HABER-İNCELEME | İLKER DOĞAN
Fon vurgununun sembol ismi haline gelen AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, Özata Denizcilik (ÖZATD) hisselerinden elde ettikleri ve kamuoyunda infial yaratan yaklaşık 2,2 milyar liralık kazancın ana para dışındaki kısmını iade etmeye karar vermiş. DHA’nın haberine göre çift, parayı, gönüllülük esasına göre Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) isteğe bağlı iade hesabına gönderecek. SPK’nın resmi düzenlemesine göre bu hesaplara yatırılan paralar ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil ediliyor ve yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılıyor.
Peki Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin parayı iade etmesinin hukuki anlamı ne? Asıl tartışma tam da burada başlıyor.
Öncelikle resmiyet kazanan bu “TMSF’ye gönüllü iade” hamlesi, fon krizinin en tartışmalı ve en korunaklı noktasında adli süreci tamamen baypas eden çok kritik bir finansal ve siyasi adım…
Çiftin nisan ayında 163 milyon TL yatırarak eylül ayında 2 milyar 170 milyon TL olarak tahsil ettiği servet transferi dökümü hafızalardaki yerini koruyor. DHA’nın haberine göre Kaya çifti, 163 milyon liralık ana parayı kendilerinde tutarak, geri kalan yaklaşık 2 milyar 7 milyon TL’lik net kâr kısmını TMSF’nin isteğe bağlı hesabına aktarıyor.
Örtbas etmek için siyasi kılıf uyduruluyor
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin daha önce Meclis’te aktardığı yasal kurallar bu hamleyle tamamen arkadan dolanılıyor. SPK kanununa göre bir manipülasyondan fayda sağlayanların “etkin pişmanlık” hükmünden yararlanabilmesi için elde edilen menfaatin tam iki katını, yani yaklaşık 4 milyar TL ödemesi gerekiyor. Ancak Kaya çifti, ceza kanunlarındaki iki katı kuralını yok sayarak sadece aldıkları net kârı iade edip yasal sorumluluktan sıyrılmayı amaçlıyor.
Metinde geçen “gönüllülük esasına göre” ve “isteğe bağlı iade hesabı” ifadeleri, hukuki bir suç itirafının önüne geçmek için tasarlanmış siyasi bir kılıf. Çift, adli makamlar tarafından zorla el konulmuş gibi görünmemek ve bir suç kaydı oluşturmamak için parayı kendi rızasıyla iade etmiş birer “hayırsever yatırımcı” illüzyonu yaratıyor.
İNCELEME | Örtbas stratejisi; milyarlık fon vurgunu ‘öznesiz’ bırakılıyor!
Daha önce yaptığımız, “Rezaleti öznesiz hale getirecekler” tespiti, bu DHA haberiyle sahneye konuluyor diyebiliriz. Devlet, iktidarın eski bakanı ve genel başkan yardımcısını adliyeye çağırıp şüpheli sıfatıyla resmi ifadesini almıyor; onun yerine parayı arkadan dolanan bir TMSF hesabı üzerinden tahsil ederek dosyayı kapatıyor ve rezaleti tamamen öznelerinden arındırarak unutturma sürecini başlatıyor.
Öncelikle sadece parayı iade etmekle hukuki ve mali sorun asla çözülmüyor ve serbest piyasa kuralları açısından bakıldığında bu durum tam anlamıyla bir hukuk skandalı niteliği taşıyor. Basit bir soru; para geri alınırken, paranın nasıl kazanıldığına ilişkin adli hesaplaşma ne olacak?
Finans hukukuna ve ceza kanunlarına göre, işlenen bir piyasa dolandırıcılığı veya insider trading (içeriden bilgiyle ticaret) suçu, paranın “gönüllü” olarak bir fona yatırılmasıyla ortadan kalkmaz. Şöyle düşünün; bir bankayı soyup parayı yakalanmadan önce geri teslim ediyorsunuz. Bu durumda işlediğiniz suç ortadan kalkıyor mu? Kalkmıyor…
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin Özata Denizcilik hisselerinde yaptığı işlem, takas dökümlerine göre 455 bin 758 tekil yatırımcının parasını yutan fonlar üzerinden gerçekleşiyor. Suç o hisseler fahiş fiyattan fonun içine kilitlendiği an işlenmiş bulunuyor; bu nedenle TMSF’ye yapılan ödeme suçu silmiyor, sadece bir “zarar tazmini” çabası olarak kalıyor.
Fatma Betül Kaya, bu işi kimlerle yaptı?
Paranın TMSF’nin isteğe bağlı hesabına gönderilmesi, bu operasyonun arka planındaki kirli ilişkiler ağını aydınlatmaya yetmiyor. Kaya çiftinin bu devasa tüyoyu devlet koridorlarında kimden aldığı, operasyonun geleceğini onlara kimin sızdırdığı, Tera Portföy yöneticileriyle bu gizli satışı nasıl organize ettikleri soruları hala masada duruyor. İfade alınmadığı ve bu isimler hakim karşısına çıkarılmadığı sürece, soygunun arkasındaki asıl “büyük güçler” ve tüyoyu üfleyen odaklar yasal olarak gizlenmeye devam ediyor.
Özetleyelim; bu yöntemle hukuki sorun çözülmüyor, aksine iktidarın en üst düzey kurmayı Nihat Zeybekci’nin bile, “Burada büyük bir ihmal ve suiistimal var!” dediği sistemik çöküş perçinleniyor. Şamil Tayyar’ın “Sonuçta yetim hakkı yemedi” diyerek sahiplendiği Serkan Bayram isyanının ardından gelen bu TMSF hamlesi, suçluların hesap vermesini değil, ucu yukarılara uzanan bu büyük rezaletin kurumsal olarak üzerinin örtülmesini sağlıyor.
Para geri döndü. Ama henüz cevaplanmayan soru çok daha büyük: Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya bu parayı hangi bilgiyle, kimlerle ve nasıl kazandı?
Ve bundan da önemlisi: Paranın geri verilmesi, bu soruların peşine düşülmesinin yerine mi geçirilecek?
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































