İş dünyasında çalışan haklarını koruyan ve işverenlerin fevri davranışlarına set çeken emsal niteliğinde bir karara imza atıldı. Tam 6 yıl boyunca aynı restoranda aşçı olarak görev yapan bir işçi, müşteriye ketçaplı ürün tedarik etmediği gerekçesiyle iş yeri ortağı R.S. tarafından ağır hakaret ve küfürlerle işten çıkarıldı. Maruz kaldığı haksızlık karşısında hukuki süreç başlatan aşçı, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu.
‘KÜFÜR EDİP KOVDU, MAAŞIMI ELDEN ÖDEDİ’
Davacı aşçı mahkemede verdiği ifadede; iş yeri ortağının kendisini sinkaflı küfürlerle kovduğunu, iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini belirtti. Hak arayışını sürdüren işçi, restorandaki çalışma koşullarına dair de çarpıcı iddialarda bulundu. Haftanın yedi günü 06.30-20.00 saatleri arasında aralıksız çalıştığını, maaşının tamamının resmi kanallar yerine elden ödendiğini ve son bir yıla ait ücretlerinin eksik yatırıldığını öne sürdü.
Ulusal bayramlarda ve genel tatillerde de çalıştırıldığını belirten aşçı; kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla mesai, yıllık izin, asgari geçim indirimi (AGİ) ve eksik ödenen ücret alacaklarının davalı patrondan tahsil edilmesini talep etti.
PATRONUN ‘KENDİSİ İŞİ BIRAKTI’ SAVUNMASI ÇÖKTÜ
Davalı işveren ise iddiaların asılsız olduğunu savunarak, iş yerini aşçının kendi isteğiyle terk ettiğini ve bu nedenle tazminat hakkı bulunmadığını ileri sürdü. Personelin tüm ücretlerinin SGK’ya beyan edildiği gibi olduğunu iddia eden işveren; iş yerinde fazla mesai yapılmadığını, hafta tatili ve resmi bayramlarda çalışılmadığını iddia etti.
Ancak dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, ispat yükümlülüğü kendisinde olan işverenin “haklı fesih” iddiasını kanıtlayacak hiçbir delil sunamadığına hükmetti. Mahkeme; aşçının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, yıllık izin ve eksik ücret alacaklarının ödenmesi gerektiğini belirterek davanın kısmen kabulüne karar verdi. Fazla mesai ve resmi tatil talepleri ise ilk etapta delil yetersizliğinden reddedildi.
YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU
Kararın ardından tarafların itirazı üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne (BAM) taşındı. İstinaf dairesi, tanık beyanlarını esas alarak iş yeri yetkilisinin sinkaflı küfürler etmesi üzerine iş sözleşmesinin işçi açısından haklı nedenle sona erdiğine dikkat çekti. BAM, İlk Derece Mahkemesi’nin hükmünü kaldırarak davanın kısmen kabulü yönünde yeniden esas hakkında karar kurdu.
İşverenin kararı temyiz etmesi üzerine dosya en üst yargı mercii olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Yargıtay, alt mahkemelerin verdiği kararları yerinde bularak, hakarete uğrayan aşçıya tazminat ve alacaklarının ödenmesini öngören hükmü oy birliğiyle onadı.
Bu kararla birlikte, iş yerinde işçiye yönelik sözlü şiddet ve küfür, işveren için ağır bir maddi fatura olarak tescillenmiş oldu.
Kaynak: İHA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































