Kent Uzlaşısı ve gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Canan Kebenç Özkan, ‘Kent Uzlaşısı ruhu korunacak. Kendi çatımızda siyasete devam edeceğiz’ dedi
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Canan Kebenç Özkan, “Kent Uzlaşısı” kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin DEM Parti’ye katılmasına, kayyım uygulamalarına ve sürece dair ANF’ye önemli değerlendirmelerde bulundu. Canan Kebenç Özkan, ana muhalefetin kendi iç bölünmesini tartışmak yerine bu konuyu DEM Parti üzerinden yürütmesini eleştirdi.
Kent Uzlaşısı’nın seçim öncesinde yerel iradeyi güçlü kılmak ve ana muhalefeti güçlendirmek amacıyla oluşturulan kolektif bir zemin olduğunu hatırlatan Canan Kebenç Özkan, sürecin uzamasına ilişkin ise şunları söyledi:
“Temel planlamamız, seçimlerin hemen akabinde meclis üyelerimizin kendi partisine geçmesiydi. Fakat seçimlerin hemen ardından yaşanan siyasi operasyonlar, belediyelerimize ve ardından Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyımlar ile süregelen operasyon silsilesi bu süreci bizim açımızdan uzattı.”
Haziran’da yapılan konferansta da bu durumun ele alındığını belirten Canan Kebenç Özkan, İstanbul ve Mersin’deki meclis üyelerinin uzun süredir faaliyetlerini kendi parti çatıları altında sürdürme yönünde talepleri ve beklentileri olduğunu söyledi.
CHP’deki süreç ve Yeni Parti
Sürecin bugüne sarkmasında yaşanan siyasi gelişmelere dikkat çeken Canan Kebenç Özkan, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve CHP belediyelerine kayyım atanması esnasında partilerine geçmelerinin doğru bir politik tutum olmayacağı için beklediklerini ifade etti.
CHP’deki “butlan” meselesi ve parti içinde ikinci bir partinin (Yeni Parti) kurulmasıyla yeni bir denklem oluştuğunu aktaran Canan Kebenç Özkan, Yeni Parti ve CHP meclis üyelerinin kendi konumlarını belirlemesiyle birlikte DEM Partili üyelerinin de kendi partilerine geçme tartışmasını doğal olarak gündeme taşıdığını belirtti.
‘Kent uzlaşısı ruhu korundu’
Geçiş kararının iktidarla yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile bir ilgisinin bulunmadığını vurgulayan Canan Kebenç Özkan, şu ifadeleri kullandı:
“İktidarla bir yandan mücadele yürütürken bir yandan da bir müzakere zemini var, doğru. Fakat İstanbul ve Mersin’le ilgili bu kararı almamızda bunun hiçbir etkisi yok. İmamoğlu tutuklandığında ve belediyelere operasyon yapıldığında biz o geçişi durdurduk. Belediye meclislerinde yapılan seçimlerde Türkiye Belediyeler Birliği’nde ve yerel ittifakta halkın iradesini ve Kent Uzlaşısı ruhunu koruduk. Bundan sonraki süreçte de o ruha bağlı kalarak kendi partimizde faaliyet yürüteceğiz.”
Oy dengeleri değişmiyor
Meclis üyelerinin partilerine dönmesinin oy dengelerini etkileyecek bir gündem yaratmadığını söyleyen Canan Kebenç Özkan, Mersin’de Vahap Seçer’in tutuklanması sonrası yapılan meclis seçiminde de Kent Uzlaşısı ruhuyla hareket ettiklerini hatırlattı.
Kararın Yeni Parti ve CHP dahil Kent Uzlaşısı bileşenleriyle paylaşıldığını ve istişare edildiğini belirten Canan Kebenç Özkan, “CHP’den AKP’ye geçen meclis üyeleri ve belediye başkanları oldu ancak bizim Kent Uzlaşısı dahil hiçbir seçilmişimiz iktidar partisine geçmedi, iradesini iktidardan yana kullanmadı. Belirleyici olan budur” dedi.
Eleştirilere tepki
Ana muhalefet partisinin eleştirilerine yanıt veren Canan Kebenç Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ana muhalefet partisi kendi içerisindeki bölünmeyle iktidara nasıl bir zemin hazırladığını tartışmazken, bu tartışmayı bizim üzerimizden yürütmesi doğru değil. Kendi halkımızın oylarıyla seçildik ve sahadaki halkımızın talebi de ‘Sizi partimizde görmek istiyoruz’ yönündedir. Kendi partimizde siyaset yapma hakkı en temel hakkımızdır. Güçlü bir muhalefet açığa çıkarsa, bu iktidarı da demokratikleşmeye itmek durumunda kalır.”
‘Kayyım rejimi güven iklimini zedeliyor”
4 Kasım’ın Mêrdîn, Êlih ve Xelfetî kayyımlarının yıl dönümü olduğunu hatırlatan Canan Kebenç Özkan, hâlen 10 belediyelerinde kayyım rejiminin sürdüğünü ve halk iradesinin gasp edildiğini vurguladı.
İktidarın güven verici adımlar atması gerektiğini belirten Canan Kebenç Özkan; “Kayyumların geri çekilmesi sürece duyulan güveni artıracak bir adım olurdu. Ancak iktidarın tutumları toplumsal güvenin oluşmasını engelliyor. Halkın beklentisi yüksek fakat iktidara güven duymayan bir gerçeklik var. Güven verici adımlar sürece halkın katılımını ve umudunu güçlendirir” diyerek açıklamasını tamamladı.
Haber: Ali Barış Kurt / ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































