Etiket: ABD

  • ABD: İranlı 4 istihbaratçı için gazeteci kaçırma girişimi suçlamasıyla iddianame hazırlandı

    ABD: İranlı 4 istihbaratçı için gazeteci kaçırma girişimi suçlamasıyla iddianame hazırlandı


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), İranlı 4 istihbarat görevlisi hakkında New York’tan bir gazeteci kaçırmaya teşebbüs suçlamasıyla iddianame hazırlandı.

    New York’taki federal mahkeme tarafından hazırlanan iddianamede, bu istihbaratçılar, İran asıllı Amerikalı gazeteci ve yazar Masih Alinejad’ı kaçırmak için komplo kurmak, yaptırım ihlalleri, banka ve elektronik dolandırıcılık ile kara para aklamakla suçlanıyor.

    İstihbaratçıların, Alinejad’ın evini gözetlemek, fotoğraflamak ve video kaydetmek için özel dedektiflerden hizmet almasına da yine iddianamede yer verildi.

    2009 yılında ülkesini terk eden İran asıllı Amerikalı gazeteci Alinejad, Tahran rejimine yönelik sert eleştirileri ile biliniyor.

    İddianamede, İranlı istihbaratçıların ABD’de yaşayan Alinejad dışında Kanada’da üç kişiyi ve İngiltere’de de yine bir kişiyi İran’a zorla götürmek için plan yaptığı bildirildi.

    Alinejad, Associated Press’e yaptığı açıklamada, “İran yönetiminin insanları kaçırması, tutuklayıp işkence etmesi ve öldürmesi bilinen bir uyulama. Ancak, ABD’de yaşarken bunu bana yapabileceklerine inanamazdım.” dedi.

  • Beyazlayan saçların doğal rengine dönmesi mümkün mü?

    Beyazlayan saçların doğal rengine dönmesi mümkün mü?


  • ABD’de ırkçılıkla özdeşleşen iki generalin heykelleri kaldırıldı

    ABD’de ırkçılıkla özdeşleşen iki generalin heykelleri kaldırıldı


    Amerika Birleşik Devletleri’nin Virginia eyaletinde 1860 Amerikan İç Savaşı’nda görev almış iki generalin anıtları kaldırıldı.

    Heykellerin sökülmesi sırasında konuşma yapan Belediye Başkanı Nikuyah Walker, “Amerika’nın ekonomik kazançlar için siyah insanları yok etme günahıyla mücadeleye destek hedefine küçük bir adım daha yaklaştığını” söyledi.

    Charlottesville şehrinde bulunan anıtlar hakkında kaldırma kararı 2017’de alınmış, beyazların üstünlüğünü savunan ırkçılar bu kararı protesto etmişti. Gösteri karşıtlarını protesto edenlerle birçok çatışma yaşanmıştı. Nazi ve konfederasyon işaretleri taşıyan protestoculardan biri kendilerine tepki gösteren kalabalığın üzerine aracını sürmüş ve Heather Heyer adlık işi ezilerek hayatını kaybederken 19 kişi de yaralanmıştı.

    Irkçıların kaldırılmasını istemediği heykeller, köleliğin kaldırılmasına karşı çıkan Amerika’nın güney eyaletlerinin oluşturduğu Konfederasyon ordusuna komutanlık yapan generallere ait.

    ABD’de 1920’lerde beyaz ırkın üstünlüğünü savunanların öne çıkmaya başlamasıyla Konfederasyon’a ait semboller özellikle güney eyaletlerde yaygınlaşmaya başladı.

    Generallerin heykeli de bu dönemde, 1924’te, doğdukları Virginia eyaletinin Charlottesville kentine dikildi.

    Kendileri de köle sahibi olan generaller, Amerikan İç Savaşı’nda köleliğin kaldırılmasına karşı çıkan ve Amerika Birleşik Devletleri’nden bağımsızlığını ilan eden güney eyaletlerinin oluşturduğu Amerikan Konfedere Devletleri ordusunun başında bulunuyordu.

  • Rusya, BM’de Suriye’ye gidecek insani yardımların 12 ay süreyle Türkiye’den geçişine onay verdi

    Rusya, BM’de Suriye’ye gidecek insani yardımların 12 ay süreyle Türkiye’den geçişine onay verdi


    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye’ye gidecek insani yardımların 12 aylık süreyle Türkiye üzerinden ulaştırılmasını, Rusya’nın son andaki onayıyla kabul etti.

    BMGK’de ABD ve Rusya arasında son ana kadar süren müzakerelerin sonunda yardımların 12 ay süreyle Türkiye üzerinden Suriye’ye ulaştırılmasının önündeki engel kalktı.

    BM’de ABD Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, “Suriye’de aileler bugün rahat uyuyabilir, 12 ay boyunca çocukları aç kalmayacak. Burada ulaştığımız insani anlaşma insanların yaşamını kurtaracak.” dedi. BMGK’nin daha önce verdiği iznin süresi cumartesi günü doluyordu.

    BMGK üyeleri İrlanda ve Norveç, daha önce Türkiye ve Irak üzerinden yardımların ulaştırılması konusunda bir tasarı sunarken, Rusya son olarak sadece Türkiye üzerinden yardımların 6 aylık geçişine imkan veren bir tasarı sunmuştu.

    BMGK’nın 15 üyesi cuma günü 6 aylık uzatmaya onay verirken, diplomatlar ocak ayında yeni bir 6 aylık uzatma için oylama yapılmayacağını belirtiyor.

    ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’nın insani yardımların geçişine izin vermemesi halinde Washington ve Moskova arasında Şam’ın geleceği konusunda gelecekte iş birliği olamayacağı uyarısında bulunmuştu.

    BMGK, 2014 yılında 4 sınır kapısından insani yardımların ulaşmasına izin vermişti. Bu sayı daha sonraki yıllar Rusya’nın itirazıyla kademeli olarak bire indi.

    Rusya, yakın ittifakı Şam yönetiminin toprak bütünlüğü ve egemenlik hakkına ihlal ettiği gerekçesiyle insani yardımların Suriye’nin kontrolü olmadan geçmesine yanaşmıyordu.

    BM’nin Suriye yardımlarında Cilvegözü Sınır Kapısı

    Suriye’nin kuzeybatısındaki yaklaşık 5 milyon kişiye ulaşan ve hayatı önem taşıyan uluslararası insanı yardım malzemelerinin gönderildiği tek sınır kapısı Cilvegözü, Rusya’nın engellemesi durumunda 10 Temmuz’da kapanma riskiyle karşı karşıya bulunuyordu.

    BM, Suriye’ye uluslararası yardımların yapılmasına imkan tanıyan BMGK kararlarının yetkilendirdiği mekanizmayla 2014’ten bu yana, özellikle Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de 5 milyona yakın kişiye ulaşıyor.

    2020’ye kadar gıda, ilaç, tıbbi ve hijyen malzemesi gibi uluslararası insani yardımlar, 2’si Türkiye’den olmak üzere 4 sınır kapısından gönderilirken; Rusya’nın vetosu ve itirazları üzerine sınır kapılarının sayısı önce 2’ye indirilmiş, daha sonra Rusya, sadece Cilvegözü Sınır Kapısı’nın 1 yıl daha açık tutulmasına onay vermişti.

    Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan her ay 1000’den fazla insani yardım konvoyu Suriye’ye geçiyor ancak bu sınır kapısını açık tutan mekanizmanın 10 Temmuz’da süresi doluyor ve söz konusu mekanizmanın BMGK tarafından yenilenmesi gerekiyor.

    BM, uluslararası yardım kuruluşları, Türkiye, ABD ve Batılı ülkeler, yardımların gönderileceği sınır kapılarının sayılarının artırılmasını isterken; Rusya ve Suriye rejimiyle ilgili kararlarda BMGK’de Rusya’nın yanında yer alan Çin, Cilvegözü Sınır Kapısı’nın açık tutulmasına sıcak bakmıyor.

    Rusya, daha önce de olduğu gibi sınır ötesi yardım mekanizmasının süresinin dolmasına kısa süre kala, insanı yardımların Suriye içinde Şam kontrolündeki bölgelerden yapılması argümanını savunuyor.

    Suriye’ye sınır ötesi yardım mekanizmasının uzatılabilmesi için BMGK’nin beş daimi üyesi olan Rusya, Çin, ABD, Fransa ve İngiltere’nin buna buna itiraz etmemesi ve 15 üyeden en az 9’nun onayı gerekiyor.

  • Taliban, İran sınırındaki kilit şehir İslam Kala ve gümrük kapısında kontrolü ele geçirdi

    Taliban, İran sınırındaki kilit şehir İslam Kala ve gümrük kapısında kontrolü ele geçirdi


    Afganistan’da Taliban örgütü, İran sınırında stratejik açıdan kilit öneme sahip İslam Kala şehrinde kontrolü ele geçirdiğini duyurdu.

    Taliban üyeleri son paylaştıkları sosyal medya mesajında ülkenin yüzde 85’inin kontolünü de aldıklarını öne sürdü.

    Afganistan İçişleri Bakanı Tarık Arian yaptığı açıklamada İran sınırındaki İslam Kala’nın Taliban’a geçtiğini doğrularken, güvenlik güçlerinin bölgede konuşlandığını şehri geri alma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

    ABD’nin haziran ayı içerisinde Amerikan ve NATO askerlerinin büyük bir bölümünü Afganistan’dan çekmesinin ardından Taliban örgütünün ülkedeki hızlı ilerleyişi de devam ediyor. Taliban yaptığı açıklamada Afganistan’daki 400’den fazla şehrin 3’te 1’inde kontrolü eline geçirdiğini açıklarken son olarak İran sınırı üzerinde hakimiyet sağladı.

    Taliban sözcüsü Zabihullah Mucahit merkeze 120 kilometre uzaklıkta bulunan İslam Kale Sınır Kapısı geçişlerinin de artık örgüt yönetiminde yapıldığını açıkladı.

    Taliban, haziran ayının son haftasında başlattığı saldırılarda Özbekistan ve Tacikistan sınırındaki ilçelerin tamamına yakınını aldı. Özbekistan’a açılan en önemli ticaret güzergahı olan Hayratan Sınır Kapısı’nı iki yönden kuşatan Taliban, güney batıdaysa Gazni vilayetine yoğunlaştı.

    Taliban, Badahşan, Tahar, Gazni, Herat ve Vardak gibi önemli şehirlere de şiddetli saldırılarla baskısını artırdı. Taliban kontrolündeki ilçe merkezi sayısının da 200’ü geçtiğini açıklamıştı. Taliban’ın şehir merkezleri yerine bu kentlerin ilçelerine saldırmasıysa dikketi çekiyor.

    Rusya’dan Afganistan’daki taraflara sükunet çağrısı

    Öte yandan Taliban örgütünün İslam Kala’nın kontrolünü ele geçirmesinin ardından Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama geldi.

    Moskova, Afganistan’da Taliban ve Kabil hükümeti güçlerine itidal çağrısı yaparken, Rusya liderliğindeki CSTO askeri kuvvetlerinin sınırlardaki saldırgan ve provokasyonları önlemek için harekete geçeceğini bildirdi.

    Biden: Kabil muhtemelen ülkenin konrolünü sağlayamayacak

    ABD Başkanı Joe Biden, perşembe akşamı Amerikan askerlerinin Afganistan’daki görevinin 31 Ağustos’ta sona ereceğini açıklamış ve orduyu “hızlı ve güvenli” bir şekilde geri çekeceklerini söylemişti.

    Biden, başka bir Amerikan neslini savaş için Afganistan’a göndermeyeceğini belirterek, Kabil merkezi hükümetinin Taliban örgütüne karşı muhtemelen ülkedeki kontrolü “sağlayamacağını” açıklamıştı.

    Biden önderliğindeki Washington hükümeti, nisan ayında yaptığı açıklamayla Afganistan’daki tüm askeri birliklerini çekeceklerini açıklamış ve 20 yıl süren ABD işgaline son vereceklerini duyurmuştu. ABD resmi olarak ilk askerlerini mayıs ayında geri çekmişti.

  • Haiti’de darbe ve suikast girişimi iddiası: 20 kişi gözaltına alındı

    Haiti’de darbe ve suikast girişimi iddiası: 20 kişi gözaltına alındı


    Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise, kendisini öldürmeye ve hükümetini devirmeye çalışmakla suçlanan, aralarında bir yüksek mahkeme yargıcı ve emniyet müdürünün bulunduğu 20 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

    `”Hayatıma karşı bir girişim oldu” diyen Moise, iddia edilen komplonun 20 Kasım’da başladığını kaydetti.

    Duyuru, muhalefet liderlerinin görev süresinin pazar günü sona erdiğini söyleyerek Moise’nin istifa etmesi gerektiğini iddia ettikleri gün geldi.

    Port-au-Prince Genç Avukatlar Barosu, Yüksek Mahkeme Yargıcı Irvikel Dabresil ile Emniyet Müdürü Antoinette Gauthier’in gözaltına alınanlar arasında olduğunu bildirdi. Örgüt, Moise hükümetini korku tohumları ekerek muhalefeti sindirmeye çalışmakla suçladı.

    Muhalefet adına konuşan avukat Reynold Georges de Yargıç Dabresil’in gözaltına alınmasıyla ilgili olarak, “Onun derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Serbest kalana kadar yargı boykotuna gidilmeli.” ifadelerini kullandı.

    ABD’den Haiti yönetimine destek

    Bu arada Moise’ın ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin desteğine sahip olduğu belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price, yaptığı açıklamada, ABD’nin Haiti’yi parlamentonun faaliyetlerine devam edebilmesi için özgür ve adil seçimler düzenlemeye çağırdığını ve 2022 Şubat’ında görev süresi sona erdiğinde Moise’nin yerine yeni seçilmiş bir başkanın gelmesi gerektiğini kaydetti.

    Haiti’de Devlet Başkanı Moise, 2016’daki tartışmalı başkanlık seçimleri nedeniyle görevini bir yıl geçici olarak yürütmüş, başkanlık görevine resmen Şubat 2017’de başlayabilmişti. Moise, bu sebeple 5 yıl olan başkanlık görev süresinin Şubat 2022’de dolacağını öne sürerken, muhalefet partileri görevi bu ay içinde bırakması gerektiğini savunuyor.

    Moise, beş yıllık görev süresinin Şubat 2022’de sona erdiğini ifade etti ancak ülkede Moise’nin görevden ayrılması talebiyle Ekim 2020’den bu yana gösteriler düzenleniyor.

  • Haiti Devlet Başkanı Moise suikastinde saldırganların dördü öldürüldü, ikisi yakalandı

    Haiti Devlet Başkanı Moise suikastinde saldırganların dördü öldürüldü, ikisi yakalandı


    Haiti polisi dün suikaste uğrayarak hayatını kaybeden Devlet Başkanı Jovenel Moise’nin katil zanlılarından dördünü öldürdüklerini, ikisini yakaladıklarını duyurdu. Emniyet birimleri amiri yaptığı açıklamada kalan saldırganlarla çatışmanın sürdüğünü belirterek “ya öldürülecekler ya da yakalanacaklar” ifadesini kullandı.

    Öte yandan saldırıda yaralanarak hastaneye kaldırılan Moise’nin eşinin hayati tehlikeyi atlattığı ve durumunun stabil olduğu bildirildi. Moise’nin eşi saldırının ardından yerel bir hastaneye kaldırılmış, buradan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Miami kentindeki bir hastaneye hava ambulansıyla taşınmıştı.

    Saldırganların öldürülmesinin ardından ulusa seslenen geçici Başbakan Claude Joseph sıkıyönetimin sürdüğünü belirtti ve sakin olunması çağrısında bulundu. Saldırganların İngilizce ve İspanyolca konuşan yabancılar olduğunu açıklayan Joseph suikastin cezasız kalmayacağını vurguladı.

    Mosie’nin suikasti Claude Joseph’in yerine yeni başbakan olarak Ariel henry’i atamasının birkaç gün sonrasına denk geliyor. Henry henüz yemin ederek görevi teslim almamıştı.

    Suikastin ayrıntıları netleşmeye başladı

    Haiti’nin Washington Büyükelçisi Boccit Edmond’da öldürülen saldırganların “paralı askerler” olduğunu ve ABD Narkotik Suçlarla Mücadele Dairesi’nin (DEA) memurları olarak gizlendiklerini bildirdi.

    Hakim Carl Henry Destin’in Nouvelliste gazetesine verdiği bilgilerde suikastin ayrıntıları netleşmeye başladı. Destin devlet başkanı Moise’nin vücudunda uzun kalibreli tüfekten 9 mm’lik küçük tabancaya kadar değişik silahlardan atılan 12 mermi deliği bulunduğunu, bunların alnına, göğsüne, kalçasına ve karnına isabet ettiğini belirtti.

    Devlet başkanının çalışma ofisinin ve yatak odasının yağmalandığını kaydeden hakim, Moise’yi kanla kaplı mavi pantalon ve beyaz tişört içinde sırt üstü yerde yatarken bulduklarını da sözlerine ekledi.

    Destin ayrıca eve “DEA operasyonu” diye bağırarak giren saldırganların çalışan iki kişiyi bağladığını, saldırı sırasında evde bulunan Moise’nin kızı Jomarlie’nin ise bir yatak odasında saklandığını söyledi.

    Suikast Haiti’de ‘deprem’ etkisi yarattı

    Halk arasında popüler olmadığı kaydedilen Moise’nin öldürülmesi ülkenin başkenti Port au Prince’i sessizliğe boğdu.

    Suikastin birkaç saat sonrasında sokakların genellikle boş olduğu ve olayın halkta şaşkınlık yarattığı belirtildi. Olanlara inanamadıklarını belirten Haitililer “bu Haiti için yeni deprem” yorumunda bulundu. Ülkede 2010 yılındaki yıkıcı deprem hafızalarda tazeliğini koruyor. Ocak 2010’da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde en az 300 bin kişi yaşamını yitirmişti.

    Amerika kıtasının en yoksul ülkesi olan Haiti’de iki haftalık yas ilan edildi.

    Suikaste uluslararası tepkiler

    ABD Başkanı Joe Biden suikast eylemini “korkunç” ifadesiyle kınadı ve ülkesinin her türlü yardıma hazır olduğunu belirtti.

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de olayla ilgli olarak Haitililere sakin olma her türlü şiddetten uzak durma çağrısında bulundu.

    BM Güvenlik Konseyi üyeleri de menfur saldırıyıı düzenleyenlerin hızla adalete teslim edilmesi ve bütün tarafların sakinliğini ve itidalini koruması çağrısı yaptı. Konsey bugün gelişmelerle ilgili acil toplanacak.

    Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de ülkede istikrarsızlık ve şiddet sarmalı tehlikesine dikkat çekti.

    ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise Haiti’de ertelenen seçimlerin yapılması çağrısında bulunuldu ve adil bir seçimin iktidarın yeni seçilen devlet başkanına devrini kolaylaştıracağı kaydedildi.

    Ülkede Covid-19 salgını nedeniyle eylül ayında yapılması gereken devlet başkanlığı, parlamento ve yerel seçimler iki kez ertelenmişti.

    Başarılı bir iş insanı olarak 2017’de siyasete atılan Jovenel Moise, 2019’dan bu yana ertelenen parlamento seçimleri dolayısıyla ülkeyi kararnamelerle yönetiyor.

  • Pentagon Amazon’un başvurusu üzerine Microsoft’un Trump döneminde kazandığı dev ihaleyi iptal etti

    Pentagon Amazon’un başvurusu üzerine Microsoft’un Trump döneminde kazandığı dev ihaleyi iptal etti


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı (Pentagon) Amazon’un, haksız bir şekilde Microsoft’a verildiği iddiasıyla mahkemeye taşıdığı 10 milyar dolarlık Müşterek Savunma Altyapısı Girişimi (JEDI) ihalesini iptal etti.

    Pentagon’dan yapılan açıklamada, “Savunma Bakanlığı bugün Müşterek Savunma Altyapısı Girişimi Bulut ihalesini iptal etti ve sözleşme fesih prosedürlerini başlattı. Bakanlık, değişen gereksinimler, artan bulut iletişimi ve sektördeki ilerlemeler nedeniyle JEDI Bulut projesinin artık ihtiyaçlarını karşılamadığını belirledi” ifadelerine yer verildi.

    Bakanlığın, Müşterek Muharip Bulut Kabiliyeti (JWCC) adında yeni bir bulut projesi için çok paydaşlı ve süresiz yeni bir ihale başlatacağı ifade edilen açıklamada, Pentagon’un, Microsoft ve Amazon Web Services’in (AWS) yanı sıra Oracle, Google’ın sahibi olduğu Alphabet Inc ve IBM gibi kaynaklardan da teklif almayı amaçladığı bildirildi.

    “Yeni tekliflere açığız”

    Açıklamada ABD merkezli başka herhangi bir hiper ölçekli bulut hizmeti sağlayıcısının Savunma Bakanlığının gereksinimlerini karşılayıp karşılayamayacağını belirlemek için derhal sektörle ilişki kurulacağı ve pazar araştırmasına devam edileceği belirtildi ve hükümetin koşullarına uygun olmak kaydıyla yeni tekliflere açık olduğunun altı çizildi.

    Projenin iptalinin ABD hükümetinin menfaatleri gereği kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, Microsoft’un iş ve yerleşim giderleri için ABD yönetimi ile şirket arasında bir müzakere yapılacağı ifade edildi.

    İhtiyacın acil olduğunu ifade eden Pentagon kaynakları yeni Müşterek Bulut Hizmeti Kabiliyeti için ilk hizmetin Nisan 2022 itibarıyla tamamlanmasını umduklarını kaydetti.

    Ne olmuştu?

    Pentagon’un bilgi altyapısının modernizasyonuna ilişkin 10 milyar dolarlık dev teknoloji ihalesini, 26 Ekim 2019’da Microsoft kazandı.

    Amazon ise JEDI bulut ihalesinin taraflı ve hatalarla dolu bir değerlendirmeyle Microsoft şirketine verildiği gerekçesiyle mahkemeye başvurdu.

    Amazon ayrıca eski ABD Başkanı Donald Trump ile şirketin kurucusu Jeff Bezos arasındaki anlaşmazlıktan dolayı ihalenin Amazon’a verilmediğini iddia etti.

    Bakanlığın gizli bilgilerini de içeren tüm verilerin kurulacak buluta taşınmasını da içeren projenin 10 yılda tamamlanması öngörülüyordu.

  • Avusturya’nın, Korkmaz’ı nereye iade edeceği ABD ve Türkiye arasında yeni gerginlik yaratır mı ?

    Avusturya’nın, Korkmaz’ı nereye iade edeceği ABD ve Türkiye arasında yeni gerginlik yaratır mı ?


    Fransız Haber Ajansı (AFP) Avusturya’da tutuklanan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın hangi ülkeye iade edileceği konusunun, “Ankara ve Washington arasında yeni bir gerginliğe yol açabileceği” yorumunda bulundu.

    ABD ve Türkiye’nin Korkmaz’ın iadesi için Avusturya’ya başvurduğunu hatırlatan AFP, iade dosyalarıyla ilgili Viyana tarafından verilecek kararın iki ülke arasında krizin yeniden tırmanmasına yol açabileceğini bildirdi.

    Korkmaz’ın karıştığı iddia edilen mali suçlarla ilgili ithamların bir ünlü televizyon sunucusunu işinden ettiği ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya kadar uzandığı kaydedilen haber yorumda, pazartesi günü Viyana Mahkemesi’nin ABD’nin yaptığı iade başvurusunu ele alıp, karara bağlayacağı hatırlatıldı.

    Korkmaz Türkiye’ye iade edilmek istiyor

    ABD yargısının, Korkmaz ve ABD’deki suç ortaklarını yasa dışı elde ettikleri yaklaşık 112 milyon euro tutarındaki parayı Türkiye ve Lüksemburg’da aklamakla suçladığı hatırlatılan haberde, Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmeyi tercih ettiği aktarıldı.

    İki ülke arasında başta Fethullah Gülen’in iade dosyası olmak üzere bir çok hukuki konuda anlaşmazlık olduğu ifade edilen haberde, Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmesi halinde iki ülke arasındaki mevcut hukuki ihtilaflar nedeniyle gelecekte ABD’ye iade olasılığının ise ortadan kalkacağı yorumu yapıldı.

    AFP, Sezgin Baran Korkmaz’la ilgili olası bir hukuk mücadelesinin, halihazırda çok sayıda hukuki dosya yüzünden sorun yaşayan Türk-Amerikan ilişkilerini daha da karmaşık hale getireceği değerlendirmesinde bulundu.

    Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi (OCCRP) araştırmasına yer verilen AFP haberinde, Sezgin Baran Korkmaz’ın (SBK), Rahip Brunson’ın 2018 yılında serbest kalması için Donald Trump’ın seçim öncesinde bağış kampanyasında destek veren iş adamlarından Tommy Hicks Jr. ve eski CIA Başkanı James Woolsey’nin Eylül 2018’de Türkiye ziyareti sırasında SBK uçağını, aracını kullandığı ve Korkmaz tarafından ağırlandığı kaydedildi.

    AFP: Erdoğan için kötü zamanlama

    Sezgin Baran Korkmaz’ın tutuklanmasının ABD ve AB ile ilişkileri yumuşatmak, yabancı sermayeyi ülkeye çekmek için çaba gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “kötü bir zamanlama” olduğu yorumunu yapan AFP, başta Rusya’dan S-400 savunma sistemi satın aldığı ve İran’a yönelik yaptırımların ihlal ettiği suçlamasıyla karşılaşan Ankara için bu iade tartışmasının ikili sorunlara bir yenisinin eklenmesine yol açacağı saptamasında bulundu.

  • Araştırma: Beslenme tarzı ani ölüm riskini yüzde 46 artırabilir

    Araştırma: Beslenme tarzı ani ölüm riskini yüzde 46 artırabilir