Pêrtag’da düzenlenen halk buluşmasında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘ Barış sözcüğünden imtina eden devlete bu sözü kim kurduracak, devlete adımı kim adım attıracak? Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım’ dedi
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla Pêrtag’da bir kahvehanede halk buluşması düzenledi. Buluşmaya siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
Buluşmada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar Kürtlerin Türkiye’nin hukukunda yer almak istediğini söyledi. Barışın masasının kurulmasında çok sayıda kişinin emeği olduğunu söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar şöyle konuştu:
“Bedeli çok ağır oldu. Dolaysıyla bizim Dêrsim’deki varlığımızın adı ‘direniş.’ Direnişin geldiği yerde mesele Kürtler hukukta yer alacak mı almayacak mı? Bu ülken kendini inşa ederken tek bir kimlikle inşa edildi; Kürtler 4 parçaya dağıtıldı. Bugün 4 parçaya dağıtılan Kürtler hukukta yer alma mücadelesi veriyor. Bu ülkenin hukukunda yer alsaydık, bu ülkenin demokratik siyasetçileri cezaevlerinde olur muydu? Bizler açışından değişim dönüşüm ile devlet aklının değişim dönüşümü aynı hızda olmaz. Yeni bir şeye ihtiyaç var. Bir yandan süreç devam ederken diğer yandan operasyonlara devam ediyor. Barış sözcüğünden imtina eden devlete bu sözü kim kurduracak, devlete adımı kim adım attıracak? 2 yıldır süreç devam ediyor. Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım.”
’Yitirdiklerimizden ve önderliğimizden başka pusulamız yok’
Yüz yıllık Kürt inkar siyasetinin artık tutmadığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, artık hukukun Kürtleri tanımak zorunda olduğunu ifade etti. Devletin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünü kabul etmediğini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, şöyle devam etti:
“Bu iş böyle olmaz. Herkes Sayın Öcalan’ın statüsünü biliyor. Çözümün iradesi süreçten bağımsız olamaz. İmralı cezaevindeki tecridi her yere dağıttılar. İmralı’daki politikanın kendisi bugün kayyımla, tecritle görünür oldu. Bugün Türkiye’nin her yerinde büyük bir tecrit ve kuşatma var. Demokratik bir hak talebinin, demokratik bir bildirinin bile fişlendiği süreci geride bırakmak istiyoruz. Kalıcı bir barış örmenin fırsatını hep birlikte değerlendirelim. Bizim toplumsal bir güç biriktirmemiz gerekiyor. Biz barış ve demokrasiyi bir birinden ayırmıyoruz. Ama bizi AKP iktidarı ile ittifak yürüten bir parti olarak göstermeye çalışıyorlar. 50 yıldır mücadelemizi sürdürme iradesini kim oluşturdu? Bizim yitirdiklerimizden ve önderliğimizden başka pusulamız yok.”
Konuşmaların ardından söz alan yurttaşlar, cezaevindeki tutsakların tahliyesi, kayyım politikaları ve meclisten geçen kanuna dair değerlendirmelerde bulundu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































