DEM Parti MYK Üyesi Elif Bulut, halkın süreci sahiplendiğini ancak süreç uzadıkça heyecanın endişeye dönüştüğünü belirterek, ‘Sorular ve endişeler çoğunlukla ‘Acaba AKP süreci bozacak mı?’ yönünde oluyor’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi ve Merkezi Örgütlenme Komisyonu Eş Sözcüsü Elif Bulut, ANF‘ye verdiği röportajda yeni dönem örgütlenme modellerini, halk buluşmalarını ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair yansımaları değerlendirdi.
‘Deneyimlerimizle yeniden yapılanmayı hedefliyoruz’
Klasik örgütlenme modellerinin güncel siyasetin ihtiyaçlarını karşılamadığını, sol-sosyalist yapılar ve emek güçleriyle ortak mücadeleyi büyüterek yatay örgütlenme modelleri geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Elif Bulut şunları söyledi:
“Süreç bize olumlu ya da olumsuz birçok yolu beraberinde getirebilir. Her iki olasılığı da göz önünde bulundurarak yeni dönemi karşılayacak bir kadro ve anlayış yaratmayı, bu süreci de tüm kitlemizle ortak tartışarak ve yürüterek ilerletmeyi planlıyoruz. Aynı zamanda tüm sol-sosyalist yapılarla, emek ve demokrasi güçleriyle beraber, yani ortak mücadele yürüttüğümüz tüm kesimlerle tartışarak, daha çok yerelleşerek, yatay örgütlenme modelleri geliştirerek önümüzdeki döneme hazırlanmayı ve geçmiş tüm deneyimlerimizle gelecekteki yeniden yapılandırmayı yapmayı hedefliyoruz.”
‘Emeğini kazanma ve barış mücadelesi birbirinden uzak değil’
Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe Kampanyası kapsamında halkla birebir temas kurduklarını aktaran Elif Bulut, yoksulluğun temel nedeninin sistem sorunları olduğunu vurguladı. Savunma sanayisine ve savaşa ayrılan bütçenin halkın refahını engellediğini belirten Elif Bulut şunları ifade etti:
“Ekmeği kazanma mücadelesiyle barış mücadelesi birbirinden çok uzak iki şey değil. Yoksulluğun bu kadar büyümüş olmasında, yıllarca çözülmeyen Kürt sorunu için savunma sanayisine harcanan bütçenin ne kadar çok etkili olduğunu anlatıyoruz.”
‘Süreç uzadıkça heyecan yerini endişeye bırakıyor’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin halk buluşmalarında büyük bir karşılığı olduğunu ancak sürecin uzamasıyla birlikte kaygıların arttığını dile getiren Elif Bulut sözlerini şöyle sürdürdü:
“Süreç ilk başladığı zamanlarda merak ve heyecan vardı. Bir kesim heyecanla beklerken bir kesim çok endişeli ve güvensizdi. Süreç uzadıkça heyecan yerini endişeye bırakmaya başladı. Halkın en temel taleplerinin başında tutsakların bırakılması geliyor… Sorular ve endişeler çoğunlukla “Acaba AKP süreci bozacak mı?” yönünde oluyor. Geçmiş bir deneyim var; 2013-2015 süreci sonrası yaşananlar halen çok acı izlerle hafızalarda çok taze.”
‘Öcalan’a karşı güven çok fazla’
Halkın süreçten umutsuz olmadığını ve sürtüşmelere rağmen Abdullah Öcalan’a olan güvenin çok yüksek olduğunu vurgulayan Elif Bulut şunları belirtti:
“Yine de halk süreçten umutsuz değil ve sürecin baş aktörü olan Sayın Öcalan’a karşı güven çok fazla. Yavaş ilerliyor görünse de tüm endişelere rağmen bundan geri adım atılamayacağı da kavranıyor.”
‘İmralı’daki yer değişikliği gecikmiş ve yetersiz bir durumdur’
Abdullah Öcalan’ın yeni yere geçişine de değinen Elif Bulut, bu gelişmenin uzun süredir beklenen ancak gecikmiş bir adım olduğunu belirten Elif Bulut şunları söyledi:
“Sayın Öcalan’ın yerinin değişmesi, uzun süredir beklenen bir gelişmeydi. Statü durumu netleşmeden bu geçişin olmayacağını Sayın Öcalan çok net belirtmişti. Bu geçiş olumlu bir gelişme olsa da çok gecikmiş ve yetersiz bir durumdur. Öcalan’ın özgür çalışma koşulları sağlanmalı”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































