Etiket: Türkiye

  • Türk Tabipleri Birliği: Pandemi döneminde okullar tekrar açılsın

    Türk Tabipleri Birliği: Pandemi döneminde okullar tekrar açılsın


    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Sağlığı Çalışma Grubu, Covid-19 döneminde okulların tekrar açılması çağrısında bulundu.

    Yapılan açıklamada, “Devletin görevini yapmasını, gerekli tüm önlemleri alarak öncelikle okul öncesi eğitim kurumlarını, ilkokulları, köy ve belde okullarını ve özel eğitim merkezlerini, ikinci olarak ortaokulları, üçüncü olarak liseleri güvenli olarak açmasını ve açık tutmasını talep ediyoruz” denildi.

    TBB, salgın yönetiminin okulları kapatmasının “çocuklarda yarattığı olumsuz sonuçlara dikkat çekmek ve okulların önlemler alınarak açılması çağrısı yapmak” amacıyla çevrimiçi basın toplantısı düzenledi.

    TTB Pandemi Çalışma Grubu üyesi Dr. Tomris Cesuroğlu, bilimsel verilere göre çocukların Covid-19 nedeniyle tehlikede olmadığını ve virüsün toplumda yayılımında tehlikeli olmadığını söyledi.

    Basın açıklamasını okuyan Cesuroğlu, Covid-19 döneminde “öğretmenlerin aşılamalarının yapılması, çocukların ve gençlerin temaslı izlemi ve test uygulamalarının daha sıkı yapılması, dersliklerin ve öğretmen odalarının havalandırılması, penceresi açılmayan dersliklerin sınıf olarak kullanılmaması ve verilerin şeffaflıkla paylaşılması gerektiğini” kaydetti.

    “Çocuk gelişimi sekteye uğradı”

    Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Dr. Koray Başar, salgın yönetiminde alınan tedbirlerin psikososyal etkilerinin en az tedavi süreci kadar önem taşıdığına dikkat çekti. Başar çocukların bedensel, zihinsel, ruhsal ve insan ilişkilerindeki gelişimi için okulun büyük önem taşıdığını kaydetti.

    Çocuk Romatoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur pandemi döneminde çocuk gelişiminin büyük sekteye uğradığını dile getirirken, çocukların fiziksel aktivitelerini özgürce sağlayabilecekleri adımların derhal atılması gerektiğini söyledi.

    “Çocuk mutluluğunun ileride olduğu ülkelerde okullar açık”

    Siyaset bilimci Dr. Aysuda Kölemen dünyadaki farklı örneklere bakıldığında okulları kapatma kararının bir kaynak sorunu değil, bir siyasi irade sorunu olduğunun altını çizdi. Çocuk mutluluğunun ileride olduğu ülkelerde okulların kapanmadığını aktaran Kölemen, “Türkiye’de ise okullar kapatıldı, sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri sonlandırıldı, kadro alımları durduruldu, bütçeler azaltıldı, çocuklar işçileştirildi veya denetimsiz dini eğitim kurumlarına gönderildi” diye konuştu.

    “Acile başvuran hasta sayısı arttı”

    TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Çiğdem Arslan okulların kapatılmasıyla acil servislere başvuran hasta sayısında artış yaşandığını söyledi: “Son bir yıldır uzaktan eğitimi alamayan, tamamen okulu bırakan, çalışmaya başlayan, çocuk işçi olarak yaralanıp acile başvuran hasta sayımız arttı. Benzer şekilde çocuklara yönelik şiddet arttı. Bu çocuklar evde, sokakta oynarken değil; iş kazası veya ev içi şiddet sonucu yaralanmaktalar.”

  • Fransa Türkiye’den gelenlere karantina uygulanmasını zorunlu hale getirdi

    Fransa Türkiye’den gelenlere karantina uygulanmasını zorunlu hale getirdi


    Fransa, Covid-19 nedeniyle Türkiye’den gelenlere karantina uygulanmasını zorunlu hale getirdi.

    Karantina süresi 10 gün olarak belirlenirken uygulamaya 8 Mayıs Cumartesi gece yarısından itibaren başlanacak.

    Brezilya ve Hindistan’ın da yer aldığı listeye yedi ülke daha eklendi.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Türkiye-Mısır arasında ilk istişari görüşmeler ‘net ilerleme kaydedilmeden’ bitti

    Türkiye-Mısır arasında ilk istişari görüşmeler ‘net ilerleme kaydedilmeden’ bitti


    Mısır ve Türkiye arasında ilişkilerin yeniden kurulmasını amaçlayan ilk istişari görüşmeler ‘net bir ilerleme kaydedilmeden’ sona erdi.

    Dışişleri Bakanlığı, Türkiye-Mısır istişarelerinin “samimi ve kapsamlı içerikte gerçekleştirildiğini” bildirdi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “(Mısır’la) Önümüzdeki süreçte ilişkileri normalleştirmek için atılabilecek adımlar konusunda görüşmeler devam edecek” dedi.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ve Mısır heyetlerinin Kahire’de yaptığı istikşafi nitelikli görüşmelerin samimi havada ve kapsamlı içerikte gerçekleştirildiği ve iki ülkenin, istişarelerin bu turunun sonuçlarını değerlendirip müteakip adımları kararlaştıracağı kaydedildi.

    Görüşmelere, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal ve Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hamdi Sanad Loza başkanlık etti.

    Doğu Akdeniz konuşuldu

    Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Görüşmeler samimi havada ve kapsamlı içerikte gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde ikili konuların yanı sıra Libya, Suriye ve Irak’taki durum başta olmak üzere bölgesel konular ele alınmış, Doğu Akdeniz’de barış ve güvenliğin sağlanması ihtiyacı üzerinde durulmuştur.

    Taraflar istişarelerin bu turunun sonuçlarını değerlendirecek ve müteakip adımları kararlaştıracaktır.”

    Mısır Dışişleri Bakanlığı daha önce görüşmeleri, Kahire ile Ankara arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için gerekli adımların ana hatlarını çizecek “keşif tartışmaları” olarak nitelendirmişti.

    Ankara-Kahire arasındaki ilişkiler eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesinden bu yana kopma noktasına gelmişti.

  • Türkiye’de Covid-19 tablosu: 22 bin 388 kişinin testi pozitif çıktı, 304 kişi yaşamını yitirdi

    Türkiye’de Covid-19 tablosu: 22 bin 388 kişinin testi pozitif çıktı, 304 kişi yaşamını yitirdi


    Türkiye’de son 24 saatte 253 bin 382 Covid-19 testi yapıldı, 22 bin 388 kişinin testi pozitif çıktı, 304 kişi hayatını kaybetti.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı.

    Buna göre, Türkiye’de son 24 saatte 253 bin 382 Covid-19 testi yapıldı, 22 bin 388 kişinin testi pozitif çıktı, 304 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 2 bin 401 oldu.

    Son 24 saatte 37 bin 298 kişinin Covid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 4 milyon 626 bin 799’a yükseldi.

    Test sayısı 48 milyon 712 bin 606’ya ulaştı, vaka sayısı 4 milyon 977 bin 982, vefat sayısı 42 bin 187, ağır hasta sayısı 3 bin 378 oldu.

    Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 3,2, yatak doluluk oranı yüzde 53,1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 68,2 ventilatör doluluk oranı yüzde 33,8, ortalama temaslı tespit süresi 8 saat, filyasyon oranı yüzde 99,9 olarak kayda geçti.

  • Türkiye’nin ayrıldığı İstanbul Sözleşmesi 10. yıl dönümü: Kadına yönelik şiddete karşı ne yapıldı?

    Türkiye’nin ayrıldığı İstanbul Sözleşmesi 10. yıl dönümü: Kadına yönelik şiddete karşı ne yapıldı?


    Türkiye’nin kurucusu olup, sonra çıkma kararı aldığı kadın ve aile içi şiddeti önlemek için hazırlanan İstanbul Sözleşmesi’nin imzaya açılmasından bu yana tam 10 yıl geçti.

    Sözleşmeye taraf ülkelerin oluşturduğu komite tarafından yapılan açıklamada, 11 Mayıs 2011 tarihinde imzaya açılan kadına yönelik şiddetin önlenmesi için hazırlanan bu Avrupa sözleşmesi, son 10 yıl içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) davalarında önemli bir rehber ve içtihat oluşturmanın dışında taraf ülkelerde konu ile ilgili yasal düzenlemelerin hazırlanmasına büyük ölçüde öncülük edip, ilham kaynağı olduğu bildirildi.

    Taraf ülkeler tarafından gündeme getirilen ilkelere yer verilen açıklamada, gelecek 10 yıl içinde taraf ülkelerin aile içi ve kadına yönelik şiddetin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik girişim ve çalışmalarını artıracağı sözü verilirken, son 10 yılda bu alanda önemli başarılar sağlandığı kaydedildi.

    Sözleşmenin standartlarından geri adım atanlar kınandı

    Sadece kadına yönelik şiddeti önlemede değil mağdur kadınların korunmasında da önemli adımlar atıldığı belirtilen açıklamada, sözleşmeyle belirlenen standartlardan geri adım atanların ise “kınandığı” bildirildi.

    Sözleşme sayesinde taraf ülkelerin kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda önemli yasal önlemler aldığı kaydedilen açıklamada, özellikle cinsel taciz, tecavüz, rıza olmadan cinsel ilişkiye zorlama, kız çocuklarına yönelik sünnet, zorla evlendirme gibi konularda çıkartılan yeni yasalar, mağdurlar için oluşturulan yardım, izleme ve rehberlik hizmetleri ile telefon yardım hatlarından örnekler verildi.

    Açıklamada, sözleşmenin Avrupa’da milyonlarca kadının güvencesi olduğu ifade edilerek, önemli ilerlemelere rağmen aile içi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi yolunda daha alınacak uzun bir yolun bulunduğu vurgulandı.

    Sözleşmeye şu ana kadar 33 üye ülke taraf oldu. Türkiye kurucusu olduğu sözleşmeden ayrılacağını Avrupa Konseyi’ne bildirmişti. Türkiye, temmuz ayı itibarıyla sözleşmeden resmen çıkmış olacak.

  • Türkiye’de Covid-19: Son 24 saatte 356 kişi hayatını kaybetti; 26 bin 476 kişinin testi pozitif

    Türkiye’de Covid-19: Son 24 saatte 356 kişi hayatını kaybetti; 26 bin 476 kişinin testi pozitif


    Türkiye’de son 24 saatte 229 bin 491 Covid-19 testi yapıldı, 26 bin 476 kişinin testi pozitif çıktı, 356 kişi hayatını kaybetti.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı.

    Buna göre, son 24 saatte 229 bin 491 Covid-19 testi yapıldı, 26 bin 476 kişinin testi pozitif çıktı, 356 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 2 bin 414 oldu.

    Son 24 saatte 35 bin 464 kişinin Covid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 4 milyon 589 bin 501’e yükseldi.

    Test sayısı 48 milyon 459 bin 224’e ulaştı. Vaka sayısı 4 milyon 955 bin 594, vefat sayısı 41 bin 883, ağır hasta sayısı 3 bin 418 oldu.

    Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 3,2, yatak doluluk oranı yüzde 53,1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 68,2, ventilatör doluluk oranı yüzde 33,8, ortalama temaslı tespit süresi 8 saat, filyasyon oranı yüzde 99,9 olarak kayda geçti.

  • Türk ve Mısır dışişleri heyeti arasındaki siyasi istişareler Kahire’de başladı

    Türk ve Mısır dışişleri heyeti arasındaki siyasi istişareler Kahire’de başladı


    Mısırlı ve Türk yetkililer, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden inşa etme amaçlı görüşmeler için Kahire’de bir araya geldi.

    Kahire’deki iki günlük ‘siyasi istişarelere’ Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamdi Loza ve Türk mevkidaşı Sedat Önal başkanlık ediyor.

    Görüşmeleri salı günü geç saatlerde duyuran Mısır Dışişleri Bakanlığı, görüşmeleri “iki ülke arasındaki ilişkilerin ikili ve bölgesel bağlamda normalleşmesine yol açabilecek gerekli adımlara odaklanacak keşif tartışmaları” olarak nitelendirdi.

    Mısır’ın devlet gazetesi Ahram’ın İngilizce versiyonunda, adı açıklanmayan bir Mısırlı yetkili, görüşmelerin Libya’daki doğrudan ve dolaylı iletişimle geçen bir yıl sonrasında geldiğini belirtiyor.

    Mısır ve Türkiye, Mısır ordusunun Türkiye tarafından desteklenen Müslüman Kardeşler yönetimine 2013’te darbe yapmasından bu yana görüşmüyordu. Mısır yönetimi, Müslüman Kardeşleri terör örgütü ilan etmişti.

    Son zamanlarda, üst düzey Türk yetkililer Mısır ile ilişkilerde ısınma sinyalleri vermiş ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah el-Sissi hükümetine önceki, keskin eleştirel yaklaşımları azaltmışlardı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 12 Mart’ta iki ülkenin “istihbarat, diplomatik ve ekonomik” temasları olduğunu söyleyerek, iki ülke arasında güçlü bağlar olmasını umduğunu belirtmişti.

    İlk jest Türkiye’deki muhalif Mısır medyasının sesini kısmak oldu

    Erdoğan’ın sözlerinden bir hafta sonra Müslüman Kardeşler’e bağlı İstanbul merkezli üç Mısır TV kanalından Mısır hükümetine yönelik eleştirel siyasi yayınlarını yumuşatmaları istendi. TV kanalları bazı siyasi programları yayınlamayı derhal durdurdu.

    Mısır bu hareketi memnuniyetle karşıladı ve bunu “Türk tarafından iki ülke arasındaki anlaşmazlık konularını tartışmak için elverişli bir atmosfer oluşturan iyi bir girişim” olarak nitelendirdi.

  • Türkiye, Rabia politikasından vaz mı geçti? Mısır ile ilişkiler normalleşir mi? Uzmanlar ne diyor?

    Türkiye, Rabia politikasından vaz mı geçti? Mısır ile ilişkiler normalleşir mi? Uzmanlar ne diyor?


    Türkiye Rabia politikasından vaz mı geçti? Mısır ile yakınlaşma sürecinde son durum ne ve ilişkiler eskiye döner mi?

    Ankara yönetimi, Mısır’da Müslüman Kardeşler’in lideri eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı yapılan protesto ve gösterileri fırsat bilerek 2013 yılında darbe yapan General Abdülfettah el-Sisi ile ipleri en baştan koparmıştı.

    Geçtiğimiz yıllar boyunca ilişkiler tarihi dip seviyesinde kaldı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 3 Temmuz’da gerçekleşen askeri darbeye karşı direnişin merkezi haline gelen Rabiatü’l Adeviyye Meydanı’nda ortaya çıkan ve 4 parmakla yapılan ‘Rabia işareti’ni kendi siyasi ideolojisinin de işareti haline getirdi.

    Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyon ise Türkiye’nin bölgede oldukça yalnız kaldığını gösteren bir gelişme oldu. Türkiye aradan çıkınca Yunanistan, Mısır ve İsrail ile yakınlaştı ve stratejik anlaşmalar yaptı.

    Son aylarda Türk Dışişleri tarafından Mısır’a zeytin dalı uzatılacağının emareleri oluştu ve neticede de Kahire ile siyasi görüşmeler yeniden başlatıldı. Ancak ‘normalleşme’nin hızla tamamlanması beklenmiyor.

    Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Şükrü “varılan noktada ilişkilerin tam restorasyonu için sadece sözler yeterli değil” diyerek ortada hem ikili hem de bölgesel sorunlu konular olduğuna dikkat çekti ve “normalleşme için gerekli adımlara odaklanmalıyız” şeklinde konuştu.

    Mısır dış politikası üzerinde uzmanlaşmış olan yazar Nail Şama da gelişmelere ilişkin olarak “8 yıllık düşmanca tavrın getirdiği birikmiş bir güvensizlik var” diyor.

    Konuyu euronews Türkçe’ye değerlendiren Ortadoğu Uzmanı Siyasi Analist Deniz Büstani, “İlişkilerin en baştan koparılması hataydı. Uluslararası stratejilerden ziyade ideolojik baklılması Türkiye’nin zararına oldu.” diyerek Yunanistan’ın hareket alanının artmasının Türkiye’nin diğer ülkelerle arasının bozulması ile doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.

    Büstani şunları söyledi:

    “Bence Mısır ile buzlar erir. Argümanı da şu; geçen yıl Mısır ile Yunanistan arasında Türkiye-Libya anlaşmasına benzer bir deniz sınırları protokolü imzalandı fakat Mısır meclisinden geçirilmedi. Mısır tutumunu sürdürmesi halinde Türkiye’ye neler olabileceğini göstermesi için yapılan bir anlaşmaydı bu. Hala da Mısır devlet nezdinde geçerli bir anlaşma değil. Buradan anlıyoruz ki Mısır devleti Türkiye ile buzları eritebilecek bir zemine hazır.”

    Bu zeminin oluşabilmesi için hükümetin Mısır’daki İhvancılara olan desteğini kesmesi gerekeceğinin de altını çizen Büstani, aslında bu noktada Türkiye’nin fazla bir desteğinden söz edilemeyecek olsa da bunu Libya üzerinden yapma imkanın bulunmasını hala Mısır’ın risk olarak gördüğünü anlatıyor. Mısır’ın bu konuda Türkiye’den garantiler isteyeceğine kesin gözle bakan Büstani, Türk Dışişleri’nin son Libya ziyaretinde de bir laiklik vurgusu yapıldığını aktarıyor.

    “Rabia işaretinden vazgeçilmesi zor, çünkü AK Parti’nin 20 yıldır üretemediği bir ideolojinin logosu”

    Bu çekincelerin ortadan kalkması haline Türk-Mısır ilişkilerinin hızla tesis edileceğini düşünen Büstani sözlerini şöyle tamamlıyor:

    “Sisi İsrail dahil bütün komşularla ‘zarar etse dahi’ ilişkileri düzeltme yoluna gidiyor. Hedefi de zaten kendisini tehdit edebilecek tüm civar ülkelerle ilişkisini düzeltip iç işlerine yoğunlaşmak. Bu anlamda bir tek Türkiye kaldı. İç işleri Sisi için önemli çünkü Mısır’da dini hassasiyetleri yüksek olan çok büyük bir nüfus var ve bu da Sisi için bir tehlike arz edebilir. O nedenle Mısır’a yoğunlaşmak istiyor. Bölgedeki gelişmelerden sonra Türkiye’nin de duygusal adımlardan çok pragmatik girişimler yapması artık bir seçenek değil zorunluluk haline geldi dolayısıyla Rabia söyleminin dış politikada artık çok etkisinin olmayacağını sadece bir logodan ibaret kalacağını söyleyebiliriz.”

    Büstani ‘Rabia işareti’nden bu noktada vazgeçilmesinin zor olduğunun da altını çizdi çünkü ona göre bu “AK Parti’nin 20 yıldır üretemediği bir ideolojinin sembolik logosu” gibi.

    Mısırlı muhalif gazetecilerin sesi bir anda kesildi

    Arap Baharı sırasında İstanbul’un, Müslüman Kardeşlere yakın Mısır rejimine muhalif medyanın merkezi haline geldiği ifade edildi. Sisi’nin darbesinden sonra da Mısırlı gazeteciler ve medya buradaki varlıklarını sürdürdü.

    Mısır dışındaki muhalif medyanın en etkili iki ismi olan Muhammed Nasır ve Mutez Matar’ın stüdyoları Türkiye’de Mısır uydusu Nilesat’ta yayın yaparak Mükemmilin ve Şark televizyon kanallarının en fazla seyredilen programları ile milyonlara ulaşıyorlardı. Ne var ki, programları bir anda sona erdi.

    Her ikisi de Mısır tarafından terörist listesinde olan ve 10 yıl hapse mahkum edilmiş olan iki gazetecinin programlarının sona erdirilmesi Mısır’a ilk mesaj olarak algılandı.

    Bölgesel konularda da ciddi sıkıntılar yaşandı. Örneğin Libya konusunda iki ülke farklı taraflara destek veriyor. Ancak Mısır’ın Türkiye’nin de ilişkileri iyi olan Katar ile arasını yumuşatması bölgede yeni bir atmosfer için olanak yarattı.

    “Tansiyonu düşürmek herkesin yararına”

    AFP haber ajansına konuşan Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) isyaset bilimi profesörü olan Abdülkalek Abdullah “Libya gibi çatışma noktalarında tarafların devreden çıkması ve genel olarak bölgede tansiyon düşürücü adımlar atmaları herkesin yararın olur. BAE de bunun için çabalıyor.” diyor.

    Mart ayında Libya’da yeni başbakanın göreve başlamasından bu yana Kahire ve Ankara Tripoli’de siyasi bir uzlaşıya daha açık hale geldi.

    “Kartopu etkisi yaratabilir”

    Mısır Siyaset ve Strateji Çalışmaları Merkezi’nde araştırmacı Beşir Abdül-Fatah olumlu gelişmeler olacağına inanıyor: “Siyasette bu tür şeyler kolay aslında; dün bir ülkeye saldırırsınız ertesi gün oturur sorunları çözmek için konuşursunuz. Mısır ile ilişkiler düzelirse bu Türkiye için bir kar topu etkisi yaratabilir ve ardından Suudi Arabistan, İsrail ve BAE ile de ilişkiler değişmeye başlayabilir”

    Ankara’nın bu aşamada Mısır ile normalleşmeden en büyük beklentisi Doğu Akdeniz’de yaşanan yalnızlığın ve diplomatik izolasyonun kırılması.

  • Türkiye’de Covid-19: Son 24 saatte 336 kişi hayatını kaybetti; 28 bin 997 kişinin testi pozitif

    Türkiye’de Covid-19: Son 24 saatte 336 kişi hayatını kaybetti; 28 bin 997 kişinin testi pozitif


    Türkiye’de son 24 saatte 241 bin 747 Covid-19 testi yapıldı, 28 bin 997 kişinin testi pozitif çıktı, 336 kişi hayatını kaybetti.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı.

    Buna göre, son 24 saatte 241 bin 747 Covid-19 testi yapıldı, 28 bin 997 kişinin testi pozitif çıktı, 336 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 2 bin 483 oldu.

    Son 24 saatte 38 bin 218 kişinin Covid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 4 milyon 554 bin 37’ye yükseldi. Test sayısı 48 milyon 229 bin 733’e ulaştı. Vaka sayısı 4 milyon 929 bin 118, vefat sayısı 41 bin 527, ağır hasta sayısı 3 bin 452 oldu.

    Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 3,2, yatak doluluk oranı yüzde 53,1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 68,2, ventilatör doluluk oranı yüzde 33,8, ortalama temaslı tespit süresi 8 saat, filyasyon oranı yüzde 99,9 olarak kayda geçti.

    İllere göre her 100 bin kişide görülen Covid-19 vaka sayıları

    İllere göre haftalık Covid-19 vaka sayısı her 100 bin kişide İstanbul’da 532,02, Ankara’da 361,52, İzmir’de 223,34 oldu.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 24-30 Nisan arasında illere göre her 100 bin kişide görülen Kovid-19 vaka sayılarını açıkladı.

    İllere göre haftalık Covid-19 vaka sayısı her 100 bin kişide İstanbul’da 532,02, Ankara’da 361,52, İzmir’de 223,34 oldu.

    Haftalık verilere göre İstanbul, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli 100 bin kişide en çok Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

    Şırnak, Şanlıurfa, Mardin, Siirt ve Van ise 100 bin kişide en az Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

  • MHP lideri Devlet Bahçeli’den ‘100 maddelik’ yeni anayasa önerisi

    MHP lideri Devlet Bahçeli’den ‘100 maddelik’ yeni anayasa önerisi


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin yeni anayasa yapımı için 100 maddelik bir öneri hazırladığını duyurdu.

    Bahçeli, salı günü parti genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında, MHP’nin ‘100 Maddelik Yeni Anayasa’ önerisini açıkladı.

    Öneri metninin sonuçlandığını ifade eden MHP lideri, “Artık uzlaşmak ve yeni bir anayasa hazırlamak milli vecibedir. Buna dudak bükenler, sırt dönenler, yapay kriz çıkaranlar, ipe un serenler, fuzuli bahanelerle konuşmaya bile kapalı duranlar, tarih ve millet huzurunda demokratik hesaba şimdiden hazır olmalıdır.” dedi.

    Devlet ile millet arasındaki karşılıklı sorumlulukları esas alan anayasaların, değişmez, değiştirilemez metinler olmadığını dile getiren Bahçeli, gerektiğinde, şartlar elverdiğinde zamanın ruhuyla, milli ve manevi emanetlerin ufkuyla müsemma bir anayasanın yazılmasının kaçınılmaz bir görev olduğunu savundu.

    “Siyaseti, gladyatör arenasına dönüştürmek akıl harcı değildir”

    MHP lideri, “(Yeni anayasa önerisi) Devletin genel esasları, ilk 5 maddede düzenlenen şekli ve nitelikleri aynen korunarak 1. maddede ele alınmış, maddenin son fıkrasında ‘bu madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez’ denilmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Bahçeli sözlerine şöyle devam etti:

    “Sıra ‘nasıl bir anayasa yazılsın’ sorusuna cevap aramaya geldiğinde ne yazık ki potansiyel anlaşmazlıklar, kutuplaşmış üsluplar kuvveden fiile geçmektedir. Her partinin samimi bir durum muhasebesi yapmasında sonsuz yararlar vardır. Ön yargıların giyotinine, siyasi angajmanların mayınlı alanına ülkemizi teslim etmek, vatan ve millet sevgisiyle şüphesiz bağdaşmayacaktır. Şayet bir toplum sözleşmesinin hazırlanmasına güçlü vurgu yapıyorsak, önce uzlaşmanın erdemine bağlanmamız, subjektif değerlendirmelerin tutsaklığından da derhal sıyrılmamız gerekecektir. Sıkılı yumruklarla, ideolojik taassuplarla anayasa yapmak, ne bugün ne de tarihte mümkün olmuştur. Siyaseti, gladyatör arenasına dönüştürmek akıl harcı değildir.”

    Dört kısım ve 100 maddeden oluşuyor

    Bahçeli, yeni anayasa önerilerinin temel özelliklerini sıralarken, anayasa önerilerinin başlangıç, genel esaslar, temel hak ve ödevler, Cumhuriyetin temel organları ve son hükümler şeklinde dört kısım ve 100 maddeden oluştuğunu açıkladı.

    MHP Genel Başkanı, hazırladıkları öneriyi şu ifadelerle anlattı:

    “Başlangıca, ‘Allah’ın lütfu, kardeşlik ruhu ve vatan sevgisiyle varlık bulmuş biz Türk Milleti’ düsturu ile giriş yapılmıştır. Devletin genel esasları ilk beş maddede düzenlenen, devletin şekli ve nitelikleri aynen korunarak birinci maddede ele alınmış, maddenin son fıkrasında ‘Bu madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez’ denilmiştir. Anayasa’nın ikinci kısmında ‘Temel Hak ve Ödevler’ düzenlenmiş, birinci bölümde tüm haklara dair ortak rejimi belirleyen ‘Genel Hükümler’ yer almış, ikinci bölümde ‘Haklar ve Hürriyetler’ başlığı ile temel hak ve hürriyetler sınıflandırılmadan en geniş şekilde güvenceye kavuşturulmuştur.”

    Temel haklara dair genel rejimde ‘Hakların bütünlüğü’ yaklaşımının esas alındığını belirten Bahçeli, sınırlama rejiminin tek bir maddede düzenlendiğini, temel hak ve hürriyetlerin korunması kenar başlığı altında yeni bir madde eklendiğini aktardı.

    Yürütme için “Kurumsallaşmış başkanlık sistemi” anlayışı

    Anayasa taslağının üçüncü kısmında, üç bölüm halinde “Cumhuriyetin Temel Organları”nın, yasama, yürütme ve yargı başlıklarıyla düzenlendiğini dile getiren Bahçeli, yasama organı için “Milli birliği sağlama”, yürütme için “Kurumsallaşmış başkanlık sistemi”, yargı için “Bağımsız ve tarafsız yapılanma” anlayışının ön plana çıkarıldığını vurguladı.

    Yürütme organının “Başkan” ve “İdare” şeklinde iki başlık altında düzenlendiğini ifade eden Bahçeli, şu bilgileri verdi:

    “Başkanlık Sistemi, yeni anayasa bütünlüğü içinde kurumsal yapıya kavuşturulmuş, Başkan ile birlikte iki Başkan Yardımcısının seçilmesi öngörülmüş, Başkanlık Kabinesi, anayasal statüye dahil edilmiş, Başkanlık Hükümet Programı’nın Meclise sunulması yöntemi getirilmiş, Başkanlık kararnameleri ile kanunların münhasır yetki alanları çatışmayacak şekilde belirlenmiştir.

    YSK için TBMM’nin yetkileri arttırılsın önerisi

    Anayasal kurumlardan Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Kurumu varlığını sürdürmüş, Diyanet İşleri başkanlığı ‘Türkiye Diyanet Kurumu’ olarak yeniden yapılandırılmış, Yükseköğretim Kurulunun oluşumunda TBMM’nin yetkileri artırılmış, yeni bir kurum olarak ‘Türkiye Liyakat Kurumu’ önerilmiş ve Türkiye Merkez Bankası anayasal kuruluş haline getirilmiştir.”

    Hazırladıkları yeni anayasa önerisinde yer alan yargıdaki yapılanmaya ilişkin detayları da paylaşan Bahçeli, yargı ayrılığı sisteminin devam ettirildiğini, Hakimler ve Savcılar Kurulunun, “Yargı Yüksek Kurulu” adıyla yeniden ele alındığını, avukatlık ve arabuluculuk mesleklerine anayasal statü tanındığını anlattı.

    Anayasa taslağının son kısmında değiştirilme usulünün genel olarak korunduğunu, anayasa değişikliklerini halkoyuna sunma konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisine yetki verildiğini belirten Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisinin, ana hatları açıklanan 100 maddelik anayasa önerisi, genel gerekçe ve madde gerekçeleriyle bir bütün olarak hazırdır. Hedefimiz, geçmiş yüzyılın tecrübelerinden istifade ederek, gelecek yüzyıla hitap eden yeni bir anayasa yapılmasına katkı sunmaktır.” diye konuştu.