Etiket: Hapis cezası

  • İnsan Hakları Derneği cezaevi raporu: En büyük sorunların başında çıplak arama var

    İnsan Hakları Derneği cezaevi raporu: En büyük sorunların başında çıplak arama var


    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, “Marmara Bölgesi Hapishanelerinde Yaşanan Hak İhlalleri” raporunu açıkladı.

    Toplam bin 644 ihlalin bildirildiği raporda son üç ayda en yoğun yaşanan sorunların başında çıplak arama geldiği ifade edildi.

    Temmuz, Ağustos ve Eylül 2021 tarihlerini kapsayan raporda, Covid-19 döneminde hapishanedeki “şartların ağırlaştığı” kaydedildi.

    İHD, konuyla ilgili açıklamasında, “Bu üç ay boyunca; mahpuslara yönelik fiziki saldırılar, tehdit, darp, çıplak arama, baskın hücre aramaları yoluyla işkence ve kötü muamele, sağlık ve tedavi hakkı alanındaki ihlaller, keyfi yasak ve uygulamalar devam etmiştir” dedi.

    İhlallerin dağılımı

    Raporda Temmuz ayında 453, Ağustos ayında 471, Eylül ayında 620 olmak üzere bin 644 ihlal tespit edildiği aktarıldı.

    İhlallerin dağılımı şu şekilde veriliyor: Sağlık hakkı ihlali, 239; Kötü muamele, darp, işkence 334; iletişim hakkı ihlalleri 491; Açlık Grevi ile ilgili ihlaller 56; Covid + vakalar ve bulaşa karşı yetersiz önlem bildirimleri 219; Yeterli ve Sağlıklı Beslenme ve Temiz Suya Erişim Hakkı İhlali, öz bakım ihtiyaçlarının karşılanmaması 223; S Tipi Cezaevleri ile ilgili İhlaller 40; İnfazda Eşitlik ilkesi ihlalleri, 42.

    Açıklamada basın taraması yoluyla erişilen 117 ihlalle toplam sayının bin 761’e çıktığı kaydedildi.

    “En yoğun yaşanan sorunlardan biri çıplak arama”

    Raporda, çıplak arama ve ağız içi aramasının “son 3 ayın önemli sorunları arasında bulunduğu” belirtiliyor.

    Kötü muamele, darp ve işkence bölümü altında 20 çıplak aramanın bildirildiğine dikkat çekilen raporda “Bu dönemde en yoğun yaşanan sorunlardan biri de çıplak arama uygulaması ve arama sırasında mahpusun ağzının içine bakılmak istenmesi olmuştur. Çıplak aramayı kabul etmeyen mahpuslara işkence edilerek, giysileri parçalanarak zorla çıkarılmış, ayrıca mahpuslara görevli memura direnmekten davalar açılmış, mahpusun yaptığı şikayetlere ise kovuşturmaya yer yoktur cevabı verilmiştir” deniliyor.

    “Kız kardeşim 30 erkek gardiyanın saldırısına maruz kaldı”

    Raporda çıplak aramayla ilgili örnekler veriliyor. İHD’ye 02.07.2021 tarihinde e-mail yoluyla başvuruda bulunan E. K.’nin ifadesi şu şekilde aktarılıyor: “Ağrı/Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan kız kardeşim M. K. ile yapmış olduğumuz son telefon görüşmesinde İstinaf mahkemesinin açmış olduğu mahkeme günü, bir grup erkek gardiyanın (30 kişilik) fiziksel saldırısına maruz kaldıklarını, almış olduğu darbeler ve geçirmiş olduğu şuur kaybı nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, hastanede savcının kendisiyle görüşmesinin engellendiğini, darp raporlarında da belirtilen vücudunun genel hatlarındaki kırık-kesik-kanama-morluk vb bulgular nedeniyle durumunun iyi olmadığını aktardı. Yaşanan bu hukuk dışı tahammülü aşan elim vukuatın üzerinde durulması hususunda tarafınıza düşen tüm kanallarınızı kullanmanız ricasıyla, önemle arz ediyorum.”

    “Mahpusların infazının yakılması”

    Raporda tahliye hakkı kazanan mahkumların bu hakkının elinden alındığı belirtiliyor: “Hapishanelerde öne çıkan sorunlardan biri de hukuka ve insan haklarına aykırı uygulamalarla tahliye zamanı gelen mahpusların infazının yakılmasıdır. Süre bakımından açık cezaevine gitme hakkı kazanan mahpuslara ve infaz süresini doldurup şartlı tahliye hakkı kazanan mahpuslara getirilen ‘iyi hal’ şartı, ciddi hak mahrumiyetlerine neden olmaktadır. İyi hal değerlendirmesi alabilmeleri için mahpuslar bağımsız koğuşa geçmeye zorlanmakta, örgütlü mahpusların koğuşunda kalıyor olması, gelen ziyaretçisi, kimin para yatırdığı ve okuduğu kitaplar iyi hal değerlendirmesine konu edilerek verilen olumsuz raporlarla mahpusun tahliyesi engellenmekte, infazı yakılmaktadır.”

    “Mahpuslara düşmanca davranış, keyfiyet had safhaya vardı”

    Mahpuslara yönelik hak ihlallerinin ciddi oranda arttığına dikkat çekilen raporda “İnfaz koruma memurlarının mahpuslara dönük küfür ve hakaret de içeren kötü muameleyle ortamı sürekli geriyor. Mahpuslara düşmanca davranış, keyfiyet had safhaya varmış bulunmaktadır.” deniliyor.

    Diğer ihlaller şu şekilde sıralanıyor: “Hapishanelerin tümünde; keyfi disiplin cezaları, süreli-süresiz yayınlar ile kitap ve mektuplara getirilen yasaklar, resmi kurumlara yazılan yazılar ve suç duyurusu dilekçelerinin gönderilmemesi, sohbet ve spor haklarının kullandırılmaması, havalandırma hakkının kısıtlanması, hapishane kantinlerinde fahiş fiyat, çeşit azlığı, sadece belli markaların bulunması, bazı ihtiyaç malzemelerinin satışının yasak olması ve bu ihtiyaçların dış kantinden de karşılanmaması uygulamaları devam etmektedir. Yetersiz beslenme, Covid- 19 salgını döneminde hasta mahpusların sağlıklarının daha da kötüleşmesine neden olmaktadır.”

    Pandemi döneminde sorunlar ağırlaştı

    İHD raporunda, Covid-19 döneminde hapishanedeki koşulların yetersiz kaldığı ve ihlallerin arttığı belirtiliyor.

    Raporda, “Covid salgını sürecinde yaşanan randevu iptalleri, kelepçeli muayene ve olumsuz karantina uygulamaları nedeni ile hastaneye sevkler ve tedaviye erişimde yaşanan sorunlar artmaya devam etmiştir. Covid hastası mahpuslara halen yeterli beslenme sağlanmamaktadır. Hücre ve üst aramalarında gardiyanlar maske ve eldiven kullanmamakta, mesafeyi korumamakta, uyarıda ya da itirazda bulunan mahpuslara disiplin soruşturmaları başlatılmaktadır. Mahpuslara maske takma zorunluluğu varken , gardiyanlar maskesiz ve hiçbir önlem almayarak mahpusların sağlıklarını tehlikeye atmayı sürdürmüşlerdir.” ifadelerine yer veriliyor.

    Raporda yer alan başvuruların, “hak ihlallerinin yaşandığı hapishanelerde tutuklu veya hükümlü bulunan mahpuslarca mektup ve faks yoluyla veya mahpus aileleri ve avukatları tarafından telefon, mail veya derneğe gelmek suretiyle yapıldığı” belirtiliyor.

    İHD İstanbul Şubesine başvuru yapan 25 hapsihane şu şekilde sıralanıyor: Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Cezaevleri, , Tekirdağ1 ve 2 Nolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (CİK), Edirne F Tipi Kapalı CİK, Kandıra F Tipi CİK, Bakırköy Kadın Kapalı CİK, Balıkesir Bandırma 1 nolu T Tipi CİK, Maltepe 3 Nolu L Tipi CİK, Gebze M Tipi CİK, Şakran Kadın Kapalı CİK, Ödemiş T Tipi CİK, Patnos L Tipi CİK, Bandırma 2 Nolu T Tipi CİK, Van F Tipi CİK, Metris T Tipi CİK, Bolu F Tipi CİK, Kayseri Bünyan Kadın Kapalı CİK, Elazığ T Tipi CİK, Şakran Kadın Kapalı CİK, Kırklareli E Tipi CİK, Adana F Tipi CİK, Kocaeli 1 Nolu T Tipi CİK, Tarsus Kadın Hapishanesi CİK, Diyarbakır T Tipi CİK, Akhisar Manisa T Tipi Kapalı CİK, Aliağa İzmir T Tipi CİK.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yönetmen Veysi Altay ve Dicle Anter’e hapis cezası

    Yönetmen Veysi Altay ve Dicle Anter’e hapis cezası


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kosova’da eski Sırp polise savaş suçundan 20 yıl hapis cezası verildi

    Kosova’da eski Sırp polise savaş suçundan 20 yıl hapis cezası verildi


    Kosova’da mahkeme, eski bir Sırp yedek polis olan Goran Stanisic’i, 1999 Kosova Savaşı sırasında 13 Arnavut sivilin öldürülmesindeki rolünden dolayı savaş suçu işlediği gerekçesiyle 20 yıl hapse mahkum etti.

    Priştine Temel Mahkemesinden yapılan açıklamada, Kosova Özel Savcılığının Stanisic hakkında 6 Şubat 2020’de hazırladığı iddianameye göre, sanığın “Sivil halka karşı savaş suçları işlenmesinde yer alma” suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.

    Cezanın, sanığın 20 Temmuz 2019’dan bu yana bulunduğu tutukluluk halinin de göz önünde bulundurulacak şekilde uygulanacağı kaydedilen açıklamada, tarafların kararı temyize götürme hakkı bulunduğu belirtildi.

    Mahkemeden yapılan açıklamaya göre, Stanisic, Kosova’da devam eden savaş sırasında ülkenin orta kesimlerindeki Lipyan’da Sırbistan İçişleri Bakanlığına bağlı polis istasyonunda yedek polis görevini icra ederken, 15 ve 16 Nisan 1999’da Sırp ordusu, paramiliter ve polis güçlerinin iki köyde sivil Arnavut toplumuna karşı geniş çaplı ve sistematik saldırısında yer alarak sivillerin öldürülmesi, sınır dışı edilmesi ve onlara karşı şiddet uygulanması etkileşiminde bulundu.

    Sanığın bölgede diğer sivillerin öldürmesinde de suçlu bulunduğu aktarıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’ye seçim kampanyasını yasa dışı finansmandan 1 yıl hapis cezası

    Eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’ye seçim kampanyasını yasa dışı finansmandan 1 yıl hapis cezası


    Fransa’da seçim kampanyasını yasa dışı finanse etmekten suçlu bulunan eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Paris 11. Ceza Mahkemesi eski cumhurbaşkanının hapis cezasını ev hapsi şeklinde elektronik gözetim altında geçirmesine hükmetti.

    Mahkeme ayrıca eski cumhurbaşkanı ile aynı davada yargılan 13 sanık için de 2 yıldan 3 buçuk yıla kadar hapis cezaları verdi. Paris Savcılığı 13 sanık için 18 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istemişti.

    Bygmalion adlı davaya katılmayan Sarkozy hakkında 6 ayı tecilli olmak üzere 1 yıl hapis cezası ve 3 bin 750 euro para cezası talep edilmişti.

    15 Haziran’da mahkeme salonuna gelerek hakime ifade veren eski Cumurbaşkanı Sarkozy, 2012’deki seçim kampanyasını 2007’deki gibi yürüttüğünü ve söz konusu suçlamaları reddettiğini belirtmişti.

    “Seçim kampanyası yasal sınırını iki kat aştı iddiası”

    Seçim harcamalarının parti faaliyeti gibi gösterilip Sarkozy’nin seçim kampanyasında yasal sınır olan 22,5 milyon euronun yaklaşık 2 kat üzerine çıkılmasının önüne geçildiği ileri sürülüyor.

    Fransız yetkililer Sarkozy’nin Kaddafi’den toplamda 50 milyon euro para aldığına ilişkin iddiaları araştırıyordu. Fransız seçim yasaları yurt dışından alınabilecek yabancı yardımları sınırlıyor. Buna göre yurt içi yardımları dahil 21 milyon eurodan daha fazla olamıyor.

    İddiaları reddeden Sarkozy ise 2007 seçimlerinde Libya rejiminden aldığı paralarla kendi kampanyasını yasa dışı şekilde finanse ettiğine ilişkin yürütülen soruşturmanın düşürülmesini istiyordu.

    Sarkozy, seçim kampanyasının finansmanı sırasında, tanıtım ve halkla ilişkiler kampanyasını yürüten Bygmalion şirketinden sahte fatura almakla ilgili şirket de Sarkozy’nin masraflarını gizlemek için sahte fatura düzenlemekle suçlanıyor.

    “Kaddafi’den çantalarla para geldi”

    Dönemin Libya lideri Muhammer Kaddafi’nin Sarkozy’e çok sayıda çanta içerisinde nakit para verdiği iddia ediliyor.

    İddianın sahibi ise Lübnan asıllı Fransız iş adamı Ziyad Takiyeddin. İş insanı 2016’da Mediapart isimli bir haber sitesine verdiği demeçte içerisinde 5 milyon euro bulunan 5 çantayı Libya’dan alarak Sarkozy’e teslim ettiğini açıklamıştı.

    Birkaç gün sonra ise Takiyeddin bu iddiasını değiştirerek Sarkozy’nin bu şekilde hiçbir finansman almadığını belirtmişti.

    Sarkozy, 1 Mart’ta yolsuzlukla suçlandığı “telekulak” davasında, 2 yılı tecilli olmak üzere 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Kararı temyize götüren eski cumhurbaşkanına verilen hapis cezası askıya alınmıştı. Sarkozy, V. Cumhuriyet döneminde hapis cezası alan ilk cumhurbaşkanı olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rüşvet verdiği gerekçesiyle 18 aydır cezaevinde olan eski Samsung yöneticisi tahliye edilecek

    Rüşvet verdiği gerekçesiyle 18 aydır cezaevinde olan eski Samsung yöneticisi tahliye edilecek


    Devlet yetkililerine rüşvet verme suçlamasıyla hüküm giyen ve 18 aydır cezaevinde olan Güney Koreli teknoloji devi Samsung Grup’un eski Genel Müdürü Lee Jae-yong’un bu hafta içerisinde şartlı tahliye olacağı belirtildi.

    Lee Jae-yong, eski Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye’nin yakın arkadaşı Choi Soon Sil ve kardeşine 3 milyon euro rüşvet vermek ve bunun karşılığında Samsung’un ticari faaliyetleri konusunda devlet desteği aldığı gerekçesiyle toplamda 30 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

    Güney Kore Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 2020 Ocak’tan itibaren tutuklu bulunan Lee Jae-yong’un cezasının bitmesine 1 senelik bir süre kaldığı ve şartlı tahliye edilerek geri kalan cezasını ev hapsinde geçireceği kaydedildi.

    Bakanlığın aldığı bu karar, Güney Kore’de büyük iş insanlarının ve dev ticari faaliyetlerle ilişiği olan kesimlere ayrıcalık yapıldığı gerekçesiyle bazı kesimler tarafından eleştiri oklarının hedefi oldu.

    Söz konusu kararın, rüşvet skandalı sonrası kamuoyu baskısı nedeniyle meclis kararıyla görevinden alınan eski Devlet Başkanı Park Geun-hye’nin yerine 2017’deki ara seçimlerde göreve gelen ve özel sektörle devlet yönetimi arası ilişkileri dizginleme sözü veren Devlet Başkanı Moon Jae-in’in reformist imajına da zarar verdiği ifade ediliyor.

    Adalet Bakanı Park Beom-kye, Lee Jae-yong’un cuma günü yaklaşık 800 mahkumla birlikte serbest bırakılacağını ve alınan bu şartlı tahliye kararının Covid-19 pandemisi sonrası ülkede oluşan olumsuz ekonomik durum nedeniyle alındığını açıkladı.

    Lee Jae-yong hakkındaki diğer iddialar sebebiyle yeniden hapse girebilir

    Lee Jae-yong şartlı tahliye edilecek olsa da eski Samsung yöneticisinin rüşvet skandalından ayrı olarak borsa hisselerinde manipülasyona neden olma ve denetim ihalelleri suçlamasıyla önümüzdeki günlerde Seul Merkez Bölge Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

    Jae yong’un bu duruşmada hüküm giymesi durumunda yeniden cezaevine girme ihtimali bulunuyor.

    5 yıl hapis cezası 2.5 yıla indirildi

    53 yaşındaki Samsung yöneticisi rüşvet skandalı sonrası 2017’de çıktığı ilk duruşmada 5 sene hapis cezasına çarptırılmış ve cezaevine gönderilmişti. Ancak Jae yong’un cezası, 11 ay hapis yatması sonrası Şubat 2018’de Seul Yüksek Mahkemesi tarafından 2.5 seneye düşürülmüş ve tutukluluk hali de ertelenmişti.

    Güney Kore Yargıtay’ı temyize giden davada nihai kararını 2019’da vermiş ve Lee’nin aldığı rüşvet cezasının hafifletildiğine kanaat getirince eski Samsung yöneticisini yeniden cezaevinin yolunu tutmuştu.

    Samsung, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, 2021’in ikinci çeyreğinde bir önceki seneye oranla karını yüzde 54 artırarak 11 milyar dolara çıktığını duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Azerbaycan ile Ermenistan sınırında çatışma

    Azerbaycan ile Ermenistan sınırında çatışma


    Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan ile sınırda çatışma yaşandığını duyurdu.

    Savunma Bakanlığının açıklamasında, sınırın Kelbecer bölgesinde Azerbaycan mevzilerinin Ermenistan birliklerince ateş altına alındığı bildirildi.

    Azerbaycan ordusunun da karşılık verdiği ve çatışmanın sürdüğü aktarıldı.

    Yerel saatle 16.00 sıralarında aynı istikamette çatışmalar başlamış, Azerbaycan ordusundan bir askerin, Ermenistan mevzilerinden keskin nişancı silahıyla açılan ateş sonucu hayatını kaybettiği bildirilmişti.

    13 Ermeni askerine hapis cezası

    Bu arada Azerbaycan’da bir mahkeme, bugün 13 Ermeni askerini ‘terör ve ülkeye yasa dışı yollardan girmek’ suçlamasıyla 6 yıl hapis cezasına çarptırdı.

    Başkent Bakü’de mahkemeye çıkarılan Ermenistanlı askerler, Azerbaycan ile Ermenistan arasında süren 6 haftalık savaşın bitiminden yaklaşık bir ay sonra, aralık ayında Dağlık Karabağ’da gözaltına alınan 60 askerden bir kısmıydı.

    Askerlerden bir diğer kısmı ise mayın haritaları karşılığında Ermenistan’a iade edilmişlerdi.

    Hükümlü askerler ve diğerleri, Dağlık Karabağ’a bağlı Hadrut’ta gözaltına alınmışlardı.

    Uluslararası kurallara göre Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ, 1994 yılından bu yana Ermeni ayrılıkçıların kontrolünde bulunuyordu.

    Rusya’nın arabuluculuğunda sona eren ve yaklaşık 6 bin kişinin hayatını kaybettiği savaşın ardından Azerbaycan, daha önce kaybettiği toprakların önemli bir kısmını yeniden ele geçirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu

    Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu


    Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma, “ülkenin en yüksek mahkemesine saygısızlık” suçundan aldığı 15 aylık hapis cezası sonrası teslim oldu.

    79 yaşındaki Zuma, memleketi Kwazu Natal’daki “Estcourt Islah Merkezi’ne gönderildi.

    Böylece Apartheid sonrası Güney Afrika’da ilk kez eski bir cumhurbaşkanı hapse atılmış oldu.

    Hapishane yetkilileri, Zuma’nın 2019’da yenilenen ve Nkandla’daki çiftliğinden yaklaşık 200 kilometre uzaktaki cezaevine sabah 1 civarında giriş yaptığını söyledi.

    Zuma, geçtiğimiz hafta sonunda, “bir salgının doruğundayken, benim yaşımda birini hapse göndermek ölüme mahkum etmekle aynı şey” dedi.

    Eski Cumhurbaşkanı’nın oğlu Edward Zuma, 79 yaşındaki babasının tutuklanması halinde kan döküleceğini belirterek “Bu tutuklamaya izin vermeyiz. Polis kan dökmek zorunda kalır çünkü onu canımız pahasına savunuruz.” ifadesini kullanmıştı.

    “Teflon Başkan”

    Eleştirmenler, birçok yolsuzluk davasında ceza almayan Zuma’ya, “adaletten kaçma yeteneği” nedeniyle “Teflon başkan” lakabını taktı.

    Ancak mahkeme, 29 Haziran’da, kendisine saygısızlıktan mahkumiyet kararı verdi. Zuma, başkanlığı altındaki devlet varlıklarının gasp edilmesini araştıran bir komisyonun huzuruna çıkma kararına uymayı reddetmişti.

    Zuma davası

    Hakkında yolsuzluk, haraç, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama dahil 16 suçlamadan davaları devam eden Zuma, iddiaları soruşturan Eyalet Soruşturma Komisyonunun çağrısına rağmen defalarca mahkeme karşısına çıkmayı reddetti.

    Komisyonun dört ay önce gerçekleştirdiği başvuru sonrasında, Anayasa Mahkemesi 29 Haziran’da Zuma’yı mahkemenin çağrısını dikkate almamak suretiyle “mahkemeye itaatsizlik” suçundan ertelemesiz 15 ay hapis cezasına çarptırdı.

    Hakkındaki yolsuzluk suçlamaları

    Devlet Başkanlığına 2009’da seçilerek ülkeyi 9 yıl yöneten Zuma’nın adı yolsuzluk iddialarına karıştı ve devlet bütçesinden şahsi harcamalar yaptığı öne sürüldü.

    Zuma ayrıca, 1999’da beş Avrupalı silah firmasından yaklaşık 5 milyar dolara savaş uçağı, devriye botu ve askeri teçhizat alımıyla ilgili 16 dolandırıcılık, rüşvet ve haraç suçlamasıyla karşı karşıya.

    İlk kez 2005’te savcılar tarafından yolsuzlukla suçlanan Zuma hakkındaki suçlamalar yıllar içinde düşürülmüştü.

    Zuma, yolsuzluk iddiaları nedeniyle partisinden gelen yoğun baskılar sonucu 2018’de devlet başkanlığından istifa etmişti.

  • Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu

    Yolsuzlukla suçlanan Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma teslim oldu, cezaevine kondu


    Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Jacob Zuma, “ülkenin en yüksek mahkemesine saygısızlık” suçundan aldığı 15 aylık hapis cezası sonrası teslim oldu.

    79 yaşındaki Zuma, memleketi Kwazu Natal’daki “Estcourt Islah Merkezi’ne gönderildi.

    Böylece Apartheid sonrası Güney Afrika’da ilk kez eski bir cumhurbaşkanı hapse atılmış oldu.

    Hapishane yetkilileri, Zuma’nın 2019’da yenilenen ve Nkandla’daki çiftliğinden yaklaşık 200 kilometre uzaktaki cezaevine sabah 1 civarında giriş yaptığını söyledi.

    Zuma, geçtiğimiz hafta sonunda, “bir salgının doruğundayken, benim yaşımda birini hapse göndermek ölüme mahkum etmekle aynı şey” dedi.

    Eski Cumhurbaşkanı’nın oğlu Edward Zuma, 79 yaşındaki babasının tutuklanması halinde kan döküleceğini belirterek “Bu tutuklamaya izin vermeyiz. Polis kan dökmek zorunda kalır çünkü onu canımız pahasına savunuruz.” ifadesini kullanmıştı.

    “Teflon Başkan”

    Eleştirmenler, birçok yolsuzluk davasında ceza almayan Zuma’ya, “adaletten kaçma yeteneği” nedeniyle “Teflon başkan” lakabını taktı.

    Ancak mahkeme, 29 Haziran’da, kendisine saygısızlıktan mahkumiyet kararı verdi. Zuma, başkanlığı altındaki devlet varlıklarının gasp edilmesini araştıran bir komisyonun huzuruna çıkma kararına uymayı reddetmişti.

    Zuma davası

    Hakkında yolsuzluk, haraç, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama dahil 16 suçlamadan davaları devam eden Zuma, iddiaları soruşturan Eyalet Soruşturma Komisyonunun çağrısına rağmen defalarca mahkeme karşısına çıkmayı reddetti.

    Komisyonun dört ay önce gerçekleştirdiği başvuru sonrasında, Anayasa Mahkemesi 29 Haziran’da Zuma’yı mahkemenin çağrısını dikkate almamak suretiyle “mahkemeye itaatsizlik” suçundan ertelemesiz 15 ay hapis cezasına çarptırdı.

    Hakkındaki yolsuzluk suçlamaları

    Devlet Başkanlığına 2009’da seçilerek ülkeyi 9 yıl yöneten Zuma’nın adı yolsuzluk iddialarına karıştı ve devlet bütçesinden şahsi harcamalar yaptığı öne sürüldü.

    Zuma ayrıca, 1999’da beş Avrupalı silah firmasından yaklaşık 5 milyar dolara savaş uçağı, devriye botu ve askeri teçhizat alımıyla ilgili 16 dolandırıcılık, rüşvet ve haraç suçlamasıyla karşı karşıya.

    İlk kez 2005’te savcılar tarafından yolsuzlukla suçlanan Zuma hakkındaki suçlamalar yıllar içinde düşürülmüştü.

    Zuma, yolsuzluk iddiaları nedeniyle partisinden gelen yoğun baskılar sonucu 2018’de devlet başkanlığından istifa etmişti.

  • Almanya’da çocuk istismarı şebekesi liderine 14 yıl hapis cezası verildi, suçlu 5 kişi tutuklandı

    Almanya’da çocuk istismarı şebekesi liderine 14 yıl hapis cezası verildi, suçlu 5 kişi tutuklandı


    Almanya’da bugüne kadar yargılanan “en büyük çocuk istismarcılarından biri olan” ve ülkenin en büyük “pedofili şebekesinin lideri” olduğu belirlenen Adrian V. 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Savcılığın yaklaşık 50 kişilik bir ilişki ağını ortaya çıkardığı duruşmada Adrian V. ile birlikte toplamda 3 cocuk istismarcısı ve bir işbirlikçi suçlu bulunurken, bu kişilerin toplamda 39 sene hapis cezası alma ihtimali bulunuyor.

    Kasım 2020’den beri süren pedofili davası, Almanya’nın Münster şehrindeki ceza mahkemesinde görülen son duruşmayla sona erdi.

    Davada Adrian V.’nin annesi de dahil olmak üzere toplamda 5 kişi yargılandı ve suçlu bulundu.

    Mahkeme çocukları hedef alan cinsel istismar şebekesinin lideri 28 yaşındaki Adrian V.’ye 14 sene hapis cezası verirken, şebekeye üye olan 3 kişinin 11 ila 13 yıl, örgüte yazlık evini ve bahçesini kullandırarak yardım eden Adrian V.’nin annesinin de 6 sene olmak üzere toplamda 39 yıl ağır hapis cezası alma ihtimali bulunuyor.

    Karar sonrası Adrian V. yüzünü elindeki dosyayla kapatarak medya mensuplarının görüntü almasını engellerken cezaevine gönderildi. Diğer zanlıların ise mahkemenin nihai kararı vereceği tarihe kadar tutuklu kalmalarına hükmedildi.

    Ne yaşanmıştı?

    Haziran 2020’de Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde bulunan Münster şehrinde çocuk istismarı suçlamasıyla 11 şüpheli gözaltına alınmış, yapılan incelemede bir sabit diskte bulunan görüntülerde yaşları 5, 10 ve 12 arasında değişen üç çocuğun istismar edildiği belirlenmişti.

    Olay sonrası baş zanlı olan bilişim teknisyeni Adrian V. ile birlikte Staufenberg, Hannover, Schorfheide, Kassel ve Köln’de ikamet eden toplam 5 erkek ve bu kişilere yardım ve yataklık eden Adrian V.’nin annesini gözaltına almıştı.

    Alman polisi uzun bir süredir çocuk istismarına ilişkin görüntüleri internet üzerinden izlemiş ancak herhangi bir sabit IP adresine ulaşamamıştı. Polis ekipleri Nisan 2019’da bir IP adresine ulaştı ve bu kişinin Adrian V. olduğu belirlendi.

    DSÖ: Almanya’da 1 milyon çocuk cinsel istismara uğradı

    Almanya’da daha önce Lügde (2018) ve Bergisch Gladbach (2019) şehirlerinde de çocuk istismarı şebekeleri ortaya çıkarılmış, tüm bu yerlerin ülkenin batı sınırında gelişmiş kentlerin yer aldığı Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde olması dikkati çekmişti.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) verilerine göre Almanya’da bir milyonu aşkın küçük çocuk cinsel istismara uğradı ve bu vakaların çoğu resmi kayıtlara yansımadı.

    2020’de Alman yetkiller ülkede 14 bin 500’ü aşkın pedofili vakasının kayıtlara geçtiğini belirtirken, 18 bin dosyada çocuk pornografisi görüntülerine ulaştı.

  • AYM’den Ömer Faruk Gergerlioğlu için ‘hak ihlali’ kararı

    AYM’den Ömer Faruk Gergerlioğlu için ‘hak ihlali’ kararı


    Anayasa Mahkemesi, milletvekilliği düşürülen Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı”nın ihlal edildiği yönünde karar verdi.

    Ayrıca AYM, Gergerlioğlu hakkında ilk cezayı veren Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı gönderilerek tahliye edilmesi için gerekli işlemin yapılmasına hükmetti.

    Kararı Gergerlioğlu’nun oğlu Salih Gergerlioğlu Twitter hesabından duyurdu.

    Gergerlioğlu sosyal medya hesabından, “Anayasa Mahkemesi, babam hakkında ‘hak ihlali’ kararı verdi. Tahliye oluyor babam tahliye oluyor” ifadesini kullandı.

    Oğul Gergerlioğlu bir sonraki iletisinde ise “Kavuşuyoruz” yazdı.

    90 günü aşkın süredir cezaevinde bulunan insan hakları savunucusu ve HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu, AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu.

    Eski HDP milletvekilinin AYM’ye yaptığı bireysel itirazda, “Başvuru, başvurucunun sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım gerekçe gösterilerek terör örgütünün propagandasını yapma suçundan cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü, dokunulmazlık hakkını kazanan bir milletvekili hakkında yargılamaya devam edilmesinin de seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir” ifadelerine yer verilmişti.

    Bu arada Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının ardından Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne milletvekili sıfatıyla geri dönmesi için süreç başlamış olacak.

    Ne olmuştu?

    Sosyal medyada bir haberi paylaştığı için 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Gergerlioğlu’nun milletvekilliği, hakkında kesinleşmiş hüküm bulunduğu gerekçesiyle 17 Mart’ta düşürülmüştü. Gergerlioğlu karara tepki olarak HDP’nin Meclis’teki grup odasında “Adalet Nöbeti” adı altında protesto eylemi düzenlerken 21 Mart’ta gözaltına alınmış ve TBMM’den çıkartılmıştı. Emniyetteki İfadesinin ardından serbest bırakılan Gergerlioğlu 2 Nisan’da tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.