Etiket: NATO

  • Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: NATO’ya giremeyeceğimizi kabul ediyoruz

    Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: NATO’ya giremeyeceğimizi kabul ediyoruz


    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, NATO’ya üye olamayacaklarını kabullenmeleri gerektiğini, halkının da yalnızca kendilerine güvenmeleri gerektiğini anlamasına memnun olduğunu söyledi.

    NATO üyeliği konusunda daha önce ısrarcı demeçler veren Zelenskiy, bu açıklamayla tonunu yumuşatmış oldu. NATO üyeliği Rusya’nın işgalini meşrulaştırmak için kullandığı en önemli argümandı.

    Zelenskiy Ortak Sefer Gücü (JEF) Toplantısı’nda Avrupalı liderlere yönelik konuşmasında, “Ukrayna’nın NATO üyesi olmadığı açık. Bunu anlıyoruz. Yıllarca kapının açık olduğunu duyduk, ama içeri giremeyeceğimizi de duyduk. Bu doğru. Bunun farkına varmamız lazım. Halkımızın da bunu ve sadece kendilerine ve bize destek olan ortaklarımıza güvenmesi gerektiğini anlamaya başlamasından memnunum. Ukrayna şu anda NATO anlaşmasının 5’inci maddesinin yürürlüğe girmesini istemiyor…İttifakın içinde olmadığımızı anlıyoruz,” ifadelerini kullandı.

    Zelenskiy ayıca uçak ve hava savunma sistemleri almak için de ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirtti.

    Zelenskiy, “Yeni bir iletişim formatı gerektiğini vurgu yapıyoruz. Açık kapıdan giremiyorsak, bize yardım edecek, bizi koruyacak topluluklarla çalışmalıyız. Hem bize faydası olacak hem de sizin için makul olan bazı güvenilir garantilere sahip olmak istiyoruz,” ifadelerini kullandı.

    Zelenskiy, Avrupa şimdi tavır almazsa, Rusya’nın Avrupa’nın diğer bölgelerini de hedef alabileceğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Hala Rusya’nın savaş makinesini durdurabiliriz. Hala insanların öldürülmesini durdurabiliriz. Birlikte yapmak ve demokrasinin yıkımını durdurmak ve şimdi bizim topraklarımızda bunu durdurmak daha kolay olacak yoksa onlar size de gelecekler. Hepimiz Rusya’nın hedefiyiz. Bize yardım ederek kendinize yardım edin.”

    Ukrayna Başbakanı Zelenskiy’nin ardından konuşan İngiltere Başbakanı Boris Johnson da bu anın “çaresiz bir an” olduğunu dile getirerek, liderlerin, Ukrayna’yı desteklemek için daha fazlasını yapması gerektiğinin altını çizdi.

    Johnson, “Bize daha fazlasını yapmamız için oldukça haklı olarak meydan okudunuz ve yapabileceğimizi ve daha fazlasını yapmamız gerektiğini biliyoruz.” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’ya yabancı savaş uçağı gönderme konusunda Polonya ve ABD neden temkinli?

    Ukrayna’ya yabancı savaş uçağı gönderme konusunda Polonya ve ABD neden temkinli?


    Ukrayna, hava sahasında kontrolü elinde tutmak ve Rusya’nın işgaline karşı savaşabilmek için Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Batılı ülkelerden savaş uçağı talep ediyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy 5 Mart’ta Amerikalı senatörlerle yaptığı video görüşmesinde bu ricasını tekrarladı.

    Ukrayna’ya savaş uçağı desteği verilmesine sıcak bakan ABD, Polonya’daki eski Sovyetlerden kalma savaş uçaklarının Ukrayna’ya aktarılması ve Polonya’nın eksilen hava filosunun ABD yapımı uçaklarla tamamlanması önerisi üzerinde duruyor.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken hafta sonu Moldova’ya ziyareti sırasında Washington’ın bu fikre “yeşil ışık” yaktığını belirtti ve zaman veremeyeceğini ancak öneriyi “çok çok aktif” bir şekilde değerlendirdiklerinin altını çizdi.

    NATO ve Avrupa Birliği üyesi olan Polonya ilk başta bu öneriye Blinken kadar hevesli yaklaşmıyordu. Fakat dün akşam saatlerinde yaklaşımını değiştirerek kendi hava kuvvetlerinin envanterinde bulunan kullanılmış tüm Rus yapımı Mig-29 savaş uçaklarını Ukrayna’ya verilmek üzere Almanya’da bulunan Rammstein Hava Üssü’ne konuşlandırmaya ve ABD’nin hizmetine sunmaya hazır olduğunu bildirdi.

    Ancak Polonya’nın bu teklifi ABD tarafından reddedildi.

    ABD ve NATO ülkeleri Ukrayna’nın savunmasını güçlendirmek için silah sevkiyatını hızlandırma çabası içinde, ancak Ukrayna’nın elini önemli şekilde güçlendirecek olan yabancı uçak sevkiyatı konusunda çok temkinli.

    Ukrayna neden savaş uçağına ihtiyaç duyuyor?

    Ukrayna hava kuvvetleri 24 Şubat’ta başlayan Rus işgaline karşı semalarını ve topraklarını çoğunlukla Sovyet yapımı Mig-29’larla koruyor.

    Rus hava gücünün sayısal olarak üstünlüğü bulunuyor. Rus ordusunun Ukrayna hava gücünü ve savunma değerlerini ortadan kaldırdığı iddialarına rağmen Ukraynalı pilotlar hücumlarını sürdürüyor. Ancak Ukrayna ordusu uzun vadede daha fazla uçağa ihtiyaç duyuyor.

    ABD yapımı savaş uçakları neden Ukrayna’ya verilmiyor?

    Her şeyden önce Ukrayna ordusu ABD jet uçaklarını kullanmak için eğitimli değil. Ukraynalı hava kuvvetleri Sovyet yapımı Mig-29 ve Su uçaklarından oluşuyor.

    Bu nedenle her ne kadar güncelleme ve model açısından bazı farklılıklar olsa da, temin edilmesi halinde Ukraynalı pilotların Polonya, Slovakya ve Bulgaristan gibi eski Sovyetler Birliği ülkelerindeki filolarında bulunan Mig-29 ve Su uçaklarını derhal kullanma olasılığının yüksek olduğu belirtiliyor.

    Polonya ve ABD neden Ukrayna’ya savaş uçağı gönderme konusunda neden temkinli?

    Polonya yaşanan savaşta Ukrayna’ya hem siyasi açıdan, hem toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda hem de mültecilerle ilgili insani yönden büyük destek veriyor.

    Ancak Polonya’yı Ukrayna’ya savaş uçağı gönderme konusunda temkinli olmaya zorlayan birkaç faktör bulunuyor:

    1. F-16 konusu

    Polonya filosu, ciddi sayıda Mig-29 ve Su savaş uçaklarını Ukrayna’ya verirken kendi savaş gücünü zayıflatmak istemiyor. Ordusunu modernize etme çalışmaları yürüten Polonya bu amaçla ABD yapımı F-16’lar talep ediyor.

    Ancak bu talebin yerine getirilmesinde F-16 üretimiyle ilgili sorunlar bulunuyor. F-16 üretiminde yaşanan gecikme nedeniyle varolan talebin karşılanmasında güçlük çekildiği bir dönemde Polonya filosunda Ukrayna’ya verilecek uçakların yerinin doldurulmasının zaman alabileceği belirtiliyor.

    Yetkililer F-16 olmasa bile başka bazı Amerikan yapımı uçakların temin edilebileceğini belirtiyor. ABD ayrıca iki adet Patriot bataryasının “savunma amaçlı olarak” Polonya’ya gönderileceğini açıkladı.

    2. NATO üyeliği

    Polonya’yı ve ABD’yi asıl endişelendiren Rusya’nın savaş uçağı tedarikini nasıl göreceği. Rusya, Ukrayna savaş uçaklarına ev sahipliği yapan ülkeleri askeri çatışmaya taraf olarak göreceğini bildiren sert bir uyarıda bulundu. Bu uyarı kapsamında Polonya’nın doğrudan ya da dolaylı göndereceği uçakların nasıl teslim edileceği sorunu ortaya çıkıyor.

    Polonya bu uçakları kendi pilotlarıyla gönderirse Rusya tarafından doğrudan savaşa dahil olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Ukraynalı pilotlar Polonya’ya gidip bu uçakları ülkelerine götürürse yine Rusya tarafından aynı şekilde algılanabilir.

    Benzer şekilde Polonya’nın teslim edeceği Mig-29 uçaklarının nerede tutulacağı da sorun. Rusya, Romanya ve başka bazı ülkelerin Ukrayna savaş uçaklarına hava alanlarını kullandırdığını iddia ediyor. Polonya hükümeti Rusya’nın bu iddiasını reddetmişti, ancak konunun Rusya ile gerginlik sebebi olacağı açıkça görülüyor.

    Bu uçakların nerede tutulacağı da başka bir kaygı sebebi. Uçakların NATO toprağı olan Polonya’da ya da Almanya’da tutulması, Polonya ya da başka bir NATO üyesi hava kuvvetlerine bağlı askerler tarafından uçurulması, bakım hizmeti verilmesi gibi her türlü adımın NATO ile Rusya’yı karşı karşıya getirme riskini taşıyor olması.

    Bu riskleri değerlendiren ABD, Polonya’nın uçakları ABD’ye teslim ederek sorumluluğu Washington’un üzerine yıkmasına karşı çıktı. Polonya’nın filosundaki Mig-29’ları Ukrayna’ya verilmek üzere ABD’nin Almanya’daki birliklerine teslim edilmesi teklifini reddeden Washington, savaş uçaklarının NATO topraklarından savaş bölgesine uçurulmasının “tüm NATO için endişe uyandırıcı” olduğunu vurguladı.

    3. Polonya-Rusya ilişkileri

    Polonya, Kaliningrad bölgesi dolayısıyla Rusya’yla sınır komşusu. Öte yandan Rusya’nın işgaldeki en büyük ortağı Belarus ile uzun bir sınırı bulunuyor. 2015 yılında Polonya’da aşırı sağcı hükümetin başa gelmesinden bu yana Varşova ile Moskova arasındaki ilişkiler de en kötü dönemini yaşıyor.

    Bütün bu belirsizlikler içinde Polonya konu üzerine görüşmelerin sürdüğünü belirterek risk ve belirsizlikleri değerlendirmeye çalışıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polonya: Elimizdeki tüm MIG-29 jetleri, Ukrayna’ya verilmek üzere ABD’nin hizmetine sunmaya hazırız

    Polonya: Elimizdeki tüm MIG-29 jetleri, Ukrayna’ya verilmek üzere ABD’nin hizmetine sunmaya hazırız


    Polonya, kendi hava kuvvetlerinin envanterinde bulunan kullanılmış tüm Rus yapımı Mig-29 savaş uçaklarını Ukrayna’ya verilmek üzere Almanya’da bulunan Rammstein Hava Üssü’ne konuşlandırmaya ve ABD’nin hizmetine sunmaya hazır olduğunu bildirdi.

    Varşova yönetimi ayrıca, benzer uçaklara sahip diğer NATO üyelerini de aynı adımı atmaya çağırdı.

    Polonya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Polonya makamları, devlet başkanı ve hükümet üyeleri arasındaki istişarelerin ardından, elindeki tüm MIG-29 jetlerini derhal ve ücretsiz olarak Ramstein Hava Üssü’ne göndermeye ve bu uçakları, ABD hükümetinin hizmetine sunmaya hazırdır. Aynı zamanda Polonya, ABD’den buna karşılık gelen operasyonel yeteneklere sahip kullanılmış uçaklar sağlamasını talep etmektedir. Polonya, uçakların satın alma koşullarını derhal belirlemeye hazır. Polonya Hükümeti, MIG-29 jetlerine sahip diğer NATO müttefiklerinden de aynı doğrultuda hareket etmelerini talep etmektedir” denildi.

    Ukrayna medyasında yer alan haberlere göre Washington, Mig-29’lara karşılık Polonya’ya F-16 savaş uçakları gönderecek.

    Rusya’nın işgaline karşı Ukrayna’ya destek sağlamak isteyen NATO, Rusya ile doğrudan karşı karşıya gelmemek için Rusya’ya karşı yine Rus uçaklarıyla mücadele etme yolunu benimsiyor.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken 6 Mart’ta yaptığı Moldova ziyareti sırasında, Varşova’nın Ukrayna’ya savaş uçağı göndermeye karar vermesi halinde ülkesinin de Polonya’ya uçak göndermeyi düşündüğünü belirtmişti.

    Polonya, Slovakya ve Bulgaristan’ın envanterinde Rus yapımı Mig-29 savaş uçakları bulunuyor.

    Bu arada Varşova, ilk etapta Moskova’nın bu kararı bir savaş nedeni olarak kabul etmesinden çekindiği için elindeki MIG’leri Ukrayna’ya verme çağrısını reddetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macar Başbakan Viktor Orban’dan NATO birliklerinin ülkenin batısında konuşlanmasına ‘yeşil ışık’

    Macar Başbakan Viktor Orban’dan NATO birliklerinin ülkenin batısında konuşlanmasına ‘yeşil ışık’


    Macaristan Başbakanı Viktor Orban, NATO birliklerinin ülkenin batkısında konuşlandırılmasına olanak sağlayan kararnameyi imzaladı.

    Bu kararname ayrıca, NATO silahlarının Macaristan toprakları üzerinden diğer ittifak üyelerine aktarılmasına da olanak sağlayacak.

    Resmi gazetede yayımlanan kararname, Macaristan toprakları üzerinden Ukrayna’ya öldürücü silahların ulaştırılmasına ise izin vermiyor.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Moskova ile hem ticari hem de siyasi ilişkiler içinde olan Avrupa Birliği üyesi Macaristan’daki Viktor Orban hükümetini zor bir pozisyonda bıraktı.

    Avrupa Birliği ve NATO üyesi olan ülke bir yandan Krelim’e yapılacak olan yaptırımları kabul etme konusunda Batı’dan baskı görürken diğer yandan da Moskova ile yapılan doğal gaz ve nükleer santral inşaatı anlaşmaları nedeniyle “adeta arada kalmıştı”.

    Fransız savaş uçakları “NATO’nun caydırıcılığı kapsamında” Polonya semalarında uçtu

    Bu arada Ukrayna-Rusya savaşının başlamasıyla birlikte Fransız Rafale savaş uçakları, Polonya hava sahasında devriye uçuşları gerçekleştirmeye başladı.

    Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ukrayna-Rusya savaşının başlamasıyla birlikte Fransız Hava Kuvvetlerine bağlı Rafale savaş uçaklarının, NATO’nun doğu kanadında, ittifakın caydırıcılığı kapsamında Polonya hava sahasında uçtuğu belirtildi.

    Rafale uçaklarının ülkenin güneyindeki Mont-de-Marsan hava üssünden günde iki kez kalkış gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, devriye uçuşlarının ardından uçakların tekrar Fransa’ya döndüğü kaydedildi.

    Öte yandan 8-9 saat süren devriye uçuşlarında, Rafalelere C-135 ile A330 Phenix MRTT yakıt ikmali uçakları eşlik etti.

    Paris yönetimi NATO bünyesinde, Ukrayna’nın komşusu Romanya’ya 500 asker ile zırhlı araç, Estonya’ya ise Mirage 2000 modeli 4 savaş uçağı ve 200–250 asker göndereceğini duyurmuştu.

    İsveç’te NATO üyeliğine destek artıyor

    Öte yandan Rusya-Ukrayna savaşı, daimi tarafsızlık statüsüne sahip İsveç’te NATO üyeliğine desteğin artmasına neden oldu.

    İsveç devlet televizyonu SVT’nin yaptırdığı anket, İsveç’te ilk kez NATO üyeliği isteyen vatandaşların oranının yükseldiğini, halkın yüzde 49’unun ittifaka katılımı desteklediğini ortaya koydu.

    Rusya-Ukrayna savaşından önce İsveç’te NATO üyeliğini destekleyenlerin oranı sadece yüzde 25 iken, 218 yıldır savaş göremeyen ve tarafsızlığını koruyan ülkede bu destek önemli bir tutum değişikliği olarak yorumlanıyor.

    Diğer İskandinavya ülkesi Finlandiya da son bir ay içinde NATO’ya girmek isteyenlerin sayısı yüzde 25’lerden yüzde 51’e çıktı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş nasıl bitebilir? 5 olası senaryo

    Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş nasıl bitebilir? 5 olası senaryo


    Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle 24 Şubat itibariyle başlayan savaş tüm dünyayı ekonomik ve siyasi olarak etkiledi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geri adım belirtisi göstermezken Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri gibi Batılı güçler Rusya’ya yönelik yaptırım kararları aldı.

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, NATO’nun ‘uçuşa yasak bölge’ uygulaması çağrılarını yinelerken Ukrayna’da onlarca sivil hayatını kaybetti.

    Rusya’nın başlattığı savaşın nasıl sona ereceği belirsizliğini koruyor. Bununla beraber, analistler ve düşünce kuruluşları bazı senaryolar üzerinde duruyor. İşte üzerinde durulan olası 5 senaryo:

    Avrupa ve ABD’nin beklentisi: Putin düşer

    Bu senaryoya göre, Rusya’ya yönelik yaptırımlar Rus ekonomisini çıkmaza sokarak halk arasında bir bunalım yaratabilir.

    Rus ordusu Putin’i terk etmeyi bırakır, halk isyan bayrağını çeker ve Rus oligarklar varlıklarının peşine düşerse Putin’in devri bitebilir.

    Amerika Birleşik Devletleri merkezli siyasi strateji ve düşünce kuruluşu RAND’da araştırmacı Samuel Charap’a göre ise Putin’in gidişi beklendiği gibi bir çözüm getirmeyebilir.

    Charap sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Rusya’da bir rejim değişikliği bu trajediden tek çıkış yolu gibi görünüyor. Ancak gelenin gideni aratmaması da mümkün” analizi yapıyor.

    Rusya merkezli siyasi düşünce kuruluşu Carnegie Moscow Center’dan Andrei Kolesnikov da bu senaryoya ihtiyatlı yaklaşıyor. Putin’in hâlâ Rus halkı arasında popülerliğini koruduğunu belirten Kolesnikov, ekonomik baskıların oligarkları ve siyasi grupları Putin’in “kararsız destekçilerine” dönüştürdüğünü söylüyor.

    Ukrayna teslim olur

    Bir diğer senaryo Putin tarafından yazılmak istenen Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edebildiği bir senaryo. Bu durumda Rusya askeri üstünlük kazanarak Ukrayna’yı boyun eğmeye zorlayabilir.

    Öte yandan Londra King’s College’dan tarihçi Lawrence Freedman’a göre bu, Putin’in kazanabileceği bir savaş değil. Freedman, “Bir kente girmek orada kalmakla aynı şey değil” şeklinde konuşuyor.

    Stratejik Araştırma Kuruluşu FRS’nin başkan yardımcısı Bruno Tertrais birçok alternatif üzerinde duruyor. Tertrais’e göre, Rusya’nın Ukrayna’yı ilhak etmesi neredeyse imkansız. Ukrayna’nın Kore ya da Almanya gibi ikiye bölünmesi de ona çok inandırıcı bir senaryo gibi gelmiyor.

    Tertrais için Rusya’nın askeri üstünlüğü sonucunda olası tek seçenek, Kiev’de kukla bir rejim oluşturulması.

    Ukrayna direnir

    Ukrayna savaş nedeniyle çok büyük kayıplar veriyor ancak Ukraynalılar tüm dünyaya Rusya’ya karşı seferberlik ve direniş azmini gösterdi.

    AFP’ye konuşan bir diplomat “Devlet, ordu ve yönetim çökmedi. Putin’in söylemlerinin aksine halk Rusları kurtarıcı olarak görmüyor” ifadelerini kullandı.

    Analistler, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin cesareti ve soğukkanlılığıyla direnişi teşvik ettiğini söylüyor.

    Bu senaryoya göre, Batı’dan istihbarat ve silah yardımıyla desteklenen Ukrayna Rusya’yı yıkıcı bir kentsel çatışmaya sürükleyebilir ve burada arazi bilgisi belirleyici olur. Gerilla savaşı yürüten Ukrayna savaştan galip çıkar.

    Çatışma eski Sovyet, bugünün NATO ülkelerine yayılır

    Ukrayna’nın ilhak edildiği bir senaryoda Sovyetler Birliği nostaljisini saklamayan Putin, gözünü Belarus, Moldova ve hatta Gürcistan’a kadar dikebilir.

    Belarus’u aşan Rusya, bu durumda eskiden Sovyetler Birliği’ne bugün ise NATO’ya üye Estonya, Litvanya ve Letonya ile yüz yüze gelebilir.

    Bruno Tertrais’ye göre, Moskova Avrupa sınırında olayları kışkırtarak ya da siber saldırılar yoluyla dengeleri bozmaya çalışabilir.

    Peki, Rusya NATO’nun bir üyesine saldırıldığında tüm örgütü devreye sokan 5. maddesine meydan okuyabilecek mi?

    Akdeniz stratejik araştırma kuruluşu (FMES) başkanı Pascal Ausseur, iki tarafın da doğrudan çatışmadan kaçındığını söyleyerek bu seçeneğe ihtimal vermiyor. Bununla birlikte Ausseur’e göre Rusya’nın örneğin Litvanya’ya girmesi gerçeklikten çok uzak değil.

    Nükleer savaş

    Putin geçtiğimiz hafta pazar günü “caydırıcı güçlerin alarm durumuna getirilmesi” emri verdiğini açıklamıştı.

    Bu açıklama endişe verici olsa da birçoklarına gerçeklikten uzak göründü.

    Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden Gustav Gressel, Rus tarafından nükleer bir saldırı hazırlığı olmadığını, Putin’in Avrupa’yı korkutmak için bu tarz söylemlere başvurduğunu düşünüyor.

    Araştırmacı Christopher Chivvis ise nükleer olarak yerel etkiye sahip bombaların kullanılabileceğini düşünüyor. “Nükleer eşiğin aşılması hızlı bir şekilde küresel bir nükleer savaşa girileceği anlamına gelmez.” şeklinde konuşan Chivvis, bunun yine de dünya tarihinde çok tehlikeli bir dönüm noktası oluşturacağını söylüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO, Ukrayna’da neden uçuşa yasak bölge ilan etmiyor?

    NATO, Ukrayna’da neden uçuşa yasak bölge ilan etmiyor?


    Rusya’nın Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’ne saldırıları NATO’ya yönelik Ukrayna’yı uçuşa yasak bölge ilan etme çağrılarını yeniden gündeme getirdi.

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, cuma günü Ukrayna semalarının acilen kapatılması gerektiğini söyleyerek Batı Avrupa halklarından, liderlerine baskı yapma talebinde bulundu. Radyasyonun Rusya sınırının nerede olduğunu bilmediğini söyleyen Ukrayna Devlet Başkanı, olası bir nükleer tehlikenin tüm kıtanın güvenliğini riske atacağını belirtti.

    Zelenskiy’nin Ukrayna’yı uçuşa yasak bölge ilan etmeye yönelik çağrıları NATO tarafında karşılık bulmadı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna’da uçuşa yasak bölge oluşturulmayacağını ve asker gönderilmeyeceğini yineledi.

    Askeri strateji uzmanları Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Avrupalı müttefiklerinin Rusya ile NATO’yu karşı karşıya getirerek savaşın boyutunu değiştirecek bu hamleye hiçbir şekilde sıcak bakmayacağını söylüyor.

    Uçuşa yasak bölge nedir?

    Ukrayna’yı uçuşa yasak bölge ilan etmek, tüm yetkisiz hava araçlarının Ukrayna üzerinde uçmasını engellemek anlamına geliyor.

    NATO tarafı daha önce 1991’de Körfez Savaşı’nda Irak’ta, 1993-95 Bosna Savaşı’nda ve 2011 Libya iç savaşında uçuşa yasak bölgeler belirlemişti.

    NATO neden Ukrayna’da bu adımı atmıyor?

    NATO yetkilileri ve uzmanlara göre, İttifak, nükleer silahlı süper güç Rusya ile doğrudan bir askeri çatışmaya girerek savaşın Avrupa’da daha geniş alanlara yayılması riskini almak istemiyor.

    Ukrayna’yı uçuşa yasak bölge ilan etmek NATO pilotlarını Ukrayna’daki Rus uçaklarını düşürmeye zorlayabilir. Bunun dışında NATO böyle bir durumda görevi desteklemek için yakıt ikmali tankerleri ve elektronik gözetleme uçakları kullanmak zorunda kalabilir.

    NATO’nun bu nispeten yavaş, yüksekten uçan uçakları korumak için Rusya ve Belarus’daki karadan havaya füze bataryalarını ihmal etmesi gerekebilir.

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg de nitekim cuma günü yaptığı açıklamada, “Uçuşa yasaklamak ancak NATO savaş uçaklarını Ukrayna hava sahasına göndermek ve Rus uçaklarını vurarak bu kararı uygulamakla olur. Yaşanan durumun umutsuzluğunu anlıyoruz ancak bunu yaparsak Avrupa’da tam teşekküllü bir savaşla sonuçlanabilecek bir durumu beraberinde getireceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Ukraynalı yetkililer ve halk ne istiyor?

    Ukraynalılar ülkeyi uçuşa yasaklı bölge ilan etmenin sivilleri ve nükleer santralleri Rusya’nın hava saldırılarından kurtaracağına inanıyor.

    İngiltere’deki savunma ve güvenlik araştırmaları enstitüsünden araştırma görevlisi Justin Bronk, Ukraynalıların NATO’dan tıpkı 2011’de Libya’daki iç savaş sırasında hükümet mevzilerine yaptığı saldırılar gibi daha geniş çaplı bir müdahale beklediğini söylüyor.

    Bronk’a göre Ukraynalılar Batılı güçlerin Ukrayna şehirlerini bombalayan roketleri tamamen süpürüp attığını görmek istiyor.

    Ukrayna hava sahasında ne yaşanıyor?

    Rusya’nın Ukrayna hava sahasını hızlı bir şekilde kontrol altına alacağına yönelik tahminler henüz gerçekleşmedi.

    Uzmanlara göre, Rusya’nın büyük kara saldırısında sabit kanatlı savaş uçaklarının çoğunu neden yerde bıraktığı merak konusu.

    Bazıları bu durumu Rus pilotlarının hızlı hareket ve koordinasyon gerektiren geniş çaplı kara operasyonları için yeterince iyi eğitimli olmamasıyla açıklıyor.

    Notre Dame Üniversitesi’nde ders veren emekli ABD Hava Kuvvetleri tümgenerali Robert Latif, Rusya tarafının kısıtlı bir alanda hareket ettiği için havadan müdahale konusunda endişeli olduğunu düşünüyor. Latif, “Ukrayna havada dolaşmak için her türlü alanın olduğu Orta Doğu gibi değil. Sınırları çok kolay aşabilirler.” şeklinde konuşuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden, Rusya’nın Ukrayna eylemlerine yönelik aldığı yaptırım kararlarını açıkladı

    ABD Başkanı Biden, Rusya’nın Ukrayna eylemlerine yönelik aldığı yaptırım kararlarını açıkladı


    ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik adımlarını ‘işgalin başlangıcı’ olarak nitelendirerek, Rusya’ya yönelik yaptırımların ilk bölümünü duyurdu.

    Biden, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dün Ukrayna’da iki bölgeyi ‘bağımsız devletler’ olarak tanıdığını duyurduğunu anımsatarak, “Bunu basitçe ifade etmemiz gerekirse, Rusya Ukrayna’nın büyük bir parçasını onlardan kopardığını açıkladı.” diye konuştu.

    Putin’in dün gece de söz konusu iki bölgeye asker gönderme kararı aldığını ve askerlerin alanını genişlettiğini belirten Biden, “Benim bakış açımdan Putin, daha fazla toprağa zor kullanarak sahip olmak için gerekçeler kuruyor. Dün geceki konuşmasını dinlerseniz, daha da ileri gitmek için gerekçeler ürettiğini görebilirsiniz. Bu, Ukrayna’da Rus işgalinin başlangıcı.” ifadelerini kullandı.

    Rusya’nın iki büyük finans kuruluşuna ve Putin’e yakın kişilere yaptırım kararı

    Biden, Rusya’nın bu adımlarına karşılık Rusya’ya 2014’tekilerden daha çok yaptırım uygulayacaklarını dile getirerek, şunları söyledi:

    “Rusya bu işgalde daha da ileri giderse biz de yaptırımlarda gideriz. Tanrı aşkına Putin’e komşularına ait topraklara sözde bağımsızlık tanıyabileceğini düşündüren ne? Bu uluslararası hukukun açık bir ihlali ve uluslararası toplumdan sert bir yanıtı hak ediyor.”

    Rusya’ya yönelik yaptırımların ilk bölümünü duyuran Biden, “Rusya’nın iki büyük finans kuruluşu VEB ve askeri bankalarına yaptırım uyguluyoruz. Rusya’nın dış borçlarına da geniş yaptırımlar getiriyoruz. Bu da Rus hükümetinin Batılı finans kuruluşlarından artık para kazanamayacağı anlamına geliyor. Rusya artık ne Avrupa’da ne de ABD’de piyasadan borç ticaret yapamayacak.” şeklinde konuştu.

    Biden, yarından itibaren Putin’e yakın kişilere ve Putin’in aile üyelerine de yaptırım getireceklerini kaydederek, “Bu kişiler, Kremlin’in politikalarının yolsuzlukla elde ettiği kazançlara ortaklar, bu nedenle bedeli de paylaşmalılar.” dedi.

    Biden’dan Estonya, Litvanya ve Letonya’ya askeri yardım

    Rusya’nın eylemleri nedeniyle Rusya’dan Almanya’ya doğal gaz taşıyacak Kuzey Akım 2 Projesi’nin durdurulması için Almanya ile çalıştıklarını belirten Biden, “Rusya ileri gittikçe daha da ağır bedeller ödeyecek. Saldırganlığını sürdürürse, ek yaptırımların yanı sıra ABD Ukrayna’ya savunma desteğini sürdürecek.” ifadesini kullandı.

    Biden, Rusya’nın bugün Belarus sınırından asker çekmeyeceğini açıkladığını, bu nedenle de ABD’nin bölgedeki NATO müttefiklerini desteklemeye devam edeceğini belirterek, “Baltık bölgesindeki ortaklarımız Estonya, Letonya ve Litvanya’ya destek için Avrupa’da konuşlu daha çok asker ve ekipmanın harekete geçirilmesini onayladım. Şunu açıkça söyleyeyim bunlar tamamıyla savunma yönelik adımlar. Rusya ile çatışma niyetimiz yok.” diye konuştu.

    ABD’nin hala Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik büyük bir saldırıya hazırlandığına inandıklarını belirten Biden, Rusya’nın hala Ukrayna sınırında çok sayıda askeri mühimmat ve 150 binin üzerinde asker tuttuğuna işaret etti.

    “Savaş başlatmayı planlamadığınız müddetçe kana ihtiyaç duymazsınız”

    Biden, Rusya’nın Ukrayna sınırına kan ve tıbbi ekipman takviyesi yaptığına işaret ederek, “Savaş başlatmayı planlamadığınız müddetçe kana ihtiyaç duymazsınız.” ifadesini kullandı.

    Rusya’nın son dönemde yanıltma operasyonu ile uygun eylemlerde bulunduğuna işaret eden Biden, şunları söyledi:

    “Rusya daha çok provokasyonla daha çok askeri eylemini haklı çıkarmaya çalışıyor. Hiçbirimiz aptal olmamalıyız. Hiçbirimiz oyuna gelmemeliyiz. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının hiçbir gerekçesi olamaz. İlerleyen günlerde Rusya’nın ilerleme tehdidi var ve Rusya bunun sorumluluğunu taşımalı.”

    Biden, “özgürlüğü” savunmanın bedelleri olduğuna işaret ederek, “Ancak uyguladığımız yaptırımların bizim değil de Rus ekonomisini hedef aldığından emin olmak için elimden geleni yapacağım. Enerji kaynaklarını bir kesinti ihtimaline karşılık yakından izliyoruz. Büyük petrol üreticileri ile yakın temas halindeyiz.” dedi.

    “Her şey olup bittiğinde Rusya’yı söylediklerine göre değil yaptıklarına göre yargılayacağız”

    NATO müttefiklerinin Rusya’nın saldırganlığına karşı birlik olduğunu vurgulayan Biden, “Putin doğrudan Ukrayna’nın var olma hakkına saldırdı.” değerlendirmesinde bulundu.

    Biden, bölgede gerginliği tırmandıran tarafın Rusya olduğuna ilişkin şüphe olmadığını belirterek, “Ancak yine de milyonlarca acıyı kelimelerle anlatılmaz acılara sürükleyecek en kötü senaryoyu tersine çevirmek için hala vakit var. ABD, müttefikleri ve ortakları hala diplomasiye açık. Rusya planında ciddiyse, her şey olup bittiğinde Rusya’yı söylediklerine göre değil yaptıklarına göre yargılayacağız.” mesajını verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin, Ukrayna krizinin çözümü için dört şart koştu: NATO’dan vazgeçin, Kırım’ın ilhakını tanıyın

    Putin, Ukrayna krizinin çözümü için dört şart koştu: NATO’dan vazgeçin, Kırım’ın ilhakını tanıyın


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Ukrayna’nın elindeki en iyi seçeneğin NATO üyeliğinden vazgeçmek olduğunu söyledi.

    Ukrayna’nın ülkesiyle ilişkilerini normalleştirmesi için dört seçenek sunan Putin, NATO üyeliğinden vazgeçilmesi koşulunun yanı sıra silahsızlanma, Kırım’ın Rus toprağı olarak tanıma ve Donbas’la ilgili durumu müzakere şartlarını saydı.

    Bir basın toplantısında konuşan Putin, Kiev yönetimiyle sorunların çözümü için Ukrayna’nın NATO’ya girmek yerine tarafsız statüyü benimsemesi ve Kırım’ın ilhakını tanımasını istedi.

    Ukrayna’nın ülkesine karşı “tepeden tırnağa” silahlandırıldığını ve bunun kabul edilemez olduğunu belirten Putin Ukrayna’ya “silahsızlanma” çağrısında bulundu.

    Kiev yönetimini ‘nükleer hırsızlıkla’ suçlayan Rus lider, Ukrayna’nın nükleer hırslarının Rusya’yı hedef aldığını ve Moskova’nın bu nükleer füzelerin menzilinde olduğunu ileri sürdü.

    Putin ayrıca Minsk sürecinin Ukrayna’nın doğusundaki durum sebebiyle ülkesinin bölgedeki Donetsk ve Luhansk’ın bağımsızlığını tanımadan çok önce ölmüş olduğunu ve sürecin artık varolmadığını söyledi.

    Vladimir Putin, dün Ukrayna’nın doğusundaki Rusya yanlısı ayrılıkçıların sözde yönetimlerinin tanınmasına dair kararnameyi imzalamış, Rusya Silahlı Kuvvetlerine ‘Donetsk ve Luhansk halk cumhuriyetlerinde’ barışın korunması talimatını vermişti.

    Rusya Parlamentosunun üst kanadı da bugün Putin’in, ordunun Rusya toprakları dışında görev yapmasına ilişkin başvurusunu onayladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO’ya nasıl üye olunur? Ukrayna, ittifaka katılmaya ne kadar yakın?

    NATO’ya nasıl üye olunur? Ukrayna, ittifaka katılmaya ne kadar yakın?


    2. Dünya Savaşı sonrası 1949’da ‘Sovyetler Birliği tehdidine’ karşı kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), günümüzde açık kapı politikasıyla yeni üyeler kabul ediyor. Son olarak Ukrayna’nın ittifaka dahil edilmek istenmesi Rusya’nın büyük tepkisine neden oldu.

    Örgütün genişletilmesi konusundaki endişelerini dile getiren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna sınırına 150 bin asker konuşlandırdı.

    Peki NATO’dan 2020’de ‘geliştirilmiş fırsatlar ortağı’ statüsü alan Ukrayna, ittifaka katılmaya ne kadar yakın, NATO’ya üyelik nasıl gerçekleşiyor?

    NATO ne zaman kuruldu?

    NATO, 4 Nisan 1949‘da ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, İtalya, Portekiz, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Danimarka, Norveç ve İzlanda’dan oluşan 12 ülke tarafından kuruldu.

    Sovyetler Birliği’ne karşı bir ittifak olarak imzalanan anlaşma, üyelerinden birinin tehdit edilmesi durumunda birbirlerini korumayı taahhüt ediyor.

    Bu, anlaşmanın 5. maddesinde şu şekilde ifade ediliyor: “Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldın olursa BM Yasası’nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan taraf ya da taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır. Böylesi herhangi bir saldın ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güvenlik Konseyi’ne bildirilecektir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir.”

    Bu madde, ilk olarak ABD’nin 11 Eylül 2001’de Afganistan’ı işgali sonrası kullanılmaya başlandı.

    NATO’ya katılma süreci nasıl işliyor?

    Kurulduğunda 12 üyesi olan NATO’da günümüzde 30 ülke bulunuyor. İttifak üyeleri diğer Avrupa ülkelerini örgüte katılmaya davet edebiliyor.

    Potansiyel üyelerin demokratik değerlere sahip olması ve Avrupa-Atlantik güvenliğine katkıda bulunması gerekiyor. Ardından “üyelik eylem planı” verilen ülkelerle müzakereler yürütülüyor.

    Ülkenin örgütün bir parçası olması için, anlaşmaya ilişkin bir katılım protokolünün NATO üyeleri tarafından oybirliğiyle imzalanması gerekiyor.

    Ukrayna ittifaka üye olmaya ne kadar yakın?

    2008 Bükreş Zirvesi’nde üyeler, “Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyesi olacakları” konusunda anlaştı; ancak ülkelere üyelik eylem planı teklif edilmedi.

    Ukrayna’nın Moskova’ya yakınlığıyla bilinen eski cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, ülkenin NATO’ya katılmasına gerek olmadığını söyledi. Yanukoviç’in devrilmesi ve Putin’in Kırım’ı ilhak etmesinin ardından dönemin Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk, ülkenin NATO üyeliğine bakışının değiştiğini dile getirdi.

    Ukrayna Parlamentosu, Anayasa’da yapılan değişikliklerle ülkenin hedefi olarak NATO üyeliği yolunda bir yasayı 2017’de kabul etti.

    NATO, 2020’de Ukrayna’ya ‘geliştirilmiş fırsatlar ortağı’ statüsü verdi, böylece Kiev’in örgütle daha fazla bilgi paylaşımına ve tatbikatlara erişime izin verildi.

    RAND Corporation’da kıdemli siyaset bilimci Samuel Charap, “Finlandiya da bu statüye sahip ve muhtemelen ittifakın en yetenekli ve önemli üye olmayan ortağı.” diyor.

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, ülkesinin NATO’ya üye olma niyetinin “anayasada yer aldığını ve bunun değişmediğini” savunuyor.

    Ukrayna’nın NATO üyeliğinin önündeki engeller

    Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’ndeki Rafael Kaybı, Ukrayna’nın üye olma kriterlerini karşılamadığını söylüyor.

    Kaybı, siyasi tarafta, ülkelerin üyelik planı kapsamında reformları uygulaması ve askeri kanatta da “ittifakın güvenliğini artırması” gerektiğini vurguluyor.

    Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhakının Kiev’in NATO’ya üyeliğini zorlaştırdığını belirten Loss da, “Rusya, 2014’te Ukrayna’yı ve 2008’de Gürcistan’ı işgal ederek bu iki ülkenin üyeliğini fiilen veto etti” diyor.

    Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün strateji, teknoloji ve silah kontrolü direktörü William Alberque, Ukrayna ordusunun 2014’ten bu yana iyileşmesine rağmen, NATO’ya katılmak için hala yasal, ekonomik ve yolsuzlukla mücadele reformlarını uygulamaları gerektiğini vurguluyor.

    Alberque, Ukrayna ve Gürcistan’ın Rusya ile olan toprak anlaşmazlıklarının onları üyelikten tamamen dışladığına katılmıyor: “Almanya, Soğuk Savaş boyunca SSCB tarafından işgal edildi, ancak yine de 1955’te ittifaka katıldılar. Aslında Almanya’yı yeniden birleştirme projesi Batı’nın ve NATO’nun temel nedenlerinden biriydi.”

    “Ukrayna’nın NATO üyeliği çok uzak”

    Ukrayna ve Gürcistan’ın üyelik eylem planının 2008’de reddedilmesiyle Kiev’in NATO’ya katılımının da masada olmadığını savunanların çoğunlukta olduğu belirtiliyor.

    Charap, Ukrayna’nın ittifaka katılması halinde, üye devletlerin “esas olarak Rusya ile bir savaşı içselleştireceklerini, bu yüzden bu hiç de olası olmadığını” düşünüyor.

    Loss, “Ukrayna’nın NATO üyeliğinin çok uzakta olduğunu düşünüyorum” diyor.

    ABD Başkanı Joe Biden, bir Rus işgali durumunda ülkesinin birliklerini Ukrayna’ya göndermeyeceğini söyledi. Benzer durumun ittifak üyesi 30 ülke için de geçerli olacağı ifade ediliyor.

    Ülkelerin NATO’ya katılma tarihleri

    4 Nisan 1949: ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, İtalya, Portekiz, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Danimarka, Norveç, İzlanda

    1952: Türkiye, Yunanistan

    1955: Almanya, İspanya

    1999: Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya

    2004: Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya, Slovenya

    2009: Hırvatistan, Arnavutluk

    2017: Karadağ

    2020: Kuzey Makedonya

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batılı liderlerden Rusya’ya ortak yaptırım mesajı; Ukrayna, NATO’dan net takvim istedi

    Batılı liderlerden Rusya’ya ortak yaptırım mesajı; Ukrayna, NATO’dan net takvim istedi


    Rusya-Ukrayna krizinin devam ettiği dönemde Münih Güvenlik Konferansı’nda bir araya gelen Batılı liderler, Moskova’nın işgal planına ‘yaptırımlarla’ sert yanıt vereceklerini duyurdu. Kiev yönetimi de NATO’ya üyelik için Ukrayna’ya “net takvim verilmesi” çağrısı yaptı.

    ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda, ABD’nin müttefikleriyle Moskova’ya “büyük ve eşi görülmemiş ekonomik bedel” ödeteceğini söyledi.

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD, İngiltere ve Kanada ile Rusya’ya karşı olası mali yaptırımlardan oluşan “sağlam ve kapsamlı bir paket” hazırladıklarını duyurdu.

    Bu arada Fransa ve Almanya, vatandaşlarına Ukrayna’yı acil terk etmeleri çağrısı yaparken, Alman havayolu şirketi Lufthansa, Kiev ve Odesa uçuşlarını durdurma kararı aldı.

    “Ulusal sınırlar zorla değiştirilmemeli”

    Almanya’da düzenlenen 58. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı’da konuşan Harris, “Ulusal sınırlar zorla değiştirilmemelidir” işgal durumunda “Rusya’nın finans kurumlarını ve kilit sektörlerini hedef alcağız” ifadesini kullandı.

    Avrupa güvenliğinin geleceğinin doğrudan tehdit altında olduğunu söyleyen Harris, “Avrupa güvenliğinin temeli Ukrayna’da doğrudan tehdit altında.” dedi. NATO’yu dünyanın en büyük askeri ittifakı olarak niteleyen Harris, ABD’nin NATO’nun 5. maddesine bağlılığının sağlam ve kutsal olduğunu kaydetti.

    ABD kuvvetlerinin Ukrayna’da savaşmayacaklarını yineleyen Harris, “Ekonomik tedbirlerle de durmayacağız. Doğu kanadındaki NATO müttefiklerimizi daha da güçlendireceğiz.” diye konuştu.

    Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Tarih henüz yazılmadı. Rus hükümetinin her an seçebileceği bir çıkış var. Onlara ortak mesajımız çok açık. Bu ölümcül hatayı yapmayın. Birliklerinizi geri çekin, konuşalım.” dedi.

    Rusya’ya yönelik yaptırımlar enerjiyi de kapsayacak

    Konferansta konuşan AB Komisyonu Başkanı Leyen, “Kremlin’in karanlık bir geçmişten gelen tehlikeli düşüncesi Rusya’nın müreffeh geleceğine mal olabilir” ifadesini kullandı.

    Moskova’ya yaptırımların enerji alanını da kapsadığını belirten Leyen, Rusya’nın saldırması durumunda, Rus ekonomisi için finansal piyasalara erişimi sınırlandıracağız. Rusya’nın ekonomisini modernize etme ve çeşitlendirme ihtimalini durduracak ihracat kontrolleri empoze edeceğiz” dedi.

    Von der Leyen, “Bugün itibarıyla Rusya’nın gaz arzını tamamen kesmesi halinde bile kışı rahat geçirebiliriz. Orta ve uzun vadede yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmada kararlıyız. Bu, Avrupa’nın stratejik enerji bağımsızlığını artıracaktır.” diye konuştu.

    Zelensky’den NATO ve Türkiye mesajı

    Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelensky, Münih’teki zirvede ülkesinin NATO üyeliği için “açık ve ulaşılabilir” bir zaman çizelgesi verilemesi çağrısında bulundu.

    Ukrayna’yı “Avrupa’nın Rusya’ya karşı kalkanı” olarak nitelendiren Zelensky, “Ülkemiz 8 yıl boyunca dünyanın en büyük ordularından birini geride tuttu. Bu nedenle daha fazla uluslararası desteği hak ediyoruz.” diye konuştu.

    Rusya ile yaşadıkları gerilime ilişkin askeri çatışma yerine diplomatik çözüm istediklerini belirten Zelensky, “Önümüzdeki haftalarda, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) üyelerinin yanı sıra Avrupa, Almanya ve Türkiye’nin katılımıyla bir zirve düzenlenmesini öneriyorum.” ifadesini kullandı.

    Rusya’nın Ukrayna sınırına yığdığı birliklerini geri çekmesi şartıyla yaptırımlara duyulan gereksinimin ortadan kalkacağını vurgulayan Zelensky, “Bombardıman gerçekleştikten sonra yaptırımlara ihtiyacımız yok.” dedi.

    Almanya ve Fransa’dan vatandaşlarına ‘Ukrayna’yı acil terk edin’ çağrısı

    Almanya ve Fransa’nın dışişleri bakanlıkları yayınladıkları mesajda vatandaşlarından Ukrayna’yı ‘derhal’ terk etmesini istedi.

    Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna’ya bir Rus saldırısı olması durumunda Almanya vatandaşlarını destekleme imkanının sınırlı olduğu belirtildi.

    Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin Ukrayna sınırında Rus askeri birliklerin varlığı ve hareketleri nedeniyle arttığı aktarılan açıklamada, “Askeri çatışma her an için mümkündür.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın duyurusunda da Rus askerlerinin Ukrayna sınırına yığılmasıyla oluşan gerginlik nedeniyle Ukrayna’nın kuzey ve doğu sınır bölgelerine gidilmemesi ve burada bulunanların derhal ayrılması tavsiye edildi.

    Fransız vatandaşlarından Ukrayna’yı terk etmeleri, bu ülkeye yapılması planlanan ve zorunlu olmayan seyahatlerin ertelenmesi istendi.

    Lufthansa, Kiev ve Odesa uçuşlarını askıya aldı

    Alman hava yolu şirketi Lufthansa, 21 Şubat’tan itibaren Kiev ve Odesa uçuşlarını askıya alacağını bildirdi.

    Ülkeyi terk etmek isteyenler için uçuşların cumartesi ve pazar günleri için planlandığı belirtilen açıklamada, “Yolcularımızın ve mürettebat üyelerimizin güvenliği en büyük önceliğimizdir” denildi.

    21-28 Şubat arası iptal edilecek uçuşların geleceğiyle ilgili kararın daha sonra değerlendirileceği kaydedildi.

    Şirket, Ukrayna’nın batısındaki Lviv şehrine hizmet vermeye devam edeceğini bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***