İngiltere’deki saygın tıp kurumlarının yürütüldüğü ve 15,9 milyondan fazla kişiyi kapsayan uluslararası araştırma, Tedavi Edilmeyen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) erken ölüm riskini yüzde 70 artırdığını saptadı. JAMA Network Open dergisinde yayımlanan tıp raporu, reçeteli DEHB ilaçlarının bu risk faktörlerini belirgin biçimde düşürdüğünü kanıtladı.
TEDAVİ EDİLMEYEN DEHB HER TÜRLÜ NEDENE BAĞLI ÖLÜM RİSKİNİ TIRMANDIRIYOR
Toplamda 15,9 milyon katılımcının verilerine dayanan analiz sonuçları, teşhis konulmamış veya tedavisi aksatılmış DEHB vakalarının yarattığı hayati tehlikeleri gözler önüne serdi.
Sistematik veriler; DEHB tanısı bulunan bireylerin, bu rahatsızlığa sahip olmayanlara kıyasla genel ölüm riskinin %70 daha yüksek olduğunu belgeledi. Odaklanma kaybı, planlama yetersizliği ve impulsive (dürtüsel) davranışlar nedeniyle bu kişilerde intihar riskinin %90, kaza ve yaralanmalara bağlı ölüm riskinin %50, doğal nedenli sağlık sorunlarına bağlı ölüm riskinin ise %30 arttığı saptandı.

DÜZENLİ REÇETELİ İLAÇ KULLANIMI RİSK FAKTÖRLERİNİ BASKILIYOR
Araştırmadaki en sevindirici bulgu ise uzman kontrolünde kullanılan reçeteli DEHB ilaçlarının (stimülanlar/uyarıcılar) erken ölüm oranlarını doğrudan düşürdüğünün belirlenmesi oldu.
Psikiyatrik tedavi ve ilaç takibi altındaki DEHB hastalarında, odaklanma yetisinin artması ve dürtüsel kararların baskılanması sayesinde trafik kazaları, tedavi aksatmaları, madde bağımlılıkları ve hayati risk taşıyan kaza vakalarında dramatik düşüşler kaydedildi.
“ERKEN TEŞHİS VE SİSTEMİK DESTEK HAYAT KURTARIYOR”
Araştırmacılar; elde edilen verilerin DEHB’nin sadece günlük yaşamı zorlaştıran bir odaklanma sorunu olmadığını, tedavi edilmediği takdirde yaşam süresini kısaltan ciddi bir klinik tablo olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar; erişkin ve çocukluk dönemi DEHB vakalarında erken teşhisin, düzenli ilaç takibinin ve toplumsal desteğin artırılmasının küresel ölçekte önlenebilir ölüm oranlarını düşürmede hayati rol oynayacağını bildiriyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































