Etiket: Ümit Özdağ

  • Ümit Özdağ fotoğrafını paylaşmıştı
 Serhat Cin’den tepki: “Hedef alınan benim şahsımda Kürt kimliğimdir”

    Ümit Özdağ fotoğrafını paylaşmıştı
 Serhat Cin’den tepki: “Hedef alınan benim şahsımda Kürt kimliğimdir”


    ‘Mevzular Açık Mikrofon’ programının henüz yayınlanmayan bölümünde konuk Cumhurbaşkanı adaylarından Sinan Oğan’dı. Programda seyirciler arasında yaşanan kavga damga vurmuş, program sahibi Oğuzhan Uğur da o anları sosyal medyadan ‘En zor sınavımdı’ notuyla paylaşmıştı.

    Yaşanan olaydaki isimlerden biri olan Serhat Cin sosyal medya hesabından bir açıklama paylaşmıştı. Cin, “Beni teröristlikle itham edip hedef haline getirenler; benim Türk halkını ve Türk halkının değerlerini aşağıladığım gerekçesiyle tehdit ediyorlar. Türk halkının hiçbir değerine bugüne kadar hakaret etmedim bundan sonra da etmem’’ demişti.

    Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın bugün (23 Nisan) Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda Serhat Cin’i ve ailesinin fotoğrafını paylaştı.

    https://twitter.com/umitozdag/status/1650127059585232896?s=20

    ‘‘Hem fikren hem de bedenen bölgemizden o kadar uzaksınız ki, o kıyafetlerin yöresel kıyafetler olduğunu, her bayram ve düğünde giydiğimizi dahi idrak edemiyorsunuz’’

    Gerçek Gündem’e konuşan Serhat Cin, Özdağ’a seslenerek şunları söyledi:

    ‘‘Sayın Özdağ, içinde yer almadığım bir fotoğrafı paylaşarak akrabalarımı hedef haline getirip, seçim öncesi provokasyonlara son hızla devam ediyorsunuz. Fotoğraftaki kişilerin hepsi benim akrabamdır ve niye paylaştığınızı belirtmemişsininiz ama ben söyleyeyim: Kuzenlerimin giydiği yöresel kıyafetler üzerinden aslında beni hedef gösteriyorsunuz.

    Hem fikren hem de bedenen bölgemizden o kadar uzaksınız ki, o kıyafetlerin yöresel kıyafetler olduğunu, her bayram ve düğünde giydiğimizi dahi idrak edemiyorsunuz.

    Bugüne kadar toplumsal barış için hiçbir katkıda bulunmadığınız gibi kimlik siyaseti yapıyorsunuz ve seçim öncesinde kutuplaştırıcı bir sürecin zeminini hazırlıyorsunuz.

    Daha önceki açıklamamda da belirttiğim üzere ben olayların doğrudan içinde değildim. Demokratik zeminde açıklanan her fikre saygı duyduğumu ancak dayatmaları kabul etmeyeceğimi de söylemiştim. Yalnız siz istemeseniz de artık bu olayların tam da ortasında olacağım. Çünkü hedef alınan benim şahsımda Kürt kimliğimdir.

    Tweetiniz belirttiğiniz arkadaş, her ne kadar inandırıcı olmasa da ‘ne mutlu Türküm’ dediği için tehdit edildiğini söylüyor. Kimliklerimiz onurumuzdur. Kimliğimize sahip çıkmamız en insanî hakkımızdır. Eğer gerçekten kimliğine sahip çıktığı için hedef gösteriliyorsa bir Kürt olarak en büyük destekçisi ben olacağım. Türkiye’de milliyetçiliği tekelinize alarak körpe zihinlere ektiğiniz nefret tohumları hiçbir zaman filizlenmeyecek. Bütün farklılıklarımızın birer zenginlik olduğunu idrak edeceksiniz. Türk ve Kürt halkı size rağmen barış ve kardeşlik içinde yaşamaya devam edecek.’’

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Derin abilerden’ kurtulan Akşener, tarihi fırsatı değerlendirebilecek mi?

    ‘Derin abilerden’ kurtulan Akşener, tarihi fırsatı değerlendirebilecek mi?

    İYİ Parti’nin kuruluş aşamasında daha çok ülkücü, ulusalcı ve biraz da merkez sağdan isimler yer aldı. Ancak ilk iki grup partinin politikalarında uzun süre belirleyici rol oynadı. Meral Akşener, partiyi ne zaman merkeze çekmeye kalksa bu grupların tepkisiyle karşılaştı.

    Akşener, bu zorluğu aşabilmek için ve partinin söylemini yumuşatmak amacıyla ilk olarak 2019’da Yavuz Ağıralioğlu’nu partinin Meclis Grup Başkanvekilliği görevinden aldı.

    Akşener’in 2019 yerel seçimlerinde AKP’li eski bakan İdris Naim Şahin’i Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterme isteği partinin o dönemdeki genel başkan yardımcıları Ümit Özdağ ile Aytun Çıray tarafından engellendi. Çıray ve Özdağ bunu sosyal medya üzerinden itiraf ettiler.

    YÜZDE 26 OYU OLAN ADAYI BEĞENMEDİLER…

    Akşener, aslında İdris Naim Şahin’in Ordu’dan ciddi bir oy alacağını gördüğü için adaylık önermişti. Adaylığı engelenen İdris Naim Şahin ise Saadet Partisi’nden aday oldu ve yüzde 26 oyla AKP’den sonra ikinci sırada yer aldı.

    İLK İSYAN BAYRAĞI ÖZDAĞ’DAN 

    Yerel seçimlerde Millet İttifakı’nın başarısının ardından ulusalcı-ülkücü kanat bir süre sessiz kaldı. Ümit Özdağ’ın partinin İstanbul il teşkilatında operasyon yapma isteği İl Başkanı Buğra Kavuncu tarafından engellendi. Özdağ, ülkede salgın bir hastalık boyutuna ulaşan ‘FETÖ’ suçlamasını Kavuncu’ya karşı kullanarak sonuç elde etmeye çalıştı.  Kavuncu’yu televizyon ekranlarından terörist ilan etti ve parti yönetimini sert bir dille eleştirdi. Bu tutum partiden ihracı ile sonuçlandı ama Özdağ mahkeme kararıyla partiye döndü. 2021 yılında yapılan kongre sonrasında İYİ Parti’den istifa ederek Zafer Partisi’ni kurdu.

    KONGREDE AYTUN ÇIRAY’I LİSTE DIŞI BIRAKTI

    2021 yılında yapılan İYİ Parti kongresinde Akşener, partideki ulusalcı kanadın sözcülüğünü yapan İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ı yönetim dışında bıraktı. Partinin ülkücü isimlerini geri plana çekti ve vitrine liberal Bahadır Erdem ve Ümit Özlale gibi isimleri getirdi. Bunu fırsat bilen Ümit Özdağ, partinin içini karıştırmaya başladı. Adana Milletvekili İsmail Koncuk’u partiden kopardı. Akşener, 2022’de partinin güçlü ismi Koray Aydın’ın geri plana çekerken Yavuz Ağıralioğlu’na başkanlık divanında görev vermedi.

    CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI SÜRECİ VE ‘DERİN ABİLER’…

    Ulusalcı-Ülkücü kanat Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorularının sorulduğu dönemde yeniden harekete geçti. Bu hareketin önemli isimleri Millet İttifakı’nın her toplantısı öncesinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu kimliği üzerinden hedef alan açıklama yaptı.

    Yavuz Ağıralioğlu, Koray Aydın ve Cihan Paçacı gibi isimler siyasettin nezaket kurallarını bile hiçe sayarak Kılıçdaroğlu’nun adaylığını istemediklerini açık açık söyledi ya da Alevi kimliğini hatırlatan imalar yaptılar. Bu dönemde aslında partinin lideri Meral Akşener de Kılıçdaroğlu’ndan ziyade Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’ndan birinin aday olmasını istiyordu. Ulusalcı kanat Akşener’in bu tavrından cesaret alarak Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkan açıklamalarını yoğunlaştırdı.

    Mansur Yavaş’ın HDP’nin koyduğu blokaj, İmamoğlu’nun da yargı kararı nedeniyle yarış dışı kalma ihtimali ortaya çıkınca partinin ‘derin abilerini’ bir telaş aldı. Akşener üzerinden baskı kurarak Altılı Masa’nın tekmelenmesine giden süreci başlatılar. Kamuoyundan ve parti tabanından gelen tepki üzerine Akşener, yeniden masaya ‘yaralı’ bir şekilde döndü. Masaya tekrar dönülmesinden Yavuz Ağıralioğlu rahatsız oldu, partisini ve Kılıçdaroğlu’nu hedefleyen peş peşe açıklamalar yaptı. Yandaş yazar  Abdülkadir Selvi’ye ‘Kemal Kılıçdaroğlu’na’ oy vermeceğini bile söyledi. Sonrasında İYİ Parti ile yolları ayrıldı.

    OPERASYONCULARA ‘TEMAYÜL’ OPERASYONU 

    Kamuoyu araştırmalarına göre Altılı Masa’nın tekmelenmesinin ardından İYİ Parti’nin yüzde 13-15 bandında olan oy oranı yüzde 10’lara geriledi. Bunu gören Akşener, yaşananlardan ders çıkararak partinin ağır isimlerini temayül yoklamasıyla parti üyelerinin önüne attı. Ve bu isimlerin çoğu çizik yedi. 36 milletvekilinden 26’si aday listesinde yer alamadı.

    Çizik yiyeceğini bildiği için temayül yoklamasına bile girmeyen İYİ Parti Milletvekili Aytun Çıray, listede yer bulamayacağını anlayınca adaylıktan çekilmek zorunda kaldı. Adaylıktan çekildikten sonra ise parti yönetimini ve milletvekili arkadaşlarını suçlayan açıklamalarını sürdürdü. Partisinin Ordu milletvekili adayı eski bakan İdris Naim Şahin’i göreve getirdiği bütün bürokratların ihraç edilmeleri için de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan sözlü ve yazılı olarak ilettiğini açıkladı. İYİ Parti, Ordu’da 1 milletvekilini rahat kazanacak ve ikinci milletvekilini de zorlayacak noktaya geldi. Ancak belli ki bu durum Çıray ve benzeri isimleri rahatsız etmiş.

    Meral Akşener, partinin ‘derin üç abisini’ partiden uzaklaştırırken Ergenekon davalarında yargılanan Turhan Çömez’i Balıkesir’den 1. sıradan milletvekili adayı yaptı. Ülkücü kadronun önemli ismi Koray Aydın’ı Ankara’dan 1. sıradan aday gösterdi. İYİ Parti’ye törenle katılan Ergenekon sanığı eski asker Ahmet Zeki Üçok ise listedelerde kendisine yer bulamadı.

    AKŞENER’İN ÖNÜNDEKİ YOL… 

    Asena, kurtlar sofrasında ‘üç derin abiyi’ saha dışına iterken ciddi oranda yıprandı. Akşener’in en büyük sorunu belki de partide kendisine destek verecek, siyasi vizyonu olan insan sayısının az olması. Akşener, derin abilerin operasyonlarıyla tekrar karşılaşmak istemiyorsa partiyi hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve liberal demokrasiyi savunan noktaya çekmesi gerekiyor. Akşener’in bunu başarması için önünde hiçbir engel kalmadı.

    Akşener eğer isterse toplumun yüzde 70’inden oy alabilecek bir parti söylemiyle halkın karşısına çıkabilir. Bu fırsatı değerlendirip değerlendiremeyeceğini önümüzdeki süreçte göreceğiz.

    Daha Fazla Göster:
    Aytun Çırayderin abilerMeral AkşenerÜmit ÖzdağYavuz Ağıralioğlu

    SÜLEYMAN ÖZKAYA
    12 Nisan 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’den aday olan Ece Güner’den Ümit Özdağ’ın ‘Erdoğan Toprak’ iddialarına yalanlama: “Evli değilim geçen yıl boşandım”

    İYİ Parti’den aday olan Ece Güner’den Ümit Özdağ’ın ‘Erdoğan Toprak’ iddialarına yalanlama: “Evli değilim geçen yıl boşandım”


    İYİ Parti’den milletvekili adayı olan avukat Ece Güner, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın “CHP’li Erdoğan Toprak’ın eşi Ece Güner Toprak’ı CHP’den milletvekili yapmak istemiş. Ancak CHP tüzüğü buna izin vermemiş. Bunun üzerine Akşener devreye girmiş” şeklindeki iddialarına yanıt verdi.

    Güner, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Özdağ’ın iddiasını yalanladı. Güner, “ZORUNLU AÇIKLAMA: Evli değilim, geçen yıl boşandım. Bu ‘ucube sisteme’ karşı mücadele etmiş, 4 kitap yazmış, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem anayasasının mimarlarından biri olarak adayım. Sn. Akşener’in çalışmalarımı takdir etmesi sonucu İyi Parti’den aday oldum” ifadelerini kullanarak şunları yazdı:

    “AKŞENER TEVECCÜH GÖSTERİP ADAYLIK TEKLİF ETTİ”

    “Bazı yazılarda sayın Erdoğan Toprak’ın eşi olduğum ifade ediliyor. Bu haberler doğru değil. Sayın Toprak’la geçen yıl boşandık. Özel hayatımla ilgili açıklama yapmayı sevmediğim için bugüne kadar sustum…

    Doğrusu şu: Bugüne kadar hiçbir siyasi partiye üye olmadım. Sayın Meral Akşener’i referandum döneminden beri tanıyorum; kendisi siyasi bir lider olarak, ben de bağımsız bir hukukçu olarak bu ‘ucube sisteme‘ karşı çok mücadele ettik.

    Güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda dört kitap yazdım: Kitaplarım millet ittifakının anayasa taslağının ilham kaynaklarından biri oldu. Sn. Akşener de çalışmalarımı takdir ettiler. Bir saygı-sevgi bağı oluştu.

    Bu seçimler öncesi de sayın Akşener bana teveccüh gösterip adaylık teklif etti. Hem bu ‘ucube sisteme’ karşı mücadelesine büyük saygı duyduğum için, hem de bir kadın hakları savunucusu olarak ülkemizde cesur bir kadın liderin varlığına büyük önem verdiğim için, gurur duyarak kabul ettim.

    Ayrıca İyi Parti’nin ilkeleriyle görüşlerim uyumlu: Çağdaş demokrasiye bağlıyım, Atatürk ilkelerine bağlıyım, vatanıma bağlıyım. İyi Parti ailesi beni bağrına bastı ve bu yüzden müteşekkirim. İyi Parti’nin ve millet ittifakının bu seçimleri kazanması için ve 100. Yılda Cumhuriyet değerlerimiz ve demokrasimiz için, tüm gücümle mücadele edeceğim. Saygılarımla.”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zafer Partisi’nde ‘liste’ istifası

    Zafer Partisi’nde ‘liste’ istifası


    Zafer Partisi milletvekili aday listelerinin YSK’ye teslim edilmesinin ardından İzmir’den istifa haberi geldi.

    Kendisine İzmir 1’inci bölge 6’ncı sıradan yer bulan kurucu il başkanı ve Genel Başkan Başdanışmanı avukat Ege Tunca, Twitter’dan sert bir açıklama yapıp üyelikten istifa etti.

    Adaylıktan da çekilen Tunca’nın açıklaması şöyle: “Kurucu İl Başkanı ve Genel Başkan Başdanışmanı görevlerini ifa etmiş olduğum Zafer Partisi üyeliğimi bugün sonlandırıyor ve İzmir milletvekilliği adaylığımdan çekiliyorum. Herkes şahittir ki, İzmir milletvekili aday listesinde bulunan benim dışımdaki herkesin toplamından fazlasını maddi ve manevi olarak verdim. Vatanımızın bütünlüğü ve Türk Milleti’nin menfaati için girmiş olduğum bu yolda parti içindeki çıkarcıların her türlü iftira ve saldırısına göğüs gerdim. Konu makam değil vatan dedim, her yapılana eyvallah dedim ancak şu an bana yapılana eyvallah demeyeceğim.

    ‘KALİTESİZ, SEVİYESİZ, İZMİRLİ VE ZAFER PARTİLİ OLMAK İLE ALAKASI OLMAYAN ŞAHISLAR’

    Ufak insanların seviyesiz ayak oyunları başarıya ulaşmış olup, açıkça hırsızlık yapan, parti içindeki evli kadınlara sarkan, Cumhurbaşkanı adayımız Sinan Oğan değil Muharrem İnce olmalıydı diyen ve adını ilk defa duyduğum adaylara bile listede önümde yer verilmiştir. En başından beri bütün partililerimize söylediğim gibi; hiçbir zaman herhangi bir makam beklentim olmadı. Ancak kalitesiz, seviyesiz, İzmirli ve Zafer Partili olmak ile alakası olmayan şahısların parti nezdinde benden daha değerli kabul edilmesini ben kabul etmiyorum. Hep mütevazi oldum, selam vermeyeceğim insanları adam yerine koydum. Maalesef gördüm ki Zafer Partisi’nde önemli olan adam olmak değil birilerinin adamı olmakmış. Bugüne kadar verdiklerim, harcadıklarım, emeklerim hepsi Türk Milleti’ne helal olsun. Atatürk çizgisinde Türk Milliyetçiliği ideolojisini tek başıma kalsam da savunacağım. Ne Mutlu Türk’üm diyene.” 


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Özdağ’dan ‘hesabını soracağız’ çıkışı

    Ümit Özdağ’dan ‘hesabını soracağız’ çıkışı


    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, bugün TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, sosyal medyada kendisi ve partisinin diğer yöneticileri aleyhinde paylaşımlarda bulunan O.D. isimli şahıs hakkında açılan dava sürecinde yaşananlarla ilgili bilgi verdi.

    Özdağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu kastederek “Sayın Soylu’ya istihbari bilgi akışı sağladım” dediğini söyledi. Özdağ, “Zafer Partisi, bunun hesabını bu sosyal medya teröristinden, bu sosyal medya teröristini tetikleyen, bize saldırtan Süleyman Soylu’dan, Süleyman Soylu’nun yanındaki o devlet görevlisi kılıklı adamlardan soracak” dedi.

    Özdağ, şunları söyledi:

    “Zafer Partisi’nin kurucularından ve eski genel başkan yardımcısı Adem Taşkaya arkadaşımız, kendisine sürekli saldıran O.D. ile ilgili bir dava açtı. Çünkü bu zat hem Adem Taşkaya’ya hem bana hem de Zafer Partisi’nin önde gelen isimlerine aylarca en ahlaksız iftiraları attı. Ahlaksızca, alçakça, psikopatça saldırılar yaptı Twitter üzerinden. 10 yaşındaki oğlumun fotoğraflarını yaydı ve onunla ilgili suç duyurularında bulunacağını, polise ihbarlarda bulunacağını söyledi. Partimizin önde gelen isimlerinin namuslarıyla ilgili ahlaksızca açıklamalar yaptı sosyal medya üzerinden ve kendisiyle ilgili bu dava açılınca, bakın mahkemeye ne ifade vermiş. ‘Emniyet İstihbarat, 06.05.2022 tarihinde şahsımı WhatsApp’tan arayarak, Zafer Partisi ve yönetim kadrosu aleyhinde bilgi, belge elde etmek için 07.05.2022 tarihinde saat 14’te 3 kişilik özel istihbarat ekibiyle buluştum. Parti ve yöneticilerinin aleyhinde olabilecek hususları tekrar tekrar insanların beynine kazıyarak paylaşmamın siyasette etkili olacağı yönünde söylem ve tavsiyelerde bulundular. Ben de birebir yaptım.’ Yine aynı şahıs, O.D. şöyle söylüyor; ‘Sayın Soylu’ya istihbari bilgi akışı sağladım. Kendisine … numaralı WhatsApp hattından doğrudan bilgi verdim.’ Zafer Partisi yöneticisi kadınların onurundan namusuna her türlü alçakça iftirayı atan, erkeklerin şereflerine, küçük çocuklara pusu kuran bu adamın, -adam dememe bakmayın, sadece lafın gelişi- İçişleri Bakanı ile ve İstihbarat Dairesi’yle ilintili olduğu, kendi açıklamalarında mahkeme dosyasına girmiş ve bu konuda herhangi bir açıklama ve itiraz ne İçişleri Bakanlığı tarafından ne de Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılmamış. Devam ediyor; ‘Ben, Ümit Özdağ ve Adem Taşkaya ile görüşen emniyet ve MİT mensuplarının listesini verdim. Bu kapsamda, bağlantısı bulunan polis memuru, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı.’ Gerçekten, benimle irtibatta olan bir emniyet görevlisinin -irtibat da benimle fotoğraf çektirmiş bundan yıllarca önce- görevden aldılar. Vermiş olduğu isim, bir tek o olabilir. İş burada mı bitiyor? Hayır. Başsavcıya hitaben bir dilekçe veriyor. Dilekçede diyor ki ’Bu davaya takipsizlik kararı verilmesi gerekir. Cumhurbaşkanımızın sözü var. Yargıyla sorunu olan bize başvursun dedi. Külliyeye giderek şikayette bulunacağım. Külliyedeki …’ya durumu aktardım. Ön görüşme yaptım.’ Bunun üzerine dosyada, tanık bile dinlenmeden, duruşma yapılmadan beraat kararı verildi.

    “ZAFER PARTİSİ, BUNUN HESABINI SÜLEYMAN SOYLU’DAN SORACAK”

    Zafer Partisi’ne operasyon çek. İnsanların şereflerine, namuslarına ahlaksızca saldır ve bunu da İçişleri Bakanı’nın emriyle yap. Bu İçişleri Bakanı da Türkiye’de hâlâ ‘Bakanım’ diye dolaşsın. Karşı karşıya olduğumuz durum budur. Sosyal medya teröristleri ile iş birliği yapan bir İçişleri Bakanı ve EGM var. Eğer bu adam bir yalancıysa ve sizin de adınızı karıştırıyorsa çıkın, ahlaksız bir yalancı olduğunu, iftira attığını kamuoyuna açıklayın ve kendisiyle ilgili dava açın. Eğer bunları yapamıyorsanız dava dosyasına geçen bütün beyanların doğru olduğunu kabul edersiniz. Türkiye’de siyaset yapmak, Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı olduğu, AKP’nin iktidarda olduğu bir Türkiye’de böyle oluyor. 10 yaşındaki çocuğunuz üzerinden size saldırıyorlar. Bunu da kim yaptırıyor? Soylu yaptırıyor. Süleyman, bak, benim seninle çok kavgam oldu ama hiçbir zaman seviyeyi düşürmedim. Akrabaların, oğlun üzerinden sana herhangi bir ithamda bulunmadım. Üstelik senin oğlun 10 yaşında da değil. Üstelik senin oğlunla ilgili o kadar çok ifade, o kadar kriminal açıklama var ki yakışmaz diye yapmadım. Ayıp değil mi? 10 yaşındaki çocuk üzerinden, siyasette saldırılır mı? Devletin istihbarat yetkilileri bu işler için kullanılır mı? Milletin namusuna saldırılır mı? Senin annen, kız kardeşin, karın yok mu? Böyle ahlaksız heriflerle nasıl iş birliği yaparsınız? Yalansa çıkın söyleyin. Yalan olmadığı için şimdiye kadar ağzınızı açıp konuşamadınız. Mahkeme dosyalarında bunlar duruyor ve ağzınızı açmıyorsunuz. Durum bu. Bunun hesabını soracağız. Bu, burada kalmayacak. Zafer Partisi, bunun hesabını, bu sosyal medya teröristinden, bu sosyal medya teröristini tetikleyen, bize saldırtan Süleyman Soylu’dan, Süleyman Soylu’nun yanındaki o devlet görevlisi kılıklı adamlardan, hepsinden soracak.

    “ONDAN SONRA SORUYORSUNUZ; ‘NEDEN ÜMİT ÖZDAĞ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NA YÜRÜDÜ’”

    Bakın, Süleyman Soylu’nun daha önce bana yönelik bir suikast girişimi içerisinde olduğu bilgisini MİT Müsteşarı’yla özel yazıyla paylaşmıştım. MİT Müsteşarı, bu yazıyı Soylu’ya iletmiş. Devlet geleneğine aykırıdır. Yapılmaz böyle şey. Bunu burada açıkladım. Özgür basın olduğu için hiçbiriniz yayınlamaya cesaret edemediniz. Bir İçişleri Bakanı’yla ilgili, bir siyasi partinin genel başkanı ve milletvekiline yönelik suikast ihbarı MİT’e bildiriliyor. MİT, bunu araştırması gerekirken söz konusu bakana elden iletiyor. Basın mensubu olarak bunu yazamıyorsunuz. Yazacağınız bir Türkiye’yi 14 Mayıs sonrasında kurmak için mücadele ediyoruz. Bu kadar rezil bir durumla karşı karşıyayız. Suç duyurusu mu? Yapacağız. Sonuç ne çıkacak? Böyle tehdit yiyen başsavcıların olduğu yerde ne sonuç çıkar? Hiçbir şey çıkmayacak. Çünkü adalet yok bu ülkede. Ondan sonra soruyorsunuz; ‘Neden Ümit Özdağ İçişleri Bakanlığı’na yürüdü?’ Adalet Bakanlığı’nın olmadığı, yargıçların olmadığı, Cumhuriyet savcılarının kalmadığı bir ülkede annenize küfredilirse siz de yürürsünüz.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Özdağ’dan ilginç iddialar: Akşener 2018’de ‘Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçiyoruz, gerekçesini sorma’ demiş

    Ümit Özdağ’dan ilginç iddialar: Akşener 2018’de ‘Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçiyoruz, gerekçesini sorma’ demiş


    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski ‘yol arkadaşı’ İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘le ilgili ilginç iddiaları ileri sürdü.

    Siyasetçi, ‘insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti gibi en temel ilkeleri yok sayıcı davranış ve eylemlerin içerisinde bulunmak‘ ve ‘Genel başkan, başkanlık divanı, genel idare kurulu, merkez disiplin Kurulu, merkez danışma ve yüksek istişare kurulu üyeleri ile İYİ Parti milletvekilleri ve belediye başkanları aleyhinde asılsız iddialarda bulunmak ve bunları tekrarlamak’ gerekçesiyle İYİ Parti’den ihraç edilmişti. Daha sonra dava açarak partiye dönen Özdağ, kısa bir süre sonra istifa etmişti.

    Cüneyt Özdemir’in YouTube kanalında Kenan Taş’ın sorularını yanıtlayan Özdağ, 2018’de düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın oyların yüzde 52.6’sını alarak yeniden bu göreve geldiği seçime değinen Özdağ, şunları söyledi:

    ‘BİLEREK YAPILDIĞINI BİLİYORUM’

    “Geçen seçimde neden seçim ikinci tura kalmadı? Meral Akşener son bir ayda çalışmalarını durdurdu. Kampanya başladığı zaman oyları yüzde 16’ydı. Yüzde 7’ye kadar düşmesine müsaade etti. Meral Akşener’in aldığı oy kadar oy alsaydı seçim ikinci tura kalırdı. Bilerek yapıldığını biliyorum.

    ‘BANA GEREKÇESİNİ SORMA’

    Meral Akşener’in siyasal kampanyasını yöneten yönetici seçimlerden bir ay önce Meral Akşener’in kendisini Ankara’ya çağırıp, genel merkezde dinlenmeyen odaya götürüp, ‘Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçiyoruz. Bana gerekçesini sorma’ dediğini ben partiden ayrıldıktan sonra bana anlattı. ‘Bunu açıklarsanız inkar ederim’ dedi.

    Bir de şunu ekledi, ‘Ben bu açıklamayı İstanbul’da seçimlerden üç gün sonra yaptım ve Meral Akşener telefonla beni tehdit etti’ dedi. Meral Akşener de ben de bu kişinin kim olduğunu biliyoruz. Meral Akşener’in hiçbir tehdidinden korkma. Çık ve açıkla kardeşim. Türk halkına borçlusun.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli’nin, Sinan Ateş sorusuna verdiği yanıta Ümit Özdağ’dan tepki: Bir bildiğim vardı elbet

    Bahçeli’nin, Sinan Ateş sorusuna verdiği yanıta Ümit Özdağ’dan tepki: Bir bildiğim vardı elbet


    Eski Ülkü Ocakları Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in 30 Aralık’ta Ankara’da öldürülmesiyle ilgili olarak MHP’den bazı isimlerin cinayetle ilgili olduğu iddia edildi.

    Sinan Ateş cibayetiyle ilgili olarak Twitter ve Meclis kürsüsünden daha önce açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cinayetin gölgesi MHP’ye düşürülmek istendi. MHP ile bu cinayeti irtibatlandıranların peşlerini asla bırakmayacağız” diyerek partisiyle cinayet arasındaki ilişkiyi reddetti.

    “İŞİNE BAK, İŞİNE”

    Bugün ilk kez TBMM Grup Toplantısı sonrası VOA Türkçe muhabiri Yıldız Yazıcıoğlu tarafından Bahçeli’ye Sinan Ateş cinayeti soruldu.

    Yazıcıoğlu, “Sinan Ateş cinayetiyle ilgili MHP’ye yönelik iddialar var, bu iddialara yanıt verecek misiniz” diye sorması üzerine MHP Genel Başkanı, “işine bak işine” yanıtını verdi. Yazıcıoğlu’nun sorusu sonrası Bahçeli’nin özel kalem müdürü Fikret Hayali ile MHP Afyon Milletvekili Mehmet Taytak’ın Yazıcıoğlu’nu iteklediği görüldü.

    “BİR BİLDİĞİM VARDI ELBET”

    Yaşanan gelişmeler sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Katilin kim olduğunu hepimiz biliyoruz derken bir bildiğim vardı elbet” ifadelerini kullandı.

    ÖZDAĞ, NE DEMİŞTİ?

    Sinan Ateş cinayetiyle ilgili olarak adı geçen MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un ilişkilerine dikkat çeken Özdağ, “Olcay Kılavuz, Milliyetçi Hareket Partisi içerisinde bir ekibin elemanı mıdır? Evet, bir ekibin unsurudur. Kimdir bu ekip? İzzet Ulvi Yönter ve Semih Yalçın bunlar bir ekiptir. Birlikte hareket ederler. Amaçları da İzzet Ulvi Yönter’in Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanlığına taşınmasıdır. Bunun için bu ekip şu ana kadar ülkücü hareket üzerinde, MHP üzerinde etkili olabilecek bütün eski ülkü ocakları genel başkanlarını sırası ile partiden tasfiye etmiştir. Sinan Ateş, bu ekiple birlikte hareket etmediği için bu ekip tarafından hedef alındı. Neticede görevden alındı. Görevden alındıktan sonra da bu arkadaşla ilgili her zaman yapmış oldukları iftira kampanyasını yapmaya başladılar” dedi.

    DAVUTOĞLU DA TEPKİ GÖSTERDİ: NEZAKETSİZ TAVRINIZIN ALTINDA BU KORKULAR MI VAR?

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, MHP’lilerin gazeteci Yıldızoğlu’nu iteklemesine sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Kim korkar gazeteciden biliyor musunuz? Şaibeli işleri olan, kirli ilişkiler ağına bulaşan, yalanlarla insanları kandıranlar korkar. Görevini yaparak size akademisyen Sinan Ateş cinayetini soran kadın gazeteciye karşı nezaketsiz tavrınızın altında bu korkular mı var?”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 10 Ekim katliamı davasında Davutoğlu ve Özdağ dinlensin talebi, savcılık tarafından işleme konulmadı

    10 Ekim katliamı davasında Davutoğlu ve Özdağ dinlensin talebi, savcılık tarafından işleme konulmadı


    GERÇEK GÜNDEM- 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, Ümit Özdağ ve Ahmet Davutoğlu’nun katliama ilişkin açıklamaları nedeniyle bildiklerini iddia ettikleri ve gizledikleri suçları ve failleri açıklamaları ve bu konudaki iddiaların araştırılması için 5 Temmuz 2022 tarihinde yapmış oldukları suç duyurusunun savcılık tarafından işleme koyulmadığını duyurdu.

    ÖZDAĞ’IN AÇIKLAMALARIYLA KATLİAMLAR SÜRECİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ

    Savcılık kararına ilişkin açıklama yapan komisyon yazılı açıklamada şunları kaydetti:

    “2015 yılında yapılan iki genel seçim (2015 Haziran ve Kasım ayları) arasında yaşanan süreç, aradan 7 yıl geçmiş olmasına rağmen, o dönemde yaşanan katliamlarla ilgili karanlık pek çok noktanın halen aydınlatılmamış olması ve gerçek faillerin tamamının hala ortaya çıkarılmamış olması sebebiyle kamuoyunda zaman zaman yoğun biçimde tartışılmaktadır.

    Bu anlamda en son Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na sosyal medya üzerinden seslenerek, ‘… 15 Temmuz’da yarım kalan neydi; Ankara Garı’na bomba nasıl geldi, açıklayın…’ sorularını sorduğu, yine Ahmet Davutoğlu’na çağrı yaparak, ‘Haziran-Kasım arasında ne oldu? Davutoğlu’nun ‘Konuşsam sokağa çıkamazlar’ derken verdiği 4 isimden biri Soylu’ydu. Ankara’da otogara bomba nasıl geldi? Siz cevabı biliyorsunuz. Halka cevabı söylemek zorundasınız’ şeklindeki açıklamalarıyla 2015 yılında yaşanan katliamlar süreci yeniden gündeme gelmiştir.

    “SORDUĞU BU SORULARIN CEVABINI BİLDİĞİ ANLAŞILAN ÜMİT ÖZDAĞ DA BU KONUDA BİLDİKLERİNİ AÇIKLAMAMIŞTIR”

    Bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere Ümit Özdağ, 10 Ekim Ankara katliamında kullanılan bombanın nasıl geldiğine dair kamuoyuna ve mahkemeye yansıtılandan farklı gerçekler bulunduğunu, dolayısıyla açıkça o döneme ilişkin hala gizlenen gerçekler bulunduğunu ve bu gerçekleri Ahmet Davutoğlu ve Süleyman Soylu’nun bildikleri halde açıklamadıklarını iddia etmiştir. Sorduğu bu soruların cevabını bildiği anlaşılan Ümit Özdağ da bu konuda bildiklerini açıklamamıştır.

    Ayrıca hatırlanacağı üzere halen Gelecek Partisi Genel Başkanı olan Ahmet Davutoğlu’nun bir süre önce o döneme ilişkin olarak, ‘… terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan insan yüzüne çıkamaz. …’ şeklinde açıklamaları hafızalarda yer etmiştir.

    Bütün bu açıklamalar üzerine 5 Temmuz 2022’de Ümit Özdağ ve Ahmet Davutoğlu’nun bildiklerini iddia ettikleri ve gizledikleri suçları ve failleri açıklamaları ve bu konudaki iddiaların araştırılması için savcılığa suç duyurusunda bulunmuştuk. Ancak geçtiğimiz günlerde Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından hiçbir işlem yapılmasına gerek görülmeksizin ve ‘Ankara Garına bomba nasıl geldi, açıklayın’ diyerek, 10 Ekim Ankara katliamı ile ilgili gizlenen gerçekler olduğunu iddia eden Ümit Özdağ’ın bilgisine dahi başvurulmaksızın dilekçemizin işleme konulmamasına karar verildiği öğrenilmiştir.”

    ÇAĞRI YAPILDI

    Komisyon son olarak halen süren yargılamaya o döneme ilişkin bilgisi, tanıklığı olan kişileri mahkeme huzurunda bildiklerini anlatmaları için çağrı yaptı.

    “2015’te yaşananlara ilişkin gizli bırakılan gerçeklerden haberdar olan herkesi, bugüne kadar gizlenen suçların ve suçluların ortaya çıkarılması için bir an önce tüm bildiklerini Savcılara anlatmaya, başta 10 Ekim Ankara katliamı davası olmak üzere halen süren katliam yargılamalarında mahkeme huzurunda bildiklerini açıklamaya çağırıyoruz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***