Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali’nde (BIFED) 7-11 Ekim tarihleri boyunca 70 ülkeden gelen ekolojik belgeseller gösterime girdi. Festivalde yarışmanın yapıldığı Uluslararası Yarışma, Gaia Öğrenci, ve İdil Schneider-Bulut Ses ve Müzik Tasarım kategorilerinde ödüller sahiplerini buldu.

GAR KATLİAMI’NDA HAYATINI KAYBEDENLER ANILDI
Festival yönetmeni Petra Holzer ödül töreni konuşmasında 10 Ekim’de Ankara Garı önünde düzenlenen barış mitinginin yıldönümü olduğunu anımsattı ve saldırıda hayatını kaybedenleri andı:
“Açılış konuşmamda Gazze savaşının başlamasının acı yıl dönümünü anmak durumunda kalmıştım. Bugün takvime baktığımızda, hatırlamamız gereken bir başka acı yıl dönümüyle karşılaşıyoruz.11 yıl önce, farklı sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların ve siyasi partilerin katıldığı barış mitingi, Ankara Garı’nda gerçekleştirilen intihar saldırısıyla hedef alındı. Barış ve dayanışma çağrısı yapmak için bir araya gelen 109 kişi hayatını kaybetti. Çok daha fazla insan yaralandı ve bütün bir ülke travma yaşadı. Keşke sizlerle daha güzel bir yıl dönümünü paylaşabilseydim.”

(Petra Holzer)
Festivalin bu sene belirlediği “hesap verme sorumluluğu” konseptine vurgu yapan Holzer, “Siyasetçilerin ve şirket çıkarlarının hesap verme sorumluluğunu sorgulamayı sürdürmeliyiz. Bu ülkede, bu bölgede ve dünyanın genelinde çok zor bir yılı geride bıraktık. Bu nedenle ben ve hepimiz; yanımızda kalan, bizi destekleyen, bize ilham veren ve bizimle dayanışma gösteren herkese teşekkür etmek istiyoruz. Umut ve hakikat arayışının meşalelerini taşıyarak gelecek yıl yeniden görüşmeyi diliyoruz” dedi.
BÜYÜK ÖDÜL “GÜNEŞİN BEDELİ” FİLMİNE GİTTİ
Bozcaadayla özdeşleşen resim ve gravür sanatçısı Fethi Kayaalp adına verilen büyük ödülü Jérôme le Maire imzalı “Güneşin Bedeli” kazandı. Film aynı zamanda İdil Schneider-Bulut Ses ve Müzik Tasarım ödülüne de layık görüldü. Yönetmenin ödül töreninden önce adadan ayrılması nedeniyle ödül Bozcaada Belediye Başkanı ve BIFED Başkanı Yahya Göztepe’ye emanet edildi. Uluslararası yarışma kategorisinin jüri üyeleri Patricia Andres, Isha Tomar ve Murad Özdemir hazırladıkları konuşmada şu cümlelere yer verdi:
“Her gün bizi öfkelendiren ya da içinde yaşadığımız dünyayı sorgulamamıza neden olan şeylerle karşılaşıyoruz. Böyle zamanlarda hikâyeler anlatmak önemlidir. Sesimizi yükseltmeye, tanıklık etmeye ve güç sahiplerini hesap vermeye çağırmaya devam etmeliyiz. BIFED, kuruluşundan bu yana tam da bu anlayışı savunuyor. Birlikte düşünmek ve diyalog kurmak için böyle bir alan yarattığı için festivale minnettarız.”

(Patricia Andres, Isha Tomar ve Murad Özdemir)
Göztepe ise, “Bozcaada’ya çok yakışan bir organizasyon. Ben de çok gurur duyuyorum. İnşallah seneye yeniden buluşuruz. Bütün jüri üyelerine ve dünyanın dört bir yanından gelen insanlara teşekkür ediyorum. Seneye görüşmek üzere” ifadelerini kullandı.
“TARİHİN KIRILMALARINDAN NASIL SAĞ ÇIKTIĞIMIZI ANIMSATAN BİR FİLM”
Bozcaada’daki Rum geçmişinin ve kültür yaşamının önemli tanıklarından Madam Melpo adına verilen ikincilik ödülünü ise, Gael Kamilindi ve François-Xavier Destors imzalı Didy filmi kazandı. Yönetmen Destors, “Madam Melpo Ödülü’nü almak benim için çok özel. Bildiğim kadarıyla kendisi, yaşamını adada toplumun dışına itilmiş insanlarla ilgilenmeye ve ailesinin mirasını derin bir empati ve bir arada yaşama anlayışıyla yeniden şekillendirmeye adamış. Sanırım ‘Didy’ birçok açıdan yakalamaya çalıştığımız şey de buydu. Çünkü ‘Didy’, birbirimize nasıl davrandığımızı ve tarihin yarattığı kırılmalardan nasıl sağ çıktığımızı hatırlamak üzerine bir film. Tek bir kadının, tek bir annenin hatırasının, bütün bir siyah kadın kuşağının direncini nasıl yansıtabileceğini anlatıyor” dedi.
“YAŞASIN GÖÇMENLER YAŞASIN FİLİSTİN”
Gaia Öğrenci Seçkisi’nde Naci Güçhan Ödülü’nün sahibi Violeta Mora imzalı Oscurana oldu. Mora festivale gönderdiği mesajda Filistin’deki soykırımı protesto etti:
“‘Oscurana’, Orta Amerika’da karanlığı ifade etmek için kullandığımız bir kelime. Karanlığın, zihnimizde yalnızca ışığın yokluğu olarak değil, kendine özgü bir yer olarak da şekillendiğini düşünüyorum. Umarım film, haklarımızı savunmayı sürdürmek için bizi harekete geçirecek duygular uyandırmıştır. Bunca vahşetin ortasında, sınırlarda göçmenleri takip etmek ve baskı altında tutmak için kullanılan teknolojilerin, Filistin halkına zulmetmek ve onları öldürmek için kullanılanlarla aynı olduğunu görmezden gelemeyiz. Yaşasın göçmenler! Yaşasın Filistin!”
Gaia Öğrenci kategorisinin jürisi Onur Aytaç ve Güzin Çamur hazırladıkları ortak konuşmada, “İyi bir belgeselin etkisi, gösterim sona erdiğinde bitmez. İzleyicinin zihninde sorular bırakmaya ve yeni tartışma alanları açmaya devam eder. Sinema yalnızca anlatılan hikâyelerden ibaret değil. Belgesellerin hangi koşullarda üretilebildiği de en az hikâyelerin kendileri kadar önemlidir. İçinde bulunduğumuz zorlu koşullarda yeni sözler söylemeyi, farklı anlatım yolları bulmayı ve üretimi sürdürmeyi çok kıymetli buluyoruz” ifadelerini kullandı.

(Güzin Çamur ve Onur Aytaç)
“ÇEYREK ASIRDA EN ALTLARA GERİLEDİK”
Festivalin kapanış konuşmasını yapan festival koordinatörü ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ethem Özgüven ise şunları söyledi:
“Ülkelerin gelişmişliği maddi zenginlikle değil; gelir dağılımındaki adaletle, vatandaşların eğitime, sağlığa ve adalete erişimiyle, mutlulukla ve güvenle ölçülüyor. Böyle bakarsak 21’inci yüzyılda dünyanın neredeyse hiçbir yeri gelişmiş değil. Ama elbette biz, son çeyrek asırda çok hızlı biçimde en altlara indik. Jet hızıyla. Trafik kazaları, hırsızlık, iş cinayetleri, kadın ve çocuk cinayetleri… Bunlarda dünya birincisi değilsek Avrupa birincisiyiz. Kolunuzu biraz geniş açsanız dünyanın her yanını gezmiş, her şeyi bilen, katalogdaki tek bir kelime hatasını veya beş dakikalık bir gecikmeyi sorun eden, çok ciddi varlık sahibi kimselerden, büyük kurum yöneticilerinden birine çarparsınız. Bu güzel adada mevsimlik işçilerin kalabileceği insani bir mekânın, bir odacığın ve bir duşun hâlâ yapılmamış olmasını da bu eksiklere ekleyebilir miyiz? Bağ ve zeytin emekçisi kadınlardan biri, feribot beklerken kafenin önünde yere oturmuştu. Siyah zeytin ve ekmek yiyordu. ‘20 yıldır bu adaya geliyorum. Bağ, iskele; bağ, iskele’ dedi. Turistlere döndü ve şunu sordu: ‘Bu ada güzel mi?’ Ben de konuşmamı bununla bitireyim. Bu ada gerçekten güzel mi?”

(Ethem Özgüven)
Törenin sonunda festivalin 13 yıldır düzenlenmesinde emek veren gönüllü ekip sahneye davet edilerek dakikalarca alkışlandı ve Fethi Kayaalp Büyük Ödülü’nü kazanan Güneş Bedeli filminin gösterimi yapıldı. Diğer kategorilerde ödüle layık görülen Oscurana ve Didy filmleri ise yarın Bozcaada’da Salhane’de yeniden gösterime girecek.

(BIFED Ekibi)
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/10/Iki-kez-idam-etmeye-calistilar-olmedi-cezaevine-dondu-360x180.jpeg)
































