DEM Parti Amed Milletvekilleri Mehmet Kamaç ve Serhat Eren, Ticaret Bakanlığı’nın 2027 bütçesine dair konuştu. Amed’in ihracatının Türkiye genelinin aksine gerilediğine dikkat çeken Eren, ‘Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor. Türkiye kaybederken Diyarbakır iki kat kaybediyor. 9 ayda Türkiye yüzde 5 arttı, Diyarbakır yüzde 19,5 düştü. Çünkü Diyarbakırlı üretici Suriye’ye mal satmak için 500 km’yi aşan bir yol kat ediyor’ dedi
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. Ticaret Bakanlığı 2027 bütçesi görüşmelerini sürdüren komisyonda konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekilleri Mehmet Kamaç ve Serhat Eren bakanlık bütçesine dair değerlendirmelerde bulundu.
Ticaret Bakanlığı’nın bütçesini sosyal adalet açısından değerlendirmek istediğini belirten Kamaç, “Ticaret politikası piyasada zaten güçlü olanın imkânlarını arttırdığı ölçüde değil, kendi emeğiyle ayakta kalmaya çalışan insanlara ne kadar alan açtığıyla değerlendirilmelidir. Bir tarafta güçlü teminatı, finans birimi ve farklı avantajlarla çalışma imkânı bulunan büyük işletmeler, diğer tarafta dükkânının kirasını, çalışanın ücretini ve sattığı malın yerine koyma maliyetini aynı kaptan karşılayan küçük esnaf söz konusu. Bu iki kesime aynı şartları sunmak, eşit fırsat sunmak anlamına gelmez. Sosyal adalet, imkânları eşit olmayanlara aynı şartları koyup sonucu onların sorumluluğuna bırakmak demek değildir” dedi.
Ciro artasa kazanç artmayabilir
Esnafın durumunu değerlendirirken satış tutarıyla kazancın karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Kamaç şunları söyledi:
“Fiyatların yükselmesi nedeniyle bir işletmenin cirosu artabilir. Ancak bu kazancının arttığını göstermez. Esnaf sattığı malı yeniden alırken daha fazla para ödüyorsa, kira ve diğer giderlerinden sonra elinde daha az kaynak kalıyorsa görünürde büyüyen ticaretin içinde gerçekte küçülüyor demektir. Küçük esnafın temel sıkıntılarından biri de tam da budur. İşini sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu işletme sermayesini koruyamamak. Müşteriye vadeli satıyor. Tedarikçiye daha erken ödeme yapmak zorunda kalıyor. Tahsilatı geciktiğinde kendi borcu gecikiyor. Bu kez krediye başvurduğunda karşıda teminat, kefil, kredi notu ve mevcut borç durumu çıkıyor. Finansmana en fazla ihtiyaç duyduğu anda finansmana erişme şartlarını karşılayamaz hale geliyor. Bu döngüyü kırmayan bir destek politikası esnafın sorununu çözemez.”
‘Girişimcilik imkânını aile servetine bağımlı bırakılamaz‘
Ticaret Bakanlığı’nın esnafın ihtiyacını bankalar ve Hazine ve Maliye Bakanlığı karşısında sahiplenmesi gerektiğini söyleyen Kamaç, devamla şunları söyledi:
“Küçük esnafı korumanın bir başka yolu kredi ihtiyacını büyüten haksız ticari koşulları düzeltmektir. Küçük üretici ürününü teslim ettiği halde parasını uzun vadede alamıyorsa büyük alıcının finansman yükünü kendi sırtında taşıyor demektir. Bu üreticiye kredi önermeden önce alacağını zamanında tahsil etmesini güvence altına almalısınız. Destek programını ilan etmekle o desteği erişilebilir kılmak aynı şeyler değildir. Başvuru hazırlayacak personeli, danışmanlık alacak bütçesi ve yeterli teminatı bulunmayan küçük işletmeler için yerinde ve ücretsiz başvuru desteği sağlanmalıdır. Esnaf odaları ve ticaret odaları ile birlikte çalışılarak hangi işletmelerin neden destek dışında kaldığı belirlenmelidir. Bölgesel eşitsizlikleri azaltmak için de yalnızca verilen krediyi değil karşılanamayan ihtiyacı da ölçmelisiniz. Kadınların ve gençlerin kurduğu küçük işletmelerin aileden devralmış bir mülkü veya güçlü bir kefili olmadan da erişebileceği yollar geliştirmelisiniz. Girişimcilik imkânını aile servetine bağımlı bırakamazsınız.”
‘ Bu düzende kim kazanıyor?’
Arından konuşan Eren ise, Amed’in İpek Yolu üzerinde ve Mezopotamya ile Anadolu arasında bin yıldır ticaretle yaşayan bir kent olduğunu belirterek, “Hasanpaşa Hanı’nda kervanlar indirilir, Sipahi Pazarı’nda bakırlar dövülür, Suriçi’nin çarşısında ise dört dilde pazarlık yapılırdı. O çarşılar, hanlar yüzlerce yıldır ayakta kaldı. Çünkü orada yük de kazanç da paylaşılırdı. Bugün Suriçi’nin, Hasanpaşa Hanı’nın, Sipahi Pazarı esnafının acı selamını getirdim. Bizim için tek bir soru sor vekilim dediler: Bu düzende kim kazanıyor?” dedi.
‘9 ay içerisinde 786 esnaf kepenk kapattı’
Amed Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği verilerine dikkat çeken Eren şöyle konuştu:
“İlk 9 ay içerisinde 786 esnaf kepenk kapattı. Yıl sonu tahmini bin 200. Yani her gün 3 esnaf kepenk kapatıyor. Bugün bu görüşmeler bittikten sonra da muhtemelen 3 esnaf daha kepenk kapatmış olacak. 10 yıl önce Bakkallar Odası’nın verilerine göre 5 bin bakkalımız var iken bugün Diyarbakır’da 2 bin bakkal kaldı. Bakkallar gitti, zincir marketler geldi. Bakkal mahallede kazanır, mahallede harcardı. Veresiye defteri vardı, parası olmayan bile akşam eve bir şeyler götürebiliyordu. Zincir markette ise kasa kapanır, para kentten çıkar, emekçi asgari ücretle çalışır, veresiye yoktur. ‘Paran yoksa gelme’ derler. Diyarbakır’ın parası Diyarbakır’da kalmıyor.”
‘Diyarbakır’da zincir market 20 TL’ye aldığı biberi 250 TL’ye satıyor’
Bakanlığın Nisan ayındaki açıklamasını hatırlatan Eren, “Sayın Bakan, Nisan ayında bakanlığınızın kendisi açıkladı: Diyarbakır’da bir zincir market 20 TL’ye aldığı biberi Diyarbakır raflarında 250 TL’ye satıyor. Yine Konya’dan 5 TL’ye gelen salatalık Diyarbakır raflarında 80 TL’ye, Adana’dan gelen kapya biber raflarda 200 TL’ye satılıyor. 12 kat, 15 kat, 28 kat. Buna fiyat makası diyorlar. Bu makasın bir ucu üreticiyi, diğer ucu tüketiciyi kesiyor. 7 ay geçti, o market hangisi, ne ceza aldı? Bugün aynı biberi kaça satıyor?” dedi.
Cezalar yetersiz
Bakanlığın her ay rekor cezalar açıkladığını belirten Eren, “9 ayda 2 milyar 600 milyon TL ceza açıkladınız. Kulağa ne kadar büyük geliyor değil mi? Tek bir zincir marketin yıllık cirosunun binde biri bile etmiyor. Zincir bunu masrafhanesine yazıp yoluna devam ediyor. Peki tahsilat? Sayıştay’ın 2025 raporu ortada. Bakanlığın tahsili tamamlanmamış, alacak hesabı 5 yılda 7 milyar liradan 365 milyar liraya çıkmış. Yurttaşın 100 liralık borcuna gecikme faizi işleten devlet kendi 365 milyar liralık alacak hesabını kapatamıyor” ifadelerini kullandı.
Sınır kapıları vurgusu
Eren son olarak, Amed’in ihracatının Türkiye genelinin aksine gerilediğine dikkat çekerek, bunun temel nedeninin sınır kapılarının kapalı olması ve ulaşım sorunları oldğunu söyledi.
Eren şöyle konuştu:
İhracat Genel Müdürü’nün Mayıs’taki Diyarbakır ziyaretine atıfta bulunan Eren, “368 milyon dolarlık ihracat 1 milyar dolara çıkabilir dedi. Demek ki ürün var, emek var, kapasite var, eksik olan ne? Kapı ve yol. DTSO’nun verisine göre ilk 5 ayda Türkiye’nin Suriye ihracatı yüzde 24 arttı, Diyarbakır’ın yüzde 36 düştü. Irak’a ihracatta Türkiye yüzde 23, Diyarbakır yüzde 42 geriledi. Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor. Türkiye kaybederken Diyarbakır iki kat kaybediyor. 9 ayda Türkiye yüzde 5 arttı, Diyarbakır yüzde 19,5 düştü. Çünkü Diyarbakırlı üretici Suriye’ye mal satmak için 500 km’yi aşan bir yol kat ediyor. Neden; Cilvegözü’ne gitmek için. Oysa Nusaybin Diyarbakır’a 2 saat. Karşısında Qamişlo duruyor, akrabalarımız duruyor ama kapı kapalı. Önce 31 Mart denildi, sonra yıl sonu, sonra 2027 başı, bugün hâlâ tarih yok. Sayın Bakan, buradan soruyorum: Nusaybin Kapısı ne zaman açılacak? Buna bir bütçe ayrılacak mı? Mürşitpınar 2016’dan, Şenyurt 1980’den beri kapalı. 46 yıl. O kapının açık halini gören esnaf bugün torun büyütüyor.”
Nisêbîn, Mürşitpınar ve Şenyurt sınır kapılarının açılmasını isteyen Eren, Habur’da tırların 9 güne varan bekleme süreleriyle karşılaştığını belirterek, “Ticarette zaman paradır ve bu bölgenin zamanı kapıda çürüyor” dedi.
‘Ticaret Bakanlığı bütçesi halkın sofrasını ve esnafın kepengini korumuyor’
Ticaret Bakanlığı’nın ülke ekonomisinin temel taşıyıcı kolonlarından birisi olduğuna dikkati çeken Adalet Kaya, “Ekonomideki sorumluluğunuz sadece ticareti düzenlemekten ibaret değil. Üretimden istihdama, ihracattan ithalata, esnafın geçiminden tüketicinin sofrasına kadar ekonominin hemen her alanını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle Ticaret Bakanlığı’nın bütçesi oldukça önemli. Ancak bizim için daha önemli olan yalnızca bu bütçenin büyüklüğü değil. Hangi kesimlere hizmet ettiği, kimin üretimini desteklediği ve kimin çıkarlarını gözettiğidir. 2027 yılı için 104 milyar 290 milyon lira olarak açıklanan bütçe teklifini bu açıdan incelediğimizde ise halkın sofrasını, esnafın kepengini, işçinin emeğini ve doğanın geleceğini koruyan bir yaklaşımı ne yazık ki göremiyoruz” dedi.
‘Türkiye’de her gün 344 esnaf kepenk kapatıyor’
Esnafa yönelik kredi paketlerine işaret eden Adalet Kaya, bakanlığın esnafa kredi paketleri açıklayarak destek verdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Krediye destek diyorsunuz ama esnafın yaşadığı gerçeklik çok farklı. Esnaf artık işini büyütmek için değil ayakta kalabilmek için borçlanıyor. 2026’nın ilk 7 ayında açılan işyeri sayısı yüzde 8 azalmış. Kapanan işyeri sayısı ise yüzde 8 artmış. Yani Sayın Bakan, Türkiye’de her gün ortalama 344 esnaf kepenk kapatıyor ve Diyarbakır’da bu iki katı oranda gerçekleşiyor. Bakanlık ise 2027 yılında krediden yararlanan esnaf sayısının 526 binin üzerine çıkmasını hedef olarak göstermiş. Oysa bakanlığın kendi stratejik planında bile bu kredilerin işletme dışında kullanıldığı, gerçek ihtiyaç sahiplerinin krediye ulaşamadığı ve sistemin etki analizine ihtiyaç duyduğu kabul ediliyor.”
Sınır illerindeki ticaret müdürlüklerinde liyakat eleştirisi
Ardından konuşan Mêrdîn Milletvekili Kamuran Tanhan ise “Liyakata önem veriyor musunuz?” diye sorarak, “Mesela Mardin İl Ticaret Müdürlüğüne baktım. Ben Mardin milletvekiliyim, Şırnak’a baktım, Urfa’ya baktım, Hakkari’ye baktım, Antep’e baktım, Van’a baktım, Kilis’e baktım. Bunlar hep sınır boyunda olan ve gümrük kapıları olan iller. Neredeyse hiçbirinin örgün eğitimi yok. Yani örgün eğitimden kastım lisans üstü, 4 yıllık bir üniversite ya da Türkiye’nin iyi üniversiteleri mezunu olan il müdürleri yok. Tamamının ortak özelliği Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’ni sonradan tamamlamış olmaları” dedi.
Mevzuatın kapsamını hatırlatan Tanhan, “Şimdi mevzuata baktım. 11 tane uluslararası sözleşme, Gümrük Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Gümrük Giriş Tarife Cetveli hakkında kanun ve bir kanun daha var. Yine 16 tane Cumhurbaşkanı kararı, 8 tane yönetmelik, 15 tane tebliğ, 12 tane de genelge. Şimdi bu il müdürlerimizin hani liyakatli de olan olabilirler. Bu konuya vakıf da olabilir. Ama hepsinin ortak noktasının Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’ni sonradan bitirmiş olmaları liyakatine önem verdiğinizi gösteriyor mu?” diye konuştu.
‘Ticaret Bakanlığı ceza kesen değil, adil ticareti sağlayan bir kurum olmalı’
Bakanlığın güçlü bir düzenleyici ve denetleyici kurum olmadığını söyleyen Tanhan şunları ifade etti:
“Bakanlığınız piyasayı düzenleyen ve denetleyen güçlü bir kurum değil. Genelde sorunlar ortaya çıkınca müdahale ediyorsunuz. Önleyici bir tedbiriniz yok. Yine ciddi uygulama açıkları söz konusu. Fiyat artışlarını önleyemiyorsunuz. Fiyat denetimleri neredeyse yok. Kamuoyu olmayana kadar müdahale de etmiyorsunuz. Ya haberlerde çıkar ya bir gazeteci ya da Mecliste gündeme gelir, ondan sonra müdahale edersiniz. Tedarik zincirindeki maliyet ve kâr marjları yeterince şeffaf değil. Aynı ürün farklı marketlerde farklı fiyatlara satılıyor. Burada da bir eksikliğiniz var. Yine bakanlığınızın fiyat oluşumunda önceden takip edilen bir sistemi yok. Bunun yerine çoğunlukla ne yapıyorsunuz? İhlal gerçekleştikten sonra ceza uyguluyorsunuz. Bu bir sisteme dönüşmüş. Bu da verimliliği arttırmıyor, önleyici bir durum olmuyor. Denetimin yüksek olması tüketicinin daha uygun fiyatla ürün aldığı anlamına gelmiyor. Zaten sonuçlar da ortada.”
Cevaplanması gereken soruları sıralayan Tanhan, “Şu soruların cevaplanması gerekmiyor mu? Ceza alan kaç işletme aynı ihlali tekrar yapıyor? Denetimden sonra ürünlerin fiyatları düştü mü? Tüketicinin satın alma gücünde iyileşme oldu mu? Bu sonuçları ortaya çıkarmak gerekiyor. Ticaret Bakanlığı ceza kesen değil, adil ticareti sağlayan bir bakanlık olması gerekmiyor mu?” dedi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































