İsviçre’deki Kürt örgütleri yaptıkları açıklamada, çerçeve yasayı Kürt sorununun siyasal çözümü açısından ‘pozitif bir adım’ olarak değerlendirirken, düzenlemedeki güvenlikçi dili eleştirdi. Açıklamada, ‘Kürtlerin hak arayışları, ürkekçe de olsa çatışma ve şiddet sarmalı dışında tartışmaya olanak sunmaktadır’ denildi
İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) ve İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S), Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı. Düzenlemenin olumlu bir adım olarak nitelendirildiği açıklamada, yasanın güvenlikçi dili ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın konumuna ilişkin belirsizlikler eleştirildi.
“Çerçeve yasa”nın kabul edilmesinin Kürt sorununun siyasal zeminde çözümü açısından önemli bir eşik olarak değerlendirildiği açıklamada, düzenlemenin Kürt halkının uzun yıllara dayanan mücadelesinin kazanımlarının yasal zemine taşınmasına olanak sunduğu belirtildi. Açıklamada, Kürtlerin hak arayışlarının Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana ilk kez yasal metinlerde tartışma konusu olduğu ifade edilerek, “Kürtlerin hak arayışları, ürkekçe de olsa çatışma ve şiddet sarmalı dışında tartışmaya olanak sunmaktadır” denildi.
‘Güvenlikçi dil’ eleştirisi
Yasanın olumlu yönlerinin yanı sıra kaygıların da bulunduğu belirtilen açıklamada, teklifin güvenlikçi bir dille hazırlandığı ve Kürt sorununun güvenlik eksenli bir yaklaşımla tanımlanmaya çalışıldığına dikkat çekildi. Açıklamada, “Yasa teklifinde Kürt halkının öz evlatlarının yürüttüğü onurlu mücadelenin hâlen ‘terör’ kavramı ile tanımlanmasını kesinlikle kabul etmediğimizin bilinmesini isteriz” ifadeleri kullanıldı.
Ceza ertelemeleri ve diğer düzenlemelerin belirli şartlara bağlanmasının da eleştirildiği açıklamada, bu yaklaşımın Kürtler üzerindeki baskı aracının sürdürülmesine olanak sağlayabileceği belirtildi.
Abdullah Öcalan’ın konumuna ilişkin belirsizlik
CDK-S ve YJK-S, açıklamanın devamında Abdullah Öcalan’ın yasal düzenlemedeki konumunun belirsiz bırakılmasını eleştirdi. Kürt tarafının yasanın herkesi kapsaması yönündeki çağrılarının dikkate alınmadığı belirtilen açıklamada, 2005 yılı ve öncesi gibi ayrımların Kürt hareketinin kadroları ve Abdullah Öcalan’ın düzenlemeden yararlanmasının önüne geçtiği ifade edildi.
İsviçre’de yaşayan Kürdistanlılar olarak yasayı eksikliklerine rağmen “pozitif bir adım” olarak değerlendirdiklerini belirten örgütler, “Başta Önder Apo’nun konumunun tanımlanması, ‘Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü’ olarak sürece yasal zeminde dahil edilmesi talebimizi tekrardan duyuruyoruz” dedi. Açıklamada ayrıca yasanın Meclis görüşmeleri sırasında kategorileştirici üslubunun değiştirilmesi ve Kürt Özgürlük Hareketi’ni “terör” sıfatından ayıran bir dil kullanılması çağrısı yapıldı.
Yurdışında yaşayanlar için düzenleme
Yasanın İsviçre başta olmak üzere Avrupa’da ve diğer ülkelerde yaşayan Kürdistanlıları da kapsaması gerektiğini belirtilen çıklamada, “Yasanın, İsviçre’de yaşayan Kürdistanlılar başta olmak üzere tüm diasporada yaşamak zorunda kalan bütün Kürdistanlıları kapsayan ve ülkeye dönüşlerini kolaylaştıran bir uygulama pratiğine kavuşması en önemli talebimizdir” denildi.
Açıklamanın son bölümünde Abdullah Öcalan’ın Kürt halkı tarafından başmüzakereci olarak kabul edildiği belirtilerek, Abdullah Öcalan’ın yasanın uygulanması ve sürecin devamında üstleneceği rolün Avrupa’da yaşayan Kürtlerin tutumunu da etkileyeceği ifade edildi.
Açıklamada, “Önderliğimizin ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin yürüttüğü süreci sonuna kadar desteklediğimizin ve ülkeye dönüş için yapacakları çağrıyı sonuna kadar destekleyeceğimizin şimdiden bilinmesini istiyoruz” ifadelerini kullanıldı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































