Etiket: Rusya

  • Putin: Ukrayna’daki çatışmalar uzun sürecek

    Putin: Ukrayna’daki çatışmalar uzun sürecek


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalenin uzun soluklu olacağı konusunda uyardı. 

    Putin “Tabi ki, bu uzun soluklu bir süreç” diyerek askeri müdahalenin sonuçlarının zaman almasının doğal olduğunu belirtti.

    Rusya’nın Ukrayna’ya ait dört bölgeyi ilhak ettiği duyurusunu öven Rus lider “Yeni topraklar ortaya çıktı, bu Rusya için hala çok önemli bir sonuç ve bu çok ciddi bir konu” ifadelerini kullandı.

    Rusya eylül ayında, Batı’nın “düzmece” olarak tanımladığı referandumlar sonucunda Ukrayna’ya ait Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaparorijya bölgelerini ilhak ettiğini duyurmuştu.

    Putin ayrıca nükleer tehdidin büyüdüğünü, ancak ilk kullanan olmayacaklarını da belirtti. 

    Putin, Rusya İnsan Hakları Konseyi’nin televizyonda canlı yayımlanan toplantısında yaptığı konuşmada Moskova’nın stratejisinin “misilleme politikası olduğunu” vurgulayarak “Bize saldırı olursa, biz de saldırırız” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna’yı işgal girişimini “özel askeri müdahale” olarak tanımlayan Rusya, Kiev’in şartlı teslim olacağı düşüncesiyle bu sürecin kısa süreli olacağı beklentisi taşıyordu.

    Pazar yerine saldırı

    Putin’in bu konuşması, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’nin Donetsk bölgesinde yer alan Kurakove’yi ziyaretinin hemen ardından geldi. 

    Zelenskiy kente yönelik Rus saldırıları sonucu en az altı sivilin hayatını kaybettiğini ve beş kişinin yaralandığını duyurdu. 

    Zelenskiy ayrıca bombardıman sırasında bir pazar yeri, bir otobüs terminali ve apartmanların hedef alındığına dikkat çekerek “Teröristler barışçıl Kurakhove’ye saldırdı” dedi.

    2014 yılından bu yana kısmen Rus yanlılarının kontrolündeki Donetsk bölgesi Ukrayna’nın doğusunda Rusya sınırı ile Rusya’nın 2014’te ilhak ettiği Kırım yarımadası arasında yer alıyor. 

    Rusya bölgede ele geçirdiği toprakları Eylül ayındaki referandum sonrasında kendi topraklarına katığını açıklamıştı. Bölgenin hakimiyeti üzerine çatışmalar sürüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin: Nükleer savaş tehdidi büyüyor, ama bunu ilk kullanan biz olmayacağız

    Putin: Nükleer savaş tehdidi büyüyor, ama bunu ilk kullanan biz olmayacağız


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, nükleer savaş tehdidinin büyüdüğünü ancak Moskova’nın bu silaha ilk başvuran ülke olmayacağını bildirdi.

    Putin, Rusya İnsan Hakları Konseyi’nin televizyonda canlı yayımlanan toplantısında yaptığı konuşmada ülkesinin nükleer kapasitesini önce saldırmak için değil, tehditlere yanıt vermek için bir araç olarak gördüğünü söyledi.

    Nükleer silah kullanımıyla ilgili olarak Putin, “Biz çıldırmadık, nükleer silahların ne olduğunun farkındayız. Bu araçlara diğer tüm nükleer ülkelerden daha gelişmiş ve modern biçimde sahibiz. Ama bu silahı bir jilet gibi savurarak dünyanın karşısına da çıkacak değiliz.” dedi.

    Rusya’nın Batı’da “hiçbir şekilde var olma hakkı olmayan ikinci sınıf bir ülke” olarak görüldüğünü iddia eden Putin, Rusların “ellerindeki tüm araçlarla kendini savunacağını” söyledi.

    Kısmi seferberlikte çağrılan 150 bin asker Ukrayna’da

    Putin, ülkesinde kısmi seferberlik çağrısı çerçevesinde askere çağrılanların yaklaşık yarısını teşkil eden 150 bin askerin Ukrayna’da konuşlandırıldığını bildirdi.

    Putin, “Kısmi seferberlikte askere çağrılan 300 bine yakın askerin yaklaşık yarısı olan 150 bin asker savaş bölgesinde.” dedi.

    Putin, bu 150 bin asker içinde 77 binin muharip birlikIerde savaştığını bildirdi.

    Putin, Rus ordusunun Ukrayna’da daha uzun bir süre daha savaşabileceğini ancak şu aşamada orduya yeni asker çağrılmasını düşünmediklerini bildirdi.

    NATO: Rusya, Ukrayna’daki çatışmayı dondurmaya çalışıyor

    Bu arada NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın ilkbahar aylarında büyük bir saldırı başlatmadan önce Ukrayna’daki çatışmayı dondurmaya çalıştığını söyledi.

    Stoltenberg, Financial Times (FT) tarafından düzenlenen etkinliğe video konferans yöntemiyle bağlandı.

    NATO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre FT Editörü Roula Khalaf’a konuşan Stoltenberg, NATO müttefiklerinin Ukrayna’ya desteğini sürdürmesinin önemini vurguladı.

    Stoltenberg, çatışmanın muhtemelen kış boyunca daha sakin bir aşamaya gireceğini ancak Rusya’nın çatışmaya barışçıl bir şekilde son vermeye yönelik hiçbir işaret göstermediğini dile getirdi.

    Ukrayna’nın sahada ilerleme kaydettiğine değinen Stoltenberg, “Rusya, güçlerini toplamak ve daha sonra ilkbaharda büyük bir saldırı başlatmak için çatışmayı dondurmaya çalışıyor.” diye konuştu.

    Stoltenberg, Rusya ile herhangi bir müzakerenin zamanlamasına ve içeriğine Ukrayna’nın karar vereceğini yineledi.

    NATO Genel Sekreteri, “Barışçıl bir çözümü ne kadar çok istiyorsak, Ukrayna’ya askeri destek sağlamamız o kadar acildir.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?

    Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması ne anlama geliyor?


    Batılı hükümetler, Moskova’nın bütçesi, ordusu ve Ukrayna işgaline mali katkı sağlayan fosil yakıt gelirlerini sınırlamak amacıyla Rus petrol ihracatına tavan fiyat sınırlaması getirdi. 

    Sınırlamanın pazartesi günü, Avrupa Birliği’nin deniz yoluyla sevk edilen ham petrole yaptırım uygulayacağı gün (eşzamanlı olarak) yürürlüğe girecek. . 

    AB, Rus petrolüne varil başına 60 dolarlık bir eşik üzerinde anlaştı. 

    Önlemden ötürü arz kaybına ilişkin endişeler, yavaşlayan küresel ekonomi nedeniyle azalan talebe ilişkin endişelerle rekabet ettiğinden, söz konusu yaptırımların petrol fiyatı üzerinde belirsiz etkisi olabilir.

    İşte tavan fiyat, AB ambargosu ve bunların tüketiciler ve küresel ekonomi için ne anlama gelebileceği hakkında bilinmesi gerekenler:

    Tavan fiyat nedir ve nasıl işleyecek?

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, G7 üyesi diğer müttefik ülkelere, Rus petrolünün küresel ekonomiye akışının sürdüğü bir ortamda, Moskova’nın kazancını sınırlamanın yolu olarak tavan fiyat uygulamasını önerdi. 

    Amaç: Bir yandan Rus petrolünün küresel piyasadan hızlı çekilmesi halinde petrol fiyatlarının keskin şekilde yükselmesini önlerken diğer yandan Moskova’nın mali durumuna, yani cebine zarar vermek.

    Batılı sigorta ve deniz sevkiyatı şirketleri, Rus ham petrolünü ancak petrolün tavan fiyat ya da bu fiyatın altında olması halinde taşıyabilecek. Uluslararası sigortacıların büyük çoğunluğu AB ya da İngiltere merkezli olduğu için de üst sınıra uymaları gerekecek.

    Petrolün küresel ekonomiye akışı nasıl devam eder?

    AB ve İngiltere’nin daha önceki yaptırım paketlerinde uyguladığı sigorta yasağının genel olarak uygulanması, Rus ham petrolünün çok büyük oranda piyasadan çekilmesine ve petrol fiyatlarının yükselmesine yol açabilir. Bu durumda Batı ekonomileri zarar görür, Rusya ambargoya rağmen sevk edebildiği petrolden daha fazla kazanç elde eder.

    Dünyanın 2 numaralı petrol üreticisi konumundaki Rusya, Batılı müşterilerin AB’nin getirdiği yasaklardan önce bile kendisinden uzaklaşmasıyla birlikte arzının büyük kısmını indirimli fiyatlarla Hindistan, Çin ve diğer Asya ülkelerine yönlendirdi.

    Farklı tavan fiyat seviyelerinin nasıl bir etkisi olur?

    Brüksel merkezli Bruegel düşünce kuruluşundan enerji politikaları uzmanı Simone Tagliapietra, 60 dolarlık bir üst sınırın Rusya’nın mali durumu üzerinde ağır bir (darbe) etkisinin olmayacağı görüşünde. 

    Tagliapietra, bunun “neredeyse hissedilmeyeceğini”, zira Rus petrolünün zaten (daha önceki) satıldığı marja yakın olacağını dile getirdi. 

    Rus Ural petrolü, uluslararası gösterge Brent’e göre ciddi bir indirimle satılıyor ve Covid-19 salgıı nedeniyle Çin’den gelen talebin azalacağı endişesiyle bu hafta 60 doların altına kadar geriledi.

    “İlk bakışta, üst sınır tatmin edici bir rakam değil” diyen Tagliapietra, bununla birlikte petrol fiyatlarının aniden yükselmesi ve üst sınırın zorlaması halinde Kremlin’in karını önleyeceği değerlendirmesinde bulunuyor. 

    “Rusya lideri Vladimir Putin üzerindeki baskıyı arttırmak istiyorsak, üst sınır zaman içinde (daha da) aşağı çekilebilir.” diyen Tagliapietra, “Sorun şu ki, Putin’in petrolden elde ettiği kara darbe vuracak bir önlem için aylardır bekliyoruz.” sözleriyle hükümetlerin ağır davranmasına eleştirisini dile getiriyor. 

    Varil başına 50 dolar gibi düşük bir tavan, Rusya’nın kazancını azaltacak ve devlet bütçesini dengelemesini imkansız hale getirecektir ki Moskova’nın bunu yapmak için varil başına 60 ila 70 dolara ihtiyaç duyduğuna inanılıyor. Bu durum “mali başa baş noktası” (Mali başa baş petrol fiyatı (FBOP), petrol ihraç eden bir ülkenin bütçesini dengelemek için gerekli olan petrol fiyatıdır) olarak adlandırılıyor. 

    Ancak 50 dolarlık bir üst sınır yine de Rusya’nın varil başına 30 ila 40 dolar arasındaki üretim maliyetinin üzerinde olacak ve Moskova’ya, yeniden başlatılması zor olabilecek kuyuları kapatmak zorunda kalmamak için petrol satmaya devam etme teşviki sağlayacaktır. 

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Polonya’nın 30 dolarlık bir üst sınıra övgüde bulundu. Washington merkezli Uluslararası Finans Enstitüsü baş ekonomisti Robin Brooks, geçen hafta attığı bir tweet’te 30 dolarlık bir üst sınırın “Rusya’ya hak ettiği mali krizi yaşatacağını” dile getirmişti.

    Berlin merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden yaptırım uzmanı Maria Shagina da, üst sınırın nerede belirleneceği konusundaki tartışmanın, hangi hedefin izleneceği konusundaki anlaşmazlığı vurguladığını söylüyor: 

    “Rusya’nın bütçesine darbe vurmak ya da enflasyonu kontrol altına almak; ABD, fiyat artışlarını kontrol altına almaktan yana.” 

    Son tarih olarak gösterilen pazartesi gününe az bir süre kala, “Bu anlaşmazlığı daha uzun süre çözümlemek (üzerinde tartışmak) için fazla zaman yok.” diyen Shagina, “60 dolar hiç anlaşmamaktan daha iyi. Elbette daha sonra piyasadaki koşulları yansıtacak şekilde revize edebilirler ve sıkılaştırabilirler.” görüşünü dile getiriyor. 

    Peki ya Rusya ve diğer ülkeler tavan fiyatına uymazsa?

    Rusya daha önce yaptığı açıklamalarda tavan fiyat uygulamasına uymayacağı ve uyan ülkelere sevkiyatı durduracağı uyarısında bulunmuştu. 

    Rusya, petrol satış fiyatının üzerinde olması halinde sınırı görmezden gelebilir. Daha düşük bir üst sınır Moskova’nın, yaptırımları aşarak keskin bir şekilde yükselen küresel petrol fiyatından kar elde etme umuduyla sevkiyatları durdurup misilleme yapmasına neden olabilir.

    Çin ve Hindistan’daki alıcılar sınıra uymayabilir. Keza Rusya veya Çin, ABD, İngiltere ve Avrupa tarafından yasaklanan şirketlerin yerine kendi sigorta sağlayıcılarını kurmaya çalışabilir.

    Rusya ayrıca Venezuela ve İran gibi ‘sahibi belli olmayan karanlık filo’ tankerleri kullanarak kayıt dışı petrol satma yoluna gidebilir. 

    Petrol bir gemiden diğerine aktarılabilir ya da kaynağını gizlemek için benzer kalitede petrolle karıştırılabilir.

    Shagina, bu koşulların Rusya’nın kısıtlamalar çerçevesinde petrol satmasını “daha maliyetli, zaman alıcı ve külfetli” hale getireceğini belirtiyor. 

    Asya’ya petrol sevkiyatında daha uzun mesafeler söz konusu olduğundan dört kata kadar daha fazla tanker kapasitesine ihtiyaç duyulacaktır ve herkes Rus sigortası almayacaktır.

    “Bu karanlık filodan yararlanmanız gerekiyor ve bu sınırsız değil” diyen Shagina, “İran ve Venezuela bunu oldukça etkili bir şekilde kullanıyor, ancak aynı hedeflere yönelik rekabetle karşılaşabilirsiniz. Bu kedi-fare oyunu her zaman yaptırım mekanizmalarının doğasında vardır.” sözleriyle açık denizlerdeki diğer rakiplere dikkati çekiyor. 

    AB ambargosu?

    Rus üreticiler muhtemelen tüm petrollerini daha önce en büyük müşterileri konumundaki Avrupa’dan yeniden yönlendiremeyecek (satış rotasını değiştiremeyecek) ve bir kısmı muhtemelen en azından ilk etapta küresel pazarda kaybolacaktır.

    Commerzbank analistleri, AB ambargosu ve sınırlamanın birlikte “2023 başlarında petrol piyasasında gözle görülür bir sıkılaşmaya” yol açabileceğini belirtiyor ve Brent fiyatının gelecek haftalarda varil başına 95 dolara kadar tırmanmasını bekliyor. Cuma günü (2 Aralık) Brent 86,89 dolar seviyesindeydi.

    AP’nin analizine göre, AB ambargosunun en ciddi etkisi pazartesi günü değil, Avrupa’nın dizel yakıt gibi petrolden yapılan rafineri ürünlerine getirdiği ilave yasağın yürürlüğe gireceği 5 Şubat’ta görülebilir.

    Avrupa’da dizel yakıtla çalışan hala çok sayıda araç var. Yakıt aynı zamanda çok çeşitli malların tüketicilere ulaştırılması ve tarım makinelerinin çalıştırılması için kamyon taşımacılığında da kullanımda. 

    Dolayısıyla yüksek maliyetler ekonominin geneline yayılacaktır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna: Rusya ile savaşta 13 bin Ukrayna askeri ölmüş olabilir

    Ukrayna: Rusya ile savaşta 13 bin Ukrayna askeri ölmüş olabilir


    Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’nin danışmanı Mykhailo Podolyak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat tarihinden bu yana 10 ila 13 bin arasında Ukrayna askerinin ölmüş olabileceğini söyledi.

    Rusya, öldürülen kendi askeri personelinin sayısı konusunda rakam vermekten kaçınıyor. Moskova bu sayıyı binlerle ifade ederken, İngiltere Savunma Bakanlığı 25 bin Rus’un öldüğü tahmininde bulunuyor. 

    Ancak her iki tarafın da kayıp sayısını en aza indirdiği sanılıyor.

    “Kayıp sayısıyla ilgili konuşmaya açığız” diyen Podolyak, Devlet Başkanı Zelenskiy’nin resmi verileri “doğru zaman geldiğinde” kamuoyu ile paylaşacağını aktardı. 

    Kiev’in açıkladığı rakam, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin yaklaşık 9 bin askeri personelin öldürüldüğünü dile getirdiği ağustos ayından bu yana can kayıplarına ilişkin ilk resmi tahmin. 

    Zelenskiy, iki ay önce, Rus güçlerinin ülkenin doğusundaki Lugansk bölgesini ele geçirmeye çalıştığı sırada “günde 60 ila 100 Ukrayna askerinin çatışmalarda öldüğü” yaklaşık 500 askerin de yaralandığı bilgisini paylaşmıştı. 

    Ukrayna’nın cephedeki konumu, ordunun kapsamlı kazanımlar elde etmesi ve kasım ayında stratejik öneme sahip güneydeki Herson şehrinin kontrolünü yeniden kazanmasıyla daha da güçlendi. 

    Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, eylül ayında yaptığı bir açıklamada, çatışmaların başladığı 24 Şubat’tan bu yana 5 bin 937 Rus askerinin öldürüldüğünü söylemişti. 

    Bu rakam, Batılı analistlerin paylaştığı veri ve tahminlerin oldukça altında. 

    ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley ise kasım ayında yaptığı bir açıklamada, Rus kayıplarının Ukrayna tarafındaki kayıplara eşit olduğunu belirtmiş ve ölü ya da yaralı Rus askeri sayısını 10 bin olarak vermişti. 

    Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük askeri eylem olarak nitelendirilen savaşta binlerce kişi hayatını kaybetti, şehirler enkaza döndü, milyonlarca insan mülteci konumuna düştü. 

    Uluslararası güvenlik düzenini alt üst eden savaş, küresel ekonomide tehlikeli dalgalanmalara yol açtı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Parlamentosu, Rusya’yı ‘terörizm sponsoru devlet’ olarak ilan etti

    Avrupa Parlamentosu, Rusya’yı ‘terörizm sponsoru devlet’ olarak ilan etti


    Avrupa Parlamentosu, şubat ayında Ukrayna’yı işgal eden Rusya’yı, “Terörizm sponsoru devlet” olarak tanımayı öngören tasarıyı kabul etti. 

    Bugün yapılan oylamada, Moskova’nın Ukrayna’da enerji altyapısı, hastaneler, okullar ve sığınaklar gibi sivil hedeflere yönelik askeri saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirten Strazburg merkezli Parlamento, Rusya’yı ‘terörizmin devlet sponsoru’ olarak tanımlama kararı aldı.

    Strazburg’da 494 lehte (58 aleyhte ve 44 çekimser) oyla kabul edilen metinde AP üyeleri Rusya’yı “terörizmin devlet sponsoru ve terörist araçlar kullanan bir devlet” olarak tanımlıyor.

    AP milletvekilleri bu adımla Rusya’yı, ‘terörizmin devlet sponsoru’ ilan ederek Devlet Başkanı Vladimir Putin ve hükümetinin Ukrayna’da işlediği belirtilen suçlardan ötürü uluslararası bir mahkeme nezdinde sorumlu tutulmasına zemin hazırlamak istiyor.

    Ancak Avrupa Birliği’nin söz konusu kararı destekleyecek yasal bir çerçevesi bulunmadığından karar büyük ölçüde sembolik bir nitelik taşıyor. 

    AB, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya daha önce de ağır yaptırımlar uygulamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’dan Türkiye’ye Suriye ve Irak’ta ‘itidalli ol’ çağrısı

    Rusya’dan Türkiye’ye Suriye ve Irak’ta ‘itidalli ol’ çağrısı


    Rusya, Suriye’nin kuzeyine yönelik hava saldırıları düzenleyen ve kara harekatı başlatma ihtimalini gündeme getiren Türkiye’den “itidalli” olmasını istedi ve “aşırı güç kullanımından” kaçınmasını umduğunu bildirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentiev, “Türk meslektaşlarımızı, Suriye topraklarında aşırı güç kullanımından kaçınmaya ikna etmeyi umuyoruz.” açıklamasında bulundu. 

    Devlet destekli Rus haber ajansı RIA’ya göre Lavrentiev, “Türk meslektaşlarımıza, sadece Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde değil, tüm ülke genelinde gerilimin tırmanmasını önlemek için itidal göstermeleri çağrısında bulunacağız.” ifadesini kullandı. 

    Ankara, Taksim’de 13 Kasım’da gerçekleşen ve 6 kişinin hayatını kaybettiği, 80’den fazla kişinin yaralandığı bombalı saldırının ardından Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki PKK ve PYD’ye yönelik hava saldırıları düzenlemişti. 

    Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (OSDH) verilerine göre, Türkiye’nin bu saldırıları sırasında 37 kişi hayatını kaybetti.

    Türkiye, ‘Pençe-Kılıç’ adını verdiği operasyonda 89 hedefin imha edildiğini bildirdi.

    Rusya, Türkiye ve İran arasında Suriye konulu üçlü bir toplantının yapılacağı Kazakistan’ın başkenti Astana’da konuşan Lavrentiev, “Rusya aylardır geniş çaplı bir kara operasyonunu önlemek için mümkün olan her şeyi yaptı.” diye konuştu. 

    Ayrıca Rus özel temsilci, “Kürt meselesine barışçıl bir çözüm bulunması için tüm taraflarla birlikte çalışmaya devam edilmesi” çağrısında bulundu.

    Her üç ülke de 2011’den bu yana yaklaşık yarım milyon insanın ölümüne neden olan Suriye’deki savaşın doğrudan ya da dolaylı tarafları konumunda. 

    Akar: Harekatın başlangıcından bugüne kadar 184 terörist etkisiz hale getirildi

    Bu arada Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki hedeflere yönelik düzenlenen saldırılardan 184 kişinin öldürüldüğünü söyledi.

    Bakan Akar, “Pençe Kılıç Harekatı’nın başlangıcından bugüne kadar kara ateş destek vasıtaları ve uçaklar tarafından 184 terörist etkisiz hale getirildi. Bu rakamın daha da artacağını değerlendiriyoruz. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemiz devam edecek.” şeklinde konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cannes Film Festivali Zelenskiy’nin sürpriz konuşmasıyla açıldı

    Cannes Film Festivali Zelenskiy’nin sürpriz konuşmasıyla açıldı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cannes Film Festivali’nden Rus gazetecilere akreditasyon yasağı

    Cannes Film Festivali’nden Rus gazetecilere akreditasyon yasağı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bolşoy Tiyatrosu, savaş karşıtı iki yönetmenin gösterilerini iptal etti

    Bolşoy Tiyatrosu, savaş karşıtı iki yönetmenin gösterilerini iptal etti


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünya Ticaret Örgütü: Ukrayna’daki savaş 2022’de küresel ticaretin büyümesini yarıya düşürebilir

    Dünya Ticaret Örgütü: Ukrayna’daki savaş 2022’de küresel ticaretin büyümesini yarıya düşürebilir


    Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Rusya‘nın Ukrayna’yı işgalinin 2022’de küresel ticaretin büyümesini yarıya düşürebileceği uyarısında bulundu.

    DTÖ tarafından ileriye dönük yapılan çalışmada, savaşın küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasılayı (GSYİH) önemli ölçüde aşağı çekeceği tahmininde bulunuldu.

    Rusya’nın işgalinin “çok büyük boyutta insani bir krize neden olduğu” hatırlatılan açıklamada, savaşın ayrıca “küresel ekonomiye darbe vurduğu” kaydedildi.

    Merkezi Cenevre’deki kuruluşun açıklamasında, Rusya ve Ukrayna’nın dünya ekonomisindeki paylarının düşük olmasına rağmen bu iki ülkenin gıda ve enerji gibi hayati öneme sahip iki sektörün küresel anlamda önemli üreticileri olduğu hatırlatıldı.

    Küresel ticaret yarıya düşebilir

    DTÖ projeksiyonuna göre, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, küresel GSYİH büyümesini 0,7 ila 1,3 puan düşürebilir ve büyümeyi 2022 için yüzde 3,1 ila yüzde 3,7 arasında bir yere çekebilir.

    Buna göre yapılan yeni hesaplar, bu yılki küresel ticaretin büyümesini, DTÖ’nün geçen ekim ayında tahmin ettiği yüzde 4,7’den yüzde 2,4 ila yüzde 3 arasında, neredeyse yarı yarıya düşürebileceğini öngörüyor.

    Bazı bölgelerinin diğerlerine oranla daha fazla bu krizden etkilenebileceği uyarısında bulunan DTÖ, fakir ülkelerin dışında Rus ve Ukrayna mallarının önemli müşterisi Avrupa ülkelerinin bu krizden daha fazla etkilenme riski bulunduğunu bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***