Cumhurbaşkanı Danışmanı Oktay Saral’ın hedef göstermesi üzerine bugün evine yapılan şafak baskınıyla gözaltına alınan Furkan Vakfi Kurucusu Alparslan Kuytul, kamuoyunda ‘Süleymancılar’ olarak bilinen gruba yönelik operasyonlarla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunmuştu. Kendilerine yönelik operasyonlarda yaşadıklarını anlatan Kuytul, “Kesin bir delil olmadıkça ben hiçbir devlet raporuna inanmıyorum. Bizim mahkemelerimizin birinde Adli Tıp’tan sahte rapor aldılar ve biz bunu mahkemede ispat ettik. Şahıs da itiraf etti. Siz iki sene sonra suçsuzluğunuzu ispat etseniz bile kimse duymuyor. Yargısız infaz. “Efendim biz cemaatlere yapmıyoruz, bunların mali suçları var!” diyorlar. Onların mali suçları var mı yok mu bilemem ama ben sizin bitirmek istediğiniz kimselere nasıl iftiralar attığınızı yaşamış biriyim.” ifadelerini kullanmıştı.
Alparslan Kuytul’un YouTube kanalında yayınlanan açıklamalarının önemli bölümleri şöyleydi:
- Süleymancılar yıllardır hükümete oy vermediler. Bir ara CHP’yi desteklemişlerdi. Bu operasyonda bunun çok önemli olduğu kanaatindeyim. Şayet Süleymancılar AKP’’ci olsaydılar başlarına bu gelmezdi. Ortada suç var mıdır yok mudur, onu bilmem mümkün değil. Ama nedense suç işleyenler hep hükümete muhaliif olanlar oluyor.
- Bir ara DEM’İn belediyelerine kayyım atanıyordu, o zaman onlar suçluydu! Sonra bu ‘Terörsüz Türkiye’ süreci başlatıldı; hiç suçları kalmadı. Şimdi tertemiz oldular. Sonra CHP’nin belediyelerine kayyım atanmaya başladı. Onlar suçlu oldular. Bunu göre bazı CHP’li belediyeler AKP’ye katıldı. Korkularından. AKP’ye geçen operasyondan kurtuluyor!
- Bu gerçekten mali bir suçtan dolayı yapılan bir operasyon mu yoksa hükümeti desteklemedikleri için onlara verilen bir ceza mı? Suç var mı yok mu; onu ben bilemem. Ama suç olmasa da bu operasyon yapılacaktı. Devlet isterse (suç) buluyor. Kesin bir delil olmadıkça ben hiçbir devlet raporuna inanmıyorum. Bizim mahkemelerimizin birinde Adli Tıp’tan sahte rapor aldılar ve biz bunu mahkemede ispat ettik. Şahıs da itiraf etti.
- Önce her yalan söyleniyor, kamuoyunun kafası dolduruluyor. Siz iki sene sonra suçsuzluğunuzu ispat etseniz bile kimse duymuyor. Herkesin kafası doldurulmuş, insanlar sizin suçlu olduğunuza ikna edilmiş. İki sene sonra aklansanız bile insanlar sizi ‘suçlu’ biliyor. Devlet böyle olmaz.
- Yargısız infaz. Adam daha ifade bile vermemiş, mahkemeye çıkmamış… Ama bunlara bir yerlerden haber geliyor; 10-15 gazeteci başlıyorlar bilir bilmez konuşmaya. Belli ki her şey önceden planlanmış.
- “Efendim biz cemaatlere yapmıyoruz, bunların mali suçları var!” diyorlar. Onların mali suçları var mı yok mu bilemem ama ben sizin bitirmek istediğiniz kimselere nasıl iftiralar attığınızı yaşamış biriyim.
- Bugüne kadar bu ülkenin bütün suç işleyenleri hep AKP’li olmayanlar. Bu normal mi? Hiç onlara bir mahkeme açılmaz mı? Hiç onlar yerine kayyım atanmaz mı?
- (Süleymancılar) Suçlularsa olay çıkarmalarına gerek yok ama eğer suçsuzlarsa mücadele etsinler, teslim olmasınlar. Devlet de hükümet de her cemaati susturamayacağını öğrenmeli. Her yere kayyım atayamayacağını öğrenmeli. Cemaatin başına kimin geçeceğine devlet mi karar verecek? Çok fena alıştılar kayyım atamaya…
- Bugüne kadar bizim başımıza bir sürü olay geldi. (Süleymancılar’ın) Bir gün bir açıklamalarını duymadık. Ama olsun. Ben yine de onlara yapılan bu operasyonu şüpheyle karşıladığımı söylüyorum. İnşaallah bundan sonra başkaları zulme uğradığında onları da savunmayı öğrenirler.
- Artık böyle bir ortamda olduğumuzu, bunların siyasi dosyalar olduğunu anlamalıyız ve her lafa inanmamalıyız. Belgelerini gösterin kardeşim. Kendi şahsına para mı yemiş? Koyun belgelerini… Bunlar ispatlanmadan, belgeleri ortaya konmadan inanmamak lazım. Siyasi bir karar veriliyor; ‘şunu bitireceksiniz’ diyorlar. Alttakiler de yalan dolan bir şeyler hazırlıyorlar… Her lafa inanmayı öğrenmeli insanlar. Sahte belgeler üretiliyor.
- Diyorlar ki, ‘Bu operasyon cemaatlere karşı değil, sadece 30-40 kişilik şebekeye yapılıyor.’ Böylece diğer cemaatler sessiz kalacak. Hatta kendi cemaati bile sessiz kalacak, eylem yapmayacak, mücadele vermeyecek. Böylece yalnız kalacaklar. O adam hapse atılacak, yerine kendi adamlarını getirecekler. Böyle dönemde cemaatin seçmediği getirilirse o adam onların içindeki haindir. Dışarıdan biri getirilirse diktatörlüktür.
Ne olmuştu?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 Ağustos’ta kamuoyunda ‘Süleymancılar’ olarak bilinen cemaate yönelik soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı vermişti. Cemaatin lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında şüphelilere ve bağlantılı şirketlere ait çok sayıda adreste arama ve el koyma işlemi yapılmıştı. Süleymanlılar cemaatine yönelik yürütülen soruşturmada bu gece yarısı tutuklama kararları verildi.. Aralarında cemaatin lideri Alihan Kuriş’in de bulunduğu 32 şüpheli tutuklandı. Altı şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
ÖNCEKİ YAZIBakan Gürlek’ten ‘Furkan Vakfı’ açıklaması; 5 şirkete jet hızıyla kayyım atandı!SONRAKİ YAZIMEB’den okullara yeni genelge: Öğretmenler önlük giyecek, velilere randevu şartı
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































