Etiket: mahkeme

  • Moda Sahnesi, Kültür Bakanlığı’na karşı açtığı davayı kazandı

    Moda Sahnesi, Kültür Bakanlığı’na karşı açtığı davayı kazandı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Atiye’ dizisi, intihal gerekçesiyle mahkemelik oldu

    ‘Atiye’ dizisi, intihal gerekçesiyle mahkemelik oldu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mahkeme kararı iptal etti: ‘Assos artık eski Assos değildir ve olmayacaktır’

    Mahkeme kararı iptal etti: ‘Assos artık eski Assos değildir ve olmayacaktır’


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da öldürülen gazeteci Kaşıkçı’nın dava dosyası Suudi Arabistan’a devredildi

    İstanbul’da öldürülen gazeteci Kaşıkçı’nın dava dosyası Suudi Arabistan’a devredildi


    Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesine ilişkin 26 sanığın yargılandığı davada mahkeme, durma kararı vererek yargılamanın Suudi Arabistan adli makamlarına devrine hükmetti.

    İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, haklarında yakalama kararı bulunan firari 26 sanık katılmadı.

    İstanbul Barosu tarafından görevlendirilen bazı avukatların sanıkları temsil ettiği duruşmada, Kaşıkçı’nın nişanlısı müşteki Hatice Cengiz ile avukatı da hazır bulundu.

    İstanbul’da işlenen Kaşıkçı cinayetinin ardından Türkiye sert tepki gösterirken, Suudi Arabistan’a uluslararası çapta tepki gösterildi. Riyad yönetimi, Ankara ile ilişkilerin gerginleşmesinin ardından Türk ürünlerine karşı boykot uyguladı.

    Ancak son dönemde iki ülke arasında ilişkiler tekrar düzelirken, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a yaptığı ihracat tekrar artmaya başladı.

    Duruşmada kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosya hakkında durma kararı verilerek, yargılamanın Suudi Arabistan adli makamlarına devrini kararlaştırdı.

    Adalet Bakanlığı, davanın Suudi Arabistan adli makamlarına devrini uygun görmüştü

    Adalet Bakanlığı pazartesi günü yaptığı açıklamada, 26 sanığın yargılandığı davanın Suudi Arabistan adli makamlarına devrini uygun görmüştü.

    Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Kaşıkçı davasına bakan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine kovuşturmanın Suudi Arabistan makamlarına devri konusundaki görüşünü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

    Ceza kovuşturmalarının devredilmesine ilişkin her iki ülkenin birlikte taraf olduğu herhangi bir sözleşme veya ikili anlaşma bulunmadığına işaret edilen görüş yazısında, bununla birlikte, 6706 sayılı Kanun’un “Soruşturmanın veya Kovuşturmanın Devri” başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasında “Milletlerarası anlaşma bulunmaması halinde, mütekabiliyet ilkesi esas alınarak bu kanun çerçevesinde soruşturma veya kovuşturmalar devredilebilir veya devralınabilir.” hükmünün yer aldığı belirtildi.

    Ayrıca Kanun’un 24. maddesine göre, üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların, sanığın yabancı bir devletin vatandaşı olması nedeniyle Türkiye’de hazır bulundurulamaması veya adli yardımlaşma yoluyla savunmasının alınamaması hallerinde devredilmesi imkanının bulunduğu aktarılan görüş yazısında, şunlar kaydedildi:

    “Kovuşturma kapsamında yargılanan sanıklar hakkında iade talebinde bulunulmasına rağmen, mezkur talebe Suudi Arabistan makamlarınca olumsuz yanıt verilmiş olması nedeniyle 6706 sayılı Kanun’un 24. maddesinde yer alan şartların mevcut olduğu değerlendirilmekte olup, bu itibarla kovuşturmanın Suudi Arabistan adli makamlarına devri Bakanlığımızca da uygun görülmüştür.”

    Kaşıkçı cinayeti nasıl işlendi?

    Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı Washington Post Gazetesi’ndeki köşe yazılarıyla eleştiren Kaşıkçı, en son 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın İstanbul konsolosluğuna girerken görülmüştü. Daha sonrasında Kaşıkçı’nın izine rastlanılmazken yetkililer gazetecinin cesedinin parçalara ayrılarak konsolosluktan çıkarıldığına inanıyor.

    Eylül 2020’de, bir Suudi mahkemesi, “şeffaflıktan yoksun olduğu” belirtilen bir davada öldürme nedeniyle sekiz kişiyi yedi ila 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların hiçbirinin ismi açıklanmadı.

    Bir yıl önce yayınlanan bir ABD istihbarat raporu, Veliaht Prens Muhammed’in Kaşıkçı’yı öldürme veya yakalama operasyonunu onayladığını bildirdi. Suudi hükümeti rapordaki bulguları reddederek Selman’ın olayla ilgisi olmadığını açıkladı.

    Prens, The Atlantic’te bu ay yayınlanan bir makalesinde, suçu kanıtlanana kadar bir kişinin masum sayılması gerektiğini belirterek kendisine yöneltilen suçlamalarla haklarının ihlal edildiğini hissettiğini yazdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dışişleri Bakanlığı: Suudi mahkemenin Kaşıkçı cinayeti kararı beklentileri karşılamaktan uzak

    Dışişleri Bakanlığı: Suudi mahkemenin Kaşıkçı cinayeti kararı beklentileri karşılamaktan uzak


    Dışişleri Bakanlığı Cemal Kaşıkçı cinayeti hakkında Suudi Arabistan’da yürütülen davada 5 kişiye idam, diğer 3 kişiye ise 24 yıl hapis cezası verilmesi kararının beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu açıkladı.

    Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy Cemal Kaşıkçı cinayeti hakkında Suudi Arabistan’da yürütülen davada ilgili mahkeme tarafından açıklanan kararın gerek Türkiye’nin, gerek uluslararası toplumun bu cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılmasına ve adaletin tecellisine yönelik beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu kaydetti.

    Aksoy açıklamasında “Merhum Kaşıkçı’nın bedeninin akıbeti, cinayetin azmettiricilerinin ve varsa yerel işbirlikçilerinin tespiti gibi önemli hususların karanlıkta kalması adaletin tecellisi ve hesap verebilirlik ilkesi bakımından temel bir eksikliktir. Ülkemiz topraklarında işlenen bu cinayetin aydınlatılması ve tüm sorumluları ile azmettiricilerinin belirlenerek cezalandırılması sadece hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk ve yükümlülüktür.”

    Sözcü Aksoy, Suudi makamlarından adli işbirliği beklentisini de yineledi.

    Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Suudi Arabistan’da görülen davada 5 kişiye idam, diğer 3 kişiye ise 24 yıl hapis cezası verildi.

    Riyad Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan kararda idam cezasına çarptırılan kişilerin isimleri belirtilmedi. Mahkumların mağdurun ölümüne ‘doğrudan katılmaktan’ suçlu bulunduğu ifade edildi.

    Qries

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiliz mahkemesi, eski İspanya Kralı Juan Carlos’un yargılanmasının önünü açtı

    İngiliz mahkemesi, eski İspanya Kralı Juan Carlos’un yargılanmasının önünü açtı


    İngiltere’de Londra Yüksek Mahkemesi, eski İspanya Kralı Juan Carlos’un resmi görevini bırakmasının ardından dokunulmazlığının sona erdiğine karar vererek eski sevgilisi Corinna zu Sayn-Wittgenstein’in özel hayatı taciz ve yasa dışı takip suçlamalarından yargılanmasının önünü açtı.

    Wittgenstein’in eski İspanya Kralı hakkındaki suçlamasını değerlendiren İngiliz mahkemesi, Juan Carlos’un avukatları aracılığıyla savunduğu “Kraliyet Ailesi’nin üyesi olması ve özel statüsünden” dolayı halen dokunulmazlığının bulunduğu yönündeki talebini reddetti.

    Mahkeme, Juan Carlos’un resmi olarak İspanya Krallığı görevini bıraktığı Haziran 2014’ten itibaren dokunulmazlığının bulunmadığına kanaat getirdi.

    Bu kararla Juan Carlos’un, eski sevgilisi Wittgenstein’in ortaya attığı “özel hayatı taciz ve İspanyol gizli servis yetkilileri tarafından baskı ve gözetime tabi tutulduğu” suçlamalarından yargılanmasının önünde hiçbir engel kalmadı.

    Eski İspanya Kralı, sivil mahkemede görülmesi gereken davayı kaybetmesi halinde en fazla tazminat ödemek zorunda kalacak.

    Eski Kral Juan Carlos 1,5 yıldır BAE’de

    Juan Carlos’un, İspanya’da hakkında açılan soruşturmaların ardından 3 Ağustos 2020’de ülkeyi terk etme kararı aldığı açıklanmış, ardından aynı tarihte BAE’ye gittiği duyurulmuştu.

    İspanya’da 39 yıl (1975-2014) boyunca devlet başkanı olan ve diktatör Franco’nun ardından demokrasiye geçişin önünü açmasıyla bilinen 84 yaşındaki eski Kral Juan Carlos, 18 Haziran 2014’te tahtını oğlu Felipe’ye bırakmış ve ardından 2 Haziran 2019’da Kraliyet ailesi içindeki tüm resmi sorumluluklarını sona erdirdiğini açıklamıştı.

    Eski sevgilisi Corinna Larsen tarafından bazı suçlamalara maruz kalan Juan Carlos’un devlet bütçesinden aldığı yıllık maaş, yolsuzluk iddialarının ardından Haziran 2020’de kesilmişti.

    İspanya Yüksek Mahkemesi Savcılığı, yaklaşık 2,5 yıl yürüttüğü soruşturma sonrasında Juan Carlos hakkındaki suçlamaları 5 Mart’ta kaldırmış, eski Kral BAE’de yaşamaya devam edeceğini ancak zaman zaman İspanya’ya geleceğini açıklamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Meta, Rus mahkemesinden platformun ‘aşırı örgüt’ olarak tanımlanması talebinin reddini istedi

    Meta, Rus mahkemesinden platformun ‘aşırı örgüt’ olarak tanımlanması talebinin reddini istedi


    Meta, Rus mahkemesinden sosyal medya platformunun ‘aşırı örgüt’ olarak tanımlanması talebinin reddedilmesini istedi

    Facebook ve WhatsApp’ın sahibi Meta, Rusya’da savcılığın, sosyal medya platformunu “aşırı örgüt” olarak tanımlanması için başlattığı soruşturmada mahkemeden takipsizlik kararı verilmesini istedi.

    Rus haber ajansı TASS’a göre, Moskova’daki duruşmada Meta’nın avukatları ayrıca savunma için kendilerine daha fazla zaman verilmesini istedi.

    TASS, Meta’nın avukatlarının, sosyal medya platformuna yönelik mahkemenin bu tür bir yasak getirme yetkisinin olmadığı yolunda savunma yaptığını aktardı.

    Rusya, Facebook ve Twitter başta olmak üzere birçok sosyal medya platformunun ülkede kullanımına sınırlama getirme kararı almıştı.

    Meta, 10 Mart’ta Ukrayna’daki savaşa destek veren Ruslar ve savaşa katılan Rus askerlerine karşı şiddet içerikli mesajlara izin vermek üzere kurallarını esnetmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Suudi Arabistan’da ‘terörizmle bağlantılı suçlardan’ 81 kişi idam edildi

    Suudi Arabistan’da ‘terörizmle bağlantılı suçlardan’ 81 kişi idam edildi


    Suudi Arabistan’da çoğunluğu terörizmle bağlantılı suçlardan hüküm giyen 81 kişinin bir günde idam edildiği duyuruldu.

    Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı terör, casusluk, cinayet ve diğer bazı suçlardan yargılanan 81 kişinin idam edildiğini açıkladı.

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu 81 kişi, “sapkın düşünce ve inançları benimseme, ibadethaneler, hükümet binaları ile ülke ekonomisinin can damarı olan yerleri hedef alma, yetkililer ile emniyet mensuplarını izleme ve hedef alma, kaçırma, işkence, silahlı soygun, silah kaçakçılığı gibi suçları işleme, Yemen’deki Husiler, El-Kaide ve IŞİD gibi terör örgütlerinin planlarını uygulama ve onlar için istihbaratçılık yapma” suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi.

    Dava sonunda mahkeme, Yemen uyrukluların da aralarında bulunduğu çoğu Suudi Arabistanlı 81 sanığın idam edilmesine hükmetti.

    Açıklamada, haklarında verilen idam kararı infaz edilen sanıkların tek tek isimleri, uyrukları ve işlediği suçlar zikredildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Uluslararası Adalet Divanı, Myanmar’ın ‘soykırım davasında’ itirazları dinleyecek

    Uluslararası Adalet Divanı, Myanmar’ın ‘soykırım davasında’ itirazları dinleyecek


    Myanmar’ın Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırım işlediği suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) görülen davada Nepido yönetiminin itirazları dinlenecek.

    Hollanda’nın Lahey kentinde dört gün sürecek duruşmalarda ülkeyi kimin temsil edeceği ise belirsizliğini koruyor. Soykırımın sorumlusu olarak gösterilen Aung San Suu Çii, 1 Şubat 2021’deki darbeden bu yana cezaevinde bulunuyor.

    Cunta yönetimini eleştirenler, gölge bir sivil yönetim olan Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) Lahey’deki duruşmalarda ülkeyi temsil etmesi gerektiğini söylüyor.

    BM’nin en yüksek yargı organında davayı açan Gambiya, Myanmar’ın Arakanlı Müslümanlara soykırım yaptığını kabul etmesini istiyor.

    Myanmar’daki askeri yönetimin muhalifleri, ülkenin UAD’de uluslararası yaptırımlara tabi olan hukuk ekibine iki yetkili atadıklarını kaydetti.

    Myanmar Hesap Verebilirlik Projesi direktörü Chris Gunness, “Myanmar, Uluslararası Adalet Divanı’nda ağır insan hakları ihlallerinden ve hukukun üstünlüğünü ihlal etmekten cezalandırılan kişiler tarafından temsil ediliyor. Bu yasadışı cunta Myanmar’ı temsil etmemeli.” dedi.

    Gambiya’yı temsil eden avukatlar, 2019’daki duruşmalarda Myanmar ordusu tarafından işlenen soykırımla ilgili ayrıntıları haritaları, uydu görüntülerini ve fotoğrafları hakimlere gösterdi.

    Bunun üzerine mahkeme, aldığı geçici kararda Myanmar’a Rohingyalılara karşı soykırımı önlemek için elinden geleni yapması gerektiğini kaydetti.

    Arakanlı Müslümanlara ‘etnik temizlik’

    Myanmar’ın Arakan eyaletinde 2012’de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıktı, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verildi.

    Arakan’daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017’de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlattı.

    BM’ye göre, Ağustos 2017’den sonra Arakan’daki baskıdan kaçıp Bangladeş’e sığınanların sayısı 900 bini aştı.

    Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.

    BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti “etnik temizlik” ya da “soykırım” olarak adlandırıyor.

    Myanmar’daki askeri darbe

    Myanmar ordusu, 2020’deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat 2021’de yönetime el koydu.

    Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına aldı ve olağanüstü hal ilan etti.

    Myanmar ordusunun darbe karşıtı protestocu ve isyancı gruplara silahlı müdahalesi sonucu bugüne kadar 1500’ün üzerinde kişi hayatını kaybetti, binlerce gösterici gözaltına alındı.

    Ülkede taraflar arası silahlı çatışmalar ve protestolar sürerken üst düzey hükümet yetkililerinin askeri mahkemede yargılanmalarına devam ediliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Namus cinayeti sayılmadı: Pakistan’da kız kardeşini öldüren hükümlü annesinin affıyla serbest kaldı

    Namus cinayeti sayılmadı: Pakistan’da kız kardeşini öldüren hükümlü annesinin affıyla serbest kaldı


    Pakistan’da sosyal medyada müstehcen videolar yayınladığı gerekçesiyle kız kardeşini boğarak öldüren Muhammad Waseem, mahkemenin olayın namus cinayeti olmadığına hükmetmesinin ardından annesinin affıyla serbest bırakıldı.

    Pakistanlı Muhammad Waseem kız kardeşi Qandeel Baloch’u sosyal medyada yayınladığı videolar nedeniyle 2016 yılında boğarak öldürdü. Cinayetin ardından tutuklanan Waseem kardeşini namus için öldürdüğünü itiraf etti.

    Halkın tepkisinin ardından hükümet harekete geçerek, namus cinayetlerinde ailenin affetmesi durumunda bile sanığa ömür boyu hapis cezası verilmesini gerektiren yasal değişiklik yaptı.

    Ancak 6 yıl sonra görülen temyiz davasında mahkeme hakimi, hükümlünün itirafına karşın olayın ‘namus cinayeti’ olarak tanımlanamayacağına karar verdi.

    Ülkede yürürlükte olan diğer cinayet kanunlarına göre ele alınan davada, Waseem’in annesi oğlunu affetti.

    Hafta başında alınan kararın ardından 38 yaşındaki Waseem Multan’da hapishaneden serbest bırakıldı.

    Milletvekili Maleeka Bokhari mahkeme kararına karşı hükümetin hukuki seçenekleri incelediğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***