Etiket: Enflasyon

  • Euro Bölgesi enflasyonunda düşüş sürüyor: Yıllık enflasyon tek haneye geriledi

    Euro Bölgesi enflasyonunda düşüş sürüyor: Yıllık enflasyon tek haneye geriledi


    Euro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Aralık 2022’de aylık yüzde 0,3 azalırken, yıllık bazda yüzde 9,2 oldu. Piyasa beklentileri yıllık enflasyonun 9,7 olması yönündeydi.  

    Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Euro Bölgesi’nin Aralık 2022 dönemine ilişkin enflasyon öncü verilerini yayımladı.

    Buna göre, Euro Bölgesi’nde kasımda yüzde 10,1 olan yıllık enflasyon, aralıkta yüzde 9,2 seviyesine geriledi.

    Euro Bölgesi’nde TÜFE aralıkta bir önceki aya göre ise yüzde 0,3 geriledi.

    Enflasyonun ana bileşenlerine bakıldığında, en yüksek yıllık enflasyon yüzde 25,7 ile enerjide gerçekleşti. Enerjiyi, yüzde 13,8 ile gıda, alkol ve tütün ürünleri, yüzde 6,4 ile enerji dışı sanayi ürünleri ve yüzde 4,4 ile hizmetler izledi.

    AB uyumlu verilere göre enflasyon, aralık ayında Letonya’da yüzde 20,7, Litvanya’da yüzde 20, Estonya’da yüzde 17,5, Slovakya’da yüzde 15, İtalya’da yüzde 12,3, Hollanda’da yüzde 11, Slovenya’da yüzde 10,8, Avusturya’da yüzde 10,5, Belçika’da yüzde 10,2, Portekiz’de yüzde 9,8, Almanya’da yüzde 9,6, Finlandiya’da yüzde 8,9, İrlanda’da yüzde 8,2, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yüzde 7,6, Malta’da yüzde 7,3, Fransa’da yüzde 6,7, Lüksemburg’da yüzde 6,2 ve İspanya’da yüzde 5,6 seviyesinde belirlendi.

    Piyasa beklentileri, Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyonun aralıkta yüzde 9,7 olması yönündeydi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Özel okul ücretlerine zam: Fiyatlar ne kadar arttı, zam oranı nasıl belirleniyor?

    Özel okul ücretlerine zam: Fiyatlar ne kadar arttı, zam oranı nasıl belirleniyor?


    Özel okul ücretlerine 2023-2024 eğitim öğretim yılında yapılacak zam oranı belli oldu. Özel okullar yüzde 65’e kadar zam yapabilecek. Özel okul ücretleri zam oranı 2022-2023 yılında yüzde 37’ydi. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre ise okul ücretlerinde tüketici enflasyonu daha düşük seviyede seyrediyor. 

    TÜİK’e göre orta öğretim ücretleri Aralık 2022’e yıllık yüzde 30 yükseldi. Bu oran geçtiğimiz yıl aynı dönem yüzde 17 olmuştu.

    Özel okul ücretleri nasıl tespit ediliyor?

    Özel okulların ücretleri Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 53. Maddesine göre belirleniyor. Kurumlar; öğrenci ve kursiyer ücretlerini, veli veya kursiyerlerle yapacakları Bakanlıkça belirlenerek Genel Müdürlük internet sayfasında yayımlanan özel sözleşmelerinde, verecekleri eğitim ve öğretim imkanlarına, gelişmelerine imkan verecek yatırım ve hizmetler ile diğer işletme giderlerine göre ücreti tespit ediyor.

    Özel okul ücretlerinde zam nasıl belirleniyor?

    Özel okulların ara sınıflarına naklen kaydolacaklar ile özel okullara devam eden öğrencilerin eğitim ücreti aynı yönteme göre hesaplanıyor. 

    Eğitim ücreti, bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen eğitim ücretine; bir önceki yılın ortalama (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi+Tüketici Fiyat Endeksi) /2 oranına en fazla yüzde 5 artış yapılarak belirleniyor. 

    Yani yıllık ÜFE ile TÜFE toplanıp ikiye bölünüyor ve bunun üzerine yüzde 5 eklenerek fiyat oluşturuluyor. Ancak yıllık değişim değil; TÜİK’in oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı dikkate alınarak hesaplama yapılıyor.

    Özel okul ücretleri ne zaman açıklanıyor?

    Milli Eğitim Bakanlığı ocak ayı başında bir sonraki eğitim öğretim yılında geçerli olacak zam oranını açıklıyor. Bunun ardından özel okullar ocak ayından itibaren en geç mayıs ayında ücretleri ilan ediliyor.

    Özel eğitim kurumları MEB tarafından duyurulan ücret artışının üzerinde bir artış yapamıyor. 

    Eğitimde enflasyon TÜFE’nin altında

    TÜİK verileri eğitimde enflasyonun TÜFE’den daha düşük seyrettiğini gösteriyor. Aralık 2022’de yıllık enflasyon yüzde 64 olurken eğitim ana grubunda yıllık artış yüzde 37’de kaldı. Aralık 2021’de ise eğitim grubunda yıllık enflasyon yüzde 17 olmuştu.

    TÜİK verilerine göre okul öncesi eğitim ve ilköğretim ücretleri son bir yılda 30 artış gösterdi. Ortaöğretimde yıllık artış yüzde 30 gerçekleşirken üniversite ücretleri ise Aralık 2022 itibariyle son bir yılda yüzde 53 zamlandı.

    “10 okuldan biri kapandı”

    Öte yandan özel okullar son dönemde hızla artan enflasyon sebebiyle zor durumda kaldıklarını bildiriyor. Özel Eğitim-Öğretim Derneği (ÖZDEBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Naci Atalay, geçtiğimiz yıl 1500’ü aşkın özel okulun kapandığını açıkladı. 

    Buna göre 2022’de faaliyette olan her 10 okuldan biri kapanmış oluyor. Ekonomim’e konuşan Naci Atalay, 2022 yılını “Sektörün son 40 yıldaki en zor yılı” olarak değerlendirdi.

    Atalay, özel okul fiyatlarında artışın geçtiğimiz yıl yüzde 36 ile sınırlandırıldıklarını belirterek yıl içinde yaşanan enflasyon artışı ve enerji maliyetlerindeki artışları fiyatlarına yansıtamadıklarını kaydetti. Bu nedenle özel okul fiyatları ile okulların sabit maliyetleri arasında ciddi bir makas oluştuğuna dikkat çeken ÖZDEBİR Başkanı şöyle konuştu: “Özel okullar artışları sübvanse etmek durumunda kaldı. Elektrik ve doğalgazdaki artışlar da yüzde 300’ü buldu. Pek çok okulun elektrik ve doğalgaz giderleri kiradan çok daha yüksek tutarları buldu. Konutlarda yüzde 25 olan kira sınırlaması iş yerleri için yok. Herkes vicdanına göre yüzde 200-250’lere varan artışlar talep ediyor.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emekli maaşı asgari ücret karşısında eridi: 20 sene önce yüzde 47 fazlaydı, şimdi yüzde 35 eksik

    Emekli maaşı asgari ücret karşısında eridi: 20 sene önce yüzde 47 fazlaydı, şimdi yüzde 35 eksik


    Asgari ücret 2022 yılının ikinci yarısına göre yüzde 55 artarak 8 bin 507 liraya yükseldi. Benzer oranda zam bekleyen emekliler ise aldıkları yüzde 30 artışla hayal kırıklığına uğradı. Devletin resmi verileri emekli maaşının son 20 senede asgari ücret karşısında hızla eridiğini gösteriyor. 

    Ocak 2003’de en düşük emekli maaşı net asgari ücretten yüzde 47 fazla idi. Ancak Ocak 2023’te ise en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 35 daha az.

    Peki, en düşük emekli maaşı yıllar içinde nasıl değişti? En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı AK Parti hükümetleri döneminde nasıl düştü?

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Ocak 2002’de 4a en düşük emekli maaşı 216,4 lira idi. Bu dönemde net aylık asgari ücret ise 163,6 lira idi. Buna göre 4a en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 32 fazlaydı.

    Ocak 2003’te ise 4a en düşük emekli maaşı 332 TL iken asgari ücret 226 TL idi. Buna göre 20 sene önce 4a en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 47 fazlaydı.

    Ocak 2023’te ise aylık net asgari ücret 8 bin 507 lira oldu. 4a en düşük emekli maaşı ise 5 bin 871 lira. Buna göre 4a en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 31 daha düşük. Ancak en düşük emekli maaşı aslında 5 bin 500 lira açıklandı. Bu durumda ülkedeki en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 35 daha az.

    Asgari ücret 2016’da en düşük emekli maaşını ilk kez geçti

    2001-2023 yılları arasında asgari ücret ile 4a en düşük emekli maaşını karşılaştırdığımız zaman şu sonuç ortaya çıkıyor: Ekonomik krizle anılan 2001’de 4a en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katından fazla. Bu oran AK Parti’nin iktidara geldiği 2002’de 1,31. AK Parti iktidarıyla birlikte bu oran 2003’te 1,47 oluyor.

    Kademeli düşüşle birlikte emekli maaşının asgari ücrete oranı 2015’te 1,09’a kadar geriliyor. Yani iki maaş arasındaki fark neredeyse kapanıyor. 2016’da ise bir ilk gerçekleşiyor: Asgari ücret en düşük emekli maaşını geride bırakıyor. Bu oran 0,97’ye düşüyor.

    2021’de 0,86’ya kadar düşen oran 2022’nin ilk yarısında 0,74 ve 2023’ün ilk yarısında 0,69’a kadar geriliyor. Bu ne demek? 2023’ün ilk yarısında 4a en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 31 daha düşük.

    Peki, 2023 başında asgari ücret 4a en düşük emekli maaşından ne kadar mı fazla? Yüzde 45. Sonuçta 2003’te 4a en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 47 fazlaydı. Şimdi ise asgari ücret emekli maaşından yüzde 45 daha fazla.

    En düşük emekli maaşı bilmecesi: “Ne kadar maaş alırım?”

    Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesinin hayata geçmesiyle Türkiye’de 2 milyondan fazla kişi emeklilik hakkına kavuştu. Ancak emeklilere gelen yüzde 30 zam tepkilere yol açtı. En düşük emekli maaşı konusunda ise tam bir bilmece yaşanıyor. Resmi veriler birbiriyle örtüşmüyor. SGK’nın en son açıkladığı Mayıs 2022 Mali İstatistiklerine göre 2022’nin ilk yarısında 4a emeklisi 3 bin 166, 4b emeklisi 2 bin 835 ve 4c emeklisi 4 bin 124 TL alıyor.

    Ancak Türkiye Emekliler Derneğine (TUED) göre aynı dönemde en düşük emekli maaşı 2 bin 500 TL idi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da en düşük emekli maaşını bu dönemde 2 bin 500 TL olduğunu defalarca söylemişti.

    Bu durumda SGK’nın açıkladığı 4a ile TUED’in açıkladığı en düşük maaşlarının asgari ücrete oranına bakmak gerekiyor. 2003 ve 2015 yılları arasında iki kurumun verileri birbirine çok yakın iken 2019’da büyük bir fark ortaya çıkıyor.

    SGK’ye göre bu en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 0,92 iken, TUED’e göre 0,49 idi. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretin yarısından daha azdı.

    2023’ün ilk yarısında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı en düşük emekli maaşı 5 bin 500 lira esas alındığında asgari ücrete oranı 0,65. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretten yüzde 35 daha düşük. SGK’nın verisine göre yüzde 31 daha düşük.

    Öte yandan, en düşük emekli maaşı devlet desteğiyle birlikte 5 bin 500 liraya yükseliyor. Asıl maaş bundan daha düşük.

    2022 ikinci yarısı ve 2023 ilk yarısında 4a en düşük emekli maaşını hesaplarken hükümetin açıkladığı yüzde 42,65 ve yüzde 30 zam oranlarını kullandık.

    Türkiye’de emekli sayısı kaç?

    SGK’nın Mayıs 2022’de açıkladığı verilere göre Türkiye’de emekli sayısı toplamı 12,99 milyon. Bu sayı kişiyi değil; dosya sayısını ifade ediyor.

    Emeklilerin büyük kısmı ise 4a (yüzde 63,2). 4b emekli oranı yüzde 19,7 ve 4c oranı yüzde 17.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da enflasyonun sürpriz düşüşü AB’de fiyat artışlarının durmasının işareti olarak yorumlanıyor

    Fransa’da enflasyonun sürpriz düşüşü AB’de fiyat artışlarının durmasının işareti olarak yorumlanıyor


    Fransa Ulusal İstatistik Kurumu (INSEE), aralık ayında enflasyonun yüzde 7’nin altına düştüğünü açıklarken, Avrupa Birliği’nin (AB) ikinci büyük ekonomisindeki bu son gelişme AB’de fiyat artışlarının durmasının yeni bir işareti olarak yorumlandı.

    INSEE çarşamba günü enflasyonun aralık ayında yüzde 6,7’ye indiğini açıkladı. Kasım ayında enflasyon oranı yüzde 7,1 olarak kayıtlara geçmişti.

    Son olarak AB’nin en güçlü ekonomisi Almanya’da Kasım 2022’de yüzde 10 olan yıllık enflasyon, aralıkta piyasa beklentilerinin altında gerçekleşerek yüzde 8,6 olarak ilan edildi.

    İspanya’da ise aralık ayı tüketici enflasyonu yıllık bazda gerilemeye devam ederek yüzde 5,8 seviyesine düştü. Kasım ayı tüketici enflasyonunun yüzde 6,8 olduğu İspanya’da enflasyonun yüzde 6,1 seviyesine gerilemesi bekleniyordu.

    AB’de son enflasyon rakamlarının düşüşünde, mevsim normallerinin üzerinde sıcak seyreden hava koşulları yüzünden enerji fiyatlarındaki gerilemenin de etkili olduğu tahmin ediliyor.

    Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Bruno Le Maire, France Inter radyo kanalına yaptığı açıklamada enflasyonun 2023 boyunca düşüş eğilimine gireceğini söyledi.

    Fransız bakan, önceki açıklamasında daha karamsar bir tablo çizerken, enflasyonun düşmeden önce bu yıl ortasına kadar yüksek kalacağı tahmininde bulunmuştu.

    Reuters’e konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Asteres danışmanlık şirketi temsilcisi Sylvain Bersinger, “enerji fiyatlarındaki olumlu hareketler, tünelin sonunda ışığın görünebileceğine işaret ediyor.” diyerek olumlu bir tablo çizdi.

    Nükleer enerji zengini Fransa’nın diğer AB ülkelerine oranla enerji fiyatlarını fazla artırmaması, bu ülkedeki enflasyonu oranının da geçen yıl içinde diğer AB ülkelerine oranla daha az artmasına yol açtı.

    Tüketici güven endeksi düşüşte

    Bu arada INSEE ayrı bir raporda, Fransa’da tüketici güven endeksinin geçen ay kasım ayına oranla 83’ten 82’ye indiğini açıkladı.

    INSEE’nin aylık araştırması, hane halkının işsizlik, mali sorunlar ve enflasyonla ilgili endişelerinin arttığını, azalan satın alma gücünün de sosyal gerilimleri tetiklediğini ortaya koydu.

    Fransa’da iktidarın ısrarla getirmek istediği ve önümüzdeki günlerde son halini açıklayacağı emeklilik reform paketinin, özellikle sendikaların sert tepkisine yol açması ve ülkede yeni grevler dalgasını tetiklemesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TÜİK: 2022 enflasyonu yüzde 64,27 oldu

    TÜİK: 2022 enflasyonu yüzde 64,27 oldu


    Enflasyon, Aralık 2022’de yıllık bazda yüzde 64,27 olurken, bu rakam son 9 ayın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) aralık ayı enflasyon rakamı ise yüzde 1.18 oldu. 

    Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre ise 12 aylık enflasyon yüzde 137,55 oldu. ENAG, enflasyonu aralıkta aylık yüzde 5,18, altı aylık artış oranını ise yüzde 38,57 olarak açıkladı.

    Memur, sözleşmeli ve emeklilerin maaşlerı netleşecek

    Devlet memurları, sözleşmeliler ve emeklilerin maaşları da aralık ayı enflasyon rakamlarına göre netleşecek. 

    TÜİK’in verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) kasımda bir önceki aya göre yüzde 2,88 artarken, temmuz-kasım döneminde de tüketici fiyatlarında yüzde 14,05 artış meydana gelmişti. 

    Toplu sözleşmeden kaynaklı olarak devlet memurları, aralık ayında TÜFE’nin sabit kalması veya aylık enflasyonun yüzde 6,18’den fazla düşmemesi halinde enflasyon farkı alacak. 2023’ün ilk altı ayı için yüzde 8 artı enflasyon farkı oranında zam yapılacak.

    Memur, sözleşmeli ve memur emeklileri, zamlı maaşlarını ve enflasyon farkını 15 Ocak’ta alacak.

    Öte yandan SSK ve Bağ-Kur emeklileri de maaşlarını geçen yılın son 6 aylık enflasyonu oranında zamlı alacak.

    Memura refah payı gündemde

    Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere memur ve emeklilerin maaşlarına enflasyon farkı ve toplu sözleşmeden alacakları zammın yanı sıra ilave bir destek de sağlanması bekleniyor.

    Muhalefet parti liderleri ise en düşük emekli aylığının, 8 bin 500 TL’ye yükseltilen asgari ücret seviyesine çıkarılmasını istiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan: 2022 yılı ihracatımız 12,9’luk artışla 254,2 milyar dolar oldu

    Erdoğan: 2022 yılı ihracatımız 12,9’luk artışla 254,2 milyar dolar oldu


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2022 Yılı dış ticaret rakamlarını açıkladı. Erdoğan gerçekleştirilen toplantıda “2021’e göre yüzde 12,9’luk artışla 254,2 milyar dolar oldu” diye konuştu.

    Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle oldu:

    “SON 50 YILIN EN İYİ SEVİYESİNİ YAŞADIK”

    Son 20 yılda Gazi Mustafa Kemal’in ifade ettiği ülkemizi muasır medeniyetler noktasına çıkarma noktasında çok çalıştık. Ekonomide de büyük hayallerle çıktığımız bu yolda en somut neticeleri aldığımız alanlardan biri ihracattır. Bu krizleri fırsata dönüştürerek tarihimizin en yüksek büyüme oranlarına ve ihracat rakamlarına eriştik. Sadece 2021 yılında son 50 yılın en iyi seviyesini yaşadık. İhracat tek başına 5,3 puanlık katkı yaptı. Ülkemizin küresel ihracattan aldığı pay ilk kez yüzde 1’in üzerine çıktı.

    2021’in ilk çeyreğinde yüzde 6.2 lik büyüme kaydettik. İhracatımız üreten ekonomimizin itici gücü olmaya devam ediyor. 2022 yılı ihracatımız yüzde 12,9 büyüyerek 254,2 milyar lira oldu. Hedefimiz Türkiye’nin dünyanın en çok ihracat yapan ilk 10 ülkesi arasındaki yerini almasını sağlamaktır. Ey Gayri milliler burayı iyi dinleyin. Milli paramızla ihracat yaptığımız ülke ve bölge sayısı 197’yi buldu.

    AYRINTILAR GELİYOR…

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TCMB 2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefini yüzde 60 olarak belirledi

    TCMB 2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefini yüzde 60 olarak belirledi


    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), gelecek yıl izlenecek politikalara dair bir yol haritası niteliği taşıyan 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma Stratejisi’ni yayımladı.

    Daha önce “Para ve Kur Politikası Metni” olarak yayımlanan raporun adı, bu yıl TCMB’nin ortaya koyduğu bütünleşik politika çerçevesini yansıtması amacıyla “Para Politikası ve Liralaşma Stratejisi” olarak değiştirildi..

    TCMB 2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefinin yüzde 60 olarak belirlendiğini bildirdi. Metinde TCMB’nin bütünleşik politika çerçevesi olan liralaşma stratejisinin güçlendirilerek uygulanmaya devam edileceği ifade edildi.

    Orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 5

    Enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde, hükümet ile birlikte belirlenen orta vadeli enflasyon hedefinin yüzde 5 olarak korunduğu belirtilirken para politikasının enflasyonu orta vadeli hedefine kademeli olarak yaklaştıracak şekilde oluşturulacağı ifade edildi. 

    Türkiye’de yıllık enflasyon oranının ekim ayında 24 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 85’in üzerinde seyrettiği biliniyor. 

    TCMB metninde piyasa faizlerinin politika faizleriyle uyumlu seyretmesi sağlanarak parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyici politikaların sürdürüleceği belirtildi.

    Metinde bankaların fonlama, teminat ve kredi kanallarını kullanım imkânlarının liralaşma hedefleri doğrultusunda kalibre edileceği vurgulandı.

    TL likidite yönetiminde Açık Piyasa İşlemleri (APİ) kanalıyla yapılan fonlamanın payının kademeli bir şekilde artırılacağı ve APİ’nin fonlamanın temel unsuru haline getirileceği ifade edildi.

    Menkul kıymet tesisi uygulaması sürecek

    TCMB’nin metninde TL cinsinden sabit getirili menkul kıymet tesisi uygulamasının 2023 yılında da devam edeceği ifade edildi.

    TCMB hedefli kredi politikasının makroihtiyati tedbirlerle sürdürüleceğini, zorunlu karşılıklar ile menkul kıymet tesisi uygulamasının parametrelerinde kalibrasyona gidilebileceğini söyledi.

    Kredi büyümesinin finansal istikrarla uyumlu seyretmesi ve kredilerin iktisadi faaliyetle buluşması hedefi doğrultusunda politika araçlarının, fiyat istikrarı ile finansal istikrarı destekleyecek şekilde kullanılacağı ve üretim potansiyelini artıran ve istihdam ile cari dengeye katkı sağlayan hedefli alanlardaki finansal koşulların destekleneceği belirtildi.

    “Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek”

    TCMB’nin 2023 politika çerçevesini ortaya koyan metinde dalgalı Döviz kuru rejiminin sürdürüleceği ve döviz kurlarının serbest piyasa koşullarında, arz ve talep dengesine göre oluşacağı vurgulandı.

    TCMB rezerv kaynaklarının çeşitlendirilmesine ve rezervlerin artırılmasına devam edileceğini de belirtti.

    İlk ödemelerin başarılı bir şekilde gerçekleştirildiği dijital Türk lirası ağı ile ilgili olarak da “Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu, 2023 yılında seçili bankalar ve finansal teknoloji firmalarının katılımları ile genişletilecek ve geniş katılımlı pilot testlerin gerçekleştirileceği ileri fazlara geçilecektir” ifadeleri yer aldı.

    Swap görüşmeleri vurgusu

    TCMB’nin metninde devam eden swap anlaşmalarına ilaveten, diğer ülke merkez bankaları ile swap anlaşmalarının imzalanmasına yönelik görüşmelere devam edileceği ifade edildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Marketler kaça alıp kaça satıyor: BİM, ŞOK, Migros ve CarrefourSA zincir marketlerin kâr oranı kaç?

    Marketler kaça alıp kaça satıyor: BİM, ŞOK, Migros ve CarrefourSA zincir marketlerin kâr oranı kaç?


    Türkiye’de enflasyonun yükselişe geçmesiyle zincir marketler de zaman zaman hedef tahtasına konuluyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “5 tane zincir market” diyerek işaret ettiği firmalar konusunda akıllara BİM, A101, Şok, CarrefourSA ve Migros gelmişti. 

    Peki, zincir marketler ürünleri kaça alıp kaça satıyor? Zincir marketlerin brüt kâr marjı ne kadar?

    Borsada işlem gören marketlerin bilançolarına Kamuoyu Aydınlatma Platformu’ndan (KAP) erişmek mümkün. KAP’ta yer alan bilançolarından BİM, Şok, Migros ve CarrefourSA’nın son dört yılını analiz ettik. 

    2022 yılında henüz üçüncü çeyrek verileri açıklandığı için diğer yıllar için de Ocak-Eylül arasını kapsayan üçüncü çeyrek sonlarına baktık.

    Bilançolardaki en önemli kısımların başında “hasılat” ve “satışların maliyeti” ile bunlara bağlı hesaplanan “brüt kâr” geliyor. 

    Hasılat bir marketin cirosunu, yani satış yaptığı ürünler neticesinde kasaya ne kadar para girdiğini gösteriyor.

    “Satışların maliyeti” ise bu ürünleri kaç paraya aldığına işaret ediyor. Dolayısıyla “satışların maliyetine” pazarlama, personel, genel yönetim ve finansman gibi giderler dahil değil. “Hasılat”tan “satışların maliyeti” çıkarıldığı zaman ortaya brüt kâr çıkıyor.

    İncelediğimiz dört firma içinde en yüksek hasılat açık ara BİM’e ait. 2022 yılının ilk çeyreğinde BİM 102,3 milyar TL hasılat elde etti. Satışlarının maliyeti ise 83,9 milyar lira oldu. BİM’in bu dönemdeki brüt kârı 18,4 milyar lira oldu.

    2021 yılının ilk çeyreğinde BİM’in hasılatı 50,1 milyar TL; brüt kârı ise 9,4 milyar lira olmuştu. Ancak hasılat artarken satışların maliyeti de yükseliyor. 

    Bundan dolayı yıllar arasındaki artıştan ziyade kaça alıp kaça sattığı ve brüt kâr marjına bakmak sektörü anlamak açısından daha önemli.

    ŞOK’un 2022 yılı ilk dokuz ayındaki hasılatı 40,6 milyar, satışlarının maliyeti 30,9 milyar ve brüt kârı 9,7 milyar lira oldu.

    ŞOK’un da hasılatı önceki yıla göre ikiye katlanmış durumda. ŞOK’un 2021 yılı ilk üç çeyrek hasılatı 20,4 milyar; satışlarının maliyeti ise 15,7 milyar lira olmuştu.

    Migros’un 2022 ilk üç çeyrek hasılatı 50,1 milyar, satışlarının maliyeti 37,5 milyar ve brüt kârı 12,5 milyar lira oldu.

    Migros’un 2021 yılının aynı döneminde hasılatı 25,9 milyar; brüt kârı ise 6,3 milyar TL gerçekleşmişti.

    CarrefourSA’nın iş hacmi ise daha düşük seyrediyor. Firma 2022 yılının ilk dokuz ayında 12,9 milyar hasılat elde ederken satışlarının maliyeti 9,6 milyar; brüt kârı ise 3,3 milyar lira oldu.

    Marketlerin hasılat kıyası

    Dört zincir marketin yılın ilk üç çeyreğine ilişkin hasılatlarına bir arada bakıldığında bu firmaların iş hacimleri ortaya çıkıyor. Hasılat bakımından BİM; Migros ile ŞOK’u ikiye katlamış durumda.

    2022 yılının ilk dokuz ayında Migros, ŞOK ve CarrefourSA’nın toplam hasılatı 103,3 milyar lira yaparken BİM’in tek başına hasılatı ise 102,3 milyar lira oldu. Yani, üç marketin toplam cirosu neredeyse BİM ile eşit.

    Marketler kaça alıp kaça satıyor?

    “Satışların maliyeti” ile “hasılat”a bakarak marketlerin malları kaça alıp kaça sattığını görmek mümkün. 2022 yılının ilk üç çeyreği sonunda veriler şöyle: Satış maliyeti 100 lira olan bir ürünü BİM 122 liraya; ŞOK 131,5 liraya; Migros 133,4 liraya ve CarrefourSA 134,5 liraya satıyor. Aradaki fark ise net kâr değil; brüt kâr.

    Peki, son dört yıla baktığımızda bu oranlar değişti mi? BİM için bu oran 2019’un aynı döneminde 121,2; 2020’de 122; 2021 yılında ise 123 oldu. 2022’de 122’ye düştü.

    Migros ve CarrefourSA 2022 ile 2019 arasında az bir düşüş dikkat çekiyor.

    100 liralık hasılatın ne kadarı brüt kâr?

    Peki, marketlerin yaptıkları hasılatın ne kadarı brüt kâr? “Brüt kâr marjı” denilen bu veri marketlerin yaptıkları 100 liralık hasılatın ne kadarının brüt kâr olduğunu gösteriyor. Bu oran 2022 yılında BİM için 18; ŞOK için 23,9; Migros için 25,1 ve CarrefourSA için 25,6 oldu.

    Örneğin BİM’in hasılatı 102,3 milyar iken bunun yüzde 18’i; yani 18,4 milyarı brüt kâr oldu.

    Net kâr ne durumda?

    Şu ana kadar brüt kâr üzerinde durduk. Peki firmaların net kâr oranı ne kadar? Bunun için brüt kâr sonrası giderleri çıkarmak gerekiyor. Buna pazarlama, personel, genel yönetim, finansman gibi gelir ve giderler dahil. 2022 yılının ilk üç çeyreğinde BİM 4,8 milyar; ŞOK 1,8 milyar ve Migros 1,4 milyar net kâr açıklarken CarrefourSA185 milyon zarar ettiğini açıkladı. Bu zarar yatırım veya finansman giderlerinden kaynaklanabiliyor. Yoksa bu dönemde CarrefourSA’nın dönem kârı 3,3 milyar lira idi.

    Bu durumda 2022 yılı ilk üç çeyrek sonunda BİM hasılatının yüzde 4,69’u kadar net kâr yaptığını açıkladı. ŞOK hasılatının yüzde 4,44’ü kadar net kâr ilan etti. Migros ise hasılatının yüzde 2,82’sinin net kâr olduğunu duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Enflasyon tartışması: TÜFE ile ‘yeniden değerleme’ oranı arasındaki fark son 20 yılın zirvesinde

    Enflasyon tartışması: TÜFE ile ‘yeniden değerleme’ oranı arasındaki fark son 20 yılın zirvesinde


    Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı enflasyon oranı toplumun bazı kesimleri tarafından şüpheyle karşılanıyor. Muhalefet partileri resmi enflasyonun gerçeği yansıtmadığını savunuyor. Son açıklanan Yeniden Değerleme Oranının (YDO) enflasyondan çok daha yüksek olması tartışmaları alevlendirdi. YDO yüzde 122,9 olarak açıklanırken yıllık tüketici enflasyonu Ekim ayında yüzde 85,5 oldu. Son 20 senede YDO ile enflasyon arasındaki fark hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Bu durum, Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) arasındaki farktan kaynaklanıyor. Çünkü son 15 senede ÜFE ile TÜFE arasındaki fark hiç bu kadar açılmamıştı.

    Yeniden Değerleme Oranı nedir, nasıl hesaplanır?

    TÜİK’in tanımına göre Yeniden Değerleme Oranı (YDO) Ekim ayı yurtiçi üretici fiyat endeksinin (ÜFE) 12 aylık ortalama değişim oranı. YDO, Vergi Usul Kanununun 298’inci maddesine göre hesaplanıyor. Buna göre Ekim ayından bir önceki yılın aynı dönemine göre üretici enflasyonundaki ortalama fiyat artış oranını yansıtıyor.

    Yeniden Değerleme Oranı neden önemli? YDO bir sonraki yıl ceza, harç ve bazı vergilerdeki artışın hesaplanmasında temel alınıyor. Bunlar arasında ehliyet-pasaport harçları, motorlu taşıt vergisi ve trafik cezaları gibi halkı çok yakından ilgilendiren konular var.

    Kanun uyarınca “Cumhurbaşkanı, bu surette tespit edilen had ve tutarları yüzde 50’sine kadar artırmaya veya indirmeye yetkili”.

    YDO ve TÜFE’nin 24 yıllık seyri

    TÜİK, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Resmi Gazete’den alınan verilere bakıldığında 1999 yılından bu yana YDO ile TÜFE’nin birbirine oldukça yakın seyrettiği görülüyor. Bunun istisnası 2002 ve 2022 yılları.

    YDO hesaplamasında Ekim ayı verileri esas alındığından haberdeki analizlerde hem ekim ayı yıllık üretici enflasyonunu hem de aralık ayı yıllık enflasyonu ayrı ayrı kullandık.

    YDO ile ekim ayı yıllık TÜFE karşılaştırıldığında bazı yıllar YDO’nun daha yüksek bazen de enflasyonun daha yüksek olduğu görülüyor. Bu yıla kadar bakıldığında 1999’dan bu yana kadar iki değer arasındaki en büyük fark 2002’de 26 yüzde puan ile görüldü. 2022’de ise bu fark 37 yüzde puana kadar çıktı.

    YDO ile aralık ayı yıllık TÜFE’yi kıyaslamak da mümkün. Ancak henüz 2022 yılı aralık enflasyonu açıklanmadığı için bu seneki farkı göremiyoruz. Bu yüzden grafikte 2022 için kasım verilerine yer verdik. Yine 2022’de en büyük fark ortaya çıkıyor. 2002’de 29 yüzde puan olan fark 2022’de 39 yüzde puana kadar çıktı. Diğer yıllarda 10 yüzde puan sadece 2019 yılında 11 yüzde puan ile görülmüştü.

    ÜFE-TÜFE farkı iyice açıldı

    TÜİK’in açıkladığı yıllık ÜFE ve TÜFE verileri yan yana konulduğunda üretici enflasyonu ile tüketici enflasyonu arasındaki farkın 2022 yılında nasıl hızla açıldığı ortaya çıkıyor.

    Yan yana koyduğumuz ÜFE’den TÜFE’yi çıkararak aradaki farkı görmek mümkün. 2006 yılından bu yana ÜFE-TÜFE farkı hiçbir zaman 2022’deki seviyeye ulaşmadı. Ekim ayı itibariyle yapılan hesaplamada 2022’de ÜFE, TÜFE’den 72 yüzde puan fazla oldu. Bu seneye gelinceye kadar son 17 yılda bu oran en yüksek 26 yüzde puan olmuştu.

    TÜİK farkı savundu

    TÜİK 11 Aralık 2021’de sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “YDO ile TÜFE ayrı göstergeler olup aralarında farklılık oluşması tabiidir. YDO, TÜFE’nin üstünde veya altında gerçekleşebilmektedir” açıklamasında bulunmuştu.

    Ancak 2021 yılındaki fark ile 2022 yılındaki fark çok daha büyük seviyelere erişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zamlarının ardından faturalarını ödeyemeyen abone sayısı konutta yüzde 78, sanayine yüzde 185 arttı

    Zamlarının ardından faturalarını ödeyemeyen abone sayısı konutta yüzde 78, sanayine yüzde 185 arttı


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, 1 Ocak 2022 tarihinde yapılan Cumhuriyet tarihinin en büyük elektrik zammının vatandaşın faturalarını ödemekte zorlanmaya başladığını  kaydetti.

    Bugün yaptığı yazılı açıklamada Akın, zammın ardından faturasını ödeyemeyen abonelere ilişkin Bilgi Edinme Yasası kapsamında başvurduğunu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verdiği yanıtın, yılbaşındaki fahiş zammın ardından vatandaşların faturalarını ödeyemediğini ortaya koyduğunu söyledi.

    Akın, “Zammın ardından faturayı zamanında ödeyemeyen konut aboneleri yüzde 78; sanayi abonelerinde yüzde 185 oranında artış yaşandı. Bu veriler temel bir hak olan enerjinin maalesef ülkemizde ödenebilir olmaktan çıkmış olduğunu gösterirken; sanayicilerimizin enerji girdilerini karşılamakta çektiği güçlüğü de gösteriyor” dedi. 

    Ahmet Akın’ın açıklaması şöyle: 

    “İktidar 2022 yılının ilk gününde Cumhuriyet tarihimizin en büyük elektrik zammına imza atmıştı. 1 Ocak 2022 itibarıyla konutlarda düşük kademede yüzde 52, yüksek kademeye ise yüzde 127 oranında yapılan zam faturalara Şubat 2022 itibarıyla yansımaya başladı. Vatandaş da artan faturalar nedeniyle bütçesini denkleştiremediği için faturaları verilen süre içerisinde ödeyememe başladı. 

    Fahiş zammın tam olarak yansıtılmadığı Ocak 2022 fatura dönemi ile zammın yansıtıldığı Şubat 2022 dönemine ilişkin fatura verileri karşılaştırıldığında vatandaşın yaşadığı sıkıntı ortaya çıkıyor. Fahiş zammın yansıtılmadığı Ocak 2022 fatura döneminde 553 bin 917’si konut abonesi olmak üzere toplam 730 bin 701 abone faturasını süresi içinde ödeyemedi. 

    Zammın faturalara yansıtılmasıyla birlikte Şubat 2022 fatura döneminde ise 859 bin 532’si konut abonesi olmak üzere toplam 1 milyon 39 bin 646 abone faturasını belirlenen süre içinde ödeyemedi. Buna göre konut aboneleri yılbaşındaki fahiş zammın ardından faturasını ödemekte zorlanan konut abone sayısı yüzde 55,1 oranında arttı. Tüm abone gruplarında faturasını zamanında ödeyemeyen abone sayısı ise toplamda yüzde 42,2 olarak gerçekleşti. 

    Fahiş zammın tam olarak faturalara yansımaya başladığı Mart 2022 fatura döneminde ise 987 bin 453’ü konut abonesi olmak üzere toplam 1 milyon 245 bin 391 abone faturasını ödeyemedi. Buna göre Cumhuriyet tarihinin en büyük elektrik zammının ardından faturasını ödemekte zorlanan konut abone sayısı iki ay içerisinde yüzde 78,2 oranında arttı. Tüm abone gruplarında faturasını zamanında ödeyemeyen abone sayısı ise toplamda yüzde 70,4 oldu. 

    Enerji zamları en çok sanayiyi vurdu. Kontrollü elektrik kesintilerinin de yapıldığı dönemde sanayi abonelerinde faturasını zamanında ödeyemeyen abone sayısı bin 584’ten 4 bin 519’a yükselerek yüzde 185,3 oranında arttı. Tarımsal sulama aboneleri de zammın ardından ödeme zorluğu yaşayan bir değer abone grubu oldu.  Zammın ardından faturasını gününde ödeyemeyen tarımsal sulama abonelerinin sayısı da 14 bin 866’tan 28 bin 243’e çıkarak yüzde 89,9 oranında artmış oldu.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***