• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    28 yıl sonra sahnede: ‘Afife’ balesi yeniden sanatseverlerle buluştu

    28 yıl sonra sahnede: ‘Afife’ balesi yeniden sanatseverlerle buluştu

    Eda Ece ‘kırmızı çizgilerini’ ilk kez açıkladı: ‘Öpüşme sahnesi çekmiyorum!’

    Eda Ece ‘kırmızı çizgilerini’ ilk kez açıkladı: ‘Öpüşme sahnesi çekmiyorum!’

    Apple’ın iPhone planı tutmadı: Siparişlerde yüzde 15 ‘kesinti’ iddiası

    Apple’ın iPhone planı tutmadı: Siparişlerde yüzde 15 ‘kesinti’ iddiası

    11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü nedir? Dünya Kız Çocukları Günü’nün hikayesi

    11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü nedir? Dünya Kız Çocukları Günü’nün hikayesi

    63 ışık yılı uzaklıktaki gezegenden radyo sinyali: Uzman isim açıkladı

    63 ışık yılı uzaklıktaki gezegenden radyo sinyali: Uzman isim açıkladı

    Türkiye’de sadece orada ‘kilo’ ile satılıyor! Geçen yıl 800 liraydı…

    Türkiye’de sadece orada ‘kilo’ ile satılıyor! Geçen yıl 800 liraydı…

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Amed’de tahliyelerin engellenmesine tepki

    Amed’de tahliyelerin engellenmesine tepki

    MHP konvoyunda kaza: Bir kişi hayatını kaybetti, milletvekili yaralandı

    MHP konvoyunda kaza: Bir kişi hayatını kaybetti, milletvekili yaralandı

    Çiğdem Kılıçgün Uçar: Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım

    Çiğdem Kılıçgün Uçar: Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım

    Mızraklı: Barış için bekle-gör politikası izleyemeyiz

    Mızraklı: Barış için bekle-gör politikası izleyemeyiz

    İstanbul’da Arîn Kültür Sanat Öğrenci Derneği açıldı

    İstanbul’da Arîn Kültür Sanat Öğrenci Derneği açıldı

    Ramazan Tan İstanbul’da anıldı

    Ramazan Tan İstanbul’da anıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    28 yıl sonra sahnede: ‘Afife’ balesi yeniden sanatseverlerle buluştu

    28 yıl sonra sahnede: ‘Afife’ balesi yeniden sanatseverlerle buluştu

    Eda Ece ‘kırmızı çizgilerini’ ilk kez açıkladı: ‘Öpüşme sahnesi çekmiyorum!’

    Eda Ece ‘kırmızı çizgilerini’ ilk kez açıkladı: ‘Öpüşme sahnesi çekmiyorum!’

    Apple’ın iPhone planı tutmadı: Siparişlerde yüzde 15 ‘kesinti’ iddiası

    Apple’ın iPhone planı tutmadı: Siparişlerde yüzde 15 ‘kesinti’ iddiası

    11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü nedir? Dünya Kız Çocukları Günü’nün hikayesi

    11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü nedir? Dünya Kız Çocukları Günü’nün hikayesi

    63 ışık yılı uzaklıktaki gezegenden radyo sinyali: Uzman isim açıkladı

    63 ışık yılı uzaklıktaki gezegenden radyo sinyali: Uzman isim açıkladı

    Türkiye’de sadece orada ‘kilo’ ile satılıyor! Geçen yıl 800 liraydı…

    Türkiye’de sadece orada ‘kilo’ ile satılıyor! Geçen yıl 800 liraydı…

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Amed’de tahliyelerin engellenmesine tepki

    Amed’de tahliyelerin engellenmesine tepki

    MHP konvoyunda kaza: Bir kişi hayatını kaybetti, milletvekili yaralandı

    MHP konvoyunda kaza: Bir kişi hayatını kaybetti, milletvekili yaralandı

    Çiğdem Kılıçgün Uçar: Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım

    Çiğdem Kılıçgün Uçar: Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım

    Mızraklı: Barış için bekle-gör politikası izleyemeyiz

    Mızraklı: Barış için bekle-gör politikası izleyemeyiz

    İstanbul’da Arîn Kültür Sanat Öğrenci Derneği açıldı

    İstanbul’da Arîn Kültür Sanat Öğrenci Derneği açıldı

    Ramazan Tan İstanbul’da anıldı

    Ramazan Tan İstanbul’da anıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Sonuna kadar gidecekler ama soygunu örtmek için!

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Ballon d’Or’un favorisiydi, şimdi ıslıklanıyor: Vinicius’a ne oldu?

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Prof. Dr. Mehmet Ateş’in Kilitsiz Zindan’ı…

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Gazelle: Sürgünün görünmeyen hapishanesi

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Messi’nin son dansı: Arjantin’e gözyaşlarıyla veda etti

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

    Türkiye’nin sorunu Montella’dan çok daha büyük

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

Barış Süreci’nde imkânlar ve engeller

SG by SG
11 Ekim 2026
in Kürt Meselesi
0
Barış Süreci’nde imkânlar ve engeller


DEMOS Araştırma Kolektifi’nden Ruken Ay Aydın ile sürecin geride bıraktığı iki yılı ve kalıcı barışı konuştuk:

  • Barışın genel olarak istendiğini söylemek mümkün, ama ‘barış’tan ne anlaşıldığı toplumun farklı kesimlerinde çok farklı. Kimileri için örgütün dağılması yeterli, kimileri için ise eşit yurttaşlık, dil hakları ve geçmişle yüzleşme olmadan barış eksik kalıyor
  • ‘Önce silahlar, sonra hukuki adımlar’ diye özetlenebilecek bu sıralama karşılıklı yükümlülükler üretmiyor. Silahsızlanmayı diğer bütün adımların önkoşulu yapıyor ve böylece riskin neredeyse tamamını ilk adımı atan tarafa yüklüyor.
  • Boşaltılan köyler, yakılan ormanlar, kullanılamaz hale gelen meralar ve çatışmanın ardından artması beklenen yatırımlar, dönenler için konut, geçim ve toprak sorusunu da gündeme getiriyor. Koruculuk sistemi ise güvenlik algısını doğrudan etkiliyor

Şirin Bayık 

Türkiye’de iki yıldır devam eden “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”, yasal düzenlemelerle yeni bir aşamaya ilerliyor. Ancak çatışmanın sona ermesine yönelik adımlar, tek başına kalıcı ve toplumsal bir barışın güvencesi olarak görünmüyor. Geri dönüşlerin nasıl güvence altına alınacağı, geçmişle yüzleşmenin nasıl sağlanacağı gibi sorular barışın geleceğini belirleyecek temel başlıklar arasında yer alıyor. 2015 yılından beri barış çalışmaları etrafında araştırmalar yapan ve ‘Kolombiya, Kuzey İrlanda ve Nepal Deneyimlerinden Derslerle Türkiye Barış Sürecinde DDR’nin İmkanları ve Önündeki Engeller’ araştırmasını yürüten DEMOS Araştırma Kolektifi’nden Ruken Ay Aydın ile sürecin geride bıraktığı iki yılı, çerçeve yasanın olası etkilerini, silahsızlanma ve yeniden entegrasyon deneyimlerini, kadınların barış süreçlerindeki yerini ve kalıcı barışın toplumsal koşullarını konuştuk.

  •  Türkiye’de yaklaşık iki senedir devam ettirilen Demokratik Barış ve Toplum süreci neyi değiştirip dönüştürdü?

Bu iki yılda en temel değişim, Kürt meselesinin uzun süre neredeyse yalnızca askeri ve güvenlik araçlarıyla yönetilen bir sorun olmaktan çıkıp siyasetin ve hukukun alanına yeniden girmesi oldu. Devletin muhataplık ilişkisini kabul etmesi, sürecin bir yasal zemine kavuşması ve barış talebinin yeniden meşru bir siyasi talep olarak konuşulabilmesi, son on yılın koşulları düşünüldüğünde bence küçümsenemeyecek bir kırılma. 2015 sonrasında Kürt meselesi büyük ölçüde güvenlik araçlarıyla, siyasi alanı, medyayı ve yerel yönetimleri denetim altına alarak yönetildi. Çatışma çözümü literatüründe “otoriter çatışma yönetimi” olarak tartışılan bu yaklaşım, çatışmayı müzakere ve güç paylaşımıyla değil, merkezi denetimle sona erdirmeyi hedefliyor. Bugünkü süreç silahların susmasını sağlamaya çalışıyor, ama bu yönetim biçiminden belirgin biçimde ayrılmıyor. Barışın genel olarak istendiğini söylemek mümkün, ama “barış”tan ne anlaşıldığı toplumun farklı kesimlerinde çok farklı. Kimileri için örgütün dağılması yeterli, kimileri için ise eşit yurttaşlık, dil hakları ve geçmişle yüzleşme olmadan barış eksik kalıyor. Bu farklı beklentilerin konuşulabileceği bir kamusal zemin kurulmadığı sürece, güvensizliğin azalması da zor. Bir diğer yüzü: Demokratikleşmeyle birlikte yürümeyen bir süreç, otoriter yönetimi zayıflatmak yerine güçlendirebilir. Eleştirinin barış karşıtlığı olarak sunulabildiği, muhalefetin bölündüğü ve yürütmenin süreç üzerindeki tekelinin arttığı bir ortamda, silahların susması kalıcı bir barış anlamına gelmeyebilir; şiddet yalnızca biçim değiştirebilir. Bu yüzden bu iki yılı, çatışmanın sona ermesi yönünde önemli adımların atıldığı, ama barışın nasıl bir barış olacağı sorusunun henüz yanıtsız kaldığı bir dönem olarak görüyorum

  • Çerçeve yasanın meclisten geçmesinin ardından büyük bir beklenti oluştu. Özellikle çerçeve yasada da belirtilen silahların ‘teslim edilmesi’, geri dönüşlerin yolunun açılması süreci nasıl etkileyecek?

Çatışmadan barışa geçişte silahını ilk bırakan taraf, çoğu zaman pazarlık gücünü de zayıflatma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Elinde yalnızca karşı tarafın sözünü tutacağına dair güvenceler kalabilir. Son iki yılda zaman zaman gündeme gelen “güvenilir taahhüt” tartışması tam olarak bununla ilgili: Taraflar barışı istese bile, silahsızlanan tarafın korunmasız kalma riski sürecin önündeki en büyük engellerden biri olabiliyor. Bu riski azaltmak çatışma çözümlerinde çeşitli araçlara başvuruluyor. Bunlar: karşılıklı ve aşamalı adımlar, bağımsız bir doğrulayıcı ve silahsızlananlar için güvenlik garantileri. Kamuoyunda bilindiği ismiyle Çerçeve Yasa ise büyük ölçüde tek yönlü bir sıralama kuruyor: önce tespit ve teyit, sonra hukuki sonuçlar. Yani “Önce silahlar, sonra hukuki adımlar” diye özetlenebilecek bu sıralama karşılıklı yükümlülükler üretmiyor. Silahsızlanmayı diğer bütün adımların önkoşulu yapıyor ve böylece riskin neredeyse tamamını ilk adımı atan tarafa yüklüyor. Doğrulayıcının kim olduğu da bu riski büyütüyor. Bizim sürecimizde tespiti yapacak olan iktidarın güvenlik bürokrasisi; yani sürecin taraflarından biri ve sonuçtan doğrudan etkilenen bir aktör. Böyle bir durumda “tespit edildi mi, edilmedi mi?” sorusu kolayca bir güven tartışmasına dönüşebilir. Bu aşamada başka deneyimlere bakmak burada yol gösterici olabilir aslında mesela. Kuzey İrlanda’da silah bırakma yıllar sürdü ve ancak bağımsız bir komisyonun gözetiminde, tanıkların huzurunda ve tarafların kendi toplumlarına anlatabilecekleri bir biçimde gerçekleşebildi. Nepal’de silahlı güçler belirlenen kamplarda toplandı ve BM gözetiminde izlendi. Kolombiya’da silahların kaydı ve toplanması BM Misyonu tarafından yapıldı.

  • Çatışma çözümüne dair dünya örneklerinde DDR programı önemli kabul ediliyor. Ancak Türkiye’de henüz böyle bir program söz konusu değil. Bir çatışma çözümü için sizce DDR programı neden önemli? Ayrıca araştırmanızın dikkat çeken başlıklarından biri ‘kadın savaşçıların terhis sürecindeki özgün zorluklarını ele almak.’ Neden bu başlığı seçtiniz?

Öncelikle burada belki DDR (İng. Disarmament, Demobilization and Reintegration – Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon) programı ile DDR sürecini birbirinden ayırmak gerekiyor. Türkiye’de bugün bütün aşamaları, mekanizmaları ve aktörleri belirlenmiş, adına DDR denilen kapsamlı bir programdan söz edemiyoruz. Ancak DDR dediğimiz şey her ülkede aynı biçimde uygulanan, başı ve sonu önceden belirlenmiş standart bir program değil. Üstelik her yerde üç aşamanın aynı sırayla ilerlediği ya da adına mutlaka “DDR programı” denilen bir yapı da yok. Bugün Suriye’de yaşananlar bunun çok güncel bir örneği. Orada da resmen DDR adı altında ilan edilmiş klasik bir programdan söz etmiyoruz; fakat silahlı yapıların çözülmesi, savaşçıların statüsü ve güvenlik yapılarına entegrasyonu tartışıldığı için yaşanan dönüşüm DDR literatürü içinde değerlendiriliyor. Bu açıdan Türkiye için de “DDR henüz yok” demektense, DDR’nin bazı temel meselelerinin artık fiilen önümüzde olduğunu söylemek daha doğru geliyor.
Esasında DDR yalnızca silahların bırakılmasını tarif etmiyor; silahlı bir yapının ve onun mensuplarının savaş halinden çıkışının nasıl yönetileceğine bakıyor. Ve dünya deneyimleri bize bunun yalnızca teknik ya da güvenlik bürokrasisine bırakılabilecek bir alan olmadığını gösteriyor. Kimlerin “savaşçı” olarak tanındığından kimin hangi desteklere erişebildiğine, insanların hangi toplumsal rollere geri dönmelerinin beklendiğinden siyasal hayata katılım biçimlerine kadar DDR’nin her aşamasında çok ciddi siyasi ve toplumsal tercihler yapılıyor. Toplumsal cinsiyet açısından baktığımızda bu daha da görünür hale geliyor. Klasik DDR programlarının önemli sorunlarından biri, savaşçıyı uzun süre silahlı erkek üzerinden tarif etmeleri oldu. Oysa kadınlar silahlı hareketlerde savaşçılığın yanı sıra siyasi, lojistik, örgütsel ve toplumsal çok farklı roller üstlenebiliyor. Kadınları yalnızca silah taşıyıp taşımadıkları üzerinden tanımladığınız anda, bir kısmı daha DDR’nin başlangıcında sistemin dışında kalabiliyor. Dahası, yıllarca kamusal ve siyasal alan içerisinde bulunmuş kadınlara barış sonrasında yeniden geleneksel toplumsal rollere dönmelerinin beklendiği örnekler de var. Bu nedenle bizim araştırmada üzerinde özellikle durduğumuz meselelerden biri, DDR’nin toplumsal cinsiyet açısından nasıl kurulduğu ve kadınların deneyimlerinin bu süreçlerde nasıl görünür ya da görünmez hale geldiği. Bu yüzden Türkiye açısından DDR tartışmasını yalnızca ileride hazırlanabilecek bir “program” meselesi olarak görmemek gerektiğini düşünüyorum.

  •  DDR’de önemli bir aşama olarak görülen ‘yeniden entegrasyon’ aşamasına ilişkin dünya örneklerinden yola çıkarak Türkiye’deki özgünlükler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Yeniden entegrasyonun “dönenlere hizmet sunma” işi olmaktan çok, siyasi bir pazarlık ve çatışmanın çözümünün de gizi esasında. Gelecek olan insanların toplumda nasıl tanınacağı, geçmişin nasıl adlandırılacağı siyasi sorular. Programlar kâğıt üzerinde bireylere (nakit paket, meslek kursu, psikolog) göre kurulsa da pratikte olan şey, bir hareketin ve bir toplumun birbirine yeniden yerleşmesi. Kuzey İrlanda’da eski mahkûmların kendi örgütlerini kurup öz-yardımla iş yapması, Kolombiya’da FARC’ın siyasi partiye dönüşmesi, Nepal’de Maoistlerin ordu ve siyasetle ilişkisi bunu gösteriyor. Sanırım dünya örnekleri bu sürecin ne kadar kırılgan olduğu ve bunun büyük kısmının dönenlerin elinde olmadığını da anlatıyor. Kolombiya’da BM’nin 2022 başında aktardığına göre anlaşmadan bu yana 300’ü aşkın eski savaşçı öldürüldü. Bugün bile oradaki yeni hükümetin anlaşmayı gözden geçirmeye hazırlandığı haberleri çıkıyor. Yani yeniden entegrasyon bir kez imzalanıp biten bir şey değil; her seçimde, her bütçede yeniden sınanıyor. Bu da dönecek insanların bir sonraki hükümetin ne yapacağını düşünerek karar vermesi demek.

Silahsızlanma, tespit, teyit ve kayıt gibi adımlarla kanun üzerinden ilerliyor; yeniden entegrasyonun neye benzeyeceği ise büyük ölçüde belirsiz. Kanunun ertelemeye ilişkin hükümlerinde bazı suçlar kapsam dışında bırakılıyor, bu da dönenlerin hukuki durumunun birbirinden farklı olabileceği anlamına geliyor. İkincisi, süre ve çeşitlilik. Kırk yılı aşkın bir çatışmanın ardından dönenler dağdan, cezaevlerinden, sürgünden, Mahmur Kampı’ndan geliyor. Yaşları, sağlık durumları, dilleri ve okuma yazma bilgileri çok farklı. Türkçe konuşmayan veya bedensel kısıtlılığı olan insanlar için formlardan tercümana, fiziksel erişimden bilgilendirme materyallerine kadar her aşamanın baştan düşünülmesi/tasarlanması gerekiyor. Üçüncüsü, psikososyal destek meselesi. Cezaevlerinde psikolojik danışmanların etik dışı, hatta düşmanca tutumlarına maruz kalmış insanlar için bireysel, klinik bir model haklı olarak güvensizlik yaratıyor. Dördüncüsü, karşılama. Kürdistan’da coşkulu bir karşılama beklenebilir, ama Zonguldak ve Düzce’de Kürt işçilere yönelik ırkçı saldırılar ve benzer olaylar, Türkiye’nin başka yerlerinde farklı ihtiyaç setleri olduğunu hatırlatıyor. Yerel diyalog çalışmalarının şehirden şehre, hatta ilçeden ilçeye farklılaşması gerekecek gibi görünüyor. Beşincisi, yas ve cenazeler. Yıllar önce yaşamını yitirmiş PKK mensuplarının isimlerinin toplu olarak açıklanmaya başlaması, yasın hâlâ güncel bir mesele olduğunu gösteriyor. Cenazelere ulaşılamaması, taziye kısıtlamaları gibi uygulamalarla yaşanan çifte kayıp, geride kalanların yeniden entegrasyonunun ve geçmişle yüzleşmenin ayrılmaz bir parçası. Altıncısı, dönülen yerin kendisi. Boşaltılan köyler, yakılan ormanlar, kullanılamaz hale gelen meralar ve çatışmanın ardından artması beklenen yatırım projeleri, dönenler için konut, geçim ve toprak sorusunu da gündeme getiriyor. Koruculuk sisteminin sürmesi ise dönenlerin ve toplumun güvenlik algısını doğrudan etkiliyor. Kadınlar açısından da bu tablo, nafaka hakkını sınırlandıran karar ve LGBTİ+’ları kriminalize eden düzenleme önerileriyle aynı döneme denk geliyor. Bu özgünlüklerin hangi birinin nasıl bir programa dönüşeceğini bugün bilmiyoruz. Ama yeniden entegrasyonu bir “dönüş sonrası” meselesi olarak beklemek yerine, dönecek insanların ve onları bekleyenlerin sesini şimdiden tartışmanın içine almak istiyoruz.

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Kayyım yönetimindeydi; Esenyurt Belediyesi soruşturmasında 9 tutuklama

Next Post

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, seçimleri 2027’ye erteledi

Related Posts

Amed’de tahliyelerin engellenmesine tepki
Kürt Meselesi

Amed’de tahliyelerin engellenmesine tepki

11 Ekim 2026
MHP konvoyunda kaza: Bir kişi hayatını kaybetti, milletvekili yaralandı
Kürt Meselesi

MHP konvoyunda kaza: Bir kişi hayatını kaybetti, milletvekili yaralandı

11 Ekim 2026
Çiğdem Kılıçgün Uçar: Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım
Kürt Meselesi

Çiğdem Kılıçgün Uçar: Sürece toplumsal aklın yön vermesi lazım

11 Ekim 2026
Mızraklı: Barış için bekle-gör politikası izleyemeyiz
Kürt Meselesi

Mızraklı: Barış için bekle-gör politikası izleyemeyiz

11 Ekim 2026
İstanbul’da Arîn Kültür Sanat Öğrenci Derneği açıldı
Kürt Meselesi

İstanbul’da Arîn Kültür Sanat Öğrenci Derneği açıldı

11 Ekim 2026
Ramazan Tan İstanbul’da anıldı
Kürt Meselesi

Ramazan Tan İstanbul’da anıldı

11 Ekim 2026
Next Post
Tr724 Haber Merkezi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, seçimleri 2027’ye erteledi

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter