Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın ezilenlerin taleplerini ortak bir hatta toplama fırsatı olduğunu belirten SYKP’li Çağla Özgençtürk, ‘Buradaki yol haritası izleyici olmak değil, bu mücadele ortaklığının ve ittifakının bir parçası olmaktır’ diye belirtti
Türkiye’de Kürt sorununun demokratik çözümü için yürütülen “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”, iktidar tarafından silahsızlanma ve güvenlik politikaları kıskacına sıkıştırılmak istense de kadınlar, ezilen halklar, sol-sosyalist ve toplumsal muhalefet tarafından demokrasi mücadelesi olarak ele alınıyor.
JINNEWS’e konuşan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) üyesi Çağla Özgençtürk,Kürt sorununun çözümüne dair yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sürecin toplumsallaşmasındaki gecikmelerin aksamalara neden olduğunu belirten Çağla Özgençtürk, toplumsal dinamizmin sürece yansıtılmasının engellendiğini kaydetti.
100 yıldır devam eden Kürt sorununun çözümünün yalnızca silah bırakmaya indirgenemeyeceğini belirten Çağla Özgençtürk, “Bu sorunu ortaya çıkaran koşulların tespiti ve giderilmesiyle devam edecek demokratik ve siyasi bir çözüm talebi gereklidir” diye konuştu.
‘Ezilenlerin talepleri bir noktada birleşti’
Sürecin iki temel başlıkla başladığına değinen Çağla Özgençtürk, ortak mücadele hattının önemini şu sözlerle vurguladı:
“Bu süreç bir müzakere süreci ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin öz dönüşüm süreci olarak başladı. Silahlı mücadele zemininden başka bir mücadele zeminine geçişle birlikte; barış ve demokratik toplum çağrısı tüm ezilen kesimlerin haklı taleplerini ortak bir hatta toplama fırsatıdır. Türkiye halklarının kendi dillerinde eğitim hakkı, eşit yurttaşlık, düşünce, ifade ve basın özgürlüğü, cinsel kimliklerin özgür ve güvende hissettiği bir toplum yaşamı, emekçilerin mücadelesi, gençlerin, akademisyenlerin ve KHK’lıların haklı talepleri birleştirilmelidir. Buradaki yol haritası izleyici olmak değil, bu mücadele ortaklığının ve ittifakının bir parçası olmaktır.”
‘Birbirimizi sürecin aktif öznesi kılmalıyız’
Çerçeve yasa tartışmalarına ve meclis düzeyindeki sorumluluklara değinen Çağla Özgençtürk, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Meclis ve toplumun tüm kesimleri ‘artık görevini yapmalısın’ diyerek iktidara karşı ortak bir itiraz ve baskı mekanizması oluşturmalıdır. Haklılığımızdan aldığımız iradeyle birbirimizi sürecin aktif öznesi kılmalıyız. Yalnızlaştırılma duygusundan çıkıp ortak hattı ve müşterek haklılığı oluşturarak kararlılıkla devam etmek önemlidir.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































