Türkiye’de vatandaşların ve şirketlerin bankalar ile finans kuruluşlarına olan toplam nakdi kredi borcu iki yılda neredeyse ikiye katlandı. Haziran 2024’te yaklaşık 14 trilyon 431 milyar TL olan toplam kredi hacmi, Haziran 2025’te 20 trilyon 492 milyar TL’ye, Haziran 2026’da ise 28 trilyon 136 milyar TL’ye çıktı. Böylece iki yılda 13 trilyon 705 milyar TL’lik ek kredi borcu oluştu. Bireysel borçta kredi kartları başı çekerken, yılın ilk yarısında 1 milyon 116 bin 836 kişi bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe girdi.
Türkiye’de krediyle dönen ekonomi tablosu ağırlaştı. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, yurttaşların ve şirketlerin bankalar ile finans kuruluşlarına olan toplam nakdi kredi borcu Haziran 2026 itibarıyla 28 trilyon 136 milyar TL’ye ulaştı.
Kredi hacmindeki artışın boyutu, önceki yıllarla karşılaştırıldığında daha net görülüyor. Haziran 2025’te toplam nakdi kredi hacmi yıllık yüzde 42 artışla 20 trilyon 492 milyar TL olmuştu. Bu veriden hareketle Haziran 2024 seviyesi yaklaşık 14 trilyon 431 milyar TL olarak hesaplanıyor.
Buna göre toplam nakdi kredi borcu Haziran 2024’ten Haziran 2026’ya kadar geçen iki yılda yaklaşık 13 trilyon 705 milyar TL arttı. Oransal artış ise yaklaşık yüzde 95 oldu. Böylece yurttaşların ve şirketlerin toplam kredi borcu iki yılda neredeyse ikiye katlandı.
Haziran 2026 itibarıyla toplam nakdi kredi hacminin 26 trilyon 987 milyar TL’si bankalar tarafından kullandırıldı. Finansal kiralama şirketlerinin kredileri 460 milyar TL, faktoring şirketlerinin kredileri 365 milyar TL, finansman şirketlerinin kredileri ise 324 milyar TL olarak kaydedildi.
Borç hacmi büyürken, zamanında ödenemeyen krediler de yüksek seviyesini korudu. Tasfiye olunacak kredilerin toplamı 961 milyar TL’ye ulaştı. Bunun 925 milyar TL’si bankacılık sektöründeki takipteki kredilerden oluştu. Takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 3 oldu.
En büyük borçlu imalat sanayii
Sektörel kredilerde en büyük borçlu imalat sanayii oldu. İmalat sanayiine kullandırılan kredi 6 trilyon 490 milyar TL’ye çıktı. Bu tutar, toplam sektörel kredilerin yüzde 31’ine karşılık geldi. İmalat sanayiini 4 trilyon 70 milyar TL ile toptan ve perakende ticaret, 2 trilyon 74 milyar TL ile inşaat, 1 trilyon 524 milyar TL ile emlak, kiralama ve işletme faaliyetleri izledi.
Vatandaş kredi kartlarına yükleniyor
Bireysel borç tarafında ise kredi kartları öne çıktı. Bireysel nakdi kredilerin toplamı Haziran 2026 itibarıyla 6 trilyon 927 milyar TL oldu. Bunun 3 trilyon 453 milyar TL’sini kredi kartı borçları oluşturdu. Böylece kredi kartı borçları, bireysel borcun yaklaşık yarısına ulaştı.
İhtiyaç kredilerinin tutarı 1 trilyon 669 milyar TL, kredili mevduat hesaplarının tutarı 936 milyar TL olarak kaydedildi. Konut kredileri 810 milyar TL, taşıt kredileri ise 58 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
1,1 milyon kişi yasal takibe düştü
Borçluluğun ulaştığı boyut, yasal takip verilerinde daha açık görüldü. 2026’nın ilk altı ayında 1 milyon 116 bin 836 kişi, bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe girdi. Bu kişilerin 637 bin 739’u kredi kartı borcunu, 835 bin 578’i ise bireysel kredi borcunu ödeyemedi.
Kredi kartı ve bireysel kredi nedeniyle takibe giren kişi sayıları ayrı ayrı hesaplandığı için bu iki veri doğrudan toplanmıyor. Aynı kişi hem kredi kartı hem de bireysel kredi borcu nedeniyle yasal takibe düşmüş olabiliyor. Bu nedenle toplam tekil kişi sayısı 1 milyon 116 bin 836 olarak kaydedildi.
157 bin çek karşılıksız çıktı
Ödeme güçlüğü şirketler tarafında da sürdü. Yılın ilk yarısında bankalara 5 trilyon 376 milyar TL tutarında 7,2 milyon çek ibraz edildi. Bu çeklerin 162 milyar TL tutarındaki 157 bin adedi karşılıksız çıktı.
Aynı dönemde protesto edilen senetlerin toplam tutarı 60 milyar TL oldu. 157 bin 923 senedin protesto edildiği dönemde, protesto sonrasında ödenen senetlerin tutarı ise 6,5 milyar TL’de kaldı.
Veriler, borç krizinin yalnızca hane halklarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Vatandaşlar gelirleri hayat pahalılığı karşısında eridiği için kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve kredili mevduat hesabına daha fazla yüklenirken; şirketler tarafında karşılıksız çek ve protestolu senetler ödeme zincirindeki zorlanmayı görünür hale getirdi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































