Selahattin Demirtaş ziyareti sonrası açıklama yapan Tülay Hatimoğulları, ‘Kendi anayasasını çiğneyen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Yasadışı bir şekilde şu an arkadaşlarımız içeride tutulmaktadır’ dedi. Figen Yüksekdağ’ı ziyaret eden Bakırhan ise, ‘Yetmedi mi artık? 11’inci yılda artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalılar. Figen Yüksekdağ barış konusunda ortaya koymuş olduğu iradeyi artık dışarıda göstermeli’ diye konuştu
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile beraberindeki heyet, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik 4 Kasım operasyonlarının 10’uncu yıldönümünde Edirne Cezaevi bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti. Heyet ziyaret ardından cezaevi önünde basın açıklaması düzenledi.

4 Kasım’ın siyasi darbe olarak tarihe geçtiğini ifade eden Tülay
Hatimoğulları: Kayyımcı anlayışı kabul etmiyoruz
Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkında verilen AİHM kararlarını hatırlatan Tülay Hatimoğulları, “Bu hukuki bir karardır. Türkiye sözleşmeye taraf bir ülke olarak sorumluluğu vardır. Kendi anayasasını çiğneyen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Yasadışı bir şekilde şu an arkadaşlarımız içeride tutulmaktadır. Kayyım rejimi 4 Kasım’dan sonra hayata geçirilmeye devam etti” diye konuştu.
4 Kasımla başlayan kayyım rejiminin Türkiye’ye yayıldığını belirten Tülay Hatimoğulları, kayyım rejimini kabul etmediklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Biz Selahattin Başkanı ziyaret edeceğimizi duyurduk ve binlerce ‘Selamlarımızı iletin’ diye mesaj aldık. Sevgili Selahattin Başkan dimdik duruyor, ‘Bütün Türkiye halklarına sevgi ve selamımı iletin’ dedi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ‘tutsaklık koşullarında destek olmaya devam edeceklerini ve bu topraklarda bedel ödedik ama ne olursa olsun barış çabalarının kesintiye uğratmayacaklarını’ söyledi. Bütün siyasi mahpuslar özgür olana dek mücadele devam edecek. İçerideki arkadaşlarımız mücadelelerini sürdürüyor, biz de dışarıda bir demokratik inşa için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadelemiz sürecek.”
Aslan: Somut adımlar atılsın
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, barışın tesis edilmesi için siyasi tutsakların serbest bırakılması, kayyım uygulamalarına son verilmesi ve Kürt halkının eşit koşullarda bir arada yaşamasını sağlayacak adımların atılması gerektiğini belirtti.
Seyit Aslan, tüm siyasal tutukluların serbest bırakılması ve siyasal genel af çıkarılması çağrısında bulundu.
Konukçu: Ortak mücadele zeminini büyütelim
DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) sözcüsü Kezban Konukçu ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için ortak mücadele zeminlerinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye sosyalist sol kamuoyuna seslenen Kezban Konukçu, “Türkiye sosyalist solu kamuoyuna seslenmek istiyorum; Amasız ve fakatsız Kürt halkının barış talebi sahiplenin” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Kandıra Cezaevi’nde HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ziyaret ettikten sonra cezaevi önünde açıklama yaptı.
Türkiye’nin siyasi tarihinde büyük bir yara
Tuncer Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, siyasetçilerin cezaevinde tutulmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, iktidara AİHM ve AYM kararlarının uygulanması çağrısında bulundu. 10 yılda hukuksuzlukların toplumun bütün kesimlerine yayıldığını belirten Bakırhan şöyle devam etti:
“4 Kasım önemli bir gün. 20 Mayıs 2016’da aslında Türkiye’nin siyasi tarihinde büyük bir yara açıldı. Dokunulmazlıkların kaldırılması sağlandı. Maalesef o dönem muhalefet de buna eşlik etti. Ama işte o gün yapılan bu kötülük bugün Türkiye’nin dört bir yanındadır. Sadece DEM Partililere değil, muhalefetin bütün kurumlarına, muhalefet yapan bütün kişilere uzanmış durumda. 4 Kasım’da bir darbe yapıldı. Bir siyasi darbeydi. Eş genel başkanlarımızın da içinde olduğu 12 milletvekilimiz gözaltına alındı. Eş genel başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da içinde olduğu 10 milletvekilimiz tutuklandı. O gün kara bir gündür.”
‘Artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalılar’
Cumhurbaşkanı’nın siyasi kutuplaşmanın sona ermesine yönelik açıklamalarına değinen Bakırhan, bunun için geçmişteki hukuksuzlukların giderilmesi gerektiğini ifade etti. Bakırhan devamında şunları ifade etti:
“10 yıldır bu cezaevlerinin kapılarında dolaşıyoruz. 10 yıldır açıklamalar yapıyoruz. Yetmedi mi artık? 11’inci yılda artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalılar. Figen Yüksekdağ barış konusunda ortaya koymuş olduğu iradeyi artık dışarıda göstermeli. Selahattin Demirtaş artık kendi halkıyla, yoldaşlarıyla birlikte siyaset yapabilmelidir. Bu sadece bir barış süreci değil. Bu aynı zamanda bir demokratikleşme sürecidir. Cezaevlerinin boşalması, Türkiye’nin demokratikleşmesi için dün olduğu gibi bugün de Kandıra Cezaevi’nin önünde söz veriyoruz. Daha demokratik bir Türkiye için hep birlikte mücadele ederek Türkiye’nin hukuka, adalete, demokrasiye kavuşması için elimizden gelen bütün çabayı ortaya koyacağımızı söylüyoruz. Figen’lerin, Selahattin’lerin, Can’ların, Selçuk’ların, Kavala’ların, Bekir Kayaların, Ayşe’lerin, Gökhan’ların, Leyla Güven’lerin yeri artık cezaevleri değil; halkının, toplumunun, yoldaşlarının yanıdır.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































