Meclis Genel Kurulu’nda cezaevlerine dair söz alan DEM Parti Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, son 9 ayda en az 49 kişinin cezaevinde yaşamını yitirdiğini belirtti. Nevroz Uysal Aslan, ‘Bu ölümler barışın, insan yaşamı açısından yarattığı umudun hapishanelerde henüz karşılık bulmadığını gösteriyor’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Meclis Genel Kurul’nda konuştu. Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde yaşanan aşırı doluluk, sağlık ve yaşam hakkı ihlalleri, insan onuruna aykırı koşullar ve infaz sistemindeki yapısal sorunlar üzerine verilen araştırma önergesini önemsediklerini ve desteklediklerini söyledi.
Yaklaşık iki yıldır Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yaşandığı bir dönemde olunduğunu hatırlatan Nevroz Uysal Aslan, “Bu süreçte ne bir askerin ne de bir gerillanın yaşamını yitirmemiş olması sıkça dile getiriliyor. Bu hepimiz için sevindirici ve umut verici. Ancak aynı süreçte yine aynı Kürt meselesinden kaynaklı olarak hapishanede tutulan siyasi tutsaklardan ölüm haberleri gelmeye devam ediyor. Aileleri ve anneleri evlatlarının cenazesini karşılıyor, göz yaşı döküyor” diye konuştu.
‘9 ayda en az 49 mahpusun yaşamını yitirdi’
“Bu süreçte 70 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar ve Abdulkadir Kuday hapishanelerde, Mustafa Karatepe ve Nebi Yavuz ise uzun süre tutsaklık sonrası tahliyesinden kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi” diyen Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinden gelen ölüm verilerinin bununla sınırlı olmadığını vurguladı. Nevroz Uysal Aslan, “Aslında baktığımızda tam bir katliam tablosu var karşımızda. 2025 yılında 1.001 mahpus yaşamını yitirmiş. Geçen hafta Meclis kürsüsünde dört ayda 26 mahpusun intihar ettiğini iktidar vekili açıklamıştı. 1 Ocak–29 Eylül 2026 tarihleri arasında en az 49 mahpusun yaşamını yitirdiği kamuoyuna yansıdı” dedi.
Ölümler araştırılsın
Cezaevlerinde yaşanan her bir ölümün araştırılması gerektiğine dikkat çeken Nevroz Uysal Aslan, “Bu konuda, etkili bir soruşturma yürütülsün demeye devam ediyoruz. Bu ölümler barışın, insan yaşamı açısından yarattığı umudun hapishanelerde henüz karşılık bulmadığını gösteriyor. İnfazını tamamlayan mahpusların tahliyeleri İdare ve Gözlem Kurulları tarafından engelleniyor. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hakları gasp ediliyor. Disiplin cezalarıyla infaz sürelerinin uzatılıyor, tecrit, işkence, sürgün ve kötü muamele devam ediyor” diye belirtti.
‘Cezaevlerinde 434 bin 337 mahpus var’
Güncel olarak cezaevlerinde 434 bin 337 tutsağın olduğunu ve Meclis’i izlediklerini söyleyen Nevroz Uysal Aslan, “TCK 158 İBAN mağdurlarını, uzlaşma bekleyen çek yasası mağdurlarını, her pakette gündem yapılan COVID-19 mağdurlarını, idare ve gözlem kurulları eliyle keyfî ve hukuksuz biçimde infazları uzatılanları ve özellikle hasta tutsakları” sıraladı. Nevroz Uysal Aslan, “Bütün bu mağduriyetler ve niceleri karşısında toplumun farklı kesimlerinden yükselen ortak talep açık: Ayrımcı uygulamalar son bulsun, cezada adalet, infazda eşitlik sağlansın” dedi.
‘Ayrımcı düzenlemeler kaldırılmalı‘
Söz konusu taleplerin artık karşılık bulması gerektiğini ifade eden Nevroz Uysal Aslan, infaz hukukundaki antidemokratik ve ayrımcı düzenlemelerin kaldırılması gerektiğine işaret etti. Yaşam hakkını ve insan onurunu esas alacak, ayrımcı olmayan köklü, yapısal, eşitlikçi bir infaz yasasının çıkarılmasının şart olduğuna dikkat çeken Nevroz Uysal Aslan, “Bugün Türkiye’de Türk’üyle, Kürt’üyle Türkiye’nin bütün halkları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin gerektirdiği hukuki adımların atılmasını bekliyor. Bir tanesi de infaz yasasıdır. Adaletin sözünü vermekle yetinmemeli, adaletin ve hukukun gereklerini herkes için eşit ve adaletli biçimde güvence altına almalıyız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































