüzde 2’sini teşkil ediyor. AB, ürettiğinden üç kat fazlasını Asya’dan ithalat ediyor.

    Yapılan teftişler sonucu en pahalı baharatlardan biri olarak bilinen ve marketlerde satılan safranın sadece yüzde 15’inin normlara uygun olduğu saptandı. Fransa’da marketlerde kilosu 1000 euro’ya satılan safranın içine başka katkı maddeleri eklendiği saptandı.

    İncelemeler sonucu, mutfakta çok kullanılan kekik içine de yine önemli miktarda başka bitkilerin ilave edildiği görüldü.

    Sahtekarlığın, baharatlar dışında şifa verdiği iddia edilen aromatik otlarda da yaygın olduğu bildirildi. Özellikle, “ağrıya karşı iyi gelir”, “öksürükleri, astımı ve soğuk algınlığını giderir”, “kanseri önler”, “depresyonları önler “ şeklinde tanıtımla satılan aromatik otlarda da sahtekarlığın yaygın bir şekilde yapıldığı uyarısında bulunuldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meksika: Devlet başkanının kardeşinin yüklü miktarda nakit alırken çekilen videosu tartışma yarattı

    Meksika: Devlet başkanının kardeşinin yüklü miktarda nakit alırken çekilen videosu tartışma yarattı


    Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador’un en küçük erkek kardeşinin yüklü miktarda para alırken çekilen görüntüleri tartışma yarattı. Ülkedeki yolsuzluk ve şiddet sarmalıyla mücadele sözü veren Lopez Obrador, 2018 yılında açık ara farkla devlet başkanı seçilmişti.

    Meksika’da bir haber kanalında yayınlanan görüntülerde Lopez Obrador’un erkek kardeşi Martin Jesus Lopez Obrador çok sayıda banknot dolu bir zarf alırken görüldü. Haber kanalına göre zarfın içinde bulunan 150 bin Meksika Pezosu (Yaklaşık 7,500 dolar / 65 bin tl) düzenli ödemelerin bir taksidi.

    Kanalın verdiği bilgilere göre video 2015 yılında Devlet Başkan Lopez Obrador’un partisi Morena’nın katıldığı ilk seçimin öncesine denk geliyor.

    Paranın seçim kuruluna beyan edilmediğini belirten kanal bu durumun seçim kampanyalarının finansmanına dair kural ihlali yaratabileceğine dikkat çekti.

    Parayı kim verdi?

    Parayı veren kişinin eski Sivil Savunma Kurumu Başkanı David Leon olduğu bildirildi. Geçtiğimiz Ağustos istifa eden Leon, bu görevinden önce Devlet Başkanı Lopez Obrador’a siyasi işler danışmanlığı yapıyordu.

    Leon’un, Meksika devlet başkanının bir diğer erkek kardeşi Pio Lopez Obrador’a yine yüklü miktarda nakit para verirken çekilen görüntüleri geçen yıl aynı kanalda yayınlanmıştı. O dönemde Devlet Başkanı Lopez Obrador paranın destekçilerinden gelen yasal katkılar olduğunu ve 2015 yılı seçimlerinde kullanıldığını açıklamıştı.

    O videoya yorum getiren Leon da 2013-2018 yılları arasında kamu görevlisi değil danışman olarak çalıştığını vurgulamış ve paranın partinin miting ve diğer aktiviteler düzenlemesi için destekçilerden toplandığını belirtmişti.

    Yeni videoyla ilgili taraflardan herhangi bir yorum yapılmadığı bildiriliyor.

  • Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu

    Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu


    Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma, “ülkenin en yüksek mahkemesine saygısızlık” suçundan aldığı 15 aylık hapis cezası sonrası teslim oldu.

    79 yaşındaki Zuma, memleketi Kwazu Natal’daki “Estcourt Islah Merkezi’ne gönderildi.

    Böylece Apartheid sonrası Güney Afrika’da ilk kez eski bir cumhurbaşkanı hapse atılmış oldu.

    Hapishane yetkilileri, Zuma’nın 2019’da yenilenen ve Nkandla’daki çiftliğinden yaklaşık 200 kilometre uzaktaki cezaevine sabah 1 civarında giriş yaptığını söyledi.

    Zuma, geçtiğimiz hafta sonunda, “bir salgının doruğundayken, benim yaşımda birini hapse göndermek ölüme mahkum etmekle aynı şey” dedi.

    Eski Cumhurbaşkanı’nın oğlu Edward Zuma, 79 yaşındaki babasının tutuklanması halinde kan döküleceğini belirterek “Bu tutuklamaya izin vermeyiz. Polis kan dökmek zorunda kalır çünkü onu canımız pahasına savunuruz.” ifadesini kullanmıştı.

    “Teflon Başkan”

    Eleştirmenler, birçok yolsuzluk davasında ceza almayan Zuma’ya, “adaletten kaçma yeteneği” nedeniyle “Teflon başkan” lakabını taktı.

    Ancak mahkeme, 29 Haziran’da, kendisine saygısızlıktan mahkumiyet kararı verdi. Zuma, başkanlığı altındaki devlet varlıklarının gasp edilmesini araştıran bir komisyonun huzuruna çıkma kararına uymayı reddetmişti.

    Zuma davası

    Hakkında yolsuzluk, haraç, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama dahil 16 suçlamadan davaları devam eden Zuma, iddiaları soruşturan Eyalet Soruşturma Komisyonunun çağrısına rağmen defalarca mahkeme karşısına çıkmayı reddetti.

    Komisyonun dört ay önce gerçekleştirdiği başvuru sonrasında, Anayasa Mahkemesi 29 Haziran’da Zuma’yı mahkemenin çağrısını dikkate almamak suretiyle “mahkemeye itaatsizlik” suçundan ertelemesiz 15 ay hapis cezasına çarptırdı.

    Hakkındaki yolsuzluk suçlamaları

    Devlet Başkanlığına 2009’da seçilerek ülkeyi 9 yıl yöneten Zuma’nın adı yolsuzluk iddialarına karıştı ve devlet bütçesinden şahsi harcamalar yaptığı öne sürüldü.

    Zuma ayrıca, 1999’da beş Avrupalı silah firmasından yaklaşık 5 milyar dolara savaş uçağı, devriye botu ve askeri teçhizat alımıyla ilgili 16 dolandırıcılık, rüşvet ve haraç suçlamasıyla karşı karşıya.

    İlk kez 2005’te savcılar tarafından yolsuzlukla suçlanan Zuma hakkındaki suçlamalar yıllar içinde düşürülmüştü.

    Zuma, yolsuzluk iddiaları nedeniyle partisinden gelen yoğun baskılar sonucu 2018’de devlet başkanlığından istifa etmişti.

  • Güney Afrika: Yolsuzlukla yargılanan eski lider Zuma hakkında ertelenmiş tutuklama kararı

    Güney Afrika: Yolsuzlukla yargılanan eski lider Zuma hakkında ertelenmiş tutuklama kararı


    Güney Afrika’da yolsuzlukla yargılanan eski Devlet Başkanı Jacob Zuma hakkında 6 Mayıs’a kadar ertelenen tutuklama kararı verildi.

    Durban’daki Yüksek Mahkeme, dava duruşmasına gelmediği için Zuma hakkında ertelenmiş tutuklama hükmü verdi. Zuma’nın avukatı müvekkilinin sağlık sebepleriyle duruşmaya katılamadığını belirtirken, hakim Dhaya Pillay bu iddiaları doğrulayacak kanıtın olmadığına dikkat çekti.

    Zuma nelerle suçlanıyor?

    Zuma görevi boyuncu çok sayıda yolsuzlukla suçlansa da bunları hep reddetti.

    Eski Afrikalı lider 1990’lı yılların sonunda 2 buçuk milyar dolar tutarında bir silah alım ihalesinde usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle yargılanıyor.

    Yüksek Mahkeme ayrıca Zuma’nın 18 ayrı yolsuzluk, sahtekarlık, şantaj ve kara para aklama suçundan yargılanmasına karar verdi.

    Devlet başkanlığına 2009’da seçilerek ülkeyi 9 yıl yöneten Zuma’nın adı birçok yolsuzluk soruşturmasına karışmış ve devlet bütçesinden şahsi harcamalar yaptığı öne sürülmüştü.

    Zuma, yolsuzluk iddiaları nedeniyle partisinden gelen yoğun baskılar sonucu başkanlık görevinden Şubat 2018’de istifa etmişti.

  • Güney Afrika eski Başkanı Zuma, yolsuzluk davası duruşmasına katılmadı: Hapsi isteniyor

    Güney Afrika eski Başkanı Zuma, yolsuzluk davası duruşmasına katılmadı: Hapsi isteniyor


    Güney Afrika’da yolsuzlukla yargılanan eski Devlet Başkanı Jacob Zuma, Anayasa Mahkemesi’nin duruşmaya katılma zorunluluğu getirmesine rağmen bir kez daha hakim karşına çıkmadı. Yolsuzluk soruşturması savcısı Anayasa Mahkemesi’nden Zuma’nın hapsinin talep edileceğini duyurdu.

    Soruşturmaya başkanlık eden savcı Raymond Zondo, 2009-2018 yılları arasındaki Başkanlık dönemi ile ilgili hakkında 18 yolsuzluk davası bulunan Zuma’nın duruşmaya katılmamak için geçerli bir mazeretinin olmadığını söyledi.

    Soruşturma komisyonu, Anayasa Mahkemesi’nin Ocak ayında hakkında sessiz kalma hakkını iptal ettiği ve duruşmaya katılma zorunluluğu getirdiği eski Devlet Başkanı hakkında ‘mahkemeye saygısızlık’ iddianamesi düzenleyeceğini duyurdu.

    Savcı Zondo, komisyonun Anayasa Mahkemesi’nden Jacob Zuma hakkında hapis cezası talep edeceğini açıkladı.

    Zuma’nın avukatları, pazartesi günü komisyona gönderilen mektupta, mahkeme celplerinin hukuksuz olduğunu belirterek, 78 yaşındaki eski Devlet Başkanı’nın duruşmaya katılmayacağını iletmişti.

    Jacob Zuma, 2020 yılında sağlık sebepleriyle duruşmalara katılmamış ve Durban Yüksek Mahkemesi tarafından hakkında ertelenmiş tutuklama hükmü verilmişti.

    Zuma nelerle suçlanıyor?

    Zuma görevi boyuncu çok sayıda yolsuzlukla suçlansa da bunları hep reddetti.

    Eski Afrikalı lider 1990’lı yılların sonunda 2 buçuk milyar dolar tutarında bir silah alım ihalesinde usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle yargılanıyor.

    Yüksek Mahkeme ayrıca Zuma’nın 18 ayrı yolsuzluk, sahtekarlık, şantaj ve kara para aklama suçundan yargılanmasına karar verdi.

    Devlet başkanlığına 2009’da seçilerek ülkeyi 9 yıl yöneten Zuma’nın adı birçok yolsuzluk soruşturmasına karışmış ve devlet bütçesinden şahsi harcamalar yaptığı öne sürülmüştü.

    Zuma, yolsuzluk iddiaları nedeniyle partisinden gelen yoğun baskılar sonucu başkanlık görevinden Şubat 2018’de istifa etmişti.

  • Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu

    Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu


    Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma, “ülkenin en yüksek mahkemesine saygısızlık” suçundan aldığı 15 aylık hapis cezası sonrası teslim oldu.

    79 yaşındaki Zuma, memleketi Kwazu Natal’daki “Estcourt Islah Merkezi’ne gönderildi.

    Böylece Apartheid sonrası Güney Afrika’da ilk kez eski bir cumhurbaşkanı hapse atılmış oldu.

    Hapishane yetkilileri, Zuma’nın 2019’da yenilenen ve Nkandla’daki çiftliğinden yaklaşık 200 kilometre uzaktaki cezaevine sabah 1 civarında giriş yaptığını söyledi.

    Zuma, geçtiğimiz hafta sonunda, “bir salgının doruğundayken, benim yaşımda birini hapse göndermek ölüme mahkum etmekle aynı şey” dedi.

    Eski Cumhurbaşkanı’nın oğlu Edward Zuma, 79 yaşındaki babasının tutuklanması halinde kan döküleceğini belirterek “Bu tutuklamaya izin vermeyiz. Polis kan dökmek zorunda kalır çünkü onu canımız pahasına savunuruz.” ifadesini kullanmıştı.

    “Teflon Başkan”

    Eleştirmenler, birçok yolsuzluk davasında ceza almayan Zuma’ya, “adaletten kaçma yeteneği” nedeniyle “Teflon başkan” lakabını taktı.

    Ancak mahkeme, 29 Haziran’da, kendisine saygısızlıktan mahkumiyet kararı verdi. Zuma, başkanlığı altındaki devlet varlıklarının gasp edilmesini araştıran bir komisyonun huzuruna çıkma kararına uymayı reddetmişti.

    Zuma davası

    Hakkında yolsuzluk, haraç, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama dahil 16 suçlamadan davaları devam eden Zuma, iddiaları soruşturan Eyalet Soruşturma Komisyonunun çağrısına rağmen defalarca mahkeme karşısına çıkmayı reddetti.

    Komisyonun dört ay önce gerçekleştirdiği başvuru sonrasında, Anayasa Mahkemesi 29 Haziran’da Zuma’yı mahkemenin çağrısını dikkate almamak suretiyle “mahkemeye itaatsizlik” suçundan ertelemesiz 15 ay hapis cezasına çarptırdı.

    Hakkındaki yolsuzluk suçlamaları

    Devlet Başkanlığına 2009’da seçilerek ülkeyi 9 yıl yöneten Zuma’nın adı yolsuzluk iddialarına karıştı ve devlet bütçesinden şahsi harcamalar yaptığı öne sürüldü.

    Zuma ayrıca, 1999’da beş Avrupalı silah firmasından yaklaşık 5 milyar dolara savaş uçağı, devriye botu ve askeri teçhizat alımıyla ilgili 16 dolandırıcılık, rüşvet ve haraç suçlamasıyla karşı karşıya.

    İlk kez 2005’te savcılar tarafından yolsuzlukla suçlanan Zuma hakkındaki suçlamalar yıllar içinde düşürülmüştü.

    Zuma, yolsuzluk iddiaları nedeniyle partisinden gelen yoğun baskılar sonucu 2018’de devlet başkanlığından istifa etmişti.

  • Benfica Futbol Kulübü Başkanı Vieira kara para aklama ve yolsuzluktan gözaltına alındı

    Benfica Futbol Kulübü Başkanı Vieira kara para aklama ve yolsuzluktan gözaltına alındı


    Portekiz’in önemli futbol kulüplerinden Benfica’nın başkanı Luis Filipe Vieira polis tarafından gözaltına alındı. Geçen ekimde art arda altıncı defa kulüp başkanlığına seçilen Vieira, vergi kaçırma ve kara para aklama suçlamaları hakkında hakim tarafından sorgulanmaya başladı. 71 yaşındaki futbol şahsiyetinin oğlu da gözaltına alınırken çarşamba sabahı evinde de polis tarafından arama yapıldı.

    Kulüp yönetimi acil toplantı kararı alırken, Benfica başkanının polisle ilk defa başının derde girmediği de ortaya çıktı. Geçen sene gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Vieira’nın adı birçok yolsuzluk ve vergi kaçırma olayına karışmıştı.

  • Londra polisiyle ilgili rapor: Faili meçhul cinayetin çözülememesinin nedeni ‘kurumsal yolsuzluk’

    Londra polisiyle ilgili rapor: Faili meçhul cinayetin çözülememesinin nedeni ‘kurumsal yolsuzluk’


    İngiltere’de 1987 yılında özel dedektif Daniel Morgan’ın ölümüyle ilgili bir rapor Londra polis teşkilatıyla ilgili soru işaretleri doğurdu. Cinayetin neden çözülemediğini soruşturan rapor Londra (Metropol) Polis Teşkilatı’ndaki “kurumsal yolsuzluğu” gerekçe gösterdi.

    Teşkilatın cinayeti çözmek yerine kendi itibarını korumayı tercih ettiğini belirten rapor kurumun yapılan hatalarla ilgili dürüst davranmadığına da dikkat çekti.

    37 yaşındaki Daniel Morgan Londra’nın güneyindeki bir pub’ın (Birahane) otoparkında başına balta ile vurularak öldürüldü. Cinayetten bu yana geçen 34 yıl içerisinde masrafı 50 milyon sterlini bulan beş soruşturmaya rağmen faili tespit edilemedi.

    Özel dedektifin öldürüldüğü sırada polis teşkilatındaki yolsuzluğu araştırdığını belirten ve faili meçhul cinayetin peşini bırakmayan Morgan’ın ailesinin talebiyle 2013 yılında dönemin İçişleri Bakanı Theresa May’in talimatıyla bağımsız bir heyet tarafından inceleme başlatıldı.

    Rapor ağır ifadeler içeriyor

    Olayla ilgili incelemelerini tamamlayan heyetin önceki gün yayınlanan rapor cinayetin çözülememesinden Londra Polis Teşkilatını sorumlu tuttu. Teşkilatla ilgili çok ağır bulgular sunan raporda polis memurlarının birbirini kolladığı, cinayetin çözülmesine engel olmak için birçok ciddi tebdirin bilinçli olarak atlandığı sonucuna varıldı.

    Sekiz yılda tamamlanan ve 18,5 milyon sterlin’e mal olan bin 200 sayfalık raporda cinayetle ilgili öne çıkan bulgular arasında:

    • Cinayetin en başından bu yana polis memurlarının failleri koruma ve adalete teslim olmalarına engellemede rol oynadıklarının bilindiği,
    • Olay mahalinde arama yapılmadığı, mahalin tedbirsiz bırakıldığı, tanık aranmadığı,
    • Yapılan hataları rapor etmek isteyen görevdeki ya da emekli bazı memurların dışlandığı, başka birimlere sürüldüğü, istifaya zorlandığı veya disiplin cezasıyla karşı karşıya bırakıldığı,
    • Olayın Londra dışındaki birimlerce incelenmesinde engel çıkarıldığı belirtildi.

    Raporda ayrıca o dönem yardımcı komiser olan Londra Emniyet Müdürü Dame Cressida Dick’in soruşturma için ilk aşamada polis iç bilgi sistemine ve daha hassas bilgilere ulaşma iznini vermediği belirtiyor.

    Bu tür hataların bir daha yaşanmaması için polis memurlarının mason grupları gibi grup üyeliklerini ifşa etme zorunluluğunun getirilmesi ve polis içinde muhbirlerin korunması da raporda önerildi.

    Raporda genel olarak polisin basına hikaye sattığı, yasa dışı kabul edilebilecek kişilerle yakın temas kurduğu, kurumsal bilgisayarı kötüye kullandığı, delillerle oynadığı, sarı zarf içinde “rüşvet” aldığı gibi ifadeler yer aldı.

    Londra Emniyet Müdürü’nün istifası isteniyor

    Rapor İçişleri Bakanı Priti Patel tarafından derinden endişe verici olarak nitelendirildi. Londra polis teşkilatının “hatalar zincirini” açığa çıkardığını belirten bakan bu durumun başarılı bir kovuşturma yürütme şansına tamir edilemez biçimde zarar verdiğinin altını çizdi.

    Londra Polis Teşkilatı raporun ardından yayımladığı bildiride “Daniel’in failinin bulunamamış olmasından dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Adalet arayışımızı durdurmadık. 1978’deki soruşturmada yolsuzlukların büyük rol oynadığını kabul ediyoruz” denilerek kurbanın ailesinden özür dilendi. Dick de Morgan’ın ailesinden kişisel olarak özür diledi.

    Ancak açıklamadaki haliyle teşkilatın yaşananları tarihteki bir hata olarak görmeye ve göstermeye çalışması başta Morgan’ın ailesi olmak üzere birçok çevre tarafından tepkiyle karşılandı. Raporda biertilen “kurumsal yolsuzluk” ifadesinin “şimdiki zamanla” yazıldığına dikkat çeken Morgan’ın ağabeyi Alaistar Morgan “Bu hikayede üç eleman var. Biri polis diğeri failler. Ancak bir de hükümet ve basın var” diye konuştu.

    Görev süresi Nisan 2022’de dolacak olan Londra Emniyet Müdürü Dick’in hem İçişleri Bakanı’nın hem de Londra Belediye Başkanı Sadık Khan’ın desteğini aldığı biliniyor. Ancak görev süresinde tepki çeken polis şiddeti ve özellikle genç ve ergen yaş gruplarında artan şiddet olayları teşkilatı zor durumda bıraktı. Teşkilatın bu raporla ilgili atacağı adımların emniyet müdürünün geleceğinde etkili olacağı belirtiliyor.

  • Sezgin Baran Korkmaz hakkında bilmeniz gerekenler: Kim, nasıl yükseldi, neden hedefte?

    Sezgin Baran Korkmaz hakkında bilmeniz gerekenler: Kim, nasıl yükseldi, neden hedefte?


    Sedat Peker ‘in 9. videosu ile birlikte Sezgin Baran Korkmaz gündemin bir numaralı ismi oldu. Peki ama Korkmaz kimdir ve neden bu ilişkiler ağı içerisinde yer alıyor?

    Madalyonun A yüzü:

    25 Nisan 1975 tarihinde Kars’ın Digor ilçesinde doğdu. 5 kardeşli Kürt bir ailede büyüdü. Kars’ta boyacılık yapan gencin zirveye çıkış hikayesi birçok defa haberlere konu oldu.

    İhtiyaç sahibi öğrencilere burslar verdi, yoksullara gıda ve para yardımları yaptı. Memleketi Kars başta olmak üzere birçok yerde okullar inşa ettirdi.

    İstanbul Piyalepaşa’da bir semt pazarındaki tezgâhların tamamını satın alıp halka bedava sebze meyve dağıtmasıyla gündem olan, Ağustos 2018’de de milyonlarca dolar değerindeki lüks yatı “Queen Anne” ile Bodrum Cennet Koyu’na gelip halk plajında herkese bedava ayran ve lahmacun dağıtarak ‘Yardımsever iş adamı’ görüntüsü sergileyen Korkmaz, AK Parti döneminde çok hızlı sivrilen iş insanlarından biri oldu.

    Korkmaz isminin baş harflerinden oluşan SBK Holding ve SBK Vakfının kurucu başkanı, Relief International ve EastWest Institue yönetim kurulu üyesi.

    Mega Varlık Yönetim A.Ş., Komak Isı Yalıtım sistemleri, SBK Holding Biofarma İlaç sanayi, Unico Sigorta, Münir Şahin İlaç Sanayi, Ecem İlaç Pazarlama, İstanbul Doğu Batı Derneği, Bugaraj Elektronik Ticaret, Hexagon Mühendislik, Auto Alsat Bilişim Otomotiv, Vaniköy Sigorta, Komak Madeni Yağ Akaryakıt, Boğaziçi Cam Sanayi, Bukombin Bilişim, Ürosan Kimya, Noil Yatırım, Blane Teknoloji, Umut İlaç, İsaanne Sarl şirketlerinin sahibi.

    Türkiye, Avrupa, Rusya, Güney/Güneydoğu Asya’da faaliyet gösteren tüm şirketlerinde 5 binden fazla kişi çalışıyor.

    Madalyonun B yüzü:

    Korkmaz bugünlerde ise hileli satışlar, modern tefecilik, çetrefilli işleri çözen kişi olmak ve mafya ile ilişkileri üzerinden anılıyor.

    Türk Hava Kurumu’nun (THK) Laleli Tayyare Evleri’ni illegal bir şekilde ele geçirmeye çalıştığı iddiası ile hakkında suç duyurusu yapıldı. “Adli makamları yanıltmak, iftira, dolandırıcılık, şantaj ve çete yöntemleri kullanmaya” kadar uzanan bir dizi iddia bu dosyada yer aldı.

    Ayrıca ABD’de yaşayan iş insanı Bora Jet’in eski sahibi Yalçın Ayaslı, firmasının Korkmaz’a yapılan satışı ile ilgili “kapsamlı gasp” iddiasıyla ABD’nin New Hampshire eyaletinde dava açtı.

    Şimdilerde Türkiye’deki tüm şirketlerine ve mal varlığına mahkeme tarafından el konulmuş olan Korkmaz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, uluslararası kara para aklama suçlamasıyla aranıyor.

    Amerika’nın Utah Eyaleti’nde de vergide sahtecilik yapmaktan ceza alan bir şirketle ilişkisi mevcut. Türkiye’yi eşi ile birlikte 5 Aralık 2020 tarihinde terk etti.

    Sedat Peker, Kormaz’ı bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bakanlığa çağırıp “hakkında dosya hazırlandığını ve kaçması için uyardığını” öne sürdü.

    2 Mayıs 2021 tarihinde hakkında açılan soruşturmalar tamamlanan Korkmaz’ın 6 şirketi üzerinden 132 milyon dolar kara para akladığı gerekçesiyle 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

    2020’de Korkmaz’ın da aralarında bulunduğu 14 kişi hakkında benzer şekilde mal varlıklarına el konulması talebinde bulunulmuştu. Bu kişiler arasında ABD’deki dolandırıcılık davasının sanıkları olan Mormon tarikatı üyeleri Jacob Kingston, Isaiah Kingston, Rachel Kingston ve Sally Kingston kardeşler de yer alıyor.

    Kingston kardeşlerin ABD Hazinesi’ni dolandırmasıyla ilgili davaya bakan Utah Federal Savcılığı’nın talebi üzerine gerçekleştiği söylenen tedbir kararı “suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesini” düzenleyen 5549 sayılı yasa uyarınca alındı.

    ABD’deki kararında atıf yapılan yasanın 17. maddesi suç gelirinin aklanmasının yanı sıra “terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallere” dair düzenlemeyi de içeriyor.

    Bir anda tüm suçlamalar düştü

    Korkmaz ise iddiaları reddederek “Gelen her kuruş sermaye Amerikan otoritelerinin ve bankalarının izni ile gelmiştir” açıklaması yapmıştı. Bu açıklamadan üç hafta sonra 6 Ekim’de hakkındaki tedbir kararı kaldırıldı ve bunu kaldıran kararda imzası olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, 16 Ekim’de Adalet Bakanlığı yardımcılığına atandı.

    MASAK’ın raporuna “aklama suçunu oluşturan öncül suçların işlendiğine dair somut bulguların tespit edilemediği” kaydedildi. Korkmaz ile birlikte 14 kişi hakkındaki şirket ve kişisel banka hesaplarına konan blokaj ve tedbirler kaldırıldı. Bunu takiben kasım ayında da yurtdışı çıkış yasağı kaldırıldı ve ülkeden ayrılana kadar Korkmaz’ın ifadesi dahi alınmamış oldu.

    Korkmaz yurtdışına çıktıktan sonra dosyalar yeniden açıldı

    2020’nin son haftasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında Korkmaz’ın da aralarında bulunduğu SBK Holding ve alt şirketlerinde yönetici olan 19 kişi hakkında bir kez daha gözaltı kararı verildi.

    Ne var ki, Korkmaz da dahil bunların 8’i yurtdışındaydı. Diğeri ise gözaltına alındı. Sadece Kâmil Feridun Özkahraman isimli 1 kişi tutuklanırken diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Bu yeni soruşturma ABD’deki dolandırıcılık davasıyla ilgiliydi. Davanın sanığı Kingston kardeşler, Türkiye’ye gönderdikleri paranın dekontlarını, Korkmaz ve Türkiye irtibatlarıyla ilgili iletişim bilgilerini Amerikalı savcılarla paylaşmışlardı. Bunun üzerine Utah Federal Savcılığı da mahkemeye başvurarak Korkmaz’ın Türkiye’deki varlıklarının ABD tarafından geri alınmasını talep etmişti.

    Kısaca dosya numarası 2020/137034 ile aynıydı ancak 2 ay önce tedbirlerin kaldırılmasına neden olan farkın ne olduğu anlaşılamadı.

    Korkmaz’ın servetinin kaynağı

    Şirketlerinden elde ettiği gelirler bir kenara Korkmaz’ın esas gelirinin ABD’de Kingston kardeşlerin yaptığı dolandırıcılıktan aldığı komisyondan ileri geldiği öne sürülüyor.

    Yenilenebilir enerji şirketi kurup biyoyakıt üreten ve satan kardeşler aslında herhangi bir üretim yapmıyorlar ama yapmış gibi gösterip Amerikan devletinden milyonlarca dolar teşvik alıyorlardı. Ayrıca kendilerine vergi indirimi de sağlanıyordu.

    Birçok farklı banka hesabı aracılığıyla 3 milyar dolardan fazla bir miktarı yakıt alım-satımı yapmış gibi göstermişlerdi. Bu şekilde 2014-2018 yılları arasında 511 milyon doları dolandırıcılıkla elde ettiklerini mahkemede kabul ettiler. Kabul edilen suçlamalar arasında, 134 milyon dolarlık kısmın Lüksemburg ve Türkiye’deki şirketlere gönderilmesi de vardı. Her iki ülkedeki şirketler de Korkmaz’a aitti.

    AK Parti ve Kingstonlar ile bağlantısı

    Korkmaz’ın AK Parti ile bağlantısını sağlayan ismin Ekim Alptekin olduğu belirtiliyor. Alptekin’in AK Parti iktidarıyla kurduğu iyi ilişkiler sayesinde Türk Amerikan İş Konseyi’nin (TAİK) başkanlığına getirildiği ve 2017 yılında Washington’daki Trump Otel’de bir toplantı düzenlediği bu toplantıya da Sezgin Baran Korkmaz’ın sponsor olduğu aktarılıyor.

    Korkmaz bu toplantıda yaptığı konuşmada ABD’de iş hayatına girişini, Kingstonlarla nasıl tanıştığını anlatarak bulunduğu yere gelmesinde Ekim Alptekin’in çok büyük katkısı olduğunu belirtiyor.

    Alptekin Ekim 2016’da ABD’de hakkında açılan bir soruşturma nedeniyle kısa süreliğine Türkiye’ye dönmüş ve dolandırıcılık paralarının Türkiye’de piyasaya sokulmasında kullanılan Mega Yönetim A.Ş’nin yönetim kurulunda yer almış Nisan 2017’de istifa etmişti.

    Alptekin’in adı daha sonra Fethullah Gülen’in iadesi için “komplo kurmak” ve “yabancı bir devlet adına kayıt dışı temsilci olarak hareket etmek” iddialarıyla gündeme geldi. Alptekin bu iddiaları reddediyor.

  • El Salvador’un eski First Lady’sine kara para aklamadan 10 yıl hapis cezası

    El Salvador’un eski First Lady’sine kara para aklamadan 10 yıl hapis cezası


    Güney Amerika ülkelerinden El Salvador’un eski First Lady’si ve kardeşi, kara para aklama suçlamasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Eyalet savcısı, eski First Lady Ana Ligia de Saca ve kardeşi için 10’ar yıl hapis cezası verildiğini bildirdi.

    Eski Devlet Başkanı Antonio Saca da bundan üç yıl önce benzer suçlardan hüküm giymişti.

    Saca’nın 2004’ten 2009’a kadar olan görev süresi boyunca işlenen suçlar 26 milyon dolarlık bir meblağı kapsıyor.

    Ayrıca savcılık, başkent San Salvador’un birkaç ay önce görevden alınan eski belediye başkanı Ernesto Muyshondt’un da gözaltına alındığını ve ev hapsine konulduğunu aktardı.

    2009-2014 yılları arasında görev yapan eski Devlet Başkanı Mauricio Funes hakkında da suç örgütü kurmak da dahil olmak üzere çeşitli başlıklarda suçlamalar yöneltilmişti.

    Funes zimmetine para geçirme, yolsuzluk ve kara para aklamakla suçlanıyor. Funes hakkında dört ayrı yakalama kararı bulunuyor. Yolsuzluk davasında bahsi geçen miktarın 351 milyon dolar olduğu belirtiliyor.

    Ancak Funes’in iki yıl önce Nikaragua vatandaşlığına geçmiş olması dolayısıyla ülkesine iade edilmesi mümkün görünmüyor.

    Saca’nın liderliğini yaptığı sağcı Arena Partisi üyesi Muyshondt ise 2018’de San Salvador belediye başkanı seçilerek şu anki Devlet Başkanı Nayib Bukele’nin yerine geçmişti.