Etiket: Öğrenci

  • Parkta Dehşet: Şiddet Uygulayıp Kaydettiler! Akran Zorbalığına 4 Tutuklama

    Parkta Dehşet: Şiddet Uygulayıp Kaydettiler! Akran Zorbalığına 4 Tutuklama


    Ankara’nın Keçiören ilçesinde yaşanan akran zorbalığı olayında, bir lise öğrencisinin parkta yaşıtları tarafından darbedilmesine ilişkin görüntüler sosyal medyada büyük tepki topladı. Cep telefonuyla kaydedilen görüntülerde, 4 kız öğrencinin başka bir öğrenciye fiziksel şiddet uyguladığı ve zorla özür dilettiği anlar yer aldı. Saldırganlar, mağduru hem parkta hem de cadde üzerinde tekmeleyip tehdit ederken, olaya yoldan geçen bir vatandaş müdahale ederek şiddeti durdurdu.

    Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hemen harekete geçti. Videoda yer aldıkları tespit edilen T.N.S., N.K., F.Ü. ve E.N.T. isimli dört öğrenci, polis tarafından evlerinde gözaltına alındı. Yaşları 14-15 arasında değişen bu öğrenciler, ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, dört öğrenciyi “Birden fazla kişi tarafından cebir ve tehdit kullanarak çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan tutukladı.

    İKİSİNE ADLİ KONTROL

    Videoda yer almayan fakat olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen Y.A.C. ve K.Ü. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Olay yerinde bulunan fakat 12 yaşından küçük olduğu belirlenen S.K. ise kimlik tespiti sonrası ailesine teslim edildi. Savcılık, olayla ilgili soruşturmayı genişleterek sürdürüyor.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selçuk Yöntem’den ‘Öğrencileri Serbest Bırakın’ Çağrısı

    Selçuk Yöntem’den ‘Öğrencileri Serbest Bırakın’ Çağrısı


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmalar kapsamında gözaltına alınmasıyla başlayan süreç Türkiye’nin birçok kentinde protesto edildi.

    Eylemlerde çok sayıda genç ve öğrenci de gözaltına alınırken, bunlardan birçoğu da tutuklanmıştı. Kamuoyundan gençlerin serbest bırakılması için çağrı üstüne çağrı gelirken, ünlü isimler de bu çağrılara destek verdi.

    Bir çağrı da ünlü oyuncu Selçuk Yöntem’den geldi. Yöntem gençlerin serbest bırakılması için sosyal medyadan bir paylaşım yaptı.

    Instagram’dan bir paylaşım yapan Yöntem, “Demokratik haklarını kullanarak taleplerini dile getiren gençleri serbest bırakın! Onları özgürlüklerinden ve eğitim haklarından mahrum bırakmanın kime ne faydası var?” ifadelerini kullandı.

    Yöntem’in paylaşımına sosyal medyadan beğeni yağdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı

    KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), geçtiğimiz ay bir öğrencinin başörtüsü nedeniyle İrsen Küçük Ortaokulu’na alınmaması üzerine başlayan tartışmalar sonrasında, hükümet önceki tüzüğü değiştirme kararı almış; ancak gelen tepkiler üzerine düzenleme geri çekilmişti. Şimdi ise daha kapsamlı bir düzenlemeyle başörtüsüne yeniden yasal çerçevede onay verildi.

    Lise öğrencilerinin inançları gereği başörtüsü takabilmesinin önünü açan disiplin tüzüğü değişikliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan değişiklikle birlikte ortaöğretim kurumlarındaki kılık kıyafet kuralları yeniden düzenlendi.

    Yeni düzenlemeye göre, lise düzeyindeki öğrenciler okul üniformasını kapatmamak koşuluyla inançlarına uygun kıyafetleri giyebilecek. Tüzük ile lise öğrencilerinin inançları gereği başlarını örtmesi serbest bırakıldı.

    Öte yandan, ilahiyat eğitimi veren Hala Sultan Koleji’ne özel bir madde de yer aldı. Bu okuldaki kıyafet düzenlemesi okul yönetimi tarafından belirlenecek ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulacak. Son karar ise Bakanlık tarafından verilecek.

    ORTAOKULDA SÖZ YÖNETİMDE

    Ortaokullarda ise üniforma belirleme ve başörtüsü gibi inanca dayalı kıyafetler konusunda karar yetkisi tamamen okul yönetimlerine bırakıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı, söz konusu değişiklikle ilgili olarak tüm okullara ve sendikalara genelge gönderdi. Genelgede, kıyafetlerin öğrencinin yüzünü, kimliğini veya iletişimini engellemeyecek şekilde sade olması gerektiği vurgulandı. Peçe, burka ve nikab gibi yüzü tamamen kapatan kıyafetlerin ise eğitim ortamında yasak olduğu bildirildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Okulda Zehirlenme Şüphesi: 13 Öğrenci Hastanelik Oldu

    Okulda Zehirlenme Şüphesi: 13 Öğrenci Hastanelik Oldu


    Sivas’ta Gazipaşa Ortaokulu’nda, 5. sınıf öğrencilerinin düzenlediği yemekli etkinlik, beklenmedik bir sağlık krizine yol açtı. Öğrenciler, evlerinden getirdikleri yemekleri sınıflarında paylaşarak eğlenceli bir etkinlik düzenledi. Ancak etkinlik sonrasında bazı öğrenciler, aniden karın ağrısı şikayetiyle öğretmenlerine başvurdu.

    Şikayetlerin artması üzerine okula sağlık ekipleri çağrıldı. Sağlık ekipleri, şikayetçi olan 13 öğrenciyi hızlıca hastaneye kaldırdı. Yapılan ilk kontrollerde öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.

    Ancak gıda zehirlenmesi şüphesi üzerine, öğrencilerin yaşadığı rahatsızlığın kaynağına dair detaylı bir inceleme başlatıldı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu protestolarına ilişkin iddianame hazırlandı: 139 kişiye 3 yıla kadar hapis ve siyasi yasak

    İmamoğlu protestolarına ilişkin iddianame hazırlandı: 139 kişiye 3 yıla kadar hapis ve siyasi yasak


    REKLAM

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “yolsuzluk” ve “terör” soruşturmaları kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alınıp ardından 23 Mart’ta tutuklanmasıyla başlayan protestolara ilişkin savcılık iddianamesi hazırlandı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kamu davası olarak hazırlanan iddianamede, 23 Mart – 26 Mart tarihleri arasında gözaltına alınan 139 kişi hakkında 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri kanuna muhalefet suçu iddiasıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası isteminde bulunuldu.

    Aynı zamanda bu kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 53/1 maddesi uyarınca siyasi yasak talep edildi.

    2019 yerel seçimleri öncesi Ekrem İmamoğlu’nun kampanya sloganına dönüşen “Her şey çok güzel olacak” cümlesinin mimarı olan 22 yaşındaki Berkay Gezgin de iddianamede hakkında hapis ve siyasi yasak cezası talep eden kişiler arasında yer aldı.

    Gezgin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından Parti Meclisi’ne aday gösterilmişti.

    İddianamede ayrıca, 139 kişi arasında yer alan dört kişi Alp Bartu Şentürk, Doğukan Şengil, Emine Defne Yenihayat ve Murat Sarp Aşık’ın 28 Mart re’sen tahliye edildiği belirtildi.

    Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta tutuklanmasının ardından İstanbul Valiliği dört gün süreyle kent genelinde toplanma ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklandığını açıklamıştı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, İstanbul Valiliğinin 4 gün süre ile verilen yasaklama kararının tebliğ edilmesine rağmen toplanan kalabalığın dağılmamakta ısrar ettiği belirtilerek, “kolluk kuvvetlerinin orantılı müdahalesi ile gözaltıların yapıldığı” ifade edildi.

    Ayrıca, İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 19 Mart ve sonraki günlerde İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de toplanma çağrısı yaptığı da hatırlatıldı.

    Savcılık açıklama yaptı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamedeki siyasi yasak talepleriyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Son dönemlerde meydana gelen toplumsal olaylara ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığımızca hazırlanan iddianamelerde öğrencilere özellikle siyasi yasak talep edildiği yönündeki yalan ve manipülatif nitelikli haberler ve söylemlerle ilgili olarak; Bilindiği üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi gereğince ceza ve infaz sistemimizde suç ayrımı olmaksızın tüm kasten işlenen suçlarda mahkumiyetin doğal sonucu olarak aynı maddede belirtilen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirleri herhangi bir talep olmaksızın uygulanmaktadır,” ifadelerini kullandı.

    İmamoğlu’ndan iddianameye tepki

    23 Mart’ta tutuklanarak Silivri’deki Marmara Cezaevine gönderilen CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya platformu X’ten yaptığı bir paylaşım ile söz konusu iddianameye tepki gösterdi.

    İmamoğlu, “18-22 yaşındaki gençlere siyasi yasak vermek için iddianame düzenleyerek gençlerden korktuğunuzu ilan ediyorsunuz. Yazıklar olsun size!” ifadelerini kullandı.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u da hedef alan İmamoğlu, “Adaletten sorumlu kişi her gün bir tuşa basılmış gibi, bant kaydı dinletir gibi ‘yargı bağımsızdır’ demeye devam ediyor. Hadi oradan! Yargının gerçekten hür ve bağımsız olduğu bir ülkede her gün bu hatırlatılır mı?” sözlerini dile getirdi.

    İmamoğlu, protesto gösterilerinde tutuklunan gençler için Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) ve milletvekillerine de çağrıda bulundu.

    İmamoğlu, “Her olayda Cumhurbaşkanını savunma ihtiyacı ile yazılı açıklamada bulunan siyasi partiye sesleniyorum. Adalet elden gitti gidiyor. Adaletin olmadığı yerde hiçbir çözüm ve barış girişimi başarıya ulaşamaz. Lütfen bu millete adalet konusunda da duyarlı olduğunuzu gösterin,” dedi.

    REKLAM

    Milletvekillerine de seslenen İmamoğlu, “TBMM çatısı altındaki partiler ve milletvekilleri, Meclisi etkisiz hale getiren bu sistemin geldiği son noktada; gençlere gösterilen zulme karşı şimdi SIRA SİZDE. Milletvekilleri olarak gençler için elinizde ne yetki varsa birlikte kullanın, topyekün harekete geçin,” sözlerini dile getirdi.

    Ne oldu?

    İmamoğlu, 18 Mart’ta İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alınmış daha sonra da 23 Mart’ta ‘yolsuzluk’ soruşturmasından tutuklanmıştı. Tüm bu süreç, İBB Başkanı’na son haftalarda açılan soruşturmaların ardından ve CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığı ön seçiminin öncesinde geldi.

    Bu soruşturmaların başlangıcında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu,” demişti.

    Ancak İmamoğlu, tutuklanmasıyla aynı gün 15 milyona yakın oyla CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildi. Ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı. İmamoğlu’nun yerine CHP’li Belediye Meclis Üyesi Nuri Aslan İBB Başkanvekili olarak seçildi.

    REKLAM

    İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanmasıyla tetiklenen kitlesel protestolar, Türkiye’de on yıldan uzun süredir görülen en büyük gösterilere dönüştü. Polis, protestolara karşı biber gazı, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile karşılık verdi. İstanbul başta olmak üzere ülkenin birçok büyük şehrinde güvenlik güçleri göstericilere sert müdahalelerde bulunuyor.

    Eylemlerle birlikte gözaltı ve tutuklama sayıları da artıyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Ankara’daki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada protestoları ‘şiddet hareketi’ olarak nitelendirdi.

    Ekonomistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın lirayı desteklemek için İmamoğlu’nun gözaltında bulunduğu üç gün içinde 25 milyar dolara kadar müdahalede bulunduğunu tahmin ediyor.

    REKLAM

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Okul Servisi Devrildi! Korku Dolu Anlar Kameraya Yansıdı

    Okul Servisi Devrildi! Korku Dolu Anlar Kameraya Yansıdı


    Mersin Erdemli’de saat 17.30 sıralarında ilçeye bağlı 1600 rakımda bulunan Sorgun Mahallesi sınırlarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Murat S. (34) idaresindeki 33 AKJ 880 plakalı servis minibüsü, karlı buzlu yolda kayarak devrildi.

    Yan yatan minibüste bulunan meslek lisesinde eğitim gören 6 öğrenci ile sürücü kazadan yara almadan kurtuldu. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Korku yaşayan öğrencilerin sağlık kontrollerinin yapıldığı olumsuz bir durum olmadığı öğrenildi.

    Okul Servisi Devrildi! Korku Dolu Anlar Kameraya Yansıdı - Resim : 2
    Öte yandan kaza anı, o sırada cep telefonuyla çekim yapan bir öğrencinin cep telefonu kamerasına yansıdı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de Öğrencilere Çağrı: ‘Trump Göreve Başlamadan Kampüse Dönün’

    ABD’de Öğrencilere Çağrı: ‘Trump Göreve Başlamadan Kampüse Dönün’


    ABD’de 1,1 milyondan fazla uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan üniversitelerin bazıları, Donald Trump’ın görevi devraldıktan sonra yaşanabilecek gelişmelere karşı şimdiden tedbir almaya başladı. CNN’in derlediği bilgilere göre, en fazla yabancı öğrenciye ev sahipliği yapan New York Üniversitesi (NYU) başta olmak üzere Cornell Üniversitesi ve Güney California Üniversitesi gibi birçok büyük üniversitenin yönetimi, öğrencilerini Trump dönemi konusunda uyardı.

    Halen kış tatilinde olan uluslararası öğrencileri, 20 Ocak 2025’te gerçekleştirilecek yemin töreninden önce ABD’ye dönmeleri konusunda uyaran üniversiteler, bu süreçte Trump’ın seyahat ve vize yasağı getirebileceği konusundaki endişelerini aktardı. 2017’de başkanlık koltuğuna oturduğu dönemde bazı ülkelere seyahat yasağı getiren Trump’ın uygulamalarına atıf yapan üniversite yönetimleri, yeni dönemde neyle karşılaşacaklarından emin olmadıklarını belirterek öğrencilerden kampüse 20 Ocak’tan önce dönmelerini istedi.

    TRUMP’IN SEYAHAT YASAĞI

    ABD Başkanı seçilen Trump, ilk başkanlığı döneminde, nüfusunun çoğunluğu Müslüman 7 ülkeden ABD’ye girişlere kısıtlamalar getirmiş, bu politikası nedeniyle, o sırada yurt dışında bulunan binlerce öğrenci mahsur kalmıştı.

    Trump, bu yıl seçim kampanyaları sırasında, düzensiz göçmen sorunuyla ilgili sınırları kapatmayı ve söz konusu “seyahat yasağını” daha da güçlendirerek geri getirmek istediğini dile getirmişti.

    ABD Dışişleri Bakanlığınca kısmen finanse edilen bir veri projesi olan Open Doors’a göre, 2023-24 akademik yılında ülke dışından 1,1 milyondan fazla öğrenci ABD’deki kolej ve üniversitelere kayıt yaptırdı.

    ABD’de Hindistan’dan gelen öğrenciler ilk sırada yer alırken, onu Çin ve Güney Kore takip ediyor. Hint ve Çinli öğrencilerin toplamı, ABD’deki tüm uluslararası öğrencilerin yarısından fazlasını oluşturuyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Öğrenci Yurdunda Patlama: 1 Öğrenci Ağır Yaralandı

    Öğrenci Yurdunda Patlama: 1 Öğrenci Ağır Yaralandı


    Isparta Modernevler Mahallesi’ndeki bir öğrenci yurdunun bodrum katında önce patlama oldu, ardından yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, AFAD ve doğalgaz ekipleri sevk edildi.

    ELLERİ, AYAKLARI VE YÜZÜ YANDI

    Patlamanın olduğu odada kalan Süleyman Demirel Üniversitesi Radyo ve Televizyon 3. sınıf öğrencisi Ramazan Kazak (25) yaralandı. Elleri, ayakları ve yüzünde yanıklar oluşan Kazak, sağlık ekiplerince önce Isparta Şehir Hastanesine kaldırıldı, ardından Antalya Şehir Hastanesine sevk edildi.

    Yapılan incelemede, patlamanın, odada bulunan çok sayıdaki çakmak gazı tüpünden kaynaklandığı belirlendi. Yurtta kalan öğrenci Ahmet Reyhan, gazetecilere, bir anda bir patlama sesi duyduklarını ve hemen dışarıya çıktıklarını söyledi. Patlama sonrası yangın çıktığını anlatan Reyhan, “Alt kattaki odada patlama olmuş, bir yaralı vardı. Hastaneye kaldırdılar.” dedi.

    Kerim Remli de arkadaşıyla patlamanın olduğu odanın yanındaki odada kaldığını, patlamanın ardından alevleri fark ettiklerini belirterek, alevlerin kendi odalarına sıçradığını ve kapının yıkıldığını kaydetti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş’te ‘Z Kuşağı Devrimi’: Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak?

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş’te ‘Z Kuşağı Devrimi’: Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak?


    EGEMEN İSAR-SERBEST GÖRÜŞ

    Bangladeş’te çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu protestolar, dünya tarihine geçecek bir kazanımla sonuçlandı ve Şeyh Hasina Vecid’in istifa etmesine neden oldu, peki bundan sonra ne olacak?

    300 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

    Güney Asya ülkesi Bangladeş’te, Şeyh Hasina’nın başbakanlığında ülkeyi yöneten Avami Birliği Partisi, tepki çeken bir karara imza atmıştı. 1971 yılında gerçekleşen Bangladeş’in bağımsızlık savaşında şehit düşmüş veya gazi olmuş kişilerin çocuklarına ve torunlarında kamuda yüzde 30’luk bir kontenjan ayrılacağı açıklanmıştı.

    Kovid-19 pandemisine rağmen, ekonomik büyümede başarılı bir performans çizen fakat yaşam maliyetinin yüksek olduğu, enflasyonun giderek arttığı ve işsizliğin, özellikle genç işsizliğin nüfusa oranla epey fazla olduğu ülkede, ‘kota’ adıyla bilinen bu düzenleme teklifi, sokaklara taşan halk tarafından protesto edildi.

    Protestoyu başlatan ve çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu eylemciler, 3 hafta boyunca sokaklardaydı. Başbakan Hasina ve yönetiminin son yıllardaki baskıcı politikası eylemlerde de devam etti ve protestoları kanla bastırmaya çalıştılar. Protestolarda toplamda 300 kişi hayatını kaybetti.

    Bangladeş’in kurucu Cumhurbaşkanı, istifa eden Hasina’nın babası Şeyh Bangabandhu Mujibur Rahman’ın heykelleri yıkıldı

    PROTESTOLARLA GELEN KAZANIM

    Protestolar sonucu Hasina görevinden istifa ederek Hindistan’a kaçtı. Göstericiler ise Dakka’daki başbakanlık konutuna kadar girdi. Protestolar kazanımla sonuçlandı ve eylemcilerin istediği şekilde yeniden düzenlendi. Protestoyu başlatan ve öncülük edenlerin büyük çoğunluğu öğrenci olduğu için, Bangladeş’te yaşanan bu değişime ‘Gen Z Revolution’ Türkçesiyle ‘Z Kuşağı Devrimi’ de deniyor.

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 2
    Nobel Ödüllü Muhammed Yunus

    SÜREÇ NASIL DEVAM EDECEK?

    Geçmişte Nobel Barış Ödülü’nü kazanan Muhammed Yunus’un başkanvekilliğinde bir geçici hükümet kuruldu ve haftalar süren protestolar son buldu. Bangladeş, geçici hükümetle bir süre yönetilecek. Ardından yeniden bir seçim olacak. Devrik Başbakan Hasina’nın oğlu Sajeeb Wajid Joy, geçici hükümet seçimlere gitmeye karar verdiğinde annesinin ülkeye döneceğini, yeniden aday olup olmayacağının ise kesin olmadığını söyledi.

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 3

    Gerçek Gündem’e konuşan, Bangladeş’ten Türkiye’ye üniversite okumaya gelen S.R.E, ülkesindeki öğrenci hareketlerinin kısa tarihine değinerek hem protesto sürecini hem geçici hükümetin başa geliş sürecini hem de ‘Bangladeş’te şimdi ne olacak?’ sorularına dair yanıtlarını paylaştı.

    ‘ÖĞRENCİ HAREKETİNİN ÖZEL BİR YERİ VAR’

    S.R.E, 1952 yılında Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesinden sonra Bengal Dil Hareketi’nin başlattığı eylemsellikler kapsamında 21 Şubat 1952 tarihinde bir eylem düzenleyen Bangladeşli üniversite öğrencilerinin katledilmesiyle başlayan ve BM’nin “Anadil” günü ilan ettiği tarihsel olayı hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

    “Bangladeş’te öğrenci hareketi her dönemde vardı. Biz eskiden Pakistan’ın bir parçasıydık. Onların dili Urduca. Pakistan, Doğu Pakistan’ın yani şu anki Bangladeş’in resmi dilinin Urduca olduğunu söylemesi ve bu konuda baskı yapmasının ardından öğrenciler sokağa çıkmıştı. Biz her 21 Şubat’ta bu olayı anıyoruz. 21 Şubat, 1999’da ‘Anadil Günü’ ilan edildi. Bu sebeple öğrenci hareketinin özel bir yeri vardır Bangladeş’te. 1971’da Pakistan’a karşı verdiğimiz bağımsızlık savaşında da öğrenciler savaştı. En merkezi üniversitemiz Dakka Üniversitesi, öğrenci hareketine önderlik ediyor. Geçmişte olduğu gibi, son eylemlerde de Dakka Üniversitesi eylemlere önderlik yaptı. Bangladeş’teki öğrenci hareketinin zengin bir geçmişi var. Geçmişte de eylemler yapıyordu, hala yapıyor. Üniversite içinde de güncel politik konulara ilişkin tartışmalar oluyor. Çok aktifler.”

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 4

    ‘KONUŞMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN OLMAMASI EYLEMLERİN ÖNÜNÜ AÇTI’

    Öğrenci hareketi güçlü olsa da ülkeyi yöneten Avami Partisi’nin ve Hasina’nın son 10-15 yılda başta öğrenci hareketi olmak üzere muhalif kesime ciddi baskı uyguladığını söyleyen S.R.E, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şeyh Hasina’nın başında olduğu Avamilik, son 10-15 yılda başta öğrenciler olmak üzere, kendilerine eleştiri getiren getirmeyen birçok kesime baskı uyguluyordu. Ülkede ciddi bir baskı vardı. Her gelen iktidar bunu yapıyordu fakat Avamilik bunu çok sert bir şekilde yaptı. Avami Birlik Partisi, bizim Atatürk’ümüz Bangabandhu Şeyh Muciburrahman’ın partisi. Özgürlük savaşımızı yöneten parti Avami Partisi’ydi. Köktenci, Radikal İslamcılarla mücadele ediyor. Bangladeş’in ilerici, laik, seküler kesiminin partisi. Bu düşünceye sahip olan kesim her zaman Avami’ye destek vermişti. Biz de Avamliği seviyoruz çünkü bağımsızlık savaşımıza önderlik yaptı. Seküler bir parti. Öğrenciler aslında sevmesi gerekirken maalesef Atatürk’ümüz Bangabandhu’nun kızı Hasina, kaçak Başbakanımız, konuşma özgürlüğü dahil birçok özgürlüğü kısıtlayınca, bu eylemler oldu. Konuşma özgürlüğünün olmaması bu eylemlerin önünü açtı.”

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 5

    ‘YOLSUZLUK CİDDİ BİR SORUNDU, ÜLKEDE DEMOKRASİ KALMAMIŞTI’

    Getirilmesi planlanan ama yapılan eylemler sonucu yeniden düzenlemeye gidilen kota sisteminin, halkın türlü sebeplerden dolayı sokağa çıkmak için beklediği fitili ateşlediğini belirten S.R.E, şunları söyledi:

    “Bu kota sistemi, bağımsızlık savaşında savaşmış, gaziler veya şehitlerin, çocuklarına ve torunlarında, evet torunlarında dahil yüzde 30’luk yer açıyordu. Kota sistemi öncesi de bağımsızlık savaşında savaşmış şehit ve gazilerin yakınları Avamliği destekliyordu ve bu kişilere alan açılıyordu. Halk, sokağa çıkmak için bir fırsat için bekliyordu zaten, bu durum kıvılcımı yaktı… Dünya genelinde son zamanlarda meydana gelen olaylar ve artan enflasyon, birçok ülkeyi etkiledi. Bangladeş’te bundan etkilendi. Tüm bunlara rağmen Bangladeş uyguladığı ekonomik programla büyük övgü almıştı. Buna rağmen ülkede büyük bir eşitsizlik söz konusuydu Bangladeş için. Belli bir kesim çok zenginleşiyor, büyük bir kesim gittikçe fakirleşiyor. Ülkeyi yöneten Şeyh Hasina’nin önderliğindeki Avami Partisi iktidarında, ülke dışına çıkarılan paralar artmıştı, yolsuzluk ciddi bir sorundu.

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 6

    Hasina, ülkenin her kademesine kendi adamlarını yerleştirmişti. Hasina kendini kraliçe olarak görmeye başlamıştı, ülkede demokrasi kalmamıştı. Bunun dışında oy vermekte sorun yaşıyorduk. İnsanlar serbest bir biçimde oy kullanamıyordu. Muhalif partilerin seçmenleri de oy vermeye korkuyordu ve bu sanki bir kültür haline dönüşüyor gibiydi. Seçim sürecinde yaşadıklarımız Rus halkının seçim zamanları yaşadıklarına benzerdi. Biz bu eleştirilerimizi açık bir şekilde dile de getiremiyorduk. Çünkü buna uygun yasalar vardı Devlete karşı çıkmış sayılıyorduk. Başımıza bela açarlardı. Sandık başında polisler duruyordu, ayrıca Avami’nin gençlik kolu Chhatra Lig de karşımızdaydı. Son protestolarda da eli silahlı bir şekilde öğrencilere karşı çıktı Chhatra Lig. Öğrencilerin yanlarında olmaları gerekirken olmadılar. Devlet onlara altyapı oluşturarak silah verdi. Bir nevi paramiliter güçtüler.”

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 7

    ‘SON YILLARDA FAŞİZM ORTAYA ÇIKTI’

    S.R.E, sözlerine, “Tüm bunlar halkın öfkesine neden oldu. Tamam yolsuzluk yapıyordu Avami Partisi, onu yüzde yüz desteklemiyorduk ama azınlık hakları, Bangladeş’te Hindular var, Hristiyanlar var Budistler var, bunların haklarını koruma konusunda olsun, özgürlük savaşımızın değerlerini koruma konusunda, sekülerizmi koruma konusunda büyük sözler etti Avami Partisi. Avamiliğin ana gücü bunlar olmuştu. Ama son yıllarda bir faşizm ortaya çıktı. Ve bu devlet için kötü bir geleceğe neden oldu. Aslında halk Avamiliği seviyordu, bizim bağımsızlık savaşımızda yer aldı. Şimdi ise Avami Partisi, Şeyh Hasina’nın kötü yasaları ve faşizmi nedeniyle çökmüş diyebiliriz” diye devam etti.

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 8

    ‘PROTESTOCULAR KÖKTEN DİNCİ OLMAKLA SUÇLANDI’

    Bangladeş’teki genç işsizliğin sokak eylemlerini ne ölçüde etkilediği sorusunu cevaplayan S.R.E, şu ifadeleri kullandı:

    “İşsizlik oranımız çok büyük. Öğrenciler iş bulmak için çok çalışıyor. Çok büyük bir nüfusumuz da var. İş bulma konusunda büyük bir rekabet de söz konusu. Öğrenciler iş bulamazken, bağımsızlık savaşında mücadele etmiş gazilerin ve şehitlerin torunlarına kadar devlet içinde yüzde 30 kontenjan açılırsa tabii ki öğrenciler buna karşı tepki gösterecekti. Az önce söylediğim gibi bu durum fitili ateşledi. Bunun kadar olmasa da benzer bir protesto daha olmuştu 2018 yılında. Ben de o zaman liseye gidiyordum. Sokaklarda kötü trafik kurallarına bağlı kazalar meydana geliyordu. Sokaklar ve yollar güvenli değildi. Bunu protesto eden öğrenciler ise kökten dinci Bangladeş Cemaat-i İslami’nin gençlik kolu olan Şibir’e üye olmakla suçlanıyordu. Şibir olmak Bangladeş’te büyük bir suç. (Cemaat-i İslami Partisi, 1 Ağustos 2013 tarihi itibarıyla Bangladeş Yargıtayı tarafından yasadışı ilan edilmişti.)

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 9

    Şibir’in bağlı olduğu partinin kanlı bir geçmişi var. Öğrenciler bu şekilde terörize edilmemek için sokağa çıkmaya korkuyordu. Ben de o zamanlar sokağa çıkmıştım. Hükümeti protesto ettiğinizde size Cemaat-i İslami gözüyle bakılıyordu. “Başka görüşten olamazlar, bunlar Cemaat-i İslami’dir” deniyordu protestolara katılanlara. Veya bunlar Pakistan, Çin desteklidir deniliyordu Hasina başbakanken. Şimdi Hasina Hindistan’a kaçtı. O kadının da başka bir hayat hikayesi var. Onun tüm ailesi 1975’teki darbede öldürüldü. Şeyh Bangabandhu da o darbede öldürüldü. Onun kızı Hasina ve Hasina’nın bir kız kardeşi sağ olarak kalmıştı. Almanya’daydı o zamanlar. Sonra iktidara geldi, çok büyük başarılar elde etti ama faşist olduğu ve demokrasiye saygı göstermediği için şimdi böyle bir şey yaşadı.”

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 10

    BUNDAN SONRA NE OLACAK?

    Bangladeşli üniversite öğrencisi, protestolar sonrası süreçle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı.

    “Bangladeş’te her zaman faşizm vardı. Siyasal altyapı içinde her zaman mevcuttu. Protestolar sonrası bile faşizm bir daha gelmeyecek diyemeyiz. Bunu ön göremeyiz. Geçici hükümet kuruldu. Biz buna hükümet demiyoruz Bengalce’de Muhammed Yunus’a da başbakan demiyoruz. Bakanlara da bakan demiyoruz. Çünkü demokratik bir şekilde gelmedi. Kötü anlamda söylemiyorum. Üstelik bu geçici hükümet. Biz Dr. Yunus’tan çok umutluyuz. Ünlü bir kişi dünya çapında. Bilge biri. Fakat şöyle bir sorun var, Dr. Yunus’tan hiçbir zaman siyaset yapmadı. Uzaktan gördü. Hiçbir zaman bir siyasi partinin içinde bulunmadı. Bu beni endişelendiriyor. Bence Bangladeş, hatta her ülke için, yönetimde olacak kişinin siyasi geçmişi önemli. Yine de Dr. Yunus çok iyi ve tarafsız bir insan. Eğer birini seçmemiz gerekseydi, bu kesinlikle Dr. Yunus olmalıydı. Umut görüyoruz çünkü bu geçici hükümette 16 kişilik bir bakanlık ekibi kuruldu, Yunus’un danışmanlığında. Bu kişiler arasında protestolara rehberlik eden 2 öğrenci lideri de bulunuyor. Bangladeş tarihinde olmadı, dünya tarihinde olmuş mudur bilmiyorum. Bu bizim için mutlu edici bir şey tabii ki ama süreç her şeyi gösterecek.

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 11

    Şöyle bir endişem de var; Dr. Yunus ve ekibi şimdiki durumu düzeltemezse, bizdeki iki parti, Avami ve Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP), BNP’nin içinde Cemaat-i İslami’den kişiler de var ve BNP Pakistan yanlısı bir parti, bunlardan biri başa gelirse her şey daha da kötü olabilir. Protestoya katılan öğrenciler ne BNP’yi ne da Avami’yi istiyor. Bu iki partiyi de istemiyor. BNP’de ülkeyi yönettiği dönemlerde faşistti ve biz onların yönettiği dönemde de iyi bir Bangladeş göremedik. BNP başımıza gelirse Hindistan ile düşmanlık içinde yaşarız, Avami başa gelse Pakistan ile düşmanlık yaşarız. Biz daha demokrat ve bağımsız yeni bir anlayış, oluşum istiyoruz. Dr. Yunus mevcut durumu ne kadar toparlayabilir? Bunu en az 2-3 ay sonra göreceğiz ama Bangladeş’in durumu çok kötü. Şu an aktif bir devlet olmadığı için Hindular çok büyük bir zulüm görüyor, seküler, ilerici ve ateist insanların evi yakılıyor. Kimi bunları Cemaat-i İslam yapıyor diyor, kimisi Avami yapıyor diyor. Avami yapıyor diyenler, ‘Şeyh Hasina ben ülkeden gittim, bakın ne oldu’ algısını yaratmak için yaptığını söylüyor. Çok karmaşık bir durumun içerisindeyiz. Bakalım Dr. Yunus ne kadar başarılı olacak.

    Öncesi ve Sonrasıyla Bangladeş'te 'Z Kuşağı Devrimi': Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak? - Resim : 12

    ‘PROTESTOYA KATILANLAR YENİ PARTİ KURABİLİR’

    Askerlerin darbe yapmak gibi bir hazırlığı, şu anda öyle bir ise girişmek gibi bir durumları yok. 2005’te askeri liderler Hasina tarafından ortadan kaldırılmıştı. Ordumuzun ‘ülkenin yönetimini ele alıyoruz’ diye bir girişimi yok. Şimdi ne olur bilemiyoruz, ordunun rolü ne olacak ileride. Polisler hala sokağa çıkmadılar. Hasina, kendi taraftarlarını polis yapmıştı. Polisler, eylemler sırasında protestocu öğrencileri öldürmüştü. Şimdi polisler kafalarını çok fazla kaldıramıyor. Cemaat-i İslam tarafları polisleri gördüğü yerde müdahale ediyor. Bazı yerlerde öldürdü bile. Polisler şimdi ciddi bir telaş içinde. Bu yüzden sokağa çıkmıyorlar. Bu Dr. Yunus’un büyük bir sınavı olacak. Polisleri kendine güvendirerek sokağa çıkartabilecek mi? Dr. Yunus, barış üzerine Nobel ödülü aldı. Şimdi Bangladeş’e ne kadar barış getirebilecek. Ben ve benim Bangladeş’te protestolara katılan arkadaşlarım endişe içinde. Yeni parti gerekiyor. Ne kadar doğru bilmiyorum ama protestoya katılan öğrencilerin kendi siyasi partilerini kuracağını duydum. Bu olursa ve gelecek seçimimiz, tarafsız ve demokratik bir şekilde organize edilirse umut görüyorum. 2007’de de geçici hükümet kurulmuştu. 1.5 yıl sonra seçime gidilmişti. Şimdi muhalifler de seçime gidilmesi için baskı yapıyor. Şimdi ne zaman seçime gidilir bilmiyorum ama 2 sene içinde gideriz diye tahmin ediyorum.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cinsel İstismarla Suçlanan Öğretmen Başka Okulda Görevlendirildi: ‘Hala Öğretmenlik Yapmasını Kabul Edemiyoruz’

    Cinsel İstismarla Suçlanan Öğretmen Başka Okulda Görevlendirildi: ‘Hala Öğretmenlik Yapmasını Kabul Edemiyoruz’


    İzmir’in Bayındır ilçesinde bulunan bir ortaokulda görev yapan Fen Bilgisi öğretmeni F.Ş. hakkında “Basit yaralama, sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçlamalarıyla iddianame hazırlandı.

    İstismara uğradığı öne sürülen 12 yaşındaki N.T.’nin avukatı Selen Göreci Palavar, hazırlanan iddianameye itiraz etti. İstismar şüphelisi F.Ş.’nin başka bir okulda görevlendirilmesine de tepki gösterilirken, konu Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Bayındır Kaymakamlığı’na bildirildi.

    Cumhuriyet’ten Rengin Temoçin’in haberine göre, avukat Palavar, konuya ilişkin “Şüphelinin yaz dönemi meslek içi eğitimlere katıldığını ve yeni dönem için de başka bir okula görevlendirildiğini sehven öğrendik. Dosya kapsamına sunduğumuz deliller ve ihbarlar sonucu şahsın pedofili olma şüphesi yüksekken hâlâ öğretmenlik yapması ve çocuklarla toplumda temas halinde olmasını kabul edemiyoruz. Şüpheli hakkında yeni ihbarlar, yeni bilgiler alıyoruz. Şahsı tanıyan herkes hareket ve davranışlarındaki tutumdan her zaman kendisinden şüphelendiklerini belirtiyor” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***