Etiket: Meclis

  • Saadet Partisi Grubu’ndan TBMM Genel Kurulu’nda oturarak protesto

    Saadet Partisi Grubu’ndan TBMM Genel Kurulu’nda oturarak protesto



    Saadet Partisi Grubu, kendileri için oturma düzeni oluşturulmadığı gerekçesiyle TBMM Genel Kurulu’nun tatil edilmesini istedi. Milletvekilleri, gruplarına yer ayrılmamasını komisyon sıralarına oturarak protesto etti. Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, “Bugüne kadar 3 defa Meclis Başkanı’yla konuştuk. Meclis Başkanlık Divanı’nda konuştuk. ‘1 Ekim’e kadar burada grup yeriniz belli olacak’ dediler. Biz kimsenin babasından lütuf istemiyoruz, burası sizin babanızın malı değil, Meclis Başkanı’nın da değil, Meclis başkanvekillerinin de malı değil. Burası millete ait. Biz de milletin adına geldik buraya. Egemenlik kayıtsız şartsız millete aitse burada bir grubumuzun olması lazım” dedi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ise sorunun gelecek hafta salı günü çözüleceğini söyledi.

    Saadet ve Gelecek Partilerinin Saadet Partisi çatısı altında birleşerek oluşturdukları TBMM grubu, TBMM Genel Kurulu’nda bugün salonda kendilerine yönelik oturma düzeni oluşturulmamasını protesto etti. Saadet ve Gelecek Partisi milletvekilleri, salonda gruplarına yer ayrılmamasına komisyon sıralarına oturarak tepki gösterdi. Konuya ilişkin söz alan Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, şunları söyledi:

    “BAŞKANLIK DİVANI’NIN BİZE YER GÖSTERMESİ GEREKİYORDU”

    “6 Temmuz 2023 tarihinde bir grup kuruldu burada, bu grup kurulduktan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Başkanlık Divanı’nın diğer parti gruplarının hangi hakları varsa; Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Yeşil Sol Parti’nin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve İYİ Parti’nin hangi hakları varsa bu hakların da Saadet Partisi grubuna verilmesi gerekmekteydi. Bizim bunu talep etmemize bile gerek yok. Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi bizim anayasamız içtüzük. Bu içtüzük mucibince burada Başkanlık Divanı’nın bize yer göstermesi gerekiyordu.

    Diğer partilerin iç tüzükten kaynaklanan hangi hakları varsa gerek ulaşım imkanları, gerek oturma imkanları gerekse de çalışma takvimi konusunda ofiste çalışan memurlarla ilgili Adalet ve Kalkınma Partisi hangi imkanlara sahipse aynı imkanın da burada Saadet Partisi grubuna verilmesi lazımdır. Biz bugün Meclis Başkanlığı’nı yürüten Sayın Bekir Bozdağ’dan şunu istirham ediyoruz: Bir; çalışma usullerine uygun hareket etmenizi istiyoruz. Bugüne kadar 3 defa Meclis Başkanı’yla konuştuk. Meclis Başkanlık Divanı’nda konuştuk. ‘1 Ekim’e kadar burada grup yeriniz belli olacak’ dediler. Bunu Meclis başkanı söyledi. Bu bizim en tabii hakkımız.

    “BİZ KİMSENİN BABASINDAN LÜTUF İSTEMİYORUZ, BURASI SİZİN BABANIZIN MALI DEĞİL”

    Biz kimsenin babasından lütuf istemiyoruz, burası sizin babanızın malı değil, Meclis Başkanı’nın da değil, Meclis başkanvekillerinin de malı değil. Burası millete ait. Biz de milletin adına geldik buraya. Egemenlik kayıtsız şartsız millete aitse burada bir grubumuzun olması lazım. Ve dedi ki, ‘iki alternatife indirdik, ya burada aynı takvim devam edecek, en sonda siz oturacaksınız ya da Adalet ve Kalkınma Partisi’ni ortaya alacağız sağına ve soluna da muhalefet gruplarını alacağız.’

    Bugün bir komisyon kuruldu 1 Ekim’e kadar yapmadınız. 1 Ekim’de açılırken bu etkinliği yapacaktık. Yabancı misyon şeflerinin olduğu yerde, Cumhurbaşkanının gelmiş olduğu yerde bunu yapmak istemedik. Aynı zamanda bir terör faaliyeti olmuştu Türkiye’ye karşı yapılmıştı o nedenle bugün biz çalışma takvimine, usullerine göre hareket etmenizi istirham ediyoruz. Aksi takdirde Meclis’i tatile çıkartın, salı gününe kadar halledeceğinizi söylediniz, salı günü Meclis toplansın o gün bu işi halletmiş olalım yoksa eğer bunu bu şekilde yapmayacaksanız biz usul tartışması talebinde bulunuyoruz.”

    “KOMİSYON KONUYU ÇÖZÜME KAVUŞTURACAK, KARARI DA ALACAK VE BAŞKANLIK DİVANI’NA İLETECEKTİR”

    TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, “Genel Kurul’un oturma düzeni ve siyasi parti gruplarının oturacakları yerler yasama dönemi başında belirlenmiştir. Genel Kurul’da bulunan komisyon sıraları, raporu görüşülen komisyon üyelerine İçüzüğün 166’ncı maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı’nda görev yapan ve Genel Kurul çalışmalarıyla ilgili çalışanlar ile çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla kurumlarınca görevlendirilen kamu görevlilerine tahsis edilmiş yerdir. Ayrıca Genel Kurul’da yapılan seçimlerde de bu sıralar kullanılmaktadır.

    Yeni bir siyasi parti grubu kurulması nedeniyle Genel Kurul oturma düzeninde bir değişiklik yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur. Saadet Partisi grubuna düşen Başkanlık Divanı üyeliği için 3 Ekim 2023 Salı günü Genel Kurul’da seçim yapılmıştır. 5 Ekim Perşembe günü ise Başkanlık Divanı toplantısı yapılmış, söz konusu toplantı da oturma düzeni konusunda gündeme gelmiş ve konuyla ilgili her siyasi parti grubundan bir üyenin katılımıyla bir komisyon kurulmuştur. Komisyon konuyu çözüme kavuşturacak, kararı da alacak ve Başkanlık Divanı’na iletecektir.

    Sayın milletvekillerinden Genel Kurul’da kendilerine ayrılan yerlere oturmalarını ve sıralara geçmelerini rica ediyorum. Saadet grubunun oturma düzeniyle ilgili önümüzdeki salı günü bir karar oluşacak ve salı günü gerekli yerlere tayin edilecektir. Benim Başkanlık Divanı adına, başkan adına bugün yöneten başkan vekili olarak grupların oturma düzenini değiştirme hakkım da yok, yetkim de yok. İçtüzük bana böyle bir hak vermiyor. Benim herhangi bir gruba oradan kalk şuraya otur deme hakkım yok. O yüzden benim yerine getirme imkanım olmayan bir konuda taleple muhatap kılınmam doğru değil.”

    “ÜÇ AYDIR ANLAYIŞLA BEKLEDİK, İYİ NİYET GÖSTERDİK VE SAMİMİYET GÖSTERDİK”

    Bozdağ, konuşmasının ardından usul tartışması açtı. Lehte söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin şunları söyledi:

    “Gönül isterdi ki Meclis Başkanlığı’nı yöneten değerli başkanlar orada yetki makamında oturanlar bugüne kadar bu sorunu çözmüş olsunlar. Eğer biz ilk gün çıkıp böyle bir şey ortaya koymuş olsaydık buradaki bütün itirazlar haklıydı. Grubumuz 6 Temmuz’da kuruldu. Aradan tam 3 ay geçti, bizden müsaade istendi. Torba yasa konuşulurken çalışmamıza devam ettik. Kamuoyunun gözünün önünde önemli iki tane olağanüstü toplantı oldu yine oradan konuşmak zorunda kaldık ve bize 1 Ekim işaret edildi.

    Üç aydır anlayışla bekledik, iyi niyet gösterdik ve samimiyet gösterdik. 3 aydır bunun çözülmesini bekledik. Biz eşit şartlarda burada siyaset yapamayacaksak, biz eşit şartlarda burada kendimizi ifade edemeyeceksek bunu kamuoyuna nasıl izah edeceksiniz? Biz sayın başkandan gerekirse oturuma ara vermesini, arka tarafta bu konuyu grup başkanvekilleriyle bugün için geçici bir çözüm bulmasını, salı günü de bu konuyu kesinlikle çözmesini bekliyoruz.

    Aleyhte konuşacak iktidar partisi neyi konuşacak? 3 aydır orada oturmamızı neyle izah edecekler? Gösterdiğimiz iyi niyeti, anlayışı nereye koyacaklar? Hakkaniyetli konuşacağız, eğer grup başkanvekiliniz çıkıp haklısınız derse bir şey demeyeceğiz. Ama çok net söylüyoruz tavrımız devam edecek. Biz orada oturmaya devam edeceğiz, bugün orada çözüm komisyonu oturuyor. Meclis Başkanlığı bu sorunu çözemedi bugün orada bir çözüm komisyonu oturuyor.”

    “BU DURUM ÇÖZÜLMELİ, BU DURUM YANLIŞTIR”

    Lehte söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, şunları söyledi:

    “Arkadaşlar burada bir grup kurdu. Eğer içtüzüğe göre burada onlara bir yer veremiyorsak bu Meclis’in bir ayıbıdır. Eğer burada bir adalet sağlayamıyorsak bu Meclis’in bir ayıbıdır. Şimdi bir içtüzük çalışması yapacakmışız, demokratik bir içtüzük getirecekmişiz. Daha içtüzüğe göre burada grup kuran bir partiye yer veremiyoruz. Bu nasıl olacak? Arkadaşlarımız en arkada oturuyor. İvedi olarak konuya müdahale etmek gerekiyor. Grup başkanvekili söz almak istiyor. Sesini duyamıyoruz. Biz CHP Grubu olarak bunu doğru bulmuyoruz. Uzun süredir bu tartışılıyor ama bu konuyu çözemiyoruz. Bu durum çözülmeli, bu durum yanlıştır. Sayın Başkan salıya kadar madem bu çözülmeyecek, salıya kadar Meclis çalışmalarına ara versin.”

    “BÜTÜN SİYASİ PARTİLERİN TEMSİLİ NOKTASINDA BU TALEBİ ÇOK HAKLI BULUYORUM”

    Aleyhte söz alan AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise şöyle konuştu:

    “Usul tartışmasıyla ilgili tutumunuza lehte olduğumuzu önce belirtmek istiyorum. Elbette seçim sonrası kurulmuş bir siyasi parti grubu var. Kendisinin haklı bir de talebi var. Bütün siyasi partilerin temsili noktasında bu talebi çok haklı buluyorum ama komisyon sıralarına oturmak doğru bir üslup ve yaklaşım değildir. Bu işin çözümü noktasında bugün bir komisyon kurulmuş ve güzel bir çözüm. Salı günü bu işin çözüleceği, sizin de yerinizin olacağı noktasında hem Meclis Başkanımızın hem de oradaki herkesin ortak bir fikri olmuş. Bence bu güzel bir çözüm. Sizin şu anda komisyon sıralarında oturmanızın Meclis’in çalışmasını engellediğinin farkındayız. Vatandaş, bize Meclis’te milletvekilleri çalışsın diye oy verdi ve bu görevimizi ihmal edemeyiz. Şimdi bir yer tartışması yüzünden Meclis’i kapatmanın doğru olmayacağını ve sizlerin de herkesin hakkını hukukunu koruyacak şekilde bugünlük salı günü çözülmesi anlaşması üzerine bir anlayışla Meclis çalışmasına katkı vermenizi bekliyoruz.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meclis’e araçla girişe sınırlama

    Meclis’e araçla girişe sınırlama



    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte toplanan Meclis Güvenlik Koordinasyon Kurulu, Meclis’e gelen ziyaretçilerin araçla girişine sınırlama getirdi.

    Milletvekillerine gönderilen yazıda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte milletvekillerine seçim bölgelerinden yoğun bir ziyaretçi akışı yaşandığı belirtildi. Siyasi partilerin grup toplantılarının da başladığı ve yoğun bir katılımla devam ettiği kaydedilen yazıda “Ziyaretçilerin gruplar halinde ve araçla giriş yapmak istemelerinden kaynaklı olarak Çankaya ve Dikmen giriş kapılarında yoğunluklar yaşanmıştır” denildi.

    ‘BİRTAKIM TEDBİRLERİN ALINMASI ZORUNLULUĞU DOĞMUŞTUR’

    Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre; Meclis İdare Amiri ve Güvenlik Koordinasyon Kurulu Başkanı Sermet Aydın imzalı yazıda, “TBMM’nin güvenliğinin sağlanması ve gereken önlemlerin alınmasına ilişkin genel esas ve ilkeleri düzenlemek amacıyla toplanan Güvenlik Koordinasyon Kurulunda bu ve benzeri sebeplerle birtakım tedbirlerin alınması zorunluluğu doğmuştur” ifadesi kullanıldı.

    Bu tedbirlerden birinin araçla girişe sınırlama getirilmesi olduğu kaydedilen açıklamada, “Çankaya ve Dikmen giriş kapılarına araçla ziyaretçi girişi yazmaya yetkili makamlara, günlük beş araç giriş hakkı verilmiştir. Beş aracın üzerindeki talepler güvenlikten sorumlu İdare Amirinin onayına sunulacaktır” denildi.

    ARAÇSIZ GİRİŞLERDE SINIRLAMA YOK

    Kararın sadece araçla giriş yapan ziyaretçiler için alındığı, araçsız ziyaretçi girişlerinde herhangi bir sınırlama bulunmadığı belirtilen açıklamada, “Yeni yasama yılından itibaren başlayacak uygulamayla ilgili TBMM yerleşkesi ve kullanımındaki binalara girişlerde kullanılan randevu kabul sisteminde gerekli düzenlemeler yapılmıştır” ifadeleri kaydedildi.

    Güvenlik Koordinasyon Kurulu kararında 1 Ekim’de gerçekleşen İçişleri Bakanlığına yönelik saldırı da hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı: “1 Ekim günü yaşadığımız terör saldırısı güvenlik uygulamalarının hassasiyetini ve bu çerçevede yapılan düzenlemeler ile alınan kararların önemini bir kez daha göstermiştir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de Cumhuriyetçiler Cumhuriyetçiye karşı: 110 yıldır ilk defa Meclis Başkanı indirildi: McCarthy görevden alındı

    ABD’de Cumhuriyetçiler Cumhuriyetçiye karşı: 110 yıldır ilk defa Meclis Başkanı indirildi: McCarthy görevden alındı



    ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy, partisi Cumhuriyetçilerden isimlerin de oy vermesiyle görevinden düşürüldü. McCarthy ülke tarihinde kendi partisinden üyelerin de oylarıyla koltuğundan edilen ilk meclis başkanı oldu.

    CUMHURİYETÇİ ÖNERGE VERDİ CUMHURİYETÇİ GÖREVDEN ALINDI

    ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Matt Gaetz’in dün kendisi de Cumhuriyetçi olan Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy’nin koltuğundan edilmesi için sunduğu önerge bugün oylamaya sunuldu.

    Gazete Duvar’ın aktardığına göre; önerge, 210 “hayır” oyuna karşın, 216 “evet” oyuyla kabul edildi. McCarthy aleyhine Demokratların yanı sıra 8 Cumhuriyetçi “evet” oyu verdi.

    Yeni bir başkan seçilene kadar Temsilciler Meclisi’ne geçici başkan olarak Cumhuriyetçi Temsilci Patrick McHenry atandı.

    ABD Temsilciler Meclisinde 110 yıldan fazla süredir meclis başkanının koltuğundan edilmesi için ilk kez oylama yapıldı.

    15. OYLAMADA SEÇİLEBİLMİŞTİ

    Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler içindeki aşırı sağcı bir grup ile McCarthy arasındaki gerginlik uzun süredir devam ediyordu.

    ABD'de Cumhuriyetçiler Cumhuriyetçiye karşı: 110 yıldır ilk defa Meclis Başkanı indirildi: McCarthy görevden alındı - Resim : 1

    Bu grupta yer alan Florida Temsilcisi Cumhuriyetçi Gaetz, ocak ayında McCarthy’nin Temsilciler Meclisi Başkanı olmasına karşı çıkmıştı. Gaetz ve beraberindeki grubu ikna etmek için bazı tavizler vermek zorunda kalan McCarthy, 15 kez yapılan oylamanın ardından ancak başkan seçilebilmişti.

    McCarthy’nin meclis başkanı olmak için kendisini desteklemeyen Cumhuriyetçilere verdiği tavizler arasında, koltuğundan edilmesi yönünde oylama yapılması için bir temsilcinin önergesinin yeterli olması da yer alıyordu.

    Gaetz ile McCarthy arasındaki gerginlik son dönemde giderek arttı. Gaetz, McCarthy’nin Demokratlara “tavizler” verdiğini savunarak iyi bir lider olmadığını ima etmişti. McCarthy ise Gaetz’in, ülke için bir şeyler yapmaktan ziyade kişisel çıkarı için televizyonlara röportaj vermekle meşgul olduğunu kaydetmişti.

    TRUMP ELEŞTİRDİ

    Eski ABD Başkanı Donald Trump ise oylama öncesi kendi sosyal medya platformu TruthSocial’dan yaptığı açıklamada Cumhuriyetçilerin kendi arasındaki çekişmeyi eleştirdi.

    Trump, “Cumhuriyetçiler neden sürekli kendi aralarında kavga ediyor? Neden ülkemizi mahveden radikal sol Demokratlarla mücadele etmiyorlar?” ifadesini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeşil Sol Parti grup toplantısı başladı: “Ülkemizin otoriterleşen rejimi değiştirmeye ihtiyacı var”

    Yeşil Sol Parti grup toplantısı başladı: “Ülkemizin otoriterleşen rejimi değiştirmeye ihtiyacı var”



    Partinin eş sözcülerinden İbrahim Akın’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    Kürt meselesi çözülmedikçe Türkiye halkları ağır bedeller ödüyor sözümüzü çarpıtarak Türk milleti bedel ödeyecek denilerek yapılan manipülasyonları kınıyoruz.

    Ülkemizin otoriterleşen rejimi değiştirmeye ihtiyacı var.

    Daha ne kadar bomba patlayacak, daha ne kadar insanların kutuplaşmasını sağlayan siyaset devam edecek. Artık yeter diyoruz. Bu sürecin böyle gitmesi mümkün değildir. Barışa şans verin diyoruz.

    Yeşil Sol Parti olarak başından beri söylediğimiz her şeyin şiddet dışında demokratik müzakere yoluyla çözüleceğinde ısrar ediyoruz. Sorunlarımızın kronikleşmeden işin içinden çıkılamaz hale gelmeden tüm sorunlarımızın çözüm yerinin Meclis olduğunu biliyor ve Meclis’in bu bakımdan işlevli hale getirilmesi gerektiğini ifade etmek istiyoruz.

    AKP-MHP iktidarı, Meclis’i işlevsiz kılmak için her türlü yöntemi denedi. Biz bunun böyle olmasını kabul etmiyoruz.

    Meclis konuşması sırasında AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, büyük ölçüde herkesi kapsayan şekilde anayasa tartışması yapacaklarını söylediler. Kopenhag kriterlerini Ankara kriteri olarak uygularız dediler. Biz Ankara kriterinin ne olduğuna bakmaya çalıştık.

    Kopenhag kriterleri hukukun üstünlüğüdür. Yarattığınız hukuksuzluk Ankara kriterleri mi olacak?

    Mevcut anayasanın en temel demokratik ilkelerini uygulamadan mı hukukun üstünlüğünü sağlayacaksınız?

    Ayrıntılar geliyor…

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TBMM yeni yasama yılına başlıyor

    TBMM yeni yasama yılına başlıyor



    28. Dönem 2. Yasama Yılı’nın başlaması dolayısıyla ilk olarak Meclis Atatürk Anıtı’na çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak. Anıttaki törenin ardından Meclis Genel Kurulu saat 14.00’te açılacak.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi açmasının ardından sunuş konuşması yapacak. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Genel Kurula takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Genel Kuruluna hitap edecek.

    Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği akşam resepsiyonu düzenlenecek. Kurtulmuş’un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonundaki resepsiyon, saat 19.30’da gerçekleştirilecek.

    ZİYARETÇİ KABUL EDİLMEYECEK

    Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM’ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

    Genel Kurul, yeni yasama döneminin ilk mesaisini 3 Ekim Salı günü yapacak. Meclis Genel Kurulu’nun öncelikli gündeminde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üye seçimi, uluslararası sözleşmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak ve Suriye, Lübnan, Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki görev sürelerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkerelerinin bulunması planlanıyor.

    Salı ve çarşamba günü Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleşecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • MHP’nin kurmay isminden suça sürüklenen çocuklar çıkışı: “İvedilikle yapacağız”

    MHP’nin kurmay isminden suça sürüklenen çocuklar çıkışı: “İvedilikle yapacağız”



    TBMM’nin açılmasına sayılı günler kala, MHP İstanbul milletvekili Feti Yıldız’dan, yeni dönemde suça sürüklenen çocuklarla ilgili bir çıkış geldi.

    Sosyal medyadan yaptığı paylaşımda suça sürüklenen çocuklar ve şiddet mağduru kadınların adalete erişiminin daha da kolaylaştırılacağını vurgulayan Yıldız, “Bu konuda adaletin etkinliği artırmak için üzerimize düşeni ivedilikle yapacağız” diye yazdı.

    MHP'nin kurmay isminden suça sürüklenen çocuklar çıkışı: "İvedilikle yapacağız" - Resim : 1

    Suça sürüklenen çocuklar konusu kamuoyunda ve Meclis’te uzun süredir gündeme gelmiyordu.

    2010-2022 YILLARI ARASINDA SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK SAYISI YÜZDE 148 ARTTI

    Türkiye’de suça sürüklenen çocuk sayısı son 10 yılda hızla artarak ikiye katlandı. 2022 yılında 200 binden fazla çocuk suça sürüklendi. 2010-2022 arasındaki 12 senede suça sürüklenen çocuk sayısı yüzde 148 arttı. İsnat edilen üç suçtan ikisi yaralama ve hırsızlık oldu.

    TÜİK’in verilerine göre, 2022 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 601 bin 754 oldu. Bu olaylarda çocukların 259 bin 106’sı mağdur olarak, 206 bin 853’ü ise suça sürüklenme sebebiyle, 100 bin 490’ı bilgisine başvurma amacıyla, 16 bin 499’u kayıp (hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan) olması sebebiyle, 12 bin 684’ü kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 122’si ise bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Deniz Demir avukatların yaşadığı sorunları Meclis gündemine taşıdı

    CHP’li Deniz Demir avukatların yaşadığı sorunları Meclis gündemine taşıdı



    CHP Parti Meclisi (PM) üyesi ve Ankara milletvekili Deniz Demir, avukatların yaşadığı otopark sıkıntısını Meclis gündemine taşıdı.

    ‘AVUKATLARI KAZANÇ KAPISI OLARAK GÖREN ZİHNİYET’

    Avukatlık Kanunu’nun 50. maddesine göre; idarenin, avukatlara ve barolara adliye binalarında yeteri kadar otopark alanı ve yeri tahsis etme yükümlülüğü olduğunu hatırlatan CHP’li Demir, “Avukatlık Kanunu sadece avukatları bağlayan yasal metinler olmayıp herkesi bağlamaktadır. Adliye otoparkının avukatlara ücretli olması, hukuka ve vicdana aykırıdır” ifadesini kullandı.

    ‘HUKUKA VE VİCDANA AYKIRIDIR’

    Yargının üç sacayağından biri olan avukatların, siyasi iktidar tarafından yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini kaydeden Demir sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Avukatların mesleğini icra ettiği her yerde hak ihlaline uğraması, avukatların ekonomik ve özlük haklarının hala iyileştirilmemiş olması, avukatların adliyelerde hakim ve savcılar ile eşit haklara sahip olamaması çok büyük bir sorundur.”

    ‘PARÇALI ADLİYE SİSTEMİ AVUKATLIK MESLEĞİNİ YAPILAMAZ BİR HALE GETİRDİ’

    “Özellikle büyük şehirlerde yaşanan parçalı ve dağınık adliye sorunu baş edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Geçim sıkıntısının yanı sıra parçalı adliyeler arası mekik dokuyarak ayakta kalma mücadelesi veren başta genç ve işçi avukatların sorunlarını çözmek, adaletin etkin tesisi açısından çok önemlidir. Parçalı adliye sorununu aynı zamanda adalete yaklaşım sorunudur. Savunmayı yok sayan, avukatı yok sayan bir sistemde adalete ulaşılması mümkün değildir.

    Avukatlar, hakim ve savcılar gibi yargının kurucu ve eşit unsurudur. Bu sebeple avukatların da çalışma yeri olan adliyelerde kırmızı alanlar yaratılmak suretiyle savcılara veya hakimlere erişimin engellenmesine yönelik uygulamalara son verilmesi gerekmektedir. Kanun teklifimizle; adliye binaları, eklentileri, otopark ve bahçeleriyle ilgili olarak avukatlar, hakim ve savcılarla eşit haklara sahip olmasını ve adliye binalarının yapımı ve tadilatı sırasında ise o ilin barosunun da görüşünün alınmasını istiyoruz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TBMM Başkanından ‘Can Atalay’ çıkışı: ‘Umarım Meclis’te yerini alır’

    TBMM Başkanından ‘Can Atalay’ çıkışı: ‘Umarım Meclis’te yerini alır’



    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Posta yazarı Oral Çalışlar’a dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    Kurtulmuş, seçimlerin üzerinden üç buçuk ay geçmesine rağmen Hatay’dan Türkiye İşçi Partisi milletvekili seçilen ancak yasaya rağmen hapiste tutulan Can Atalay hakkında konuştu.

    Kurtulmuş, Can Atalay’ın tahliye olması yönündeki dileklerini ifade etti ve “Meclis olarak, üzerimize düşeni yaptık. Milletvekili maaşını bağladık. Birlikte çalışacağı üç sekreter verdik. Tahliye yetkisi, yargınındır. Umarım önümüzdeki günlerde özgürlüğüne kavuşur ve Meclis’te yerini alır” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İşkence gördüğü için TİHV’e başvuranların sayısındaki artış Meclis gündeminde: ‘2001’den beri en yüksek sayı’

    İşkence gördüğü için TİHV’e başvuranların sayısındaki artış Meclis gündeminde: ‘2001’den beri en yüksek sayı’



    Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) yayımladığı 2022 raporuna göre, işkence gördüğü için vakfa başvuranların sayısında yüzde 22’lik artış yaşandı. DEVA Partili Mustafa Yeneroğlu, yaşanan artışı Meclis gündemine taşıdı.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Yeneroğlu, “Vakfa başvuranların en küçüğünün 3 yaşında olduğu ifade edilmektedir” dedi.

    DEVA Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlanan 2022 yılı Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri Raporunu Meclis gündemine taşıdı.

    ‘2001’DEN BERİ EN YÜKSEK SAYI’

    2022 yılında TİHV’ye yapılan 1.201 başvurunun önceki yıla göre yüzde 22 arttığının, başvuranların en küçüğünün ise 3 yaşında olduğun altını çizen Yeneroğlu, “TİHV’nin tarihinde, 2001 yılındaki en yüksek başvuru sayısından sonraki en yüksek ikinci başvuru sayısına ulaşıldığı belirtilmektedir. Rapora göre, 497 kişi ters kelepçeli halde bekletilmiş, 80 kişi fiziksel cinsel tacize, 3 kişi tecavüze uğramıştır. Başvuranların yüzde 43,5’inin cinsel işkence gördüğü tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.

    ‘HASTA MAHPUSLARIN YAŞAM HAKKI TEHLİKE ALTINDA’

    Kendisine yapılan onlarca başvuruda toplamda on yıl ve daha fazla hapis cezası alanlar ile terör suçu kapsamında cezalandırılan mahkûmların mahpusluk durumlarının keyfi olarak devam ettirildiğinin ifade edildiğini belirten Yeneroğlu, resmi olarak hasta sayısın açıklanmasa da cezaevlerinde yaşanan ölümlerin bilindiğine ve haklarında cezaevinde kalabilir şeklinde Adli Tıp Kurumu raporu verilen hasta mahpusların yaşam hakkının tehdit altında olduğuna dikkat çekti.

    Yeneroğlu, işkence iddiasıyla yapılan başvurulardaki artışla ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a verdiği soru önergesi kapsamında sorular sordu.

    Yeneroğlu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu:

    · Ülkemizde ağır insan hakları ihlalleri kapsamında sistematik ve yaygın bir şekilde işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında bugüne kadar Bakanlığınızca hangi çalışmalar yapılmıştır?

    · İşkence kapsamındaki dosyaları kamuoyuna taşıyan gazeteciler hakkında adli soruşturmalar açılmakta mıdır? Eğer açılmışsa kaç gazeteciye hangi suçlardan adli işlem yapılmıştır? Bunlardan kaçı kamu davasına dönüşmüştür?

    · Ceza infaz kurumlarında meydana gelen işkence ve kötü muamele olayları ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal eden kaç şikâyet bulunmaktadır? Bu şikâyetlerin akıbeti ne olmuştur?

    · Resmi rakamlara göre 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılında ceza infaz kurumlarında hayatını kaybeden toplam mahpus sayısı kaçtır? Yaşam hakkı ihlali kapsamında ceza İnfaz kurumlarında meydana gelen ölümler hangi sebeplerle ortaya çıkmaktadır? Şüpheli ölümler söz konusu mudur? Eğer söz konusu ise bu şüpheli ölümlerle ilgili başlatılan soruşturma bulunmakta mıdır? Varsa bu soruşturmaların sonucu ne olmuştur?

    · Resmi rakamlara göre 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılında ceza infaz kurumlarında vefat eden hasta mahpus sayısı kaçtır? Hayati tehlikesi olmasına rağmen “toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturacağı “değerlendirmesi ile infazına infaz kurumunda devam hasta mahpusların sayısı kaçtır? Ceza infaz kurumlarında bulunan yaşlı ve hasta mahpuslar için hangi önlemler alınmaktadır?

    · İnsan Hakları Eylem Planında bir yılda gerçekleştirilmesi vaat edilen “Özel infaz usullerinin kapsamı genişletilecek, ağır hasta, yaşlı veya engelli gibi hükümlülerin cezalarını konutta infaz edebilmelerine ilişkin imkânlar artırılacaktır.” ve “Engellilik, hastalık veya kocama nedeniyle ceza infaz kurumunda yaşamını yalnız başına idame ettiremeyen hükümlüler bakımından cezanın denetimli serbestlik tedbiri altında infazına ilişkin uygulamanın kapsamı genişletilecek, bu hususta kamu hastanelerinden alınacak raporla yetinilmesine ilişkin düzenleme yapılacaktır.” vaatleri üzerinden geçen bir yıldan fazla süreye rağmen neden yerine getirilmemiştir?

    · Ceza infaz kurumlarında bulunan idare ve gözlem kurulunun iyi hal değerlendirmesi kapsamında yaptığı işlemlerde kaç mahpus hakkı olmasına rağmen denetimli serbestlik ile infaz kapsamında tahliye edilmemiştir? Bu çerçevede idare ve gözlem kurulu özellikle siyasi suçlardan hapishanelerde bulunan mahpuslar ile ilgili olarak neden olumsuz raporlar düzenlemektedir? Bu kurulların ortak bir değerlendirme ölçütü bulunmakta mıdır? Kurullar nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi hakkında bugüne kadar Bakanlığınızca bir çalışma yapılmış mıdır?

    Yeneroğlu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

    · Yaygın ve sistematik işkence iddiaları hakkında bugüne kadar Bakanlığınızca hangi çalışmalar yapılmıştır?

    · Rapora göre 2015 yılının Temmuz ayından sonraki süreç ile darbe girişimi, pandemi ve deprem nedeniyle ilan edilen OHAL süreçlerinde artan işkence ve kötü muamele ile ilgili olarak bakanlığınızın herhangi bir çalışması ya da resmi tespiti var mıdır? Varsa bu tespitler nelerdir?

    · 2020, 2021 ve 2022 yılları kapsamında gözaltında işkence nedeniyle yapılan kaç şikayet vardır? Bu şikayetlerin kaçı hakkında soruşturma/ inceleme yapılmıştır, kaç kişi açığa alınmış ya da kamu görevinden uzaklaştırılmıştır? Kaç kişi hakkında takipsizlik kararı verilmiştir, kaç kişi hakkında iddianame düzenlenmiştir, derdest kaç soruşturma dosyası vardır?

    · Resmi olmayan gözaltı yerlerinde ve gözaltı dışındaki ortamlarda yaşanan işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır? Varsa çalışmanın ayrıntıları nelerdir?

    · İşkence ve kötü muamele ile ilgili adli dosyaların kaç tanesinde kısıtlılık kararı verilmiştir? Kısıtlılık kararları ne zaman verilmiştir?

    · İşkence gördüğü iddiası ile şikâyette bulunan kaç kişi hakkında “memura hakaret etmek, mukavemet etmek, bu sırada yaralamak, kamu malına zarar vermek” gibi gerekçelerle soruşturma açılmıştır?

    · Bakanlığınızın özellikle 2016 yılından itibaren artış gösteren zorla kaçırma ve kaybetme konusunda bir çalışması var mıdır? 2016 yılından bu yana kaç kişi zorla kaybedilmiş veya kaçırılmıştır? Bu işlemleri yapan kamu görevlileri ile ilgili herhangi bir adli veya idari işlem gerçekleştirilmiş midir?

    · 6 Şubat depreminden sonra sosyal medyaya da yansıyan işkence görüntülerine ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmış ise kaç kolluk görevlisine karşı bu işlemler yapılmıştır? Haklarında kamu davası açılmış mıdır?

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Silahlı eğitim vermesini sağlayacaktı… Eski AKP’li vekilin SADAT yasası Meclis arşivinden silindi!

    Silahlı eğitim vermesini sağlayacaktı… Eski AKP’li vekilin SADAT yasası Meclis arşivinden silindi!



    Türkiye’de paramiliter askeri güç oluşturmakla tartışılan Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (SADAT) seçimlerden önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun şirket binası önüne gitmesiyle gündeme gelmişti.

    Cumhuriyet’ten Sena Tufan’ın haberine göre; eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, TBMM’nin arşivlerinden SADAT hakkında verilen kanun teklifinin silindiğini söyledi.

    AKP’Lİ PETEK’İN VERDİĞİ KANUN TEKLİFİ SİLİNDİ

    SADAT kurucusu emekli asker Adnan Tanrıverdi, AKP’ye yakınlığıyla tanınıyor. Tanrıverdi bir dönem Cumhurbaşkanlığı Politikalar Kurulu üyeliği de yapmıştı.

    Eminağaoğlu, 2016 yılında AKP Milletvekili Reşat Petek’in SADAT hakkında bir yasa teklifi hazırladığını ve teklifi TBMM’ye sunduğunu belirterek şu bilgiyi verdi:

    “SADAT’ı doğrudan ilgilendiren bir yasa teklifi, AKP milletvekili Reşat Petek tarafından verilmiş. Bu yasa teklifinin tarihi 26 Mart 2016. Bu teklifin adı ise ‘5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’. Sunulan kanun tekliflerine yasalaşsın ya da yasalaşmasın, TBMM’nin internet sayfasından ulaşabilirsiniz. Ancak bu teklif yok, silinmiş.”

    ‘SADAT GİBİ…’

    Eminağaoğlu, kanun teklifinin ayrıntılarıyla ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Yurtiçinde silahlı bir eğitim vermek görevini ancak TSK yerine getirebilir. Bir başka ülkede böyle bir görevi yerine getirmek de o ülke ile Türkiye arasında ikili bir antlaşmanın varlığına ve bu antlaşmanın da TBMM’de onaylanması ile olanaklıdır. TSK dışında bir başka kurumun veya tüzel kişiliğin buna zemin hazırlayacak eğitim vermesi yasaktır. Yasa teklifi ile adeta askeri eğitim benzeri, paramiliter nitelikte, gayri nizami harp eğitimine yol açılabilecek bir eğitim verilmesinin yolu açılıyordu. Bu durum, devlet dışında eğitimli silahlı yapılanmaların, grupların ortaya çıkması gibi kabul edilemez bir duruma atılan bir adım olacak, SADAT gibi yapılanmaların silahlı eğitim vermesini sağlayabilecekti.”

    ‘MUHALEFET ÜZERİNE GİTMEDİ’

    Ömer Faruk Eminağaoğlu, muhalefetin konunun üzerine gerektiği kadar gitmediğini söyledi. Eminağaoğlu, “Bu yasa teklifi ise, her nedense kaldırılmış, adeta gizlenmiş. Her CHP’li gibi benim de beklentim, SADAT’ın kapısına dayanılarak haklı olarak gösterilen tepki karşısında, gizli veya gizlenen bir yasa teklifi olamayacağına göre, bu yasa teklifinin de üzerine gidilmesiydi” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***