Türkiye’de mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 7,9’a gerilerken, işsiz sayısı 2 milyon 799 bin oldu. Ancak işsizlerin yanı sıra çalışmaya hazır olduğu halde iş aramayanları ve istediğinden daha az çalışanları da kapsayan atıl işgücü oranı yüzde 29,9 seviyesinde kaldı. İstihdam üç ayda 155 bin kişi arttı ancak sanayide çalışan sayısı 121 bin azaldı. Veriler, manşet işsizlik oranındaki düşüşe rağmen işgücü piyasasındaki geniş çaplı atıl kapasitenin yüksek seyrini koruduğunu gösterdi.
Türkiye’de işsizlik oranı 2026 yılının ikinci çeyreğinde geriledi ancak işgücü piyasasının daha geniş göstergeleri yüksek seviyesini korudu. TÜİK’in Nisan-Haziran 2026 dönemini kapsayan verilerine göre, 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı bir önceki çeyreğe göre 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bine geriledi. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı da 0,3 puan düşüşle yüzde 7,9 oldu.
İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,7 olarak hesaplanırken kadınlarda yüzde 10,3’e çıktı. Böylece kadınların işsizlik oranı erkeklerden 3,6 puan daha yüksek gerçekleşti.
İstihdam 32,5 milyona yaklaştı
İstihdam edilenlerin sayısı ikinci çeyrekte bir önceki üç aylık döneme göre 155 bin kişi artarak 32 milyon 479 bine yükseldi. İstihdam oranı ise yalnızca 0,1 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,8’e ulaşırken kadınlarda yüzde 31,6’da kaldı.
İşgücüne katılanların toplam sayısı 71 bin kişilik artışla 35 milyon 278 bine yükselmesine karşın işgücüne katılma oranı 0,1 puan gerileyerek yüzde 52,7 oldu.
Kadın ve erkek arasındaki fark burada da dikkat çekti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,6 iken kadınlarda yalnızca yüzde 35,3 olarak hesaplandı.
Genç kadınlarda işsizlik yüzde 19,3
15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 1 puan azalarak yüzde 13,9 oldu. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 11 seviyesinde gerçekleşirken genç kadınlarda yüzde 19,3’e ulaştı. Böylece genç kadınlarda yaklaşık her beş kişilik işgücünden biri işsiz durumda kaldı.
Sanayide üç ayda 121 bin kişilik kayıp
İstihdamdaki toplam artış sektörlere eşit dağılmadı. İkinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre tarımda çalışan sayısı 10 bin, inşaatta 25 bin ve hizmet sektöründe 240 bin kişi arttı. Buna karşılık sanayide istihdam 121 bin kişi azaldı.
Toplam istihdamın yüzde 59,8’i hizmet sektöründe, yüzde 19,7’si sanayide, yüzde 13,7’si tarımda ve yüzde 6,8’i inşaatta yer aldı. Bu tablo, istihdam artışının esas olarak hizmet sektöründen geldiğini, sanayinin ise aynı dönemde önemli ölçüde istihdam kaybettiğini ortaya koydu.
Manşet işsizlik yüzde 7,9, atıl işgücü yüzde 29,9
İşgücü piyasasındaki en dikkat çekici fark ise dar tanımlı işsizlik ile atıl işgücü oranı arasında oluştu. Resmi işsizlik oranı yüzde 7,9 seviyesinde bulunurken; işsizlerin yanı sıra daha fazla çalışmak istediği halde yeterince çalışamayanları ve çalışabilecek durumda olduğu halde çeşitli nedenlerle aktif olarak iş aramayan potansiyel işgücünü de kapsayan atıl işgücü oranı yüzde 29,9 oldu.
Atıl işgücü oranı bir önceki çeyreğe göre 0,2 puan gerilese de yaklaşık yüzde 30 seviyesini korudu.
Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin birlikte hesaplandığı oran yüzde 19,3, potansiyel işgücü ile işsizlerin birlikte hesaplandığı oran ise yüzde 20 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin haftalık ortalama fiili çalışma süresi de 0,1 saat artarak 42,3 saate çıktı.
Yüzde 7,9’luk işsizlik oranı yalnızca aktif olarak iş arayan ve çalışmaya hazır olan işsizleri kapsıyor. Bu nedenle tek başına işgücü piyasasındaki bütün boş kapasiteyi göstermiyor. Çalışmak isteyen ancak iş aramayanlar ile yeterli süre çalışamayanlar da hesaba katıldığında oran yüzde 29,9’a çıkıyor.
İkinci önemli gösterge ise istihdamın yapısı. Toplam çalışan sayısı artarken sanayide üç ayda 121 bin kişilik istihdam kaybı yaşanması, artışın üretim sektöründen değil büyük ölçüde hizmetlerden geldiğini gösteriyor. Bu nedenle işsizlik oranındaki düşüş kadar, hangi sektörlerde iş yaratıldığı ve çalışma çağındaki nüfusun ne kadarının gerçekten ve yeterli biçimde istihdam edilebildiği de işgücü piyasasının sağlığını değerlendirmek açısından kritik önem taşıyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































