Etiket: Nükleer silahlar

  • Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran’ın nükleer faaliyetleri hakkında toplantı düzenledi

    Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran’ın nükleer faaliyetleri hakkında toplantı düzenledi


    Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

    Ülkeler zirvede, iş birliğinden kaçındığı için İran’a karşı bir karar tasarısının oylanıp oylanmayacağını tartışacak.

    REKLAM

    Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nda (UAEK), İran’ın nükleer programını görüşmek üzere Viyana’da üç günlük yönetim kurulu toplantısına başlanıldı.

    Zirve, Genel Direktör Rafael Grossi’nin iş birliğini geliştirmek amacıyla Tahran’da İran hükümetiyle yaptığı görüşmelerden birkaç gün sonrasına planlandı.

    Associated Press (AP) muhabirlerinin incelediği gizli bir raporda, İran’ın nükleer programını dizginlemesi yönündeki uluslararası baskılara meydan okuduğu ve silah üretmek için gerekli seviyeye kadar zenginleştirilmiş uranyum stokunu arttırdığı gösterildi.

    Birleşmiş Milletler (BM) Gözlemci Örgütü, doğal olarak oluşan radyoaktif bir element olan uranyumun “belirli türdeki nükleer reaktörler ve nükleer silahlar için yakıt üretmek amacıyla” zenginleştirilmesi gerektiğini söylüyor.

    IAEA’nın tanımına göre, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 42 kilogram uranyum, yüzde 90 oranında zenginleştirildiğinde bir atom bombası üretilebiliyor.

    UAEK ülkeleri zirvede İran’a karşı bir karar tasarısını oylayıp oylamamayı tartışacak. Bu hamle İran’a karşı sert bir tutum takınılmasını destekleyenler için de önemli bir adım olacak.

    Çeşitli medya kuruluşları iki gizli raporda, Batılı güçlerin İran’a karşı karar tasarısı için baskılarından vazgeçmeleri koşuluyla, Tahran’ın yüzde 60 saflıktaki zenginleştirilmiş uranyumu genişletmemeyi teklif ettiğinin yer aldığını bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin: Batı’nın Ukrayna’ya asker göndermesi gerçek bir nükleer savaş riskine yol açar

    Putin: Batı’nın Ukrayna’ya asker göndermesi gerçek bir nükleer savaş riskine yol açar


    Rusya Devlet Başkanı Putin, Fransa’nın Ukrayna’ya asker gönderme teklifini eleştirerek, “Batılı ülkeler bizim de kendi topraklarındaki hedefleri vurabilecek silahlara sahip olduğumuzun farkına varmalı.” dedi.

    REKLAM

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya savaşmak için asker göndermeleri durumunda “gerçek bir nükleer savaş riski olduğunu” söyledi. 

    Ülkesinin Batı’daki hedefleri vuracak silahlara sahip olduğu tehdidinde bulunan 71 yaşındaki Putin, Rusya’nın son derece modernize edilmiş ve dünyanın en büyüğü olan nükleer cephaneliğinden övgüyle söz etti.

    Parlamentoya ve ülkenin diğer elit üyelerine hitap eden Putin, Batılı liderlerin, Rusya’nın kendi iç işleri olarak nitelendirdiği konulara karışmalarının ne kadar tehlikeli olabileceğini anlamadıklarını kaydetti. 

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Avrupalı NATO üyelerinin Ukrayna’ya kara birlikleri göndermesi fikrini sert şekilde eleştiren Putin, “Batılı ülkeler bizim de kendi topraklarındaki hedefleri vurabilecek silahlara sahip olduğumuzun farkına varmalı. Tüm bunlar gerçekten de nükleer silahların kullanılacağı ve medeniyetin yok olacağı bir çatışmayı tehdidini ortaya çıkarıyor. Bunu anlamıyorlar mı?!” dedi. 

    Macron’un teklifi, ABD, Almanya, İngiltere ve diğerleri tarafından reddedilmişti. 

    Hitler ve Napolyon hatırlatması

    20 yılı aşkın bir süredir Rusya’yı yöneten 71 yaşındaki Putin, 6 yıllık bir dönem için yeniden seçilmesine kesin gözüyle bakılan 15-17 Mart başkanlık seçimleri öncesinde konuştu.

    Batılı siyasetçilere, geçmişte ülkesini başarısız bir şekilde işgal eden Nazi Almanyası’nın Adolf Hitler’i ve Fransa’nın Napolyon Bonapart’ı gibi kişilerin kaderini hatırlatan Putin, “Ama şimdi sonuçları çok daha trajik olacak. Bunun (savaşın) bir çizgi film olduğunu düşünüyorlar” dedi.

    Ukrayna’daki savaş Moskova’nın Batı ile ilişkilerinde 1962 Küba füze krizinden bu yana yaşanan en kötü krizi tetikledi. 

    Putin, daha önce NATO ile Rusya arasında doğrudan bir çatışmanın tehlikeleri konusunda uyarmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO, Soğuk Savaş döneminin Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması’nı askıya aldı

    NATO, Soğuk Savaş döneminin Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması’nı askıya aldı


    NATO, Rusya’nın çekilmesinin ardından Soğuk Savaş döneminden kalma Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması’nı askıya aldı.

    REKLAM

    NATO, Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması’nı (AKKA) resmen askıya aldığını duyurdu. Bu adım, Rusya’nın Soğuk Savaş döneminden kalma bu güvenlik anlaşmasından çekilmesinin ardından atıldı. 

    Merkezi Brüksel’de bulunan NATO, “Müttefik taraf devletlerin antlaşmaya uyduğu, Rusya’nın ise uymadığı bir durum sürdürülemez” dedi. 

    İttifak ayrıca imzacı üyelerinin anlaşmaya katılımlarını dondurduklarını açıkladı.

    NATO, anlaşmayı imzalayan müttefiklerinin “uluslararası hukuktan doğan haklarına uygun olarak AKKA’nın işleyişini gerekli olduğu sürece askıya alma niyetinde olduklarını” kaydetti. 

    Açıklamada, NATO, üyelerinin “mevcut güvenlik ortamı ve bunun ittifakın güvenliği üzerindeki etkileri konusunda istişarelerde bulunmaya ve bunları değerlendirmeye” devam edeceği ifade edildi. 

    NATO’nun 31 üyesinin çoğu, Kasım 1990’da Soğuk Savaş’taki rakiplerinin ortak sınırlara ya da sınırların yakınına kuvvet yığmasını önlemeyi amaçlayan AKKA’yı imzaladı. 

    “Güvenlik çıkarları açısından kabul edilemez”

    Moskova, bu sabah anlaşmadan çekilme kararını kesinleştirdiğini açıkladı. Bu adım, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in önerdiği ve parlamentonun her iki kanadının da AKKA’yı kınayan bir tasarıyı onaylamasının ardından geldi. Putin söz konusu tasarıyı bu yılın mayıs ayında imzalayarak yürürlüğe sokmuştu.

    Anlaşma, Rusya ve ABD’nin dahil olduğu ve son yıllarda yürürlükten kalan birkaç önemli Soğuk Savaş dönemi anlaşmasından biri olarak kabul ediliyordu. 

    Rusya Dışişleri Bakanlığı, anlaşmadan resmi olarak çekilme sürecinin tamamlandığını duyurdu.

    Bakanlık, açıklamasında “Avrupa’da konvansiyonel silah kontrolünün uygulanabilirliğini yeniden tesis etmenin yolları üzerine bir diyalog için kapıyı açık bıraktık. Ancak muhaliflerimiz bu fırsattan yararlanmadılar.” dedi.

    Ukrayna’daki gelişmeler ve NATO’nun son dönemdeki genişlemesini gerekçe gösteren bakanlık, anlaşmanın “resmi olarak korunmasının bile” “Rusya’nın temel güvenlik çıkarları açısından kabul edilemez” olduğunu kaydetti. 

    Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’ya savaş açmasının ardından, NATO üyeleri Polonya, Slovakya, Romanya ve Macaristan ile de sınırı olan komşu ülkeye yüz binlerce Rus askeri gönderdi.

    Moskova, 2007 yılında bu anlaşmaya katılımını askıya almış ve 2015’te de tamamen çekilme niyetini açıklamıştı. 

    Rusya, nükleer denemeleri yasaklayan anlaşmadan çekildi

    Rusya Devlet Başkanı Putin, geçtiğimiz hafta “Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Anlaşması”nın (CTBT) onaylanmasını iptal eden yasayı imzaladı.

    Putin, bu adımın, nükleer test yasağını imzalayan ancak onaylamayan ABD’nin tutumunu “yansıtacağını” söyledi.

    Rus parlamentosunun her iki kanadı da geçtiğimiz ay Moskova’nın tasarıyı onaylamasını iptal etmek üzere oy kullandı.

    1996’da kabul edilen CTBT, dünyanın herhangi bir yerindeki tüm nükleer patlamaları yasaklıyor, ancak anlaşma hiçbir zaman tam olarak uygulanmadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hiroşima Belediye Başkanı: Dünya liderleri nükleer caydırıcılık teorisinin saçmalığı ile yüzleşmeli

    Hiroşima Belediye Başkanı: Dünya liderleri nükleer caydırıcılık teorisinin saçmalığı ile yüzleşmeli


    Japonya’nın Hiroşima kentine atılan atom bombasının 78’inci yıl dönümüne “nükleer caydırıcılık” konusu damgasını vurdu.

    Dünyada ilk kez atom bombasının atıldığı kent olan Hiroşima’da yetkililer, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali üzerine nükleer silahların caydırıcı olarak desteklenmesi görüşünün güç kazanmasını eleştirdi.

    Kente atom bombası atılmasının 78’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde konuşan Hiroşima Belediye Başkanı Kazumi Matsui, “Dünyanın dört bir yanındaki liderler, şu anda bazı politika yapıcılar tarafından dile getirilen nükleer caydırıcılık teorisinin saçmalığı gerçeğiyle yüzleşmeli. Bizi şu anki tehlikeli durumdan ideal dünyamıza doğru yönlendirecek somut adımları derhal atmalı” dedi. 

    İki ay önce Hiroşima’da bir araya gelen dünyanın en gelişmiş ekonomisine sahip G7 ülke liderlerinin, nükleer silahların caydırıcı olarak haklılığını savunan bildiri yayınlamıştı. 

    Japonya’nın da aralarında olduğu G7 ülkelerinin liderleri, ortak bildiride nükleer silahların kullanılmaması çağrısında bulunmasına karşın, “savunma amaçlarına hizmet etmek, saldırganlığı caydırmak, savaş ve zorlamayı önlemek için bu tür silahlara sahip olmayı da haklı bulduğunu” belirtmişti.

    Hiroşima Valisi Hidehiko Yuzai de “Nükleer silahların barışı korumak için vazgeçilmez olduğunu söyleyen proaktif nükleer caydırıcılığa inananlar, sadece nükleer silahsızlanmaya doğru ilerlemeyi geciktiriyorlar.” dedi.

    Kişida: Nükleer silahsızlanma çatışmalar nedeniyle zor

    Anma törenine, atom bombası kurbanları tarafından Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na imza atmayı reddettiği için eleştirilen Japonya Başbakanı Fumio Kişida da katıldı.

    Parlamentoda Hiroşima kentini temsil eden Kişida, konuşmasında G7 liderlerinin nükleer silahsızlanma taahhüdünü ve Rusya’nın nükleer silah kullanma tehdidine yönelik kınamayı öne çıkardı.

    Kişida törende, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya giden yolun artan gerilim ve çatışmalar nedeniyle zorlaştığını söyledi. “Ancak bu durum dünyanın yeniden ivme kazanmasını daha da önemli hale getiriyor.” diye konuştu.

    Hiroşima’daki anma töreni

    Amerika Birleşik Devletleri tarafından 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan bomba sonucu 140 bin kişi yaşamını yitirdi, kent yerle bir oldu.

    Patlayan bomba ve yayılan radyasyonun etkisiyle sağ kurtulan yüz binlerce kişi ya sakat kaldı ya da ömür boyu süren hastalıklara yakalandı.

    78’inci yıl anma töreni, Amerikan B-29 uçağı tarafından bırakılan bombanın kenti vurduğu sabah saat 8.15’te barış çanının sesiyle başladı. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından barışın simgesi olarak yüzlerce beyaz güvercin uçuruldu.

    Mart ayı itibarıyla, bombadan sağ kurtulanların sayısı 113 bin 649 olarak açıklandı. Yaş ortalaması 85 olan bu kişilerin bakımı devletin sağlık sigortası kapsamında yapılıyor. Ancak ülkede, “kara yağmur” olarak adlandırılan ve hedef alanına alanın ötesine yayılan bölgedeki kurbanların hala sağlık güvencesinden yoksun olduğu bildiriliyor.

    ABD, Hiroşima’dan üç gün sonra Nagasaki kentine bir başka atom bombası atmış ve kentte 70 bin kişinin ölümüne yol açmıştı.

    Japonya’nın 15 Ağustos’ta teslim olmasının ardından İkinci Dünya Savaşı sona erdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden: Putin savaşı çoktan kaybetti; Prigojin yediklerine dikkat etsin

    Biden: Putin savaşı çoktan kaybetti; Prigojin yediklerine dikkat etsin


    ABD Başkanı Joe Biden, “(Putin’in) ne yapabileceğini ancak Tanrı bilir. Nerede olduğundan ve nasıl bir ilişkisi olduğundan emin değiliz. Ben Prigojin’in yerinde olsam, yediklerime dikkat ederdim. Gözümü menümden ayırmazdım.” dedi.

    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, Rusya lideri Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’daki savaşı çoktan kaybettiğini belirterek Kiev’in karşı saldırısının Moskova’yı müzakere masasına oturmaya zorlayacağını umduğunu söyledi. 

    Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik son saldırıları ve nükleer silah söylemlerinin yeniden gündeme gelmesine değinen Biden, Putin’in nükleer silah kullanma ihtimalinin bulunmadığını ve savaşın da yıllarca sürmeyeceği değerlendirmesinde bulundu. 

    NATO’ya yeni katılan Finlandiya’nın başkenti Helsinki’yi ziyaret eden ABD Başkanı Biden, Fin Devlet Başkanı Sauli Niinisto birlikte düzenlenen ortak basın toplantısında, “Putin savaşı çoktan kaybetti. Putin’in ciddi sorunu var. Ukrayna’daki savaşı kazanması da mümkün değil.” ifadesini kullandı.

    Biden, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen zirveye atıfta bulunarak, “NATO liderleri, bu hafta, askeri ittifakın her zamankinden daha fazla birlik içinde olduğunu dünyaya gösterdi” dedi.

    Ukrayna’ya, NATO’ya katılım davetiyesi verilmemesi meselesine açıklık getiren Biden, hiçbir ülkenin savaş halindeyken NATO üyesi olamayacağının altını çizdi.

    Ukrayna’nın halihazırda ittifaka katılmasının bir yönüyle üçüncü dünya savaşı anlamına geldiğini kaydeden Biden ama Kiev’in bir gün mutlaka NATO üyesi olacağı sözünü verdi.

    Biden, “Mesele katılmaları ya da katılmamaları değil. Mesele NATO’ya ne zaman katılacaklarıdır.” şeklinde konuştu. 

    Analistlere göre Moskova, NATO zirvesine yanıtını, Ukrayna’ya düzenlediği, dört kişinin yaralanmasına neden olan son hava saldırısı ile verdi.

    Buna karşılık Kiev, 20 Rus saldırı uçağı ve iki seyir füzesini imha ettiğini duyurdu. 

    Rusya: Ukrayna’ya verilecek F-16’lar nükleer kapasitesine sahip

    Bu arada Batı’nın Kiev’e desteğine tepki gösteren Moskova, Ukrayna’ya gönderilmesi muhtemel F-16’ların atom bombası taşıma kapasitesi nedeniyle “nükleer bir tehdit” olarak kabul göreceğini bildirdi. 

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Rusya, bu uçakların nükleer silah taşıma kabiliyetini görmezden gelemez. Hiçbir güvence da bu konuda yardımcı olmayacaktır.” ifadesini kullandı. 

    Biden ise Moskova’dan gelen açıklamayı ciddiye almadığını ima ederek bu konunun Çin tarafından bile dile getirildiğini anımsattı:

    “Putin’in nükleer silah kullanacağına dair gerçek bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. Sadece Batı değil, Çin ve dünyanın geri kalanı da oraya gitmeyin dedi” 

    Biden’dan Prigojin’e tavsiye: Yediklerine dikkat et

    Rus paramiliter grup Wagner’in kurucusu ve patronu Yevgeny Prigojin’e tavsiyede de bulunan Başkan Biden, olası bir zehirlenme hadisesine karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.

    Biden, “(Putin’in) ne yapabileceğini ancak Tanrı bilir. Nerede olduğundan ve nasıl bir ilişkisi olduğundan emin değiliz. Ben onun (Prigojin) yerinde olsam, yediklerime dikkat ederdim. Gözümü menümden ayırmazdım.” şeklinde konuştu.

    Joe Biden, son olarak halen Rusya’da cezaevinde tutulan Wall Street Journal gazetesi muhabiri Evan Gershkovich’in evine dönmesi için Rusya ile esir takası olasılığını “ciddi” şekilde düşündüğünü söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’da silahlı isyanı sonlandıran Wagner lideri Prigozhin, Blarus’a yerleşecek

    Rusya’da silahlı isyanı sonlandıran Wagner lideri Prigozhin, Blarus’a yerleşecek


    Rusya’da Savunma Bakanı ve askeri yönetimine karşı bayrak açan özel güvenik şirketi Wagner’in patronu, silahlı isyanı sonlandırdı. Kremlin de Wagner lideri Yevgeny Prigozhin hakkında açılan davanın kapatılacağını bildirdi

    Rus özel güvenlik şirketi Wagner’in patronu Yevgeniy Prigozhin, Moskova’da askeri yönetime karşı başlattığı silahlı isyanı “Rus kanı döülmesini önlemek amacıyla” sonlandırdı. 

    Prigozhin, kendisine bağlı ağır silahlara sahip savaşçılarla birlikte dün ele geçirdikleri Rostov kentinden ayrıldı.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde Wagner savaşçılarının konvoylar halinde geri çekildikleri görüldü. 

    Rusya lideri Vladimir Putin’in 23 yıllık iktidarının en ciddi meydan okuması olarak değerlendirilen ve ülkeyi iç savaşın eşiğine getiren silahlı isyanda Wagner güçleri, başkent Moskova’ya 125 kilometre mesafeye kadar yaklaşmıştı. 

    Prigozhin, “Gerilimi azaltmak ve Rus kanı dökülmesini önlemek amacıyla” söz konusu adımı attığını bildirdi.

    Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko’nun arabuluculuğuyla varılan anlaşma uyarınca Prigozhin hakkında silahlı isyan suçlamasıyla açılan ceza davasının düşürüleceğini, Prigozhin’in Belarus’a yerleşeceğini ve isyana katılan Wagner savaşçılarının (daha önce) Rusya’ya yaptıkları hizmetlerden dolayı herhangi bir cezaya çarptırılmayacaklarını söyledi.

    Yaşananları “trajik” olarak nitelendiren Peskov, Lukaşenko’nun Putin’in onayıyla arabuluculuk yapmayı teklif ettiğini ifade etti. 

    Dün sabah (24 Haziran) isyanın başlamasının ardından ulusa sesleniş konuşması yapan Putin, gelişmeleri “vatana ihanet” olarak tanımlayarak sorumluların cezalandırılacağını söylemişti. 

    Öte yandan Wagner’in yıldırım hızıyla Moskova’ya doğru ilerlemesi ve Rus güvenlik güçlerinin özel paralı askerleri durduramamasının, Putin’in nükleer silahlara sahip ülkedeki iktidarına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdiği yorumları yapıldı. 

    Uzmanlara göre, Wagner’in isyanı karşısında varlık gösterilememesi geride birçok soru işareti bıraktı.

    Prigozhin, isyanı “adalet yürüyüşü” sözleriyle tanımlamış ve Ukrayna’daki savaşı mahvetmekle suçladığı “yozlaşmış” ve “beceriksiz” Rus komutanların görevden alınmasını amaçladığını söylemişti. 

    Keza Prigozhin, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun binlerce askerin ölümünden doğrudan sorumlu olduğunu dile getirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin: Belarus’a nükleer silahların ilk sevkiyatı tamamlandı

    Putin: Belarus’a nükleer silahların ilk sevkiyatı tamamlandı


    Putin ve Lukaşenko 25 Mart’ta taktik nükleer silahların Belarus’ta konuşlandırılması için anlaşma imzalamıştı

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Belarus’a ilk nükleer silahların sevk edildiğini bildirdi. 

    St Petersburg kentindeki ekonomi forumunda konuşan Putin ilk nükleer başlıkların Belarus topraklarına ulaştığını belirtti.

    Putin, Rus televizyonlarından canlı yayınlanan konuşmasında bu sevkiyatın başlangıç olduğunu ve yaz sonunda tamamlanacağını kaydetti ve tüm sevkiyatın yıl sonunda biteceğini sözlerine ekledi.

    Putin, daha önceki açıklamalarında ilk sevkiyat için 9 Temmuz tarihini işaret etmişti. Sevkiyatın yapıldığına dair bugünkü açıklamaları ise planın öne çekildiğini gösteriyor.

    Fakat açıklama Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko’nun 25 Mayıs’ta nükleer silahların topraklarına doğru yola çıktığına dair açıklamasıyla çelişki oluşturdu.

    “Caydırıcı” olma amacında

    Putin,  Belarus’a taktik nükleer silah konuşlandırılması için Lukaşenko ile 25 Mart’ta anlaşma imzalamış ve bunun Rusya’yı stratejik olarak yenilgiye uğratmak isteyenlere karşı “caydırıcı” olma amacı taşıdığını bildirmişti.

    Anlaşmanın imzalanması, Ukrayna’daki savaşın daha da şiddetleneceği korkularını beraberinde getirdi.

    Putin, daha önceden Belarus’a gönderilen 10 uçağın bu silahları kullanmak için özel bir hangarda donanımının yapıldığını ve 1 Temmuz itibarıyla tamamlanacağını bildirmişti.

    Rusya, nisan ayı başından bu yana Belaruslu pilotlara nükleer silah kullanmak için eğitim veriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lukaşenko: Rusya taktik nükleer silahların transferine başladı

    Lukaşenko: Rusya taktik nükleer silahların transferine başladı


    Lukaşenko, Moskova’nın ülkesine nükleer silah yerleştirme planının Batı’nın tehdidi altındaki Belarus’un korunmasına katkıda bulunacağını belirtmişti.

    Rusya, taktik nükleer silahların komşusu ve müttefiki Belarus’a yerleştirilmesi planı için harekete geçti. 

    Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile Belarus Savunma Bakanı Viktor Hrenin, dün Belarus’un başkenti Misnk’te Belarus’ta taktik nükleer silahların konuşlandırılmasına ilişkin planı imzaladı.

    Şoygu, Belaruslu mevkidaşıyla yaptığı toplantıda Batı’nın Ukrayna’daki çatışmaları uzatmak ve tırmandırmak için elinden gelen herşeyi yaptığını kaydetti ve “Batı toplu olarak ülkelerimize karşı esasen ilan edilmeyen bir savaş açtı.” ifadelerini kullandı.

    Rusya Savunma Bakanlığı imzalanan belgelerin taktik nükleer silahların Belarus’ta depolanması işlemleriyle ilgili olduğunu belirtti.

    Lukaşenko: Transfer çoktan başladı

    Öte yandan, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko gazetecilere yaptığı açıklamada nükleer mühimmatın ülkesine transferine çoktan başladığını bildirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmek için Moskova’da bulunan Lukaşenko taktik nükleer silahların Belarus’ta olup olmadığına dair bir soruya “Olabilir. Geri dönünce kontrol edeceğim.” cevabını verdi.

    Rusya tarafından bu bilgiye dair henüz bir teyit gelmedi. Nükleer silahların sevkiyatı konusundaki plan Putin’in 25 Mart’ta yaptığı bir televizyon konuşmasıyla duyurulmuştu.

    Lukaşenko Putin’in açıklamalarının ardından Moskova’nın ülkesine nükleer silah yerleştirme planının Batı’nın tehdidi altındaki Belarus’un korunmasına katkıda bulunacağını belirtmişti.

    ABD’den kınama

    Rusya ile Belarus arasında imzalanan anlaşma Amerika Birleşik Devletleri tarafından kınandı.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matt Miller günlük basın toplantısında konuya lişkin bir soruya “Elimizdeki kanıt veya değerlendirme hakkında konuşmayacağım. Ancak bu anlaşmayı şiddetle kınadığımızı söylemek isterim. Bu, Rusya’nın bir yıldan fazla süreden önce Ukrayna’ya yönelik başlattığı topyekun işgalde gördüğümüz sorumsuz davranışlarının sonuncusudur.” şeklinde yanıt verdi. 

    Rusya’nın Ukrayna ile savaşında biyolojik, kimyasal veya nükleer silah kullanmasının ağır bedelleri olacağını daha önce de belirttiklerini söyleyen Miller, nükleer pozisyonlarını değiştirmeyi gerektirecek herhangi bir durum veya Rusya’nın nükleer silah kullanmaya hazırlandığına dair herhangi bir emare olmadığını kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin: Çin’le askeri ittifak kurmuyoruz, şeffaf işbirliği yapıyoruz

    Putin: Çin’le askeri ittifak kurmuyoruz, şeffaf işbirliği yapıyoruz


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Çin ile askeri bir ittifak kurmadıklarını, iki ordu arasındaki işbirliğinin saydam olduğunu söyledi

    Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’i Moskova’da ağırladıktan günler sonra televizyonda yayınlanan konuşmasında Putin, “Evet, askeri-teknik etkileşim alanında işbirliğimiz var. Bunu gizlemiyoruz,” ifadelerini kullandı.

    20-21 Mart tarihlerinde Putin ve Şi arasında gerçekleştirilen zirvede her iki lider askeriye de dahil olmak üzere daha yakın ilişkiler kurulması sözü verdi.

    Rusya geçtiğimiz yıl başında Ukrayna işgalinden haftalar önce Çin’le “sınırsız işbirliği” anlaşması imzalamıştı. İşgalin başından bu yana Putin’in kararını eleştirmekten kaçınan Pekin yönetimi Ukrayna için bir barış planı önerdi. Batı ülkeleri ise bu planın Putin’e Ukrayna’daki güçlerini tazelemek için zaman kazandırmayı hedeflediğini savunuyor.

    Öte yandan Putin, Pekin’le artan ilişkilerin Rusya’yı finans ve enerji gibi konularda Çin’e daha bağımlı hale getireceği iddialarının da doğru olmadığını söyledi. 

    Küresel eksen

    Putin ayrıca ABD ve NATO’yu İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası, Faşist İtalya ve Emperyal Japonya’nın kurduğu ittifaka benzer bir “küresel eksen” kurmayı hedeflediğini söyledi.

    Rus lider Ukrayna’daki faaliyetlerinin de saldırgan bir Batıya karşı düzenlenen savunma amaçlı bir saldırı olduğunu belirterek Moskova’nın İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi ordusuna karşı verdiği mücadeleye atıfta bulundu.

    Kiev ve Batılı ülkeler ise bu iddiaları saçma bularak Moskova’nın amacının topraklarını genişleterek Ukrayna’nın bağımsızlığına son vermek olduğunu savunuyor

    Belarus’a nükleer silah

    Putin, Rossiya-24 televizyon kanalına verdiği röportajda da Belarus’a taktik nükleer silah yerleştireceklerini belirterek, “Bunu nükleer silahların yayılmasının önlenmesiyle ilgili uluslararası yükümlülüklerimizi ihlal etmeden yapacağız.” dedi.

    Batılı ülkelerin Ukrayna’ya silah sevk etmesinin Rusya için tehdit oluşturup oluşturmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Putin, “Elbette tehdit var. Çatıştığımız ülkeye silah sevkiyatı yapıldığında bu, gerçekten tehdittir.” diye konuştu.

    Putin, Ukrayna’ya sevk edilen silah sayısının yüksek olduğuna dikkati çekerek, “Bu, büyük bir rakam ancak elimizdeki bilgilere göre ABD’de her ay 14-15 bin top mermisi üretiliyor. Askerlerimizin elindeki bilgilere göre Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ise bir gün ve bir gecede 5 bine yakın top mermisi kullanıyor. ABD, gelecek yıl her ay 42 bin, 2025’te ise 75 bin top mermisi üretmeyi planlıyor.” dedi.

    Vladimir Putin, NATO’nun başka ülkelere taktik nükleer silah yerleştirdiğini ifade ederek, kendilerinin de Belarus’a söz konusu silahı yerleştirecekleri bilgisini paylaştı.

    Putin, “Batı, bunu onlarca yıldır yapıyor. Onlar, çoktan müttefik ülkelerde, NATO ülkelerinde ve Avrupa’da kendi taktik nükleer silahını yerleştirdi. Bu silah, Almanya, Türkiye, Hollanda, Belçika, İtalya ve Yunanistan’da yerleştirilmiş durumda. Yunanistan’da bu silahın deposu var. Belarus ile aynısını yapacağımıza anlaştık. Bunu nükleer silahların yayılmasının önlenmesiyle ilgili uluslararası yükümlülüklerimizi ihlal etmeden yapacağız.” dedi.

    Bunun için Belarus uçaklarının yeniden donatılması konusunda yardımcı olduklarını dile getiren Putin, bu uçaklardan 10 tanesinin taktik nükleer silah kullanmak için hazır olduğunu belirtti.

    Putin, ayrıca Belarus’a “İskender” yüksek hassasiyetli füze sistemlerini teslim ettiklerini anımsatarak, söz konusu sistemlerin de taktik nükleer silahla donatılacağını vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rapor | Nükleer füze ve bomba pazarı gelecek on yılda yüzde 73 artacak

    Rapor | Nükleer füze ve bomba pazarı gelecek on yılda yüzde 73 artacak


    ABD’de faaliyet gösteren bir araştırma şirketi tarafından yapılan çalışma, nükleer füze ve bombalarla ilgili pazarın 2020 yılına kıyasla 10 yıl içinde yüzde 73 büyüyerek 126 milyar dolara çıkacağı ortaya koydu.

    Merkezi ABD’nin Portland kentindeki Müttefik Pazar Araştırma şirketi tarafından düzenlenen ankete göre, 2020 yılında 73 milyar dolar olan nükleer füze ve bomba pazarı, 2030 yılına gelindiğinde 126 milyar doları geçecek.

    Rapor, bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını yüzünden artan sağlık harcamalarına rağmen jeopolitik krizler ve olası çatışmalar yüzünden savunma harcamalarının hız kesmeyeceği gösterdi.

    2020 yılı itibarıyla denizaltıdan atılan balistik füzelerin pazarın dörtte birini oluşturduğu hatırlatılan rapor, uçak ve karadan atılabilen füzelere kolayca yerleştirilebilen küçük nükleer savaş başlıklarına olan talebin gelecek yıllarda hızla artacağını ortaya koydu.

    2020 yılında bu pazarın yarısını Kuzey Amerika ülkeleri karşılarken, nükleer silahlarını hızla ve kapsamlı bir şekilde geliştirmeye çalışan Çin, Hindistan ve Pakistan‘ın girişimiyle bu eğilim Asya Pasifik bölgesine kayacak.

    Raporda, bununla birlikte nükleer denemeleri yasaklayan uluslararası sözleşmeler, bu pazarın gelişmesindeki en büyük engel olarak gösterildi.

    Nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmalarının artan etkisi ve ulusal çabalarla, depoda bulunan veya sökülmeyi bekleyen savaş başlıklarının sayısının artırılmasının öngörüldüğü hatırlatılan raporda, bununla birlikte, aktif silahlar, nükleer cephaneliklere yapılan yatırımların ve yeni savaş başlığı satın alımları yüzünden 2020’de silah pazarının “aslan payını” yani üçte ikisinden fazlasını nükleer füze ve bombalar oluşturduğuna dikkat çekildi.

    ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin geçen hafta, 2023 mali yılı için talep ettiği 813 milyar dolarlık savunma harcamaları bütçesi, 2000 yılından bu yana talep edilen en yüksek savunma bütçesi olarak tarihe geçmişti.

    Biden’in savunma bütçesi, özellikle balistik füze denizaltıları, bombardıman uçakları ve karadan atılan füzelerden oluşan nükleer silahların modernleştirilmesine öncelik verilmesini öngörüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***