Etiket: rekor

  • Napolyon’un şapkası rekor fiyata satıldı

    Napolyon’un şapkası rekor fiyata satıldı


    Eski Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart’a ait siyah şapka 1,9 milyon euro’ya satıldı.

    Napolyon’un şapkası rekor fiyata satıldı

    Eski Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart’a ait bicorn şapka, Paris’te düzenlenen açık artırmada 1,9 milyon euro’ya alıcı buldu.

    Osenat müzayede evi tarafından Fransa’nın başkenti Paris’in güneyindeki Fontainebleau kasabasında düzenlenen açık artırmada, siyah şapka beklenenden çok daha yüksek bir fiyata satıldı.

    Osenat, dün yaptığı paylaşımda şapkanın 600 ila 800 bin euro’ya alıcı bulmasının beklendiğini belirtmişti. Osenat, şapkanın şu ana kadar en yüksek fiyatla satılan Napolyon şapkası olduğunu bildirdi. (DHA)

    Napoleon'un ünlü şapkası açık artırmadaİlginizi ÇekebilirNapoleon’un ünlü şapkası açık artırmada

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘AKP’nin arka bahçesi’ eleştirileri yapılıyordu: TCDD Taşımacılık A.Ş’de borç rekoru kırıldı

    ‘AKP’nin arka bahçesi’ eleştirileri yapılıyordu: TCDD Taşımacılık A.Ş’de borç rekoru kırıldı


    Demiryolu taşımacılık sektöründe rekabetin artırılması ve serbestleşmenin sağlanması amacıyla 2016 yılında TCDD’ye bağlı kurulan TCDD Taşımacılık A.Ş’nin dönem zararı açığa çıktı.

    Birgün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, yönetiminde çok sayıda eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yöneticilerinin de bulunduğu şirketin 2022 yılı dönem net zararı, 2021 yılına oranla yüzde 53 arttı. Şirketin toplam zararı ise 5,5 milyar TL’yi aştı. Şirketin ilk faaliyet yılı olan 2017’deki net dönem zararı 631 milyon 737 bin TL olarak kaydedildi.

    ‘İSTİKRARLI’ BİR ŞEKİLDE ZARAR EDİYOR

    Şirket 2018 yılında da zarar açıkladı. 2018’i 631 milyon 737 bin TL bakiye ile açan TCDD Taşımacılık’ın zararının 2018 yılının sonunda ise 924 milyon 662 bin TL’ye ulaştığı bildirildi. 2019 yılında ise şirketin zararı 10 haneli rakamlara çıkarak 1 milyar 87 milyon TL olarak gerçekleşti.

    Şirketin zarar geleneği 2020, 2021 ve 2022 yıllarında da bozulmadı. 2022 yılında rekor zarara imza atan şirketin zararında yıllara göre yaşanan değişim, mali raporlara şöyle yansıdı:

    •2020: 1 milyar 331 milyon 170 bin TL

    •2021: 1 milyar 641 milyon 228 bin TL

    •2022: 2 milyar 511 milyon 434 bin TL

    Şirketin 2023 yılı itibarıyla geçmiş yıllardan birikerek gelen zararı ise 5 milyar 617 milyon 851 bin TL olarak kayıtlara geçti. Şirketin kısa vadeli bazı borç kalemleri ise şöyle oldu:

    •Ticari borçlar: 1 milyar 94 milyon 39 bin TL

    •Vergi ve diğer yükümlülükler: 101 milyon 8 bin TL

    •Kısa vadeli yabancı kaynaklar: 17 milyon 518 bin TL

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Don’t Look Up’ izlenme rekoru kırdı

    ‘Don’t Look Up’ izlenme rekoru kırdı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail: H5N1 kuş gribi nedeniyle turna ölümleri rekor seviyeye ulaştı; en az 5 bin turna telef oldu

    İsrail: H5N1 kuş gribi nedeniyle turna ölümleri rekor seviyeye ulaştı; en az 5 bin turna telef oldu


    İsrail’in kuzeyindeki Hula Vadisi’nde doğa rezervinde H5N1 kuş gribi salgını nedeniyle beş binden fazla turna öldü.

    Doğal rezerv yetkilileri, bölgede Afrika’ya gitmeden önce konaklayan göçmen kuşlardan en az 10 binin de hastalığa yakalandığını tahmin ettiklerini açıkladı.

    Rakamların mevsimsel olarak yaşanan kuş gribi için rekor seviyede olduğunun altını çizen yetkililer, salgının ülke tarihindeki en ölümcül vahşi yaşam felaketi olduğunu söylüyor.

    Yahudi Ulusal Fonu’nun Hula Gölü parkı sözcüsü, hayvan ölülerinin başta leş yiyen akbabalar olmak üzere bir çok kuş türünü enfekte edebileceğinden endişelenildiğini, bu sebeple leş kaldırma çalışmalarını aralıksız şekilde yürüttüklerini ifade etti.

    Çevre Koruma Bakanı Tamar Zandberg konu ile ilgili Twitter mesajında krizin “ülke tarihinde vahşi hayata verilen en ciddi hasar” olduğunu yazdı. Bölgeye ziyaette bulunduğunu belirten bakan, “Sazlıkta kuş gribinden 5 bin turna ölüyor ve hasarın boyutu henüz belli değil” açıklamasında bulundu.

    “Salgın önceki yıllara göre çok daha büyük”

    Bilim insanı Uri Navehi ise ölen turna sayısını “olağanüstü” olarak nitelendirerek “Bu yılki salgın önceki yıllardan çok daha büyük” dedi.

    Her yıl yaklaşık yarım milyon turna Afrika yolunda İsrail’den geçiyor ve yaklaşık 30 bin kadarı göç yollarında önemli bir nokta olan Hula Vadisi’nde kışı geçiriyor.

    Öte yandan Tarım Bakanlığı’ndan bir yetkili H5N1 kuş gribinin ülkenin kuzeyindeki bazı tavuk çiftliklerinde de tespit edildiğini ve salgının yayılmasını önlemek için bölgede yarım milyon tavuğun kesileceğini duyurdu. Her ne kadar gribin insana bulaşmasına nadir olarak rastlansa da önlem olarak çiftliklerdeki yumurta satışının da askıya alındığı belirtildi.

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, H5N1, 2003’ten bu yana başta Endonezya, Mısır ve Vietnam olmak üzere 450’den fazla insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dünyanın en güçlü kuantum bilgisayarı artık Çin’de: 8 yıl alacak hesaplama 72 dakika sürdü

    Dünyanın en güçlü kuantum bilgisayarı artık Çin’de: 8 yıl alacak hesaplama 72 dakika sürdü


    Çin’de bilim insanları, en güçlü süper bilgisayarı en az sekiz yıl alacak bir görevi kuantum bilgisayar ile sadece 72 dakikada gerçekleştirdi.

    Hefei’deki Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde fizikçi olan Pan Jianwei liderliğindeki ekip, geçen ayın sonlarında yayınlanan ancak henüz hakemli olmayan makalede, Zuchongzhi kuantum işlemcisinin klasik hesaplamaya meydan okuduğunu ve rekor kırdığını söyledi.

    Ekip, ArXiv.org’da yayınlanan makalede, “Deneyimiz, bir kuantum bilgisayar tarafından 1,2 saatte tamamlanabilen ancak herhangi bir süper bilgisayar için makul olmayan bir zaman alacak hesaplamayı başardı” dedi.

    Hesaplanması 100 kat daha zordu

    Deney, iki yıl önce Google’ın Sycamore kuantum işlemcisi tarafından gerçekleştirilen hesaplamadan yaklaşık 100 kat daha zorlayıcı olarak tanımlanıyor.

    Çinli bilim insanları, kuantum işlemcilerinin gücünü değerlendirmek için metrik olarak rastgele kuantum devre örneklemesi kullandıklarını söyledi:

    “Zuchongzhi kuantum işlemci üzerindeki rastgele kuantum devresinin deneysel sonuçları, klasik bilgi işlem kabiliyetine meydan okumak için yeni bir rekor oluşturdu. Ayrıca, bu büyük ölçekli, yüksek performanslı kuantum işlemcinin, yakın gelecekte klasik bilgisayarların ötesinde değerli uygulama alanlarını ve olasılıklarını takip etmemizi sağlayacağını umuyoruz”.

    Araştırmacılar ayrıca Zuchongzhi’nin görevini daha önce Sycamore tarafından gerçekleştirilen görevle karşılaştırdı.

    Bir işlemi tamamlamak için gereken süreye atıfta bulunarak, “Bu görevin klasik simülasyonunun hesaplama maliyetinin, 53-qubit Sycamore işlemci üzerinde önceki çalışmadan iki ila üç kat daha yüksek olduğu tahmin ediliyor” dediler.

    2019’da Google, Nature dergisinde Sycamore’un bir kuantum devresinin bir örneğini milyonlarca kez örneklemesinin yaklaşık 200 saniye sürdüğünü, oysa dünyanın en hızlı süper bilgisayarının benzer çıktılar üretmek için yaklaşık 10 bin yıla ihtiyacı olacağını söylemişti.

    İsmi Çinli bir matematikçiden geliyor

    Çin süper iletken kuantum işlemcisi, kuantum bilgisinin temel birimi olan kübitten 66 adet içeriyor ve adını beşinci yüzyılda Çinli bir matematikçi ve astronom olan Zu Chongzhi’den alıyor.

    Zu, ilkel sayma çubuklarını kullanarak Pi sayısını yedi ondalık basamağa sabitledi ve bu, 800 yıldan fazla bir süre boyunca dünya çapında emsalsiz bir doğruluk payı olarak kabul edildi.

    Kuantum projesine 50’den fazla bilim insanı katılıyor ve bazıları Çin Bilimler Akademisi ve kuantum bilgi teknolojisi geliştiricisi QuantumCTek dahil olmak üzere enstitülere bağlı olarak çalışıyor.

    Devlet yayıncısı CGTN’nin bildirdiğine göre, bu yılın başlarında Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, Zuchongzhi’nin bilgisayar prototipini 62 fonksiyonel kübit ile tasarladı ve üretti, bu da dünyadaki en büyük kuantum bilgisayarının Çin’de olduğu anlamına geliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM: Küresel yerinden edilenlerin sayısı 82 milyonla rekor kırdı; Türkiye, ev sahipliğinde ilk sırada

    BM: Küresel yerinden edilenlerin sayısı 82 milyonla rekor kırdı; Türkiye, ev sahipliğinde ilk sırada


    Birleşmiş Milletler, savaştan ve zulümden kaçanların geçen yıl da artmaya devam ettiğini ve küresel çapta yerinden edilenlerin sayısının 82 milyonun üzerine çıkarak on yıl önceki rakamı ikiye katladığını duyurdu.

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) yeni bir raporu, 2019’da rekor kıran bir yılın ardından 2020’de küresel yerinden edilme rakamlarının yaklaşık üç milyon arttığını ve insanlığın yüzde birinin yerinden edildiğini gösterdi.

    Türkiye 3,7 milyon ile dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmaya devam etti.

    Dünyadaki mültecilerin üçte ikisinden fazlası sadece beş ülkeden geliyor: Suriye, Venezuela, Afganistan, Güney Sudan ve Myanmar.

    Rapor, Suriye, Afganistan, Somali ve Yemen’deki gibi uzun süreli krizlerin insanları kaçmaya zorladığını; Etiyopya ve Mozambik gibi yerlerde şiddet olaylarının ise yerinden edilmeyi hızlandırdığını vurguladı.

    Covid-19’a rağmen rakamlar arttı

    Covid-19 kısıtlamalarının yerinden edilmeyi sınırlaması bekleniyordu; ancak rakamlar art arda dokuzuncu yıl da arttı.

    BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, AFP’ye verdiği demeçte, pandemi sırasında “ekonomiler de dahil olmak üzere diğer her şey durdu, ancak savaşlar ve çatışmalar, şiddet ve ayrımcılık ve zulüm, bu insanları kaçmaya iten tüm faktörler devam etti” dedi.

    BM ajansı, 2020’nin sonunda 82,4 milyon insanın mülteci veya sığınmacı olarak ya da kendi ülkelerinde yerinden edilmiş olarak yaşadığını tespit etti. Bu rakam 2011’de yaklaşık 40 milyondu.

    “2. Dünya Savaşı’na göre bugün daha fazla insan hareket halinde”

    Norveç Mülteci Konseyi Başkanı Jan Egeland, dünya liderlerinin bu ciddi krizi çözmede başarısız olduğunu söyledi: “Bugünün küresel yerinden edilme rakamları, insanlığın destansı bir başarısızlığıdır. Bugün, İkinci Dünya Savaşı sırasında olduğundan çok daha fazla insan hareket halinde. Yine de şaşırtıcı istatistiklere rağmen, dünya liderleri neslimizin en büyük acil durumunu çözmekte yetersiz kaldılar.”

    Raporda, dünyada yerinden edilenlerin yüzde 42’sinin 18 yaşın altındaki kız ve erkek çocuklar olduğunu vurguladı.

    Grandi, “Sürgünde doğan bu kadar çok çocuğun trajedisi, çatışma ve şiddeti önlemek ve sona erdirmek için çok daha fazla çaba sarf etmek için yeterli sebep olmalıdır.” dedi.

    2020’nin sonunda 5,7 milyon Filistinli de dahil olmak üzere yaklaşık 26,4 milyon insan mülteci olarak yaşıyordu.

    Yaklaşık 3,9 milyon Venezuelalı da mülteci olarak kabul edilmeden sınırlarının ötesine taşınırken, dünya çapında 4,1 milyon kişi sığınmacı olarak kaydedildi.

    2020’de en az 164 ülke Covid-19 nedeniyle sınırlarını kapattı ve bunların yarısından fazlası sığınmacılar ve mülteciler için hiçbir istisnaya izin vermedi.

    Rapora göre, geçen yıl 11 milyondan fazla insan, yerinden edildi. Bu, on yıldan fazla süren bir savaşın ardından 13,5 milyon kişinin ülke içinde veya dışında yerinden edildiği Suriye’yi de içeriyor.

    Türkiye ilk sırada

    Türkiye 3,7 milyon ile dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmaya devam ederken, onu 1,7 milyon ile Kolombiya, 1,4 milyon ile Pakistan ve Uganda ve 1,2 milyon ile Almanya izledi.

    2020 boyunca, yalnızca yaklaşık 3,2 milyon yerinden edilmiş kişi ve yalnızca 251 bin mülteci evlerine geri dönerek 2019’a göre sırasıyla yüzde 40 ve yüzde 21 düşüş kaydetti.

    Rapora göre, geçen yıl sadece 34 bin 400 savunmasız mülteci üçüncü ülkelere yerleştirildi. Bu 20 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

    Mülteci krizine çözüm için ‘egoist’ yaklaşımın bırakılması çağrısı yapan Grandi, “Küresel liderlerin ve nüfuz sahibi kişilerin farklılıklarını bir kenara bırakmasını, siyasete egoist bir yaklaşımı sona erdirmesini ve bunun yerine çatışmayı önlemeye ve çözmeye ve insan haklarına saygıyı sağlamaya odaklanmasını gerektiriyor” dedi.