Siyasal iktidar, sanata ve sanatçıya yönelik kısıtlama ve baskılarını sürdürüyor. Bunun son örnekleri, AKP’li Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’ın Manifest müzik grubuna yönelik “Biz burada olduğumuz sürece hiçbir Manifest kızı Çorum’a giremez” sözleri ve sanatçı Mabel Matiz’in son şarkısına yönelik “müstehcenlik” suçlamasıyla soruşturma başlatılması oldu. Söz konusu gelişmeler, kamuoyunun yoğun tepkisini çekti.
‘SANATÇILARIN YAKASINI BIRAKIN DEMEKTEN DİLİMİZDE TÜY BİTTİ’
Müzik-Sen Genel Başkanı Fatih Özakoğlu, AKP iktidarının sanata ve sanatçıya yönelik baskısının artışını Cumhuriyet’e değerlendirdi. Özakoğlu, “Siyasal iktidara ‘sanatçıların yakasını bırakın’ demekten dilimizde tüy bitti. İktidarlar toplum üzerinde kendi ideolojik hegemonyalarını kurabilmek için daima sanattan ve sanatçılardan destek almak istemiştir. Bu yüzden sanatçılar sıklıkla baskı altında tutulmuş, sanatsal ifade özgürlüğü Anayasal bir hak olmasına rağmen, bu hak daima ‘vaziyete göre’, iktidarların işine geldiği gibi kabul edilmiş ya da edilmemiştir” dedi.
‘TOPLUMUN YAŞAM TARZINA AÇIK BİR MÜDAHALE’
Bu durumun 25 yıllık AKP iktidarında ‘en bariz haliyle göründüğünü’ vurgulayan Özakoğlu, “Cumhurbaşkanı’nın uçağına binebilen, masasına oturabilen, AKP grup toplantısına katılabilen sanatçılarla, muhalif olanlar arasında keskin bir ayrım yapılmış, son gruptakiler iktidarın nimetlerinden faydalanamadığı gibi, sürekli baskı ve soruşturmalarla boğuşur hale gelmişlerdir” değerlendirmesini yaptı.
Bu sanatçıların başarılı olmasının, toplumdaki kabul oranlarının iktidarı rahatsız ettiğini söyleyen Özakoğlu, “Toplumun sevdiği ve onay verdiği sanatçıların sahne gösterilerini, video kliplerini sözde ‘toplumun ahlakını gözeterek’ yasaklamak, toplumun yaşam tarzına da açık bir müdahaledir. Saray rejimi, insanların neyi izleyip neyi izleyemeyeceğine, neyi dinleyip neyi dinleyemeyeceğine, hangi sanatçıları sevip hangi sanatçıları sevmeyeceklerine, nasıl eğlenmeleri gerektiğine, kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğuna onların adına karar vermek istiyor. Çorum Belediye Başkanı Aşgın’n söyledikleri bunun en büyük örneğidir” dedi.
‘İKTİDAR, İNSANLARIN YAŞAM TARZINA GELİNCE GÖREVİNİ HATIRLIYOR’
Anayasa’nın “Devlet sanatçısının yaşamını korur, sanatçının sanat yaparak yaşamını sürdürebilmesini mümkün kılacak her türlü önlemi alır, sanatçının sanatını özgürce ve refah içerisinde yapabilmesini garanti eder” maddesini anımsatan Özakoğlu, “Bu maddeye rağmen sanatçıların yaklaşık yüzde 90’ı güvencesiz koşullarda sanat yapmaya çalışıyor. Baskı, yasaklamalar, kısıtlamalar ve soruşturmalarla boğuşuyor. Bu sanatçıları aynı zamanda otosansür uyulamaya da zorluyor. İnsanların nasıl geçindikleri, ayın sonunu nasıl getirdikleri umurunda olmayan, toplumun ekonomik dertlerini, işsizliği, güvencesizliği, emeklilerin geçim derdini hiç kendine dert etmeyen; kadın cinayetlerini suç, kız çocuklarının çocuk yaşta evlendirilmesini ahlaksızlık saymayan iktidar, sıra sanatçıların sahne gösterilerine, insanların yaşam tarzına gelince iktidar olduğunu hatırlıyor” diye konuştu. Özakoğlu, tüm bu yaşananlara karşı sanatçıların örgütlenmesinin önemine de dikkat çekti.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/08/Guney-Afrikadaki-gocmen-krizi-SADC-Zirvesinin-gundeminde-360x180.jpg)




































