Marmara Cezaevi’nde 146 gündür süresiz açlık grevinde olan Taceddin Erol Şahin ve dört tutuklunun kamera kapattıkları gerekçesiyle gardiyanların saldırısına uğradığını belirten avukat Ulaş Can, ‘Suç işlemekten çekinmiyorlar’ dedi
İstanbul Silivri’de bulunan Marmara 6 No’lu Cezaevi’nde tutulan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Taceddin Erol Şahin, Berkin Elvan anmasına katıldığı gerekçesiyle 24 Nisan’da gözaltına alınarak tutuklandı. 29 Nisan’da süresiz açlık grevine başlayan Taceddin Erol Şahin’e daha sonra Cem Dursun da katıldı.
Kilo kaybeden ve sağlık sorunları yaşamaya başlayan tutuklular, koğuşlarındaki kameraların kaldırılması ve hücre cezalarının sonlandırılması talepleri kabul edilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı.
Tutukluların avukatı Ulaş Can, müvekkillerinin durumu ve eylemlerine dair MA’ya konuştu.
Ölümle karşı karşıya
Taceddin Erol Şahin ve arkadaşlarının hücreye kapatıldığını belirten Ulaş Can, Taceddin Erol Şahin ve Cem Dursun’un 146, Cemil Kurt’un 73 ve Emircan Yazı’nın 69 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlattı. Taceddin Erol Şahin’in duruşmasının 26 Kasım’da görüleceğini aktaran Ulaş Can, şunları söyledi:
“Taceddin’in taleplerinin yerine getirilmemesi gibi bir durum yaşanırsa ve açlık grevine devam etme iradesi gösterirse 212’nci güne varmış olacak. Bu da yaşam hakkını ve hayatını tehlikeye atıyor. Temelde bir kamera yüzünden 27 yaşında bir insan ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadır.”
‘1 metrekare alan düşmüyor’
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) tutuklularla ilgili belirlediği kıstaslara uyulmadığını söyleyen Ulaş Can, tutuklulara 1 metrekareden az alan düştüğünü dile getirerek, ekledi:
“Bu AİHM’e aykırı, özel hayatın gizliliğine de tamamen aykırı. Gün boyu mahremiyetin ihlal ediliyor. Kişinin kendini geliştirme hakkı vardır. Bu şartlarda bir kişi kendini geliştiremiyor. Mevzuatımıza göre insanların bir havalandırmaya çıkması gerekir. Taceddin ve arkadaşı günde 2 saatlik havalandırmaya çıkıyor. Marmara Hapishanesi L Tipi’nde 4 bin insan kalıyor. Bu 4 bin kişi içerisinde kalan 5 kişiye ayrı bir rejim uyguluyorlar. Mevzuatımıza göre bu bir hücre cezasıdır. Ama hücre cezası içinde 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu kapsamında maksimum 20 gün hücre cezası alabiliyorsunuz.”
‘Açlık grevindeki tutsaklara eşya taşıtıldı’
Ulaş Can, süresiz açlık grevindeki tutukluların hızlı bir kilo kaybı yaşadıklarını belirterek şunları aktardı:
“Son günlerde hapishane idaresi, mahkûmların kaldığı hücrelerde ‘tadilat yapılacak’ dedi ve hücreleri boyamak için eşyaları açlık grevindeki mahkumlara taşıttı. Günlerdir açlık grevinde olan ve 30 kilo kaybetmiş bir insana eşya taşıtmak zulümden başka bir şey değildir.”
Açlık grevindeki tutsaklara saldırı
Şahin ve diğer tutuklulara kamera kapattıkları gerekçesiyle gardiyanların saldırdığını dile getiren Ulaş Can, şunları anlattı:
“140 günden fazla açlık grevinde olan insanlara saldırıp yerlerde sürüklediler. Yaptığımız tüm başvurular da reddediliyor. İdarenin yarattığı diğer bir hak ihlali ise mektupların hapishaneye uzun süre alınmaması oldu. Hapishaneden uzun süre mektup da çıkmadı. Dilekçe hakkını da engelliyorlar. Marmara 6 No’lu Hapishane idaresi geçmişte de siyasi tutsaklara aynı şeyi yaptı. Sonrasında mahkûmları sürgün sevklerle gönderdiler.”
Dayanışma çağrısı
Avukat Ulaş Can, taleplerin yerine getirilmesi için verilen mücadele sürecinde tutsaklarla dayanışmak için mektup yazılabileceğini ifade ederek, çağrıda bulundu.
Marmara Cezaevi’nde süresiz açlık grevi: En temel haklar gasp ediliyor
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































